Google+

Arama formu

HOLLANDA’NIN BÜROKRASİ MERKEZİ: LAHEY

2013 Noel tatilinde eşimle Hollanda'ya gitmeye karar verdik. Bana sorarsanız, Hollanda'ya sadece Amsterdam için gitmek doğru değil. Çünkü Amsterdam’ın çevresinde küçük ama görülmeyi hak eden güzel şehirler var.  Bu fikirden yola çıkarak, Hollanda gezimize Lahey’den başladık.

Arkadaşlarımız bizi sabah, Lahey tren istasyonundan alıyor ve biraz dinlendikten sonra şehri keşfetmeye başlıyoruz.

Lahey, Hollanda’nın bürokrasi merkezi olarak biliniyor. Hollanda hükümeti, başkent Amsterdam olmasına karşın, Lahey’de oturuyor. Birleşmiş Milletler’in yargı organı Lahey Adalet Divanı da aynı şekilde Lahey’de bulunuyor.

Lahey
Lahey sokaklarında faytonlar

Lahey-1
Kahvemi de aldığıma göre, gezmek için hazırım : )

Lahey şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Short Stay Elizabeth, Short Stay Beatrix, Short Stay Plaats 16C. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Short Stay City Center, The Captains Cottage gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Urban Stay Hague, Short Stay Roses, Short Stay Apartment Royal Nassau tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Lahey aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Lahey-2
Lahey Adalet Divanı

Bir yandan kahvemizi içerken, bir yandan da hükümet binası, Binnenhof'a doğru yürüyoruz. Şehrin içinde birçok dönemin mimarisine ait yapılar bulunuyor. Binnenhof ise Hollanda mimarisinin en ünlü örneklerinden biri. Saray olarak yapılan bina 13. yüzyıldan beri hükümet binası olarak kullanılmaktadır.

Lahey-3
Binnenhof ve eşim : )

Binnenhof'un hemen yanında, Hollanda’nın en ünlü müzelerinden Mauritshuis Müzesi’ni görüyoruz. Müzede Rembrandt ve Rijin gibi dünyaca ünlü Hollandalı ressamların eserleri sergileniyor. Ancak, biz Pazartesi günü orada olduğumuz için müze kapalıydı. O yüzden içerisini göremedik : (

Lahey-4
Mauritshuis Müzesi

Mauritshuis Müzesi’ni gördükten sonra yürümeye devam ederken, bir at heykeli görüyoruz. Yanına geldiğimizde ise heykelin Hollanda ile İspanya arasında geçen 8 Yıl Savaşları’nda öncü rol alan ünlü Hollandalı prens William of Orange'a ait olduğunu anlıyoruz.

Lahey-5
William Orange Heykeli ve şaşkınlar : )

Dönüş yolunda karşımıza Saint James Jacobus Kilisesi çıkıyor. Kilise 1875 yılında ünlü mimar  Pierre Cuypers tarafından yapılmıştır. Neo-Gotik tarzdaki kilisenin kulesi 90 metre yüksekliğinde olup Hollanda’nın en yüksek kulelerinden biridir.

Lahey-6
Saint Jacobus Kilisesi

Son olarak Scheveningen'e geliyor ve okyanusu görüyoruz. Plaj, rüzgâra ve soğuğa karşın çok kalabalık ve kesinlikle görülmeye değer! Küçük ama güzel olan, okyanus kıyısındaki bu şehri Hollanda'ya gelmişken mutlaka görmenizi öneriyorum. Bir sonraki durağımız Delft'te görüşmek üzere…

Lahey-7
Scheveningen