Google+

Arama formu

Isparta’da Gezilecek Yerler

Isparta’da Gezilecek Yerler

Gül ve lavanta kokusuyla çevrelenmiş Isparta’da gezilecek ve görülecek birçok yer var. Özellikle lavanta bahçeleriyle gelen herkesi büyüleyen Isparta, yıllardır gül deyince de akla gelen ilk yerlerden biri. Doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihî yapılara da ev sahipliği yapan şehirde görülecek birçok nokta bulunuyor.

Isparta'da Gezilecek Yerler

Hem doğa güzellikleriyle hem de tarihi dokusuyla misafirlerini karşılayan Isparta birçok esere de ev sahipliği yapmaktadır. Adada Antik Kenti ve Aziz Paulus Yürüyüş Yolu geçmişin izlerini günümüze getirmiştir. Sit alanı olarak kabul edilen Kovada Gölü, doğa ile içi içe kalmak için en ideal noktalardan biridir. Aziz Paulus Yolu’nun da geçtiği şehirlerden biri olan Isparta’da kış sporlarına ilgi duyanlar ve doğa yürüyüşlerini sevenler Davraz Dağı’nı mutlaka gidilecek yerler arasına eklemelidir. Aynı zamanda Kovada Gölü’ne giderek el değmemiş doğanın tadı çıkarılabilir. Lavanta bahçelerinde gününüzü geçirebilir, harika fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Isparta Müzesi’nde tarihe tanıklık edebilir, Kutlubey Ulu Camii, Zindan Mağarası, Aya Baniya (Aya Payana) Kilisesi ve Firdevs Paşa Camii’ni ziyaret edebilirsiniz.

Adını andığımız yerler ile ilgili detaylı bilgi aşağıda mevcuttur.

Lavanta Bahçeleri

Lavanta Bahçeleri

Keçiborlu ilçesinin Kuyucak köyünde bulunan bu lavanta tarlaları dünyanın her bir yanından ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Gülleriyle bilinen Isparta, başlatılan proje kapsamında lavanta tohumlarını ekerek hem yeni bir gelir kapısı açmış hem de olgunlaşan lavantaları görmek için şehre gelen turistlerle turizmine katkı sağlamıştır. Haziranda başlayıp ağustos ayında son bulan dönem sırasında bu köy buram buram lavanta kokmakta ayrıca fotoğraf kareleri için muhteşem görüntüler oluşturmaktadır. 150 tane hanesi olan köyün günümüzdeki tek geliri bu bahçelerdir. Lavanta bahçelerinin fotoğrafları etrafta yayıldıkça köyü ziyaret etmek isteyen sayısı da büyük bir oranda artış göstermiştir. Günümüzde sadece bu bahçeleri gezdiren turlar bile bulunmaktadır. Belirli bir dönemde ziyaret edilebilen tarlaları gezmek isteyenler konaklama işlemlerini çok önceden halletmelidir. Bu dönemde hem kalacak yerler olukça azalmaktadır hem de fiyatlar yükselmektedir.

Kovada Gölü Milli Parkı

Kovada Gölü Milli Parkı

Isparta’da bulunan Kovada Gölü 1070 yılında Milli Park statüsü kazanmış 1992 yılındaysa I. Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Eğirdir Gölü’nün bir uzantısı olan Kovada Gölü 7 metrelik bir derinliğe sahiptir. Çevresi 21 metre olan göl sit alanında olmadığı için muhteşem doğal görüntülere sahiptir. Gölün tam olarak çevresinde tur atılamamaktadır ama gezginler tarafından aşınarak oluşturulmuş bir yürüyüş parkuru bulunmaktadır. Gölün girişinde bir de müze bulunmaktadır. Bu müzede gölde ve çevresinde yaşayan bitki ve hayvanlar hakkında bilgi verilmektedir. Göle doğru uzanan bir iskelesi de bulunan Kovada gölü eşsiz fotoğraflar için ziyaretçilerin beklemektedir. Buraya ulaşmak için Eğirdir – Sütçüler arası seferleri düzenleyen otobüsleri kullanabilirsiniz.

Davraz Dağı

Davraz Dağı

2.635 metre uzunluğundaki Davraz Dağı, Isparta Ovası’nı saran dağ kütlelerinden birisidir. Isparta merkezin 26 kilometre uzağında bulunan Davraz Dağı’nda kayak dışında birçok spor yapılmaktadır. Burada yazın dağcılık, trekking ve yamaç paraşütü gibi sporlar yapılabilmektedir. Kışınsa ilgi daha çok kayak sporuna kaymaktadır. Dağda toplamda 12 pist bulunmaktadır. Burada bulunan pistlerin toplam uzunluğu 23.500 metredir. Bu pistler mavi, kırmızı ve siyah olmak üzere üçe ayrılmıştır. Dağdaki kar kalınlığı dönemden döneme değişmektedir, 50 ila 250 metre yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Ayrıca buraya gidince birçok kafeterya bulunmaktadır. 1.950 metre yükseklikteki kafeteryalarda dinlenebilirsiniz. Pistlere çıkmadan olan bölgede konaklama yapabileceğiniz Sirene Davran Hotel ve Isparta’da bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi’ne ait bir uygulama oteli bulunmaktadır.

Aziz Paulus Yürüyüş Yolu

Aziz Paulus Yürüyüş Yolu

Kutsal sayılan yerleşim yerlerinden biri olan bu bölge birçok kilise ve tarihî eserlere ev sahipliği yapmıştır. Hıristiyanlık tarihi için birçok önemli olay bu yol üzerinde geçmiştir ve bu olaylardan en önemlisi Aziz Paulus’un bu yoldan geçerek yaptığı gezidir. Perge’den başlayan yol Eğirdir Gölü’nde biter ve 500 kilometre uzunluğundadır. Yürüyerek 27 günde gidilebilen bu yol Roma yolları, patikalar ve orman yollarından oluşmaktadır. Yolun denizden yüksekliği git gide artmaktadır. Son noktasında denizden yüksekliği 2.800 metreyi bulmaktadır. Yol boyunca konaklama birçok noktada konaklama için otel ve pansiyon bulunabileceği gibi, bazı yerlerde kamp da yapılabilmektedir. Siz de burayı ziyaret ederseniz yol boyunca birçok kamp yeri bulabilirsiniz.

Isparta Müzesi

Isparta Müzesi

1971 yılında temelleri atılan Isparta Müzesi, 1977 yılında yeni binasına taşınmıştır ve tarihi eserlerin toplanması böylece başlamıştır. 1985 yılında ziyarete açılan müze 1997 yılına kadar hizmet vermiştir. 1997 yılından 2002 yılında kadar kapatılan ve bu dönemde gerekli tamirlerin ve restorasyonların yapılmasının ardından tekrardan ziyarete açılmıştır. Toplamda 17.976 eser sergilenen müzede 4 ayrı kategori bulunmaktadır. Bunlar Arkeoloji, Hazine, Etnografya ve Halı bölümleridir. Ayrıca müzede geleneksel Isparta evinin bir bölümü sergilenmektedir. Müzede ilgi çeken eserler arasında Göndürle kazılarında bulunan eserler, Perge Antik Kenti’nden heykeltıraşlık eserleri ve sikkeler bulunmaktadır. Müzenin Halı bölümünde hem Isparta halıları hem de Türkiye’nin diğer şehirlerinde dokunan halılar sergilenmektedir. Aynı zamanda bu bölümde Isparta’yla özdeşmiş gül yağının üretiminin yapıldığı damıtma kazanı bulunmaktadır. Müzenin bir de açık sergi alanı bulunmaktadır. Bu bölümde Pisidia Bölgesi’nden gelen mezar stelleri sergilenmektedir.

Kutlubey Ulu Camii

Kutlubey Ulu Camii

Adını I. Murad döneminde komutan olan Kutlubey’de alan cami, il merkezindeki en eski camidir. Yapım yılıyla ilgili kesin bir tarih olmasa da 1429 yılından daha önce yapıldığı düşünülmektedir. 1899 yılında bu cami onarımdan geçirilmek istenmiştir. Önce üstü açılmıştır. Ardından çatıyı taşıyan tahtaların çürüdüğü görülmüş bunun üzerine tüm cami yıkılmıştır. Yeni yapılan caminin planı Ayasofya Camii’ye benzer bir şekilde yapılmıştır. 1914 yılında gerçekleşen depremden dolayı yıkılmış ve 1922 yılında tekrardan inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı yapının bir minaresi vardır. Ortada bir tam, dört yanındaysa birer elips şeklinde kubbe bulunmaktadır. Köşelerdeyse küçük kubbeleri bulunmaktadır. Camide kalem işi süslemeler ve madalyonlar dikkat çekmektedir. Mihrabı sivri kemerli bir yapıya sahiptir.

Adada Antik Kenti

Adada Antik Kenti

İlk ismi Artemidorosda olarak bilinen Adada; Strabon, Ptolomaios ve Hierokles’in yazdığı yazılarda da adı geçen kenttir. Bu kentin kim tarafından ve ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. İlk defa milattan önce ikinci yüzyılda resmi bir belgede adı geçen Adada, Roma İmparatorluğu döneminde en parlak zamanlarını yaşamıştır. Antik kentten günümüze kalan şeyler fazla tahrip olmadan gelebilmiştir. Günümüze gelenler arasında tabanı taş döşemeli antik yol, forum, bazilika, anıtsal bir çeşme, tiyatro ve anıt mezarlar bulunmaktadır. Kentte ikisi İmparator Tapınağı ve Traianus Tapınağı olmak üzere 4 tane tapınak bulunmaktadır. Antik kentte en dikkat çekici kalıntılardan biri batı yamacına inşa edilen tiyatrodur. Sahne, orkestra alanı günümüzde toprak altındadır. Seyircilerin oturduğu kısmın bir bölümü hâlâ toprak üstündedir. Bu kısma bakarak tiyatronun yaklaşık 3.000 kişilik olduğu anlaşılmaktadır.

Zindan Mağarası

Zindan Mağarası

Isparta’ya bağlı Aksu ilçesindeki 4 mağaradan biri olan Zindan Mağarası, Aksu merkezine bir kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Roma döneminden beri bilinen mağara o dönemlerde aktif olarak kullanılmıştır. Turistik amaçla giden ziyaretçiler güvenlik problemlerinden dolayı sadece 300 metre kadar içeriye girebilse de mağaranın derinliği 765 metreyi bulmaktadır. Yüksekliği 20 metre olan mağara günümüzde yarasalara da ev görevi görmektedir. Bu alan ışıklarla ve yolu takip edebileceğiniz yol işaretleriyle işaretlenmiştir. Mağaraya giriş geniş bir kapıyla açılmaktadır. İçeriye girdikçe yol daralmakta, bir koridor halini almaktadır. Dar koridor geçilince mağaranın içerisini rahatlıkla görebileceğiniz geniş bir alan misafirlerini beklemektedir. Mağaranın sonundan çıkan bir su bulunmakta ve bu su mağaranın içinde 300 metre aktıktan sonra düdene karışmaktadır.

Aya Baniya (Aya Payana) Kilisesi

Aya Baniya (Aya Payana) Kilisesi

Turan Mahallesi’nde bulunan Aya Baniya Kilisesi’nin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Aya Panaya adıyla da bilinen kilise için yapılan araştırmalar yapımının 1750 yılı olduğu düşünülüyor. Dikdörtgen planlı olan kilisenin üç kapısı bulunmaktadır. Ahşap tavana ve çapraz tonozlara sahip olan kilise, on kaidesiz sütun üzerine oturtulmuştur. Taştan yapılan yapının pencere, kapı ve çatı kenarları kesme taştan yapılmıştır. 1993 yılında Göller Bölgesi Projesi kapsamında Aya Baniya Kilisesi de restorasyon yapılan yapılar arasına girmiştir. Bu restorasyonda çok fazla ileri gidilememiştir. 1999 yılında kilise tekrardan bir onarıma gitmiş ve sahip olduğu çatı tamimiyle tekrardan yapılmıştır.

Firdevs Paşa Camii (Mimar Sinan Camii)

Firdevs Paşa Camii (Mimar Sinan Camii)

Isparta’nın en eski camileri arasında bulunan Firdevs Paşa Camii, Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilmiştir. Adını o dönemin valisi Firdevs Paşa’dan alan ve kendisi tarafından yaptırılan cami Mimar Sinan’ın stilinde yaptırıldığı için Mimar Sinan Camii olarak da bilinmektedir. 1561 yılında yaptırılan cami kare tabanlı olup tek kubbesi bulunmaktadır. Tek minareli caminin ana yapı malzemesi düzgün kesme taştır. Firdevs Paşa Camii’nin giderlerini karşılamak amacıyla camini yapıldığı sene, yine Firdevs Paşa tarafından cami yanına bir de bedesten inşa edilmiştir.