Masal Şehri Heidelberg

Manheim’i gezdikten sonra yaklaşık 20 dakikalık otobüs yolculuğu sonrası Heidelberg’e geliyoruz. Necar ve Ren nehirleri arasında yer alan Heidelberg, ortaçağdan kalma bir masal şehrini andırıyor. Şehir II. Dünya Savaşı sırasında hasar görmemiş. Bölgenin komutanı hiç direnmeden Amerikalılara teslim olmuş. Bu nedenle de şehir bombardımandan kurtulmuş. Komutan savaş sonu hain olarak cezalandırılmış. Ancak 10 yıl sonra ödüle layık görülmüş. İyi ki de bombardımandan korunmuş bu sevimli masal şehir.

Heidelberg geniş kapsamlı AR-GE çalışmaları ile ön plana çıkıyor. Yazılım ve matbaa konusunda çok ileri. Avrupa kanser araştırma merkezi, nükleer tıp merkezleri burada. Heidelberg bir üniversite şehri aynı zamanda, 160 bin nüfusun 40 bini öğrenci.Heidelberg Üniversitesi 1386’da kurulmuş. Tıp ve eczacılık alanında Avrupa’nın en önemli üniversitesi.

Heidelberg’de görülmesi gereken en önemli nokta, Heidelberg Kalesi. Kaleye çıkış füniküler, yürüyerek veya araba ile olabilir. Yürüyerek çıkmak isterseniz, Karl Thedor Köprüsü’nü geçip, Filozoflar yolunu takip etmelisiniz. Yapımı 13. yüzyıla dayanan kale saray, kırmızı pembe taştan yapılmış. Üzerindeki heykeller ve dış süslemeleri ile müthiş görünüyor.

Kale çeşitli sergiler ile klasik müzik konserleri, tiyatro, opera gibi pek çok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Alman eczane müzesi, 185.500 litrelik dünyanın en büyük ahşap şarap fıçısını da bu kale saray içinde görebilirsiniz.

Kale bahçesinden Heidelberg manzarasını seyredip fotoğraflayabilirsiniz.

Daha sonra şehrin kalbinin attığı Markplatz’a geliyoruz. Meydanın ortasında Herkül heykelinin bulunduğu bir çeşme var. Yapımı 1717-1719’lara dayanıyor. Meydana bakan kilise ise din savaşları yüzünden ortadan ikiye bölünmüş. Yarısı Protestanlara yarısı Katoliklere ayrılmış.

Burası oldukça keyifli bir meydan. Meydanın çevresi irili ufaklı hediyelik eşya satan mağazalarla dolu. Meydandaki kafelerin birine oturup kahve ve şaraplarımızı yudumlayıp biraz dinlendik. Kafenin sahibi bir Türk’tü. 

 

Daha sonra pembe renkli kumtaşından yapılmış olan Necar Nehri üzerinde 200 metre uzunluğundaki Karl Thedor Köprüsüne geliyoruz. Köprü, II. Dünya Savaşı sırasında Alman askerlerince tahrip edilmiş olan köprünün yerine 1947 yılında Karl Thedor tarafından yapılmış. Köprünün üzerinde de Karl Thedor’un heykeli var. Thedor heykelinden daha çok ilgi çeken heykel ise köprü girişindeki kulelerin solunda bulunan bronz maymun heykeli.

Köprünün karşı tarafı Filozoflar yolu.Heidelberg Kalesi'ne yürüyerek çıkmak isterseniz, o yolu takip etmelisiniz. Ancak biraz zahmetli olabilir.

Heidelberg çok sevimli, sıcacık masalsı bir Alman şehri. Buraya gelirseniz mutlaka kale-saraya çıkın.

NURHAN YILMAZ

Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım.Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım.