Google+

Arama formu

Kaz Dağları’nda Gezilecek Yerler

Kaz Dağları’nda Gezilecek Yerler

Ülkemizin önde gelen doğal güzelliklerinden biri olan Kaz Dağları ziyaretçilerine huzur içerisinde tatil yapabilme imkanı sunar. Çanakkale ve Balıkesir sınırında olan Kaz Dağları’nda her mevsim ayrı bir manzara bulmak mümkündür. Edremit ve Ayvalık ilçelerine oldukça yakın olan Kaz Dağları’nda Akçay, Zeytinli, Altınoluk beldelerini ziyaret edebilir, koruma altına alınan Millî Park’ı gezebilir, hayranlık uyandıran doğal güzellikleri keşfedebilirsiniz. Doğal Ege lezzetlerini deneyebilir, birbirinden eğlenceli aktiviteler ile unutulmaz bir tatil yaşayabilirsiniz. En az 2 - 3 gününüzü Kaz Dağları’na ayırarak bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirebilir, şehir yaşantısının yarattığı stresi üzerinizden atarak doğada kendinizi yenileme fırsatı bulabilirsiniz.

Kaz Dağları’nda Gezilecek Yerler

Alplerden sonra en yüksek oksijen oranına sahip yer olarak gösterilen Kaz Dağları gezinize Millî Park’tan başlayabilirsiniz. Kaz Dağları Milli Parkı 1993 yılında koruma altına alınmıştır. Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi, Şahinderesi Kanyonu görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir. Yeşilyurt ve Adatepe köyü, Kaz Dağları’na gelenlerin en çok konaklamayı tercih ettikleri yerlerin başında gelirken Zeus Altarı eşsiz manzarası ile görenleri büyülemektedir. Sarıkız Türbesi, Zeytinyağı Müzesi, Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, Darıtepe Tabiat Parkı Kaz Dağları gezilecek yerler arasındadır.

Listede adı geçen yerlerle ilgili bilgiler aşağıda mevcuttur.


Kazdağları Turları

Kaz Dağları Millî Parkı

Kaz Dağları Millî ParkıKaz Dağları Millî Parkı-1

Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesi’ni birbirinden ayıran hem Çanakkale hem de Balıkesir sınırları içerisinde yer alan Kaz Dağları, Biga Yarımadası’nın en yüksek dağıdır. Diğer adı İda Dağı olan Kaz Dağları Anadolu’nun sahip olduğu doğa harikalarından biridir. Bu doğal güzellik Bakanlar Kurulu tarafından 1993 yılında Millî Park ilan edilerek koruma altına alınmıştır. 21.452 hektar alan üzerine kurulan parkta yaklaşık 800 bitki türü tespit edilmiştir. Burada herhangi bir şekilde bitki yetiştirilmesine, toplanmasına, avcılık yapılmasına ve ateş yakılmasına izin verilmemektedir. Yeşilin her tonuna sahip olan ormanlar kızılçam ağaçları, karaçam ve meşe ağaçları ile yüksek kesimlerde Kaz Dağları’na özgü yetişen göknar ağacı ile çevrilidir. Turizm açısından Anadolu’nun en güzel yeri olan Kaz Dağları Millî Parkı karaca, ayı, domuz, çakal, yaban tavşanı, ağaç sansarı, kartal, şahin ve doğan gibi hayvanlara ev sahipliği yapmaktadır. Alp Dağları’ndan sonra dünyanın en fazla oksijen oranına sahip olan Kaz Dağları sulak alanları, şelaleleri, yer altı ve yer üstü zenginlikleri ve mis gibi havasıyla ülkemizin en güzel yerlerinin başında gelmektedir. Kaz Dağları Millî Parkı’nın Sarıkız, Karataş ve Baba Tepesi olmak üzere toplam 3 zirvesi bulunmaktadır. Rehber olmadan bu bölgelere gezilmesine izin verilmemektedir. Pınarbaşı ve Hasanboğuldu bölgelerinde günübirlik kullanım için mesire ve piknik alanları bulunmaktadır. Park içerisinde yetkililerin gösterdiği kontrollü bölgeler haricinde çadır ve karavanla konaklamaya izin verilmemektedir. Kaz Dağları Millî Parkı’na giriş ücreti kişi başı 5 TL, otomobil ile giriş ise 15 TL’dir.

Yeşilyurt Köyü

Yeşilyurt Köyü

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bulunan Yeşilyurt Köyü, Kuzey Ege’nin en güzel köylerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kaz Dağları’nın merkezinde bulunan köy, çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı olduğu için mis gibi bir havaya sahiptir. Yeşilyurt köyü yemyeşil doğası, Arnavut kaldırımlarıyla kaplı sokakları, geleneksel mimarinin örneklerinden olan taş evleri, sakinliğiyle yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir. 700 yıllık tarihe sahip olduğu tahmin edilen Yeşilyurt köyünde geçmişte Rumlar ve Türkler bir arada yaşamıştır. 1924 yılında yapılan nüfus mübadelesiyle Rumlar, Midilli ve Girit Adası’nda yaşayan Türklerle yer değiştirmiştir. Ülkemizin en temiz havaya sahip köylerinden biri olan Yeşilyurt köyünde İstanbul başta olmak üzere çevre illerden birçok yerli turistin köyü ziyaret etmesiyle 1993 yılında köyde ilk butik otel açılmıştır. Bugün köyde çok sayıda butik otel, kafe, restoran ve hediyelik eşya satan dükkan bulunmaktadır. Köyün birçok yerinde köylü kadınların tezgâhları bulunmaktadır. Tezgahlarda yöreye özgü karadut reçeli ve suyu, kekik, bal, zeytinyağı ve tarhana satılmaktadır. Sakin ama huzurlu bir tatil imkânı sunan Yeşilyurt köyüne mutlaka uğramanızı tavsiye ederiz.

Adatepe Köyü

Adatepe Köyü

Adatepe Köyü, Edremit’in kuzeyinde Kaz Dağları’nın eteklerinde bulunan bir diğer şirin köydür. Tarihi Antik Çağ’a kadar dayan Zeus Altarı Adatepe köyü yakınlarında bulunmaktadır. Homeros, İlyada Destanı’nda Adatepe hakkında Gargaros olarak bahsetmektedir. Tarihî köyde Midilli, Truva, Pers, Atina, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait izlere rastlamak mümkündür. Osmanlı Dönemi’ne ait cami ve mezarlar günümüze kadar ulaşmıştır. Geçmişte ağırlıklı olarak Rumların yaşadığı Adatepe köyünde 1924 yılında yapılan nüfus mübadelesiyle Rumlar Midilli ve Girit Adası’nda yaşayan Türklerle yer değiştirmiştir. 1950 yılında köy nüfusu yarı yarıya azalmıştır. Adatepe köyünde betonlaşmayı önlemek için Kültür ve Turizm Bakanlığı 1989 yılında bölgeyi sit alanı ilan etmiştir. 1989 yılından sonra köye herhangi bir beton yapı inşa edilmemiştir. Arnavut kaldırımları ilk günkü gibi olan köyün taş evlerinde Anıtlar Kurulu’nun denetiminde restorasyon çalışmaları yapılmaktadır. Taş evlerin ve ahırların restore edilmesi köyün değerini artırsa da köyün en büyük özelliği dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip köylerden biri olmasıdır. Adatepe köyü el değmemiş doğası ve yöresel lezzetleriyle gelenlere unutulmaz bir tatil deneyimi yaşatmaktadır.

Sarıkız Türbesi

Sarıkız Türbesi

Sarıkız Türbesi, Ege ile Marmara Bölgesi’ni birbirinden ayıran Kaz Dağları’nın en yüksek noktası olan Sarıkız Tepesi’nde bulunmaktadır. Sarıkız Tepesi’nin denizden yüksekliği 1.726 metredir. Tepede türbe ile birlikte bir de heykel bulunmaktadır. Sarıkız Türbesi hakkında yıllardan beri süregelen efsaneler mevcuttur.

Efsaneye göre Sarıkız babası ile birlikte yaşamaktadır. Sarıkız’ın babası hacca gittiğinde köyün delikanlıları Sarıkız’a talip olmuştur. Sarıkız erkeklerden hiçbirini kabul etmemiştir. Buna içerlenen erkekler Sarıkız hakkında kötü yola düştü diye dedikodu yaymaya başlamıştır. Baba hacdan döndükten sonra bu kötü dedikoduyu duymuş ve Sarıkız’ı öldürmek için Kaz Dağları’nın tepesine çıkartmıştır. Onu öldürmeye kıyamayan baba, kızını tepede hayvanlara yem olsun diye bırakmıştır. Yıllar sonra köye gelirken yollarını kaybeden misafirler yollarını tepede gördükleri ve yanında kazlar olan sarı bir kızın yardımıyla bulduklarını söylemişlerdir. Bu hikâyeyi duyan baba bu kızın kendi kızı olabileceğini düşünerek tepeye çıkmıştır. Baba bugün Sarıkız olarak adlandırılan tepede kızını bulmuştur. Babası Sarıkız’dan su istediğinde kız körfezden elini uzatıp tasa su doldurduğunda babası kızının ermiş olduğunu anlamıştır. O sırada Sarıkız’ın üstünde kara bir bulut düşmüş ve kız kaybolmuştur. Bunun üzerine babası kendini tepelere vurmuş ve bugün Babadağı olarak adlandırılan yerde hayatını kaybetmiştir. Yöre halkı Sarıkız ve babasına saygı göstermek için mezarlarını yaptırmıştır. Sarıkızın mezarının olduğu tepeye Sarıkız Tepesi, babasının mezarının olduğu tepeye ise Baba Tepe ismi verilmiştir. Günümüzde birçok kişi Sarıkızı anmak için bu tepeye çıkmakta ve dilekler dilemektedir.

Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi

Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi

Kaz Dağları gezilecek yerlerden bir diğeri olan Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi Edremit’in Zeytinli ilçesi yakınlarında bulunmaktadır. Kaz Dağları’nın eteklerinde denizden 798 metre yüksekte bulunan Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi ziyaretçilerine yemyeşil zeytin ağaçları arasında şelaleden akan suyun sesiyle dinlenme fırsatı sunmaktadır. Kaz Dağları Millî Parkı sınırları içinde bulunan Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi görülmeye değer güzelliktedir. Sütuven Şelalesi Kızılkeçili Çayı üzerinden akmaktadır. Sütuven Şelalesi’nin 17 metre yükseklikten aşağı akan suyu biraz aşağıda Hasanboğuldu Göleti’ni oluşturmaktadır. Doğal bir havuz olan Hasanboğuldu Göleti hakkında efsaneler de bulunmaktadır. Öyle ki Hasanboğuldu Göleti efsaneleriyle filmlere bile konu olmuştur. Gölet özellikle yaz aylarında buz gibi suyuyla ziyaretçilerinin serinlemesine olanak sağlamaktadır. Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi’nin etrafında dinlenme ve piknik alanları olduğu gibi restoran ve kafeler de bulunmaktadır. Ayrıca bölgede köy halkı tarafından kurulan hediyelik eşyalar satın alabileceğiniz tezgahlar da yer alır. Kaz Dağları Millî Parkı gezinize Hasanboğuldu ve Sütuven Şelalesi’ni eklemeyi unutmayın.

Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Adatepe Zeytinyağı Müzesi

Adatepe Zeytinyağı Müzesi Ayvacık ilçesinin Küçükkuyu kasabasında bulunmaktadır. Küçükkuyu’da bir zamanlar sabun fabrikası olarak kullanılan bina restore edilerek 2001 yılında Adatepe Zeytinyağı Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Adatepe Zeytinyağı Müzesi 2 katlıdır ve geniş bir bahçesi vardır. Bahçede mengene, taş değirmen ve zeytinyağı üretiminde kullanılan tarihî eserler dikkat çekmektedir.

Müze’nin birinci katında zeytinyağı üretiminden kullanılan presler, zeytin toplamada kullanılan aletler, muhafaza amaçlı kullanılan saklama küpleri bulunmaktadır. Sergilenen her eserin başında ayrıntılı bilgi etiketlerini okuyabilirsiniz. Zeytinyağı ve zeytinyağlı sabunun üretimi hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabileceğiniz müzenin ikinci katında ise sabun kazanı, sabun kesme ve dökme tavlası ile sabunlar sergilenmektedir. Müze’de ayrıca yöreye özgü olan taze zeytin, zeytinyağı ve doğal sabun alabileceğiniz dükkan bulunmaktadır. Adatepe Zeytinyağı Müzesi haftanın her günü 08.30-18.30 saatleri arasında ziyaretçi kabul etmektedir. Müze’ye giriş ücretsizdir.

Zeus Altarı

Zeus Altarı

Zeus Altarı, Adatepe köyünün yaklaşık 700 metre uzağındaki Dede Tepe’de yer almaktadır. Zeus Altarı Zeus Sunağı olarak da bilinmektedir. Sunağın tanınması Alman gazeteci Heinrich Schliemann ve Arkeolog Judeich sayesinde olmuştur. Adatepe Köyünden tepe yürüyerek kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Zeus Altarı olarak bilinen alan büyük bir kaya kütlesinin işlenmesiyle oluşturulmuştur. Kayaya ulaşım sağlayan merdivenler bile oyularak yapılmıştır. Sunak nişleri, oturma alanları ve sarnıç mekanından oluşturulmuştur. Sunağın altında içinde su bulunan sarnıca halk arasında Zeus Mağarası da denilmektedir. Homeros, İlyada Destanı’nda Tanrılar Tanrısı Zeus’un Kaz Dağları olarak bilinen İda Dağı’nda yaşadığını ve Truva Savaşı’nı buradan yönettiğinden bahsetmiştir. Destanda bu bölge Gargaros Tepesi olarak geçmektedir. Zeus ile karısı Hera’nın birbirlerine burada aşık olduğuna dair efsaneler bulunmaktadır. Zeus Altarı, Edremit’in bütün güzelliğini gözler önüne seren muhteşem bir manzaraya sahiptir. Edremit’in ve Kaz Dağları’nın nefis doğasına şahit olabileceğiniz tepede harika fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.

Tahtakuşlar Etnografya Müzesi

Tahtakuşlar Etnografya Müzesi

Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, 1991 yılında Alibey Kudar tarafından Edremit’tin Tahtakuşlar köyünde kurulmuştur. Ülkemizdeki sayılı özel etnografya müzelerinden olan Tahtakuşlar Etnografya Müzesi UNESCO ödüllüdür. Türkiye’de bir köyde kurulan ilk sanat müzesi olma özelliğini taşıyan Müze’de, Orta Asya’dan ülkemize göç eden Türk boylarının inandıkları Şamanizm kültürlerine ait eşyalar sergilenmektedir. Bu eşyalar arasında Türk boylarının giysileri, evde kullandıkları eşyalar, aletler, objeler, çadırları ve halıların yanı sıra el işleri de bulunmaktadır.

Alibey Kudar ve oğulları Türkmen kültürünü günümüze kadar ulaştıran ve hala yaşatan gönüllü temsilciler olmuştur. Aile galeride Türkmen kültürüne ait eşyaları sergilemenin yanı sıra köy halkının resim ve el sanatlarını sergilemesine de ön ayak olmuştur. Müze’ye 1992 yılında Selim Turan Galerisi, 1994 yılında kütüphane eklenmiştir. Müze’nin en ilgi çeken eserlerinden biri dev boyutlardaki deniz kaplumbağasıdır. Güney Amerika sahillerinde yaşadığı tahmin edilen kaplumbağanın yolunu şaşırarak Ege Denizi’ne geldiği tahmin edilmektedir. Balıkçıların ağına takılarak ölen kaplumbağa 360 kg ağırlığında ve 197 cm uzunluğundadır. Müze’de ayrıca Nijerya, Avustralya ve Türkmenistan’dan getirilen eşyalar da sergilenmektedir.

Darıdere Tabiat Parkı

Darıdere Tabiat Parkı

Kaz Dağları’nda ziyaret edebileceğiniz bir başka doğal güzellik olan Darıdere Tabiat Parkı tam bir oksijen deposudur. Yeşil ve mavinin her tonuna sahip olan park doğada yürüyüş ve kamp yapmayı sevenler için cennetten bir köşe olarak gösterilmektedir. Narlı köyüne 13 km uzaklıkta bulunan Darıdere Tabiat Parkı, Kaz Dağları’nın eteklerinde 1.000 metre yükseklikte doğal mesire alanıyken 2011 yılında 10 hektarlık bir tabiat parkına dönüştürülmüştür. Tabiat Parkı karaçam ve kestane başta olmak üzere kızılçam ve meşe ağaçları ile kaplıdır. Ayı, karaca, çakal, sincap, yaban domuzu, porsuk, atmaca, şahin gibi hayvanlara da rastlamak mümkündür. Parkın içerisinde keyifli zaman geçirmeniz için futbol, voleybol ve basketbol sahaları, piknik alanları ve yüzebileceğiniz bir gölet bulunmaktadır. Darıdere Tabiat Parkı’nda çadır kurabileceğiniz bir kamp alanı da mevcuttur. Parkta izin verilen alanlar dışında çadır kampı kurulması ve kamp boyunca ateş yakılması kesinlikle yasaktır. Son zamanlarda şifa turizmi kapsamında da sıkça ziyaret edilen Darıdere Tabiat Parkı’na kişi başı giriş ücreti 5 TL’dir. Araç ile geliyorsanız türüne göre ücretlendirme farklılaşmaktadır.

Şahinderesi Kanyonu

Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk bölgesinin hayat damarı olarak görülen Şahinderesi Kanyonu, Kaz Dağları’nın muhteşem doğasına sahip yerlerden biridir. Denizden gelen iyot kokusunu ve tertemiz havayı sonuna kadar hissedebileceğiniz kanyon macera tutkunlarının, fotoğrafçıların, yürüyüş severlerin yıllardır gözde yerlerinden biri olmaktadır. Kanyon birbirinden farklı ağaç ve bitki türlerine, yüzlerce farklı türde hayvana ev sahipliği yapmaktadır. Şahinderesi Kanyonu’nun uzunluğu 26 km olmakla birlikle yüksekliği yer yer 600 - 700 metreye kadar çıkmaktadır. Kanyonda gezerken buz gibi sularda ilerlemeniz gerekmektedir. Bu nedenle yaz aylarında ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Kazdağları Millî Parkı sınırları içinde yer alan Şahinderesi Kanyonu koruma altındadır. Kanyonu gezmek için Zeytinli Kazdağı Millî Parkı bürosundan izin alınması gerekmektedir. Kanyonun sadece belli bir kısmına kadar gezilmesine izin verilmektedir. Bürodan alacağınız “alan kılavuzu” ile gezebileceğiniz Şahinderesi Kanyonu farklı bir deneyim yaşamak isterseniz sizleri bekliyor.