AIX-EN PROVENCE’TA BİR GÜN

2015 yılı Haziran ayında bir gün, Marsilya St. Charles Tren Garı’ndan hareket eden 09.23 treni ile Aix-en Provence’a gittim. Bilet gidiş dönüş 16 Euro tuttu. Saat 10.00’a doğru Gare Routière’deydik. Bu tren yolculuğu yaklaşık 40 dakika sürmüştü. İsterseniz Gare Routier’den şehir merkezine yürüyerek gidebilirsiniz ve Cours Mirabeau’nun başındaki o heykellerle süslü güzel havuz( Fontaine De La Rotonde)  sizi karşılar, aynı meydandaki turizm bürosuna uğrayıp gezinizi planlayabilirsiniz (http://www.aixenprovencetourism.com/en/ ).

Ben istasyondan bir minibüse atlayıp Cours Mirabeau’da indim. Cours Mirabeau şehrin ya da kasabanın ana caddesi. Sağlı sollu güzel tarihi binalarla, kafeterya ve restoranlarla dolu. Ben de Kral Rene Çeşmesi (Fontaine Du Roi Rene)’nin karşısındaki bir kafede koyu kahvemi yudumlayıp etrafı gözlemledim.

Kral Röne Çeşmesi

Kadınlar güzel ve şık, erkekler kibar ve sakin görünüyor. O kafeteryada sabah kahvesi içerken ilk defa Fransa’da olduğumun ayrımına vardım.Cours Mirabeau’dan sağa dönüp St. Jean Malta Şövalyeleri Kilisesi ve yanındaki MüzeGranet'yi gezdim. Kilise 11.00’de açılmıştı ama müze için 12.00’yi beklemek gerekti.

Malta Şövalyeleri Kilisesi

Etrafta dolaşıp fotoğraflar çektim. Müzenin merdivenlerinde adının Sally olduğunu öğrendiğim bir bayanla karşılaştım. Bu karşılaşmalar gün boyu sürdü.

Granet Müzesi'nden

Müzeye dönersek, ayrı yerlerdeki iki binadan oluşuyor. Ama ikisinin biletini de birlikte alıyorsunuz. İlk binayı gezdikten sonra hem doğal tarım ürünlerinin satışını yapan hem de glutensiz menü sunan bir restoranda yemek yedim.

Glutensiz Bir Öğlen Yemeği

Sally çoktan ikinci binayı da gezmiş dışarda oturuyordu. Birlikte devam etmeyi teklif etti. Ama ben yemek nedeniyle henüz bu bölümü gezemediğimi belirttim ki bu bölüm çok zengin koleksiyonlar içeriyordu.

Granet Müzesi-2. Bina Giriş

Kilisenin hemen yanındaki binada Cezanne resimleri, bu ikinci binada ise Picasso resimleri görmek güzeldi. İkinci bina “Granet XX. Yüzyıl” koleksiyonları içeriyordu. Müzede bayağı vakit geçirdikten sonra opera sokağındaki “Theatre du Jeu de Paume”ı görmek istedim. Ama kapalıydı. Dışardan fotoğrafını çekmekle yetindim. O sokaktan tekrar Cours Mirabeau’ya indim. Ama sağdan Rue Thiers’ten devam ettim. Place de Verdun ve Place de Precheurs’de fotoğraflar çektim. Kilise ve çeşme güzeldi.

precheurs Meydanındaki kilise

Oradan Rue de Montigny aracılığıyla küçük bir meydana çıktım. Meydanda ismini çeşmeden almış: Place et Fontaine des 3 Ormeaux (The Three Elms Fountain in 1632) .

The Three Elms Fountain

Matheron Sokağı’na devam edip daha önceki gelişimden hatırladığım Belediye Binası’nın da olduğu meydana çıktım. Her yer yine kalabalık. Meydanda müzik var ve yine Belediye Binası’nın önünde gelinler, damatlar…

Belediye Binasının önünde nikah için bekleyenler

Meydanın ortasındaki havuzun kenarında oturan Sally’yi farkettim. Selam verip yanına oturdum ben de… 

Belediye Binası'nın bulunduğu meydan
,Sally meydanda müzik yapan grubun karakalem bir resmini çizdi kısacık zamanda.

karakalem resim çizerken Sally

Ben de o esnada sağda solda fotoğraflar çektim.

Belediye Binasının bulunduğu meydandan bir detay

Ardından Saporta Sokağı'ndan Place de L’archeveche’yi bulduk.

Duvar Halıları Müzesi'nden

Duvar Halıları Müzesi (Musee des Tapiers) onu oldukça heyecanlandırmış görünüyordu (Bu arada bu müze öğrencilere ücretsiz). Benim heyecanım ise geç kalma korkusu. Zira saat 16.15’i gösteriyordu. Resim gibi olan duvar halılarına ve kostümlere hızla göz atıp ayrılmak istedim. 17.00’deki trenin son tren olduğunu söyleyerek ayrılmam gerektiğini anlatmaya çalıştım. Kendisinin de otobüs saatlerini öğrenmek için gara gideceğini söyledi. Bu durumda, birlikte hızla Place de Gaul’e indik. Buradan o SNCF Garı'na yöneldi. Gare Routière’e gitmem gerektiğini söyledim. Birilerine sorduk, ama o da bilmiyordu. Başka biri bize kestirme bir yol gösterdi ve nihayet o kestirme yoldan Gar Routière’e ulaştık. Ama koşturmaktan nefes nefese kaldım. Hemen Sally’e veda edip bileti makinadan okuttum. Perondaki trene atladığımda saat 16.43’tü ve birkaç dakika içinde tren hareket etti. 18.00’da St. Charles’taydım.

Son olarak şehirde mutlaka yapılması gereken 13 şeye dair listeyi inceleyerek ziyaretinizi planlamanızı öneririm:

http://www.aixenprovencetourism.com/en/things-to-do/explore/must-dos/mus...

Mesela ben 1839’da Aix-en Provence’ta doğan ve 1906’da 67 yaşında burada ölen ünlü ressam Paul Cezanne’ın atölyesini de gezmek isterdim. 

Cezaenne'in bir heykeli

Cezanne’ın izinden gidemesem de müzede tablolarını gördüm ve dolu dolu güzel bir gün geçirdiğim de aşikâr...