Google+

Uzundere

Uzundere - : - / -
--℃
1 TRY=0.00
Type F250V16 A
  • Ocaweather-icon0℃
  • Şubweather-icon0℃
  • Marweather-icon0℃
  • Nisweather-icon0℃
  • Mayweather-icon0℃
  • Hazweather-icon0℃
  • Temweather-icon0℃
  • Ağuweather-icon0℃
  • Eylweather-icon0℃
  • Ekiweather-icon0℃
  • Kasweather-icon0℃
  • Araweather-icon0℃
Genel Bilgiler / Rehber

Karadeniz bölgesinde, eskiden Tortum ilçesine bağlı bucak merkezi olan Uzundere (eski adıyla Azhort/Azort) 1987 yılında ilçe olarak Erzurum iline bağlanmıştır. Erzurum'a 84 kilometre uzaklıkta olan Uzundere, sınırları içerisinde bulunan Tortum Şelalesi’yle oldukça ünlüdür. Nüfusunun büyük bölümü Kıpçak Türkleri ve Poşalar olan Uzundere 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup; Etiler, İskitler, Sakalar, Persler, Doğu Roma, Sasaniler, Bagratlı Krallığı, Vaspuragon Krallığı hakimiyetinde kalmıştır. Daha sonraları Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Devleti hakimiyetine geçmiştir.
Uzundere'nin köyleri olan Çamlıyamaç, Yıkıklar, Altınçanak, Balıklı, Çağlayan, Dikyar, Gölbaşı, Kirazlı, Sapaca, Ulubay tarihin tüm izlerini taşımaktadırlar.
Uzundere’nin köylerinden biri olan Ağlayan Köyü, ismini Tortum Şelalesi’nden almıştır. Köyün ilk sahipleri Kıpçak Türkleridir. Halen Ahıska Türk kültür gelenek ve göreneklerine göre yaşarlar.
Dikyar Köyü’nün eski ismi Engüzek'tir. Engüzek, “cevizli” anlamına gelmektedir. Dik kayaların kıyısında kurulu olan bu köy daha sonraları Dikyar adını almıştır. Halkı Kıpçak Türkleri'dir ve ananelerini devam ettirmektedirler. Eğer yerel bir kültürlere karşılaşmak istiyorsanız mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir köydür.
Eski adı Gathga olan Yıkıklar Köyü’nün halkı hayvancılık ve çiftçilikle uğraşmaktadır. En güzel köylerden biri olan Yıkıklar'ın kendine has lezzetli yemekleri vardır. Yemek sevenler için oldukça güzel bir deneyim olacaktır.
Eski adı Hars olan Ulubağ Köyü, Tortum Şelalesi kenarında yayla ve vadileriyle ünlüdür. Tarihi eserleriyse bu köyü gezmek için belli başlı bir sebeptir. Köyde bulunan tarihi eserler büyük bir heyelanda tahrip olmuşsa da halen kilisebağında, mezra kabenin başında ve at meydanında şapel kalıntıları mevcuttur.
Eski dönemlerdeki adı "Zıhek" olan Balıklı Köyü kendine has mutfağıyla dikkat çekmektedir. Yufka yağlaması, kelecaş, heris dolması, kavurmalı tirit, siron, katmer, tava pağacı, ayran çorbası, kuymak, pestil kayganası, balık güveci, tava ketesi, cevizli erişte gibi birçok yöresel yemeği bu mutfakta bulmak mümkündür.
Gölün hemen yanında kurulduğu için Gölbaşı Köyü adını almış olan köyün halkı Kıpçak Türkleri'dir ve kültürlerini devam ettirmektedirler. Kirazlı Köyü’nün eski adı Otga’dır ve Azericede “dere kenarı” anlamına gelir. Çok sayıda kilise ve kale kalıntıları bulunan köyde Akkoyunlular ve Karakoyunluların yaşamış oldukları söylenir.
Çamlıyamaç Köyü’nün tarihi Kıpçak Atabek devleti zamanında başlar ve Osmanlı’ya bağlanmasıyla devam eder. Köyde bulunan Öşvank Manastırı’ndan bugün sadece kilise, üç şapel, yemekhane ve el yazmalarının kopya edilip korunduğu kütüphane binası bulunur. Öşki Kilisesi, Bagratlı kralı III. David tarafından 10. yüzyıl sonunda yaptırılmıştır. İçeriden ve dışarıdan oldukça yüksek olan bu kilisede melek kabartmaları, geometrik şekiller ve çiçek desenli sütunlar dikkati çekmektedir.
Tortum Çayı kıyısına kurulmuş olan Uzundere, doğa sporları ve tarihi eserleriyle doğa, tarih ve spor kültürünün en önemli özelliklerini barındırır. Tarım ve hayvancılık yöre halkının geçim kaynağıdır. Uzundere'nin Balıklı Köyü yakınlarında bulunan Tortum Şelaleleri (yerli halk buraya “Su Dökülen” diyor) Türkiye'nin en yüksek, dünyanın da yükseklik bakımından önemli şelalelerinden biridir. Dağların zirvesinden eriyen karlarla beslenen,  48 metre yüksekliği olan şelale devamlı gür çağlayıp görenleri kendine hayran bırakmaktadır.
Bölgenin en önemli yerlerinden birisi de Tortum Gölü'dür. Göz alabildiğince geniş ve uzun olan bu göl, üzerine vuran dağların gölgeleriyle gizemli ve büyüleyici bir hal almaktadır. Gölde sazan ve benzeri tatlı su balıkları ile çiftlik alabalığı bulunmaktadır. Gölün oluşumuna dair çevrede birçok efsane dolaşmaktadır. Bunlardan en çok inanılıp anlatılanı ise şöyledir: Vaktiyle Uzundere’den bir çoban sürüsünü otlatırken kulağına gaipten bir ses gelir: Geliremmmmmm... Çoban şaşırır etrafına bakar kimse yoktur. Hayal gördüm der. Ama bu sesi aynı şekilde 3 gün arka arkaya duyunca köye koşup büyüklere anlatır. Köyün en yaşlısı çobana "evladım yarın da aynı sesi işitirsen ‘Gel bakalım ne yapacaksın?’ de. Bakalım ne olacak,” der. Çoban 4. gün de aynı sesi duyunca yaşlı köylünün dediği gibi "Gel bakalım ne yapacaksın?” diye bağırır. O anda çobanın, eteklerinde sürüsünü otlattığı dağın yarısı kopar ve aşağıda akmakta olan çayın önünü kapatır. Böylece bir tarafta göl oluşurken, diğer tarafta kayalardan taşan su Tortum Şelalesi’ni meydana getirir. Ortada dolaşan bu rivayete inanın veya inanmayın ama bu doğa harikasını görmeden, “çok güzel yerler gördüm” demeyin.
Tortum Şelalesi, uluslararası turizme açık olup, yerli ve yabancı turistleri ağırlamaktadır. Şelaleye 1952-1960 yılları arasında hidroelektrik santrali yapılmış ve Türkiye'nin elektrik ihtiyacına katkıda bulunmaya başlamıştır. Şelalenin bulunduğu bölgede ziyaretçiler için piknik alanları vardır. Şelalenin altına inen merdivenlerin üzerinde demir korkuluklardan izleme balkonu bulunmaktadır. Bu merdivenlerle şelalenin altına inilerek diğer taraftaki merdivenlerden de yukarıya çıkılmaktadır. Bu eşsiz manzara insanı büyülemekle kalmayıp, yine bir rivayete göre, merdivenlerle şelalenin altına inip, elektrik santralı tarafından yukarıya çıkanlarda nefes darlığı ve kalp rahatsızlığı görülmüyormuş.
Uzundere'nin içinde bulunan 1847 yılında yapılmış olan Orta Camii, eski adıyla İnçer Camii (İnçer kelimesi Türkçede “Yeniçeri” kelimesinin halk ağzında söylenişidir), moloz taşla inşa edilmiş olup kimin yaptırdığı bilinmemektedir. Cami yakın dönemde restore edilmiş, rengarenk çiçeklerle kaplı bahçesiyle, mütevazı, mimarisiyle bir o kadarda büyüleyici ve görülmesi gereken bir eserdir.
Uzundere Vadisi kenarında sarp bir kaya oyuğunda bulunan Köptek Mağarası içinde tarihi renkli resim bulundurur. Bu mağaradan Cömertler Köyü ve Dikyar Ağça Kale’ye giden gizli bir yol olduğu rivayet edilmektedir.

Uzundere’de Nerede Kalınır?

Uzundere’de konaklamak istiyorsanız oldukça uygun ve merkezi konaklama seçenekleri mevcuttur. Uygun bütçeli seçeneklerin yanı sıra lüks merkezler de yer almaktadır. Rıza Pansiyon ve Nature Pansiyon uygun bütçeli konaklama seçenekleri arasındayken Gümüşçü Otel daha lüks opsiyonlardandır. Eğer doğal bir tatil geçirmek istiyorsanız İskele Kamping oldukça uygun bir seçenek olacaktır.

Uzundere’de Ne Yenir?

Uzundere’nin birçok köyü bulunduğu gibi geniş br mutfak yelpazesi mevcuttur. En ünlü yemeği cağ kebabı olan ilçenin tadılması gereken diğer yemekleri ise; yufka yağlaması, katmer, kelecaş, heris dolması, siron, kavurmalı tirit, tava pağacı, pestil kayganası, kuymak, ayran çorbası, balık güveci, cevizli eriştedir. Birçoğunu evinize dönerken yanınızda götürebilirsiniz.

Uzundere’ye Nasıl Gidilir?

Erzurum Doğu Semt Garajı’ndan sürekli Uzundere seferleri bulunmaktadır. Otobüs ile yol mesafesi 85 kilometredir.
Uçakla giderseniz Erzurum Havaalanı’ndan, Uzundere merkeze her saat başı otobüsler kalkmaktadır. Bunun yanında taksi ve VIP ulaşım imkanları da bulunmaktadır.