Google+

SUDAN VE AZ GEZİLMİŞ TOPRAKLARI

1692125 Şub 2012Gezi Notu
HÜSEYİN YILMAZHÜSEYİN YILMAZGold Yazar25 Şub 2012169210 Yorum

Yıllar boyunca yaşanan çatışmaların ve bağımsızlık savaşlarının yorduğu bir ülke Sudan. 2011 senesinde Güney Sudan’ın Sudan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesi ile biraz daha rahatlamıştır. Afrika’daki ülkeler arasında turistik amaçla en az rağbet gören ülke büyük yüzölçümü sayesinde çöllerden ormanlara geniş bir coğrafi çeşitlilik sunar.

Ülkede en fazla ziyaret edilen yer şüphesiz ki, başkent Hartum’dur. Hartum,, Uganda’dan gelen beyaz Nil ile Etiyopya’dan gelen Mavi Nil’in kucaklaştığı yere kurulmuş. Nil burada birleşerek Mısır’a, oradan da Akdeniz’e dökülüyor.

Hartum’un tarihi çok çok eski dönemlere dayanmıyor. Burası 1821 yılında askeri üs olarak kullanılmış. Adı ise fil hortumu (elephant’s trunk) anlamındaki “Khurtum”’dan geliyor.

Hartum kısa süre içinde köle ticaretinin merkezlerinden biri haline gelmiş. Özellikle 1825 – 1880 seneleri arasında bir hayli gelişim göstermiş. 1834 senesinde Sudan’ın başkenti olmuş.

Hartum’da 19 yy’ın ikinci yarısında Mahdi devrilince başa gelen Kitchener, kenti yeniden inşa etmeye başlamış ve buradaki caddelerin dizaynını İngiltere bayrağı şeklinde yaptırmış.

Hartum’un merkezi sayılan bölge her daim kalabalık olan Suud ul Arabi çarşısıdır. Tam bir keşmekeş olan Suud ul Arabi çarşısı ve Darfur çarşısından alınabilecekler arasında fildişi ve deve kemiğinden tesbihler, piton yılanı ve timsah derileri, kırbaçlar, kamalar ve kılıçlar bulunmaktadır.

Bunun yanında Hartum’daki en görkemli yapı Dubai’deki Burj el Arap oteline benzeyen ama daha şişman bir yapı olan Burj el Fateh Otelidir.

Hartum

Hartum’daki Ulusal müzede farklı dönemden günümüze kalan eserleri ve yıllar içinde yaşanan savaşların hayata olan etkisini açıkça görebilirsiniz. Bu müzede Eski Nubia Hristiyan döneminden kalma freskler, eski kiliselerin duvarları sergileniyor. Bahçesinde ise iki eski tarihe ait iki tapınak bulunuyor.

Etnografya müzesi ise daha ufak olup, burada Sudan kültürü tanımaya yönelik olarak, müzik aletlerini, kıyafetlerini, mutfak ve av eşyalarını görebilirsiniz.

Müze olarak görebileceğiniz diğer yer ise eski şifalı ilaçlar fabrikası. ABD, bu fabrikayı, kimyasal silah yapılıyor gerekçesi ile 1998’de bombalıyor. Bu nedenle pek çok insan mağdur oluyor ve ilaçsızlık nedeniyle ölüyor. Devlet burayı bombalanmış hali ile bırakmış. Gelecek nesillerin de görmesi için ibretlik bir müze olarak bırakılmış.

Hartum’dan gidilebilecek diğer yer ise Nil’in 2 kolu arasında yer alan Tuti Adası. Burası oldukça sakin bir bölge. Buradaki yerleşimi görebilir çevredeki ufak kahve dükkanlarında kahve içebilirsiniz.

Hartum’dan teknelere binilerek nehir karşısındaki diğer önemli yerleşim olan Omdurman’a gidilebilmektedir. Nil nehri üzerinde 25 $ - 30 $’a tekne kiralayarak Nil üzerinde gezinti yapabilirsiniz. Bu gezinti sırasında Nil kıyısında toprak ve hayvan gübresi ile tuğla yapılan tuğla ocaklarına sıkça rastlanıyor. Bir de kıyıda, Nil’de avlanan balıkların kızartılarak satıldığı küçük tezgâhlara bolca rastlıyorsunuz.

Omdurman, Sudan’daki en büyük çarşıya sahiptir. Bu el yapımı altın ve gümüş işçiliğini görebilirsiniz. Çarşıda ahşaptan yapılma ürünler ve tütsüler de satılmaktadır. Çarşıyı gezmek için en ideal zaman Cuma sabah saatleridir.

Hartum-1

Omdurman’da görülebilecek diğer yer ise ana meydana 2 km mesafedeki deve pazarıdır.
İçerisinde 1885 senesinde ölen Mahdi’nin mezarının da bulunduğu, gümüş kubbeli cami de Omdurman’da görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. Burası Kitchener döneminde 1898 senesinde tamamen tahrip edilmiş. 1947 senesinde Mahdi’nin oğlu tarafından yeniden inşa edilmiş. Ancak maalesef içeriye sadece yerel halk girebiliyor, yabancıların girmesi ise yasak.

Mahdi’nin mezarı karşısındaki Beit al-Khalifa, 1887 senesinde kil ve tuğladan yapılmış olan bir yapı. Günümüzde müze olarak kullanılan yapının içinde Mahdi dönemine, İngiltere’nin işgaline ve savaş dönemine ait pek çok silah, belge ve fotoğraf bulunmaktadır.

Omdurman’da Sufilerin dini ritüellerini de izleyebilirsiniz.

Sudan’da görülebilecek diğer bir yer ise Hartum’a 150 km mesafede yer alan Shendi. Shendi hem çölü hem de Meroe kültürünü bir arada görebileceğiniz bir bölge. Ja'aliin kabilesinin merkezi olan Shendi, eski ve önemli bir ticaret merkezi. Çünkü bu bölge Al-Matamma, Marawi ve Napata bölgelerini birbirine bağlayan bir noktada bulunuyor.

Meroe (Begrawiyah) piramidleri ise Shendi’nin 40 km kuzeyinde yer almaktadır. Naqa ve Musawarat eski yerleşimleri ise Shendi’nin 50 km kadar güneyindedir.

Hartum-2

El-Obeid kenti, Kordofan bölgesinin başkenti olup, Mahdi döneminde politik merkez durumundaymış. Yaklaşık 200.000 kişilik nüfusa sahip olan kent, acacia ağaçlarından toplanan Arap sakızının da üretim merkezi durumunda. Bu madde gıdalarda kıvam arttırıcı, mürekkep yapımı ve medikal ürünlerde kullanılıyormuş.

Burada Sudan tarihini anlatan bir müze ve etkileyici bir de katedral de bulunuyor. Bu Katolik Katedralinin Afrika’daki en büyük katedrallerden biri olduğu söylenmektedir.

Port Sudan kenti ise 1909 senesinde İngilizler tarafından kurulmuştur. Burası Kızıldeniz kenarında yer alan bir liman kenti olduğundan ve demir yolu ile Nil Nehri’ne bağlandığından büyük öneme sahiptir. Bu limandan pamuk, susam yağı ve süpürge darısı ihraç ediliyormuş.

Kızıldeniz kenarında yer aldığından, kumsalları ve dalış gibi su sporları yapma imkanı sunduğundan Sudan’da turistler tarafından en fazla bilinen bölge.

Buranın bir diğer özelliği de Hac yolu üzerinde bulunması. Sudan’daki Müslümanlar hacı olmak için Mekke’ye giderken Port sudan’dan gemi ile yola çıkıp Kızıldeniz’i geçiyor ve Suudi Arabistan’daki Jeddah kentine ulaşıyorlar.

Suakin adası, Port Sudan’dan 58 km mesafede yer alıyor. Burası da özellikle 19. yy’da bir köle ticaretinin yoğun olarak yapıldığı bir merkezmiş. M.Ö 10. Yy’da ise 3. Ramses tarafından ticari liman olarak kullanılmış. 1909 senesinde İngilizler Port Sudan’ı kurunca, burası önemini yitirmiş.

Bu adanın en önemli özelliği sahip olduğu mercan kullanılarak yapılan binalarıymış. Ancak maalesef 1881 senesinde Mahdi tarafından bu yapılar yıkılmış. Günümüzde ise sadece kalıntıları görülebiliyor.

Kassala kenti ise Eritre sınırına yakın konumda olup, Gash nehri çevresine kurulmuştur. Kentte Hatmiya Hasan cami ve türbesi gezilebilir.

Kentte yer alan Taka dağı ise kente farklı bir görünüm kazandırmaktadır. Kentin çevresinde keçi derisinden yapılma çadırlarda yaşayan Rashaida kabilesi, bundan yaklaşık 150 sene önce Suudi Arabistan’dan gelip buraya yerleşmiştir.

Kassala’nın diğer bir özelliği ise Sudanlı balayı çiftlerinin popüler noktası olması. Bunun nedeni ise buraya yakın konumdaki Khatmiya kasabasında su içmenin evli çifte şans ve bereket getireceğine inanmaları.

Oldukça geniş bir coğrafya ve kültürel çeşitliliğe sahip olan Sudan’da görülebilecek diğer bölgeler ise eskiden önemli bir merkez olan Dongola, Jebel Barkal Piramidleri’ne ev sahipliği yapan Karima, Atbara yakınlarındaki Meroe Krallığı’ndan kalma antik kent, 3.071 metre yüksekliği ile Sudan’ın ikinci yüksek dağı olan Jebel Marra ve çevresi, El-Fasher ve Karma’dır.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar