Bhaktapur ve Gezilecek Yerleri

Bhaktapur, Nepal’de yer alan Kathmandu’dan sonra en çok ziyaret edilen şehir. Kathmandu’nun 13 km doğusunda yer alan Bhaktapur şehri, Tibet ile eski ticaret yolu üzerinde yer aldığından bir hayli gelişmiş. Bhaktapur kentine girişte kişi başı 15$ ödüyoruz.

Bhaktapur ve Kraliyet Sarayı

Bhaktapur kenti içerisindeki yapıların çoğunluğu 9. yy.’da inşa edilmiş. Kent girişinde kenti koruyan, tüm düşmanları ve şeytanları öldüren, çok sayıda kola sahip olan bir Tanrı heykeli görüyoruz. Bu tanrıya çok sayıda hayvan kurban ediliyormuş. Bu heykelin diğer tarafında ise Lord Shiva’nın sinirli halindeki formunu görüyoruz. Aslında sakin olsa da, şehre girmesi muhtemel düşmanları kaçırmak için farklı formlara bürünüyormuş. Bu iki heykelin yanında iki tane de, kafaları canavara benzeyen oldukça büyük aslan figürleri var.

Bu meydanda da bir kraliyet sarayı ve çok sayıda tapınak var. Buradaki sacrifised tarzındaki tapınak, Patan şehrindeki tapınağın replikası. Diğer pagoda tarzındaki tapınak ise Pashupatinath’daki tapınağın replikası. Ülkede bu kadar çok tapınak olmasının en büyük nedeni döneminde 75 farklı bölgede 75 kral olması ve bu krallar arasındaki rekabetmiş. Şöyle ki, bir kral bir tapınak yaptırınca, bunu gören ya da duyan başka bir kral, bunun altında kalmamak için bir başka tapınak yaptırıyormuş. Bu şekilde çok sayıda replika tapınak inşa edilmiş. Rehberimizin söylediğine göre, Nepal’de 1 bina varsa, iki de tapınak varmış.

16. yy.’da Gorkalar gelerek hem Malla krallığına hem de ülkedeki 75 farklı kralın varlığına son vererek, kendi hükümdarlıklarını kuruyorlar. 1768 senesinde Shah Krallığı soyundan gelen Prithvi Narayan Shah, ilk Gurkha kralı olarak Kathmandu, Patan ve Bhaktapur’u tek çatı altında topluyor. Bu şekilde 240 sene boyunca Shah Krallığı altında yönetiliyor.

Bhaktapur’daki Kraliyet Sarayı oldukça gösterişli. İlk olarak Kraliyet Sarayı girişindeki Altın Kapı’ya geliyoruz. Altın kapı (Golden Gate), bu bölgenin en önemli eserlerinden biri. Kapının en üstündeki figür kralı temsil ediyor. Kralın altında ise Garuda var. Bu figür Hinduizm’i en iyi anlatan figürlerden biri.

Altın Kapı’dan geçerek sarayın iç avlusuna giriyoruz. İç avluda yer alan Kraliyet Havuzu 16. yy.’da Malla Krallığı tarafından yapılmış. Bu havuzun çepeçevre kenarında kobra yılanı figürü bulunuyor. Havuzun ortasında ise pirinçten yapılmış yukarı doğru dikilmiş kobra bulunuyor. Ayrıca havuzun kurnası 7 farklı metalden yapılmış. Bu çeşme üzerinde yine kobra yılanı bulunuyor. Kobra yılanının Hinduizm’de iki anlamı varmış; Birincisi yağmur veren tanrı, ikincisi ise dostluk.

Kraliyet havuzunun çevresinin kobra yılanı ile çevrili olması, kralın kobra tarafından korunması ve kralın ormanın en güçlü hayvanı olan kobra ile dost olmasını, dolayısı ile de tüm hayvanlık ile dost olduğunu temsil ediyor. Kraliyet sarayının içinde ayrı bir bölüm var. Bu bölüm dini işlerin yürütüldüğü kısımmış, ama buna giriş Hindu olmayanlara yasak. Bu nedenle biz de giremedik. Burada çeşitli festivallerde Tanrılarına hayvan kurban ediyorlarmış. Tapınağın girişinde ise hayvanların bağlanacağı direkler var. Kapısı ise oldukça önemli. Hinduizm’i özetleyen bir ahşap oyma ile süslenmiş.

Kraliyet sarayının en önemli özelliklerinden biri de pencereleri. Sarayın en üst katında 55 tane el yapımı pencere yer alıyor. Bu 55 pencereli sarayın hemen karşısında ise Bhupatindra Malla’nın saraya doğru bakan bir heykeli yer alıyor.

Saraydan çıktığımızda, karşımızda Pashupatinath’taki tapınağın replikasını görüyoruz. Pagoda stilindeki bu tapınağın adı Changunarayan Tapınağı. Tanrı Shiva’ya adanmış olan tapınağın dış tarafında insanlara cinsel eğitim vermek üzere yapılmış olan çok sayıda erotik figür var. Bu figürlerin tamamı da Kamasutra cinsel eğitim kitabını oluşturuyor.

Kraliyet Sarayı çevresinde düzenlenen en önemli festival Chariot Festivaliymiş. Maalesef biz zamanlama olarak bu festivale yetişemedik.

Durbar Meydanı ve Nyata Pola Tapınağı

Bhaktapur şehrinin merkezine de diğer şehirlerde olduğu gibi Durbar Square deniliyor. Şehrin ana girişinden girip, Kraliyet sarayını geçtikten sonra, hafif meyilli ve dar sokaklardan yürüyoruz. Bu dar sokaklarda Nepal’e özgü ürünler satan çok sayıda ufak dükkan bulunuyor. Oldukça renkli ve keyifli bir bölge. Bu sokaklar ise sizi doğruca Bhaktapur Durbar meydanına çıkartıyor.

Bu meydanda yer alan en önemli yapı kuşkusuz 73 metre yüksekliğinde ve 5 kattan oluşan Nyata Pola Tapınağı. Pagoda stili olan tapınak 1702 senesinde Kral Bhupatindra Malla tarafından yaptırılmış. Bu tapınak, Nepal’in en yüksek tapınağı olma özelliğine de sahip. Tapınağın merdivenlerinde her iki tarafta da sırasıyla insan, fil, aslan, ejderha ve Tanrı Shiva figürleri yer alıyor. Bunun anlamı ise şu şekilde; insan güçlüdür, ama fil insandan 10 kat güçlüdür, fil güçlüdür ama aslan filden 10 kat güçlüdür, aslan güçlüdür ama ejderha aslandan 10 kat güçlüdür, ejderha güçlüdür ama Tanrı Shiva ejderhadan 10 kat güçlüdür. Yani en güçlü olan Tanrı’dır.

Bu meydanda da çok sayıda tapınak yer aldığından, buraya Beş Tapınaklar Meydanı da deniliyor.

İkinci önemli tapınak ise, Bhairab Tapınağı. Bu tapınak da pagoda tarzında inşa edilmiş olup Tanrı Shiva’ya adanmış. İlk yapımı bu denli gösterişli olmayıp, Kral Jagat Jyoti Malla tarafından yaptırılmış. Daha sonra tam bir sanat aşığı olan Kral Bhupatindra Malla burayı yeniden şekillendirmiş.

Bu meydanda yer alan diğer bir önemli tapınak ise Dattatraya Tapınağı. Bu küçük tapınağın en önemli özelliği ise yapım tarihinin 55 pencereli Bhaktapur Kraliyert sarayı kadar eski olması ve tek bir ağaç gövdesinin oyularak inşa edildiğine inanılması. 1427 senesinde Kral Yakshya Malla tarafından yaptırılan tapınak, 1458 senesinde Kral Vishwa Malla tarafından yenilenmiş.

Meydanın ortasında yer alan hoş bir yerel kafe var. Bu kafenin üst katında bir şeyler içip, etrafı gözlemleyebilirsiniz.

Biz gittiğimizde bu meydanın arka kısmında kurulmuş çok renkli bir yerel pazar vardı.

Meyve, sebze satışının yanında en fazla göze çarpan şey siyah kilden yapılma ürünlerdi. Bhaktapur, kilden çömlek yapımında bir hayli ilerlemiş durumda. Biz de hatıra olarak buradan siyah kilden yapılma bir vazo alarak Kathmandu’ya doğru dönüş yapıyoruz. Bhaktapur'da konaklamak için merkezi konumu ve muhteşem yemekleri ile Thagu Chhen, a Boutique Hotel ve Peacock Guest House ideal otellerden. 

HÜSEYİN YILMAZ

Yazar Hakkında

HÜSEYİN YILMAZ

 1942 Sinop Ayancık doğumluyum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Mecburi hizmet nedeni ile Hakkari, Yüksekova, Siirt’te görev yaptım.