HAYALLERİMİN OLDUĞU YERDEYİM: NİAGARA ŞELALELERİ

Hayallerimin olduğu yerdeyim; Niagara Şelaleleri'ndeyim. Amerika seyahatimin en önemli yolculuğu tabii ki Niagara. Amerika’ya geldiğim günden bu yana bu tarafa yapacağım yolculuk için en uygun zamanı programlıyorum. Hava durumu çok önemli ve güneşli bir güne denk getirebilmek için hesaplar yapıyorum. Atlantik City’de olduğum gün okyanusta denize girmeyi hayal etmiştim ama yoğun siste denizi bile göremedim. Ama yine de Amerika’da her yerden farklı olarak gördüğüm bu sis olayı da çok farklı bir deneyimdi, o da başka tabii. Ama Niagara ve güzel fotoğraflar için bu defa ne sis ne de yağmur olmasını istiyorum. Güneşli bir gün her zaman güzel fotoğraflar demek Niagara için.

Niagara Şelaleleri gece bir başka güzel. Şelale ve çevresi ışıklar altında.

Hava durumuna bakıldı, planlar yapıldı ve New Jersey’den Niagara için yola çıkıldı bile. Araba ile yolculuk yaklaşık 8 saat sürüyor ama yol manzaraları ve Amerika’nın geniş yolları ile zaman çok güzel geçiyor diyebilirim. Niagara Şelaleleri'ne gelebilmek için Buffalo şehrine gelmek gerekiyor ve aslında bir bakıma Kanada sınırına da gelmiş oluyorsunuz. Amerika ile Kanada arasında bir sınır oluşturuyor Niagara. Amerika’nın Buffalo ile Kanada’nın Ontario şehirleri bir köprü ile karşı karşıya.
Buffalo şehrine geldikten sonra Niagara Falls State Park tabelalarını her yerde görebilirsiniz. Akşam artık hava kararmak üzere ve ben şelalenin gece fotoğraflarını çekebilmek için koşturuyorum suyun sesine. Şelale akşamları ışıklandırmalar ile adeta bambaşka bir hal alıyor ve fevkalade bir ortamda buluyorsunuz kendinizi. Tüm bu güzelliklerin ve ışıklandırmaların içinde istediğim birkaç açıdan nihayet gece fotoğraflarını çekebiliyorum. Artık sıra yarın gündüz çekimlerinde ve buranın tadını doyasıya çıkartmakta.

Tabii bir başka problemde konaklamada. Bulduğum free internet üzerinden 1-2 motel buluyorum ama fiyatlar son derece pahalı. Amerika’da gerçi her şey çok pahalı. 1-2 dolaştıktan sonra zaten hepsi birbirine benzeyen yol kenarında bulunan tek katlı motellerden bir tanesine karar veriyorum. Geceliği 50 Dolar ve daha ucuzu neredeyse yok. Sonuçta yatcaz kalkcaz hoopp tekrar şelale kenarındayım. Bu arada motel sahibi Lübnanlı bir Hristiyan. Biraz sohbet ediyoruz Türk olduğumu öğrenince çok şaşırıyor. Ama benim hemen şarj problemimi halletmem ve acilen dinlenmem gerekiyor. Sabah ufak bir kahvaltı ve doğru şelalenin olduğu State Park tarafına...


Kaldığım motel önünde sabah selfiesi

Niagara Şelalesi girişi ve etrafı aslında ücretsiz bir doğal park ve sadece botların kalktığı köprünün olduğu yer paralı. Buraya girdikten sonra ise botlara binip şelalenin altlarına kadar yolculuk yapmak istiyorsanız onun içinde ayrı bir ödeme yapıyorsunuz. Niagara Şelalesi aslında 3 adet büyük şelaleden oluşuyor. Bana sorarsanız ise at nalı şeklinde olan Horseshoe Waterfall en görsel güzelliği olanı.

Köprüye gitmek fotoğraf açısı için tamam da botlara binmek benim için çok ilgi çekici değildi ve ıslanmayı da göze alamadım zaten. Son zamanlarda dikkat ettim de hiçbir aktiviteyi yapmıyorum. Yaşlandım galiba ben ruhum geçiyor sanırım ya da bu tür aktivitelere doydum ilgimi mi çekmiyor bilemedim doğrusu!


Niagara Şelaleleri Köprüden Görünüm
 

Niagara Şelaleleri - Buffalo City
 

Niagara Şelaleleri - Fotoğraf ve Video Çekimleri
 

Niagara Şelalelerinde Uzun Pozlama
 

Parkın olduğu yerde sayamadığım kadar çok sincap görüyorum ve hayatımda bir sincapa hiç bu kadar yaklaşmamıştım. Elimle sincap beslemek ise hiç mi hiç aklıma bile gelmemişti hatta. Doğayı ve hayvanları seviyorum. Sincapları izlemekte burada gayet zevkli benim için. Gün boyunca artık havanın da güzel olması ile şelalenin değişik açılarının tadını çıkartıyorum. Hatta Kanada tarafına içim gidiyor ama artık Kanada vizesi olmadan geçişe de günübirlikte olsa izin vermiyorlar. Bu bilgi de cebinizde olsun bu arada yolunuz düşerse bu tarafa Kanada içinde vize alıp 1 gece de Ontario’da kalınabilirmiş diye düşünüyorum.
Niagara’nın genel özellikleri hakkında fazla bilgi vermedim. Bu tür bilgileri yazıp sıkıcı olmak istemiyorum. İşte dakikada şu kadar şu akıyor falan filan bunları da internetten bulabiliriz.

Ama Dünyanın 2. En Büyük Şelalesi olarak ki ben 2008 yılında Dünyanın En Büyük 3. Şelalesi olan Iguasu Şelalerine de bir seyahat yapmıştım, gerçekten inanılmazlar. Bu kadar yola değiyor ve burada olmak insanlık için küçük benim için çok büyük bir olay. Bu arada yeme-içme olarak burada Buffalo Chicken Menü yemeden de kesinlikle dönmeyin. Amerikan tarzı bir bar ve yüksek sesle sohbet eden insanlar ve bol acılı Buffalo Chicken Menü... Bir sonraki rotada görüşmek üzere!


Niagara Falls State Park'ta sincaplar


Hayallerimin olduğu yerdeyim; Niagara Şelaleleri'ndeyim


Horseshoe Şelalesi tarafında
 
Buffalo’da Buffalo Chicken Menü için çok güzel bir Amerikan tarzı restoran

 

Etiketler

UFUK AKKUŞ

Yazar Hakkında

UFUK AKKUŞ

Gezgin, Fotoğrafçı 1977 Karabük doğumlu, Safranbolu da yaşıyor.. Mesleğini çok seven bir sigortacı. Hayallerinin peşinden düştü yollara. Farklı kültürleri tanımayı çok seviyor.