Google+

Kaz Dağları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

29406 Eki 2017Lokasyon Detay

Kaz Dağları Hakkında Bilinmesi Gerekenler
 

Ülkemizin doğal güzelliklerinden biri olan Kaz Dağları, Yunan mitolojisinde oldukça büyük yer kaplar. Hakkındaki efsaneler MÖ 2000 yılına dayanan İda Dağı’nın eteklerinde birçok antik şehrin kurulmuştur. En çok bilinen efsaneye göre tarihin ilk güzellik yarışması burada yapılmıştır. İda Dağı’nda Zeus’un doğduğu, Paris’in en güzel tanrıçanın kim olduğuna karar verdiği ve sonunda Truva Savaşı’nı başlattığı, Zeus’un da bu savaşı izlediği iddia edilir. Zeus’un ve Afrodit’in ölümlülere aşık olduğu yerin de İda Dağı olduğu söylenir. Mitolojilere konu olmuş bu Tanrıların dağını Homeros, İlyada kitabında “bol pınarlı vahşi hayvanlar anası” olarak betimlemiştir. Bölgeye Türkmenlerin göç etmesiyle adı Kaz Dağı olmuş ve günümüze kadar aynı isimle anılmaya devam etmiştir.

 

Marmara ve Ege bölgelerimiz arasında doğal bir sınır oluşturan Kaz Dağları aynı zamanda Biga Yarımadası’nın en yüksek dağıdır. Dağın yamaçları kaynaklarla dolu olup, yaz kış hiç kurumazlar. Bölgenin oksijen deposu olan dağlarda bir yürüyüşten sonra temiz havanın çarpabileceği de söylenir. Yılın her mevsiminde ziyaret edebileceğiniz Kaz Dağları, her mevsimde size doğanın başka bir halini sunar ama her zaman hayran kalmanız garantidir.  UNESCO tarafından 1993 yılında Millî Park ilan edilip koruma altına alınması sayesinde bölge doğallığını hala koruyabilmiştir.

 

Doğa âşıklarının ülkemizde en sık ziyaret ettiği yerlerden biri olan Kaz Dağları’nda kamp yapmak oldukça keyiflidir. Rehberle birlikte Millî Park’ın birçok yerini keşfedebilir ve her gelişinizde Kaz Dağları’nın başka bir yüzünü görebilirsiniz. Çadırınızı kurup doğayla baş başa kalmak, şehirden uzaklaşmak isteyenlerin cennetidir. Kalabalık arkadaş grupları genelde kamp kurarak konaklamayı tercih ederler. Konaklayabilecekleri tesislerde yaşıtlarıyla veya eski gezginlerle tanışıp yol hikayelerini dinlemek onlara ilham verir. Kaz dağlarına spor yapmak için gelen çoktur. Yürüyüş ve bisiklet için ideal parkurlarıyla Kaz Dağları, her yıl milyonların ilgisini çeker.

 

Günümüzde son derece moda olan meditasyon, zayıflama ve yoga kamplarının da Kaz Dağları’nda düzenlenmesi elbette bir tesadüf değil. Bünyesinde bulundurduğu birçok nefes egzersizi, farkındalık aktivitesi, sabah yürüyüşleri, kişinin ruhsal ve bedensel sağlığını iyileştirmeye odaklanmış atölyelerle dolu bu kamplara katılarak farklı bir Kaz Dağı deneyimi yaşayabilirsiniz. Millî Park’ın başlı başına sunduğu o kadar çok şey var ki bir tam gününüzü buraya ayırmanızı ve temiz havaya doymanızı tavsiye ediyoruz. Sütuven Şelalesi ve Hasanboğuldu Guleti’nde farklı, Pınarbaşı’nda farklı keyif alacaksınız.

 

Kaz Dağları’nın çevre köylerinde hem Rum hem de Türkmen kültürünün etkileri açıkça görülebilir. Taş konaklar, tavernalar ve canlı Türkçe müzikli mekanların aynı sokakta yer alması, burada uzun seneler beraber yaşandığının kanıtıdır. Kaz Dağları’nın bitişiğindeki köylerin sokaklarında dolaşırken bu dokuyu hissedebilirsiniz.

 

Ege yöresinde bulunmasından dolayı zeytin ve zeytinyağı üreticiliği, köylerde en çok görebileceğiniz ekonomik faaliyettir. Bu sebeple de zeytinyağlı yemekleri oldukça meşhurdur. Gözlemeden kabak çiçeği dolmasına, testi peynirine kadar onlarca çeşit yemek arasından damak tadınıza uyanı mutlaka bulursunuz. Bunların yanı sıra onlarca çeşit şifalı ot, bitki ve çayları da köy pazarlarında bulabilirsiniz. Köy kadınlarının kış için hazırladığı salça ve reçellerden eve dönüş yolunda kavanoz kavanoz alabilirsiniz.


Genelde köylerde veya çevre beldelerde konaklayanlar, bu yörenin sadece doğal güzelliklerini görmekle kalmayıp tarihini de anlama fırsatı bulurlar. Adatepe’deki Zeytinyağı Müzesi,  Tahtakuşlar’daki Etnografya müzesi, bölge halkını tanımanıza yardımcı olacak. Adatepe’nin Taş Mektep’te sanatçı, edebiyatçı ve düşünürlerden öğrenecekleriniz, “kulağına küpe olsun” dedikleri bilgiler olacak. Ayvalık ve Altınoluk taraflarında kalanlar yaz kış burada kalanları, akşamları bile dolu olan sahilleri görebilirler. Köylere nispeten daha hareketli olan bu beldelerde, çay bahçelerinde uzun uzadıya süren sohbetlerden, sokak aralarındaki meyhanelere tam bir yazlıkçı deneyimi yaşayabilirsiniz. Sadece Millî Parkı görmek isteyenler için 1-2 gün yeterli olacaktır ancak bu yöreyi biraz daha tanımak için 4 gün buralarda kalınması gerekir. Kaz Dağları’nın bir destinasyon olması gerekmez. Ülkemizin Ege Bölgesi’ni gezerken günübirlik uğrayıp yolunuza devam edeceğiniz bir nokta olabilir. Hafta sonu iki günlüğüne şehirden uzaklaşmak için gelip hemen yoğun hayatınıza karışıp istemeyerek geride bırakacağınız bir kaçış olabilir. Kaz Dağları’nı nasıl yaşarsanız yaşayın, çok seveceğinize eminiz.

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=2h8vhT2pmf8

Kazdağları ile ilgili diğer içeriklere aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

-