Bir Masalın İçinde: Hallstatt Kasabası

Bir gün Instagram’da karşıma bir fotoğraf çıktı ve fotoğrafın yer kısmında Hallstatt yazıyordu. Adını daha önce duymadığım, hangi ülkede olduğunu bile bilmediğim bir yer. Bir an böyle bir yerin gerçek olduğuna inanamadım çünkü fotoğraf adeta bir tablo gibiydi. Adını unutmamak için hemen seyahat not defterimde gidilecek yerler kısmına ekledim.

Ben bu yüzden fotoğraf çekmeyi ve fotoğraflara bakmayı çok seviyorum. Çünkü daha önce hiç görmediğiniz ve adını hiç duymadığınız yerlere sizi hayran bırakabiliyor.

Ben o fotoğrafı gördüğümde aylardan Mayıs’tı. Tam üç ay sonra bir hayalim daha gerçekleşti ve ben Hallstatt’a gittim. “Öznur, benim hayallerim neden hemen gerçekleşmiyor?” diye aklınızdan geçebilir. Eğer hayal ederken olumsuz düşünceleri aklınızdan geçirmezseniz, hayalinizi gerçekleştirmek için girişimlerde bulunursanız ve karşılaştığınız tüm sıkıntılara rağmen hala ısrarla pozitif ve olumlu bir şekilde hayaller kurarsanız sizin de hayalleriniz hemen gerçekleşir derim.

Hallstatt’a Nasıl Gidilir?Biz Hallstatt’a Graz’dan araba ile 2 saat 15 dakikada gittik. Fakat eğer yolunuz Lubliyana’ya, Viyana’ya veya Salzburg’a düşerse buralardan da Hallstatt’a kolaylıkla gidebilirsiniz. Araba opsiyonunu kullanmak istemeyenler Hallstatt’a trenle de gidebilir. Hatta Interrail yapacakların rotasına mutlaka eklemesi gereken bir yer Hallstatt kasabası.

Ben araba kiralayıp gitmenizi tavsiye ederim. Zaten Avrupa’da araba kiralama ücretleri gerçekten çok uygun. Graz-Hallstatt arasındaki yol inanılmaz keyifli. Güzel müzik ve muhteşem Avusturya doğası eşliğinde dağların etrafından bazen tırmanıyor bazen ise keskin virajlı yollardan geçiyorduk. Yolda giderken aklımda hep o fotoğraf vardı. Yol yakınlaştıkça heyecanım giderek artıyordu ve ben o fotoğrafın gerçekten bir anda karşıma çıkmasını istiyordum.

Hallstatt’ta Otopark
Hallstatt kasabasına vardığımızda bizi otopark yönlendirmeleri karşıladı zira kasabanın içine araba ile girmek yasak. Eğer Hallstatt’a araba ile gelecekseniz mutlaka erkenden varmayı planlayın çünkü Hallstatt’ta 3 tane büyük otopark bulunmasına rağmen yüksek sezonda park sırası beklemeniz gerekebilir. Biz Eylül ayında gittik ve kasabaya sabah erkenden vardığımız için otopark sıkıntısı yaşamadık.

Otopark fiyatları: İlk 15 dakika ücretsiz, 15 dakika ile 1 saat arası 3 euro, 1 saat ile 2 saat arası 5 euro, 2 saat ile 3 saat arası 6,5 euro, 3 saat ile 12 saat arası 7,50 euro, 12 saat ile 24 saat arası saat başına 0,50 euro. Otopark ödemesi makinalardan yapılıyor ve kredi kartı da kullanılabiliyor. Aracımızı park ettikten sonra hızlı adımlarla ve heyecanla kasabaya doğru yürümeye başladık.

Hallstatt’ta Konaklama
Biz Hallstatt’a bir tam gün ayırdık ve zaman oldukça yeterliydi. Dolayısıyla konaklama yapmadık. İnternetten baktığımızda fiyatlar oldukça yüksekti. Fakat kasabada internette olmayan birçok Bed&Breakfast konaklama seçenekleri var. Ben risk alırım diyenlerdenseniz tavsiyem konaklamanızı kasabaya gelince yapmanız. Yüksek sezonda böyle bir şey yapmayın tabi.

Bir Masalın İçindeymiş Gibi
Kısa bir yürüyüşten sonra karşıma çıkan heybetli dağlar ve buz mavisi Hallstatt Gölü tek kelime ile büyüleyiciydi. Böyle anlarda içimdeki ses “dünyada uzak diye bir şey yok” diye fısıldıyor kulağıma. Göl kenarında durup çok uzun süre dağları, gölü, evleri, göl üzerindeki ördekleri ve kuğuları izledim. İçimi adeta huzur kapladı ve birkaç ay önce görüp büyülendiğim yerde olmanın mutluluğunu ta içimde hissettim.

Kısaca Hallstatt
Hallstatt Kasabası, Avusturya’da bulunuyor. Nüfusu 1000 kişiden daha az. Kasaba ismini tarih öncesi çağlardan kalma tuz madeninden alıyor ve dünyanın en eski tuz madeni bu kasabada yer alıyor. Turistler tarafından çoktan keşfedilen ve oldukça popüler olan Hallstatt kasabası, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alıyor. Kasaba o kadar küçük ki baştan sona yürümek sadece bir buçuk saat kadar sürüyor. Hallstattlılar kasabalarını çok seviyorlar öyle ki kasaba günümüze çok iyi bir şekilde korunarak gelmiş.

Eğer bir gün yolunuz Hallstatt kasabasına düşerse ki bence mutlaka düşsün çok sayıda Asyalı turist ile karşılaşacağınızı şimdiden söyleyeyim. Evet, Asyalı turist zaten her yerde ama bu kadar küçük bir kasabada turistlerin %70’ini Asyalı turistler oluşturuyor. Bunun sebebi ise Çin’in Huizhou şehrinde 960 milyon dolara Hallstatt Kasabasının replikasının yapılması. Çinliler kopyalama konusunda sınırları zorlamış ve resmen bir kasabayı kopyalamışlar. Şaşırmamak mümkün değil…

Hallstatt Gezi Rehberi

Elektrik Botla Göl Turu
Manzaradan kendimi kopardıktan sonra elektrikli bot kiralayarak göl turu yapmaya karar verdik. Hallstatt’ta elektrikli bot kiralayan birçok yer var. Fakat tavsiyem kasabanın hemen girişindeki, tahta kulübesinde 2 köpeği ile bu işi yapan bir kadın var oradan kiralamanız. Çünkü kasabanın en romantik elektrikli botu burada.
Biliyorsunuz ben sudan korkuyorum, botu Cemal’in kullanacağını anladığımda ise korkum ikiye katlandı. Can yeleği takmak aklıma gelse de vintage takımımın üzerine can yeleğinin hiç uymayacağını düşünüp kırmızı renkli bota attım kendimi.

Şu anda yazarken o anlara gidiyorum ve inanın kalbim pıt pıt hızlıca atmaya başlıyor. Lacivert renkli gölün üzerinde yavaş yavaş giderken bir yanımız koskoca dağlarla çevrili, diğer yanımız ise büyüleyici Hallstatt evleri ile çevriliydi. Birçok kez gözlerimi kapatıp, yüzümde kocaman bir gülümseme ile suyun sesini dinledim. Botumuz o kadar romantik, o kadar sevimliydi ki su korkum falan uçup gitti.

En güzel Hallstatt fotoğraflarını çekeceğiniz, bot turuna çıkan kişilerle birbirinize el sallayacağınız, bakıp bakıp gerçek olamayacak kadar güzel diye defalarca içinizden geçireceğiniz bu turu yapmadan Hallstatt’tan dönerseniz olmaz gerçekten olmaz!

Fiyat: 1 saatlik elektrik botla göl turu 15 euro.

Tips: Elektrikli botla göl turu 1 Nisan-30 Eylül tarihlerinde yapılabiliyor. Bu tarihler arasında sabah 6’dan akşam 8’e kadar göl turu yapabilirsiniz.

Tips: Seyahatinizi bu tarihlere göre ayarlayın çünkü elektrik botla göl turu yapmadan Hallstatt’tan gidemezsiniz :)

Hallstatt Meydanı | Market Square
Market Meydanı, kasabanın kalbi. Tarihi 14. yüzyıla dayanan bu meydanın etrafı cafe, restoran, hediyelik eşya satan mağazalar ve birkaç otel ile çevrili. Meydanın mimarisi yuvarlak formda ve etrafındaki yapılar o kadar güzel o kadar renkli ki inanın bu meydandan hiç ayrılmak istemeyeceksiniz. Meydanda bir de Holy Trinity (Baba, Oğul, Kutsal Ruh) Sütunu var. Kasabadaki konserler de yine bu meydanda yapılıyor.

Tips: Meydanda bulunan cafelerden birine, rengârenk evleri karşınıza alarak oturun ve anın keyfini çıkarın. Çünkü burası dünyanın en güzel kasabalarından biri…

Hallstatt Protestan Kilisesi
Hallstatt fotoğraflarının en belirgin simgesi olan Halstatt Protestan Kilisesinin yapımı 18. yüzyıla dayanıyor ve yapımı 5 yıl sürüyor. Bazı akşamlar içinde konserlerin de verildiği kiliseyi Hallstatt seyahatinizde mutlaka görün.

Yürüyüş Rotaları
Hallstatt Kasabasında yapılacak en güzel aktivitelerden biri de yürüyüş. Kasabanın meydanından yukarı doğru çıkan merdivenleri kullanarak Hallstatt’ın muhteşem doğasına karışabilirsiniz. Aynı zamanda harika fotoğraflar da çekebilirsiniz. Fakat siz bu yürüyüşleri yaparken benim gibi babet giymeyin ki yarı yoldan dönmeyesiniz :)

Tips: Hallstatt yazınca Google’da karşınıza çıkan o fotoğrafı çekmek için Hallstatt gölünü sağ tarafınıza alarak yolun sonuna kadar yürüyün ve kalabalığı gördüğünüz yerde durun, geldiniz. En güzel Hallstatt fotoğrafları için o yolu yürümeden kasabadan ayrılmayın :)

Hallstatt Yeme-İçme Rehberi
Kasaba bir göl kenarında olunca önerilen yemekler genellikle balık ağırlıklı oluyor. Tatlı su balığını sevenler mutlaka balık yesin.

Gasthof Simony Restaurant
Hallstatt Gölü kenarında bulunan Gasthof Simony isimli bu restoran inanılmaz romantik ve inanılmaz keyifli bir yer. Meydandan girişi bulunan bu restoranın arkaya doğru açılan bahçesinde oturup göl kenarında yemek yemekten ben çok keyif aldım. 2 içki ve 2 ana yemek tutarı 35 euro.

Adres: Wolfengasse 105, 4830 Hallstatt, Avusturya.

Cafe DerblMeydanda sağ tarafta bulunan Cafe Derbl’in hem kahvesi, hem servisi hem de tatlıları harikaydı. Renkli evlerin bulunduğu meydana bakan masalarından birine oturup günün kahvesini yudumlayın…

Bu cafede yaşadığım tatlı bir anıyı da paylaşmak istiyorum. Yan masada yaşlı bir çift oturuyordu ve Avusturyalı amca ısrarla beni izliyordu, dayanamadım dönüp gülümsedim kendisine. Sonra bana Almanca bir şey söyledi, anlamadım haliyle. Eşi olduğunu düşündüğüm kişi İngilizce’ye çevirince amcanın boynuna sarılmak istedim :) Meğer saçlarımı çok beğenmiş. Ah ben nasıl mutlu nasıl :)

2 kahve, 2 tatlı 17 euro

Adres: Marktpl. 61, 4830 Hallstatt, Avusturya

Hallstatt, görülecek yerler listenize mutlaka eklemeniz gereken bir kasaba. Ben her adımımda durup o anı, gördüklerimi, hissettiklerimi kaydedip bilinçaltıma atmak istedim. Her adımımda heyecanla ve hayranlıkla gezdim bu kasabayı. Haritaya falan hiç ihtiyacınız yok. Canınız nereye dönmek istiyorsa dönün, nereye gitmek istiyorsa gidin. Her anından çok büyük keyif aldığım bu seyahati unutulmayacaklar listeme ekledim bile. İyi ki o gün o fotoğraf karşıma çıkmış ve ben oraya gitmeyi hayal etmişim. Tam olarak hayal ettiğim gibiydi her şey.