Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”

İlk önce sizi tanıyalım. Instagram’dan takip ettiğimiz kadarıyla Kuzey Ege'nin incisi Dikili'den ve daha çok Bademli Köyü'nden güzel fotoğraflar paylaşıyorsunuz, oranın yerlisi misiniz?
Evet, yerlisiyim. Bademli'nin 3 yerli ailesinden biri olan Hacımısırlılar'danım. Ben Hacımısırlı Arif'in torunu Şerafettin Baykal'ın torunu oluyorum. Köyümüz aslında  eski bir Rum köyü. Eski  adı Angelos. Sonradan yörükler iniyor Karadağ'dan ve daha sonra da Rumeli göçmenleri  mübadele sırasında Bademli'ye yerleşmiş. Burada yaşayan Rumlar ise genellikle Midilli (Lesvos) adası olmak üzere, karşı kıyıya göç etmişler. Şu anda nüfus karışık ancak Bademli'ye hayran olup, emekli olduktan sonra yerleşenlerin sayısı da gün geçtikçe artıyor.

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”

Bademli'de yaşam nasıl? Yaş ortalaması nedir?
Organik gıdalarla beslenme, sakin ve stressiz bir hayat var burada. Kazdağları’ndan gelen  havanın oksijen oranı yüksek olduğu için, köyde hissedilir biçimde rahat nefes alabiliyorsunuz. Onun da etkisiyle yaş ortalaması yüksek. Babaannem 83 yaşında, Allah uzun ömürler versin sağ ve sağlıklı. Hala bahçe işlerinden elini çekmedi. Köyümüzde 100 yaşını geçen yaşlılarımız da var.

Evet, çok şanslısınız gerçekten. Hepsine uzun ömürler diliyoruz. Bademli Köyü'nde hareketlilik ne zaman başlıyor? Daha çok yerliler mi, yoksa yazlıkçılar mı yaşıyor?
Bademli eskiden yaz-kış hareketliydi. Yazın denize gelenler, kışın ise Balıkesir'in köylerinden zeytin toplamaya gelenler oluyordu. Şimdi ise sadece yazları hareketlilik var.

Peki, değişen ne oldu?
Köyümüzün gelir kaynağı zeytincilik, balıkçılık ve hayvancılık. Zeytincilik artık kar ettirmediği için, zeytinlik sahipleri mevsimlik tarım işçilerini getirmekte zorlanıyor ve konaklama sorunu yaşıyor.  Zeytinyağımız Türkiye'nin "en kaliteli" yağları arasındadır. Zeytinyağının kalitesini asit oranı belirliyor. Ne kadar az ise, o kadar kaliteli ve kıymetli demek. Aynı zamanda köyümüzde Yunanlardan kalma bir de sızma zeytinyağı fabrikası bulunmakta, gelenler burayı da ziyaret edebiliyor. Hatta saf ve kaliteli zeytinyağı satın almak isteyenleri Başar Öztürk'ün dükkânı köyün merkezinde karşılayacaktır. Bülent Öncel'in yağlarını da gönül rahatlığıyla öneririm.

Yazları hareketlilik var dediniz. Sezon ne kadar sürüyor?
Her yıl okulların kapanması ve üniversite sınavlarının bitmesi ile yazlıkçılar gelmeye başlıyor. Fazla uzun sürmez sezon burada. Ağustos'un 15'inden sonra yavaş yavaş dönüşler başlar, Eylül 10 itibariyle de kimse kalmaz.

Yazlıkçılar İzmir'den mi geliyor?
İzmirliler burayı keşfetmekte biraz geç kaldılar. Genelde yolun yakın ve otoyol oluşu sebebiyle Çeşme'yi tercih ederler. Bademli biraz daha ters ve uzak kalıyor. İzmir'de kime sorsam "Bademli çok güzel ama yolu ters ve uzak geliyor bize" cevabını sıkça alıyorum. Yolumuz daha yeni yeni güzelleşiyor. Bademli'de yazlıkçı olarak İstanbulluların oranı daha fazla diyebilirim.

Bademli'de "Kültür ve Sanat" nasıl? Bu yaz "Koruk Suyu ve Zeytin Festivali" yapıldı. İzmir dışından gelenler oldu mu? Nasıl geçti festival?
Bademli’de kültür ve sanat yok denecek kadar az. Son iki yıldır festivaller düzenleniyor. Tabi bunlar güzel ve sevindirici gelişmeler Bademli adına. Festivalleri Bademli köy muhtarlığı organize ediyor gibi görünse de "Bademli'yi Koruma Derneği" adı altında derneğin de desteği var. Bir de "Bademli Halk festivali" adında bu yıl ilki düzenlenen bir festivalimiz daha oldu. İlk gün üzücü bir olay yaşandı ve böylelikle festival ikinci gününü göremedi.

Gerçekten çok büyük şanssızlık. Pekiderneğin kurucuları yerlilerden mi?
Dernek kurucuları Bademli'ye sonradan yerleşen İstanbullu ve Ankaralı'dan oluşuyor. Maalesef ki yönetimde Bademliler'e pek söz hakkı yok. Yönetimi Bademlili yerli halkının üstelenmesinin gerektiğini düşünüyorum. Aslında burada hepimize düşen çok görev var. İlk önce hepimizin Bademli'ye sahip çıkması ve Bademli üzerinde ağızlarının sularını akıtan rant meraklılarına fırsat vermeme konusunda adım atmamız gerekiyor. İş işten geçtikten sonra kendi köyümüzde yabancı konumuna düşmek acı bir son olur.

Bize Koruk şurubu hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Koruk şurubu Bademli'nin tek yöresel içeceği diyebiliriz. Başka yerlerde koruk suyu, şıra yapılıyor ama Bademli'deki koruk şurubunun tadı ve yapımı diğerlerinden çok farklı. Bu şurup ilk Midilli'den mübadele ile Bademli'ye göç edenler sayesinde gelmiştir. Kahvelerde meşrubat olarak satılır, içinde ismini vermek istemediğim aromatik bitkiler var, o da bizde sır olarak kalsın. Bu mirasın bugüne kadar gelmesinde en büyük emek sahibi olan Rasim Acar, Ramazan Köse ve Şerafettin Baykal'ı rahmet ve saygıyla anıyorum.

Koruk şurubunun tarifini okuyucularımızla paylaşmak ister misiniz?
Koruk şurubunun tarifini vermesem olur mu? Bademli'ye özgü olduğu kadar, merak edip gelip içsinler isterim.

Bademli son birkaç yıldır ilgi merkezi haline gelmeye başladı, sizce neden?
Köyde eskiden sadece Bademlililer vardı. Son 25-30 yıldır sonradan gelip yerleşenler oldu. Sit alanı olduğu gerekçesiyle, köylüler arsa ve tarlalarına hiçbir şey yapamayınca satmaya başladı. Bu en çok şehirlerde yaşayıp, biraz parası olanlara yaradı. Zamanında çok ucuz bedeller karşılığında köylülerden alınan yerler, şu anda milyonlara satılıyor. Şimdi sanatçıların, politikacıların ve iş adamlarının gözdesi oldu Bademli köyü. Aslında bakarsanız üstüne basarak söylemek istiyorum. Burada planlı bir rant var. Son zamanlarda dizilerde, filmlerde Bademli'nin adı çok sık duymaya başladık. En güzel yerleri ucuza satın alanlar, şimdi buraları hizmete açmak için sit alanını kaldırmanın çalışmalarını yapıyor.

Peki, Bademli'ye gelip de kesinlikle görmeden gitmeyin diyebileceğiniz neresi var?
Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli, asıl güzellikleri burada saklı Bademli'nin. Bademli'ye ulaştıktan sonra bir balıkçı teknesi ile adalar turu mutlaka yapılmalı. Adanın eşsiz kumsalı, akvaryum misali denizi ve ılıca dediğimiz denizin içinden sıcak su çıkan yerlerde muhakkak deniz sefası yapılmalı. Fame Beach, Kayra Beach,  Pissa Plajı, Çam Kamp, Ayazma plajları da kesinlikle görülmeye değer.

Gezginler ve fotoğrafçılar için güneşin en güzel battığı yeri sorsak, neresi dersiniz?
Güneşin en güzel battığı yer, limanın üstünden izlenirse müthiş ya da Denizköy yolu üzerinde kale dediğimiz tepeden izlenirse, adalar ayaklarının altında olur. Öyle de güzel bir manzara ki insanı kendinden alıyor. Fotoğrafla ilgilenen biri olarak, Bademli'nin doğa ve portre fotoğrafçıları için bir cennet olduğunu söyleyebilirim.

Bu söylediğiniz yerlerden çektiğiniz günbatımı fotoğrafı var mı? Bizimle paylaşır mısınız?

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Fener Burnu (liman içi)

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Kale(Denizköy yolu üzerinde)

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Fame Beach

Size göre Bademli'de en güzel koylar hangileri?

Garip Adası, Hanımın Koyu, Kalem Adası, Hayıtlı Koyu, Killik Koyu, Zindancık Koyu.

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Hayıtlı Koyu

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Aya Nikola

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Garip Adası

Şeref Baykal: “Bademli'ye gelip de Garip Adası ve Kalem Adası görülmeden kesinlikle dönülmemeli”
Kalem Adası

Gelelim benim bu yaz 2 kez gitme fırsatı bulduğum Zindancık Koyu'na… Ben araştırma fırsatı bulamadım. Adı neden Zindancık?
Bunu çoğu Bademlili bile bilmez. Doğru kişiyi buldun, çok şanlısın. Konumu itibariyle koyda güneş daha erken kayboluyor, kuytu ve çukurda kalıyor ve de diğer koylara nazaran daha erken karanlıklaşıyor. Bu sebeple zindana benzetilmiş, onun hemen arkasında ise "Küçük Zindancık Koyu" var, o da aynı… Bu sebepten dolayı adı Zindancık Koyu.

Zindancık koyuna evlerin arasından iniliyor, ev sahipleri bu durumdan rahatsız olmuyor mu?
Günübirlikçiler pek oranın farkında değil. Ev sahipleri rahatsız olsa bile bir taşkınlık olmadığı sürece seslerini çıkarmıyorlar. Çünkü oralarda imar izni yok, doğal sit alanı olduğu için yapıların hepsi kaçak. Yani kimseyle ters düşmek istemezler diye düşünüyorum. Yine de en iyi orada oturanlar bilir. Kimse kimseyi rahatsız etmediği sürece Bademli'de huzur daimdir.

Şeref Baykal'a bu güzel röportaj ve fotoğraflar için teşekkür ederiz. Kendisinin keyifli fotoğraflarına @srfby Instagram hesabından ulaşabilirsiniz.

Etiketler