Google+

Arama formu

GEZGİNLERİ BEKLEYEN GİZLİ TEHLİKE

Birçok gezgin gibi ben de seyahatlerim sırasında hijyen konusunda pek takıntılı olmasam da bu konuda çıkan haberleri ve yazıları dikkatle takip ederim.

Dünyanın geri kalmış coğrafyalarına seyahat ediyorsam özellikle seyahat öncesinde Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’ne bağlı sağlık merkezlerine (http://www.seyahatsagligi.gov.tr) uğrayarak gideceğim ülke, şehir hakkında en güncel sağlık bilgilerini alır, gerekli aşıları yaptırırım. Bir de gittiğim de kapalı şişe su tüketmeye özen gösterir, pişmemiş çiğ sebze ve meyve yememeye gayret ederim. Benim hijyen takıntım bundan ibarettir. En azından bugün Lonely Planet tarafından takipçileri ile paylaşılan bir araştırmaya kadar bundan ibaretti. Oysa haberi okuduktan sonra gördüm ki sadece dünyanın geri kalmış ülkeleri değil, modern ülkelerinde de aklımıza gelmeyecek kadar çok mikrobu barındıran mekânlar mevcut.

HAVALİMANLARINDAKİ GİZLİ TEHLİKE

Birçok hastalığa zemin hazırlayan bu yerlerden biri de kendi kendimize check-in yaptığımız kiosklar desek ve buradaki bakteri sayısı evimizdeki tuvaletten 1,475 kat daha fazla olduğunu söylesek tehlikenin boyutunu daha kolay anlaşılabilir.

Yoğun bir tatil sezonunda InsuranceQuotes adlı bir kuruluş, ABD’nin üç büyük havalimanında aralarında yolcu bekleme salonlarındaki koltukların kol koyma yerleri, su sebilleri ve kiosklar gibi altı farklı yüzeyden aldığı örneklerde 18 farklı test yapar. Bu testler sırasında inç karedeki ortalama canlı bakteri sayısını (CFU) ölçer. Şaşırtan sonuçları da kamuoyu ile paylaşır.

Hayatımızı kolaylaştıran, bizi kuyruklarda dakikalarca beklemekten kurtaran kendi kendimize check-in yaptığımız kiosklardan alınan numunelerde ortalama 253.857 CFU’ya rastlanırken bu rakam uçak tuvaletlerindeki sifonlarda 95.145 CFU, havalimanlarındaki su sebillerinde 19.881 CFU, uçaklardaki açılır, kapanır masalarda 11.595 CFU, emniyet kemeri tokalarında 1.116 CFU iken evlerimizdeki mutfak tezgâhında 361 CFU ve gene evlerimizdeki klozetlerde sadece 172 CFU’dur. Bu sonuçların ışığında görünen o ki seyyahlar için sadece az gelişmiş ülkelerin yaşam ve hijyen koşulları değil, modern havalimanları da ciddi sağlık risklerini bünyesinde barındırmaktadır. Bu arada uçak ve havalimanlarının temizlenmesine ilişkin sivil havacılık otoritesinin getirdiği bir kural ve uygulamanın mevcut olmadığını da hatırlatmadan geçmeyelim.

Peki, ne yapacağız? İlk bakışta seçeneklerden biri seyahatlerden vazgeçip evde oturmak gibi görünse de -ki yazmama rağmen bana da inandırıcı gelmedi-, çok daha kolay ve basit bir çözümü var: Her yolculukta yanımızdan ayırmayacağımız has zeytinyağından imal edilmiş küçük bir kalıp doğal sabun ve antibakteriyel seyahat jeli. Hepsi bundan ibaret.

Sağlıklı ve keyifli yolculuklar.

HAVALİMANLARINDAKİ BAZI YÜZEYLERDE BULUNAN BAKTERİ MİKTARI

GEZGİNLERİ BEKLEYEN GİZLİ TEHLİKE
 
Kaynak: Bu yazıdaki veriler Lonely Planet Travel News'den alınmıştır.
 


Yazar Hakkında

Oğuz Otay

Seyahat için doğmuş olmasından mıdır bilinmez kırkı çıkar çıkmaz Diyarbakır havaalanından uçağa binerek ilk seyahatini yaptı.   Çocukluk yıllarında ailesinin görevi gereği spor kafileleri ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanına seyahat etti. 15 yaşına gelmeden Denizli Pamukkale’den, Antalya Aspendos’a, Nevşehir Avanos’dan, Konya’da Mevlana...