Google+

Arama formu

AVRUPA GEZİSİ: MAASTRİCHT

Bu yazı Gezimanya üyesi FERHAN BOZKAYA tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Hollanda’nın güneydoğusunda, ülkenin en eski şehirlerinden biri olan Maastricht’i yemyeşil doğasına ilham veren şakır şakır yağmurlu bir günde geziyorum. Hollanda denince akla ilk gelen şehir Amsterdam olmasına rağmen hala eski çağlarda yaşarcasına kimliğini pek güzel korumuş sakin bir kenti seçmenin oldukça iyi bir karar olduğunu düşünüyorum.

Maastricht

Hollanda'nın Limburg ilinin merkezi olan Maastricht, şehri ikiye bölen Maas Nehri üzerinde yer alıyor. Hollanda’nın en eski şehirlerinden biri olan Maastricht’in bir özelliği ise Avrupa Topluluğu'nun, Avrupa Birliği adını alması için kriter anlaşmasının yapıldığı yer olması. Adını, ortasından geçen Maas Nehri'nden alan şehirde Orta Çağ kimliği ön planda.

Maastricht-1

Maastricht bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Etrafı yemyeşil bitki örtüsüyle sarılı yollar, el değmemişçesine dimdik duran tarihi yapıların yer aldığı kente uzanıyor. Geziye Vrijthof adlı büyük meydandan başlıyorum. Festivallerin yapıldığı bu meydanda, Hollanda’nın leziz peynirlerinin, yöresel ürünlerinin satıldığı bir pazar yer alıyor. Meydanın hemen yanında ise iki büyük kilise var ve bu meydan sizi başka bir çağda hissedeceğiniz tarihi sokaklara ve Maas Nehri'ne yönlendiriyor.

Maastricht şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Cozy floating boatlodge "Het Vrijthof", Bed & breakfast Mestreech, Elisabeth bed & brocante. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Aldenhof Appartementen, 2 bedroom appartment centrum/Wijck fresh and new, Apartment Waldeck Bastion gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Stayokay Maastricht, Botel Maastricht, Amby family house tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Maastricht aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Maastricht-2

Gezi sonrası nehir kıyısında dinlenirken bir şeyler yemek için pazar yerinden yöresel peynirler ile şarap alıyorum ve dalıyorum sokaklara. Tüneller üzerine kurulmuş eski kentte ilk dikkatimi çeken şey dükkanlarda, sokaklarda renkli büyük tabelaların olmaması. Her işletme, doğal dokuyu bozmayacak küçük levhalara yazmış ismini. Global marka tabelalarının bile ortamın dokusuna uygun bir şekilde yerleştirilmesi ve estetikliği, bu konuda ne kadar titiz olduklarını kanıtlıyor.

Küçük kafelerin, dükkanların, eski değirmenlerin, ekmek fırınlarının olduğu sokaklardan geçerken bir film platosu görüntüsünde ama yapaylıktan uzak bir güzelliğin içinde ilerliyorum. Yapılar benzer fakat her sokak, süslemeleri, tarzı ile bambaşka bir yüz olarak çıkıyor karşıma.

Maastricht-3

Sokaklar Maas meydanında birleşiyor ve meydanın hemen arkasında Maas Nehri uzanıyor. Yemyeşil nehir kıyısı yürüyüş yapmak, parklarda zaman geçirmek ve çimlere uzanıp dinlenmek için harika bir yer. Burada yapılacak başka aktiviteler ise kentin iki yakasını birbirine bağlayan köprüden geçip diğer yakayı keşfetmek ya da tekne turlarına katılmak.

Saatler süren gezinin yorgunluğunu atmak ve keyifli anları sindirmek için pazardan aldığım peynirler eşliğinde şarabımı içiyorum ve yağmurun altında doğanın güzelliğini yaşıyorum.

Maastricht-4

Maastricht’e arabayla giderseniz en büyük sorun araç parkı. Sokaklarda araç park etmek kesinlikle yasak, park edenlere hemen ceza kesiliyor. Otoparklar ise çok pahalı. En güzeli arabayla gitmemek ya da arabayı şehir merkezinden uzak bir alana park etmek.

Maastricht-5

Hollanda’ya giden turistlerin çoğu ‘gitmişken mutlaka deneyeyim’ diyerek kendilerini mantar, kek gibi hafif uyuşturuculu ürünlerin satıldığı coffeeshop’lara atabiliyor. Fakat Maastricht ve diğer şehirlerde turistlerin coffeeshop’lardan alışveriş yapması yasak. Turistler sadece Amsterdam’da coffeeshop’lara girebiliyor. Yasağın nedeni ise çevre ülkelerden günübirlik gelen gençlerin bunu alışkanlık haline getirmesiymiş. Maastricht’te böyle deneyim fırsatım olmadı ama yeme içme konusunda tarihi fırınlardaki tazecik ürünleri, kendi biralarını ve leziz peynirleri kesinlikle tavsiye ederim. 


FERHAN BOZKAYA kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

FERHAN BOZKAYA

Türk Dili ve Edebiyatı okudu, fotoğrafçılığa ve yazıya ilgisi nedeniyle gazeteciliğe başladı. Üniversite yıllarında başlayan Türkiye gezileri sonraki yıllarda da devam etti. Nünberg seyahati ödülü ile ilk yurtdışı deneyimini yaşadı. AB projesi ile 5 ay Bulgaristan'da kalarak Balkanları gezdi. En çok etkilendiği ve mutlu olduğu seyahatleri ise...