Bozcaada'da Gün Nasıl Geçiyor?

Hoş bulduk Bozcaada! Ben de geldim sokaklarında kaybolacağım, denizine koşacağım gündüzü farklı akşamı farklı keyif veren bu adaya. En sevdiğim yanı feribotta tanırsın ada misafirlerini. Giderken feribotta gördüğün insan akşam  bir restoranda yan masanda denk gelebilir. Aynı şekilde, dönerken feribotta yine denk gelebilirsin. Selam verirsin nasıl geçti diye... Denizi bir yana yarattığı bu samimiyeti güzel Bozcaada’nın. Turkuaz denizi, sokakları ve ada halkı ile bütünleşmiş muazzam bir yer olduğu kesin.

 

Şu ara baya sakin ada, ama yaz sıkı bir hazırlık olduğu kesin. Adada dikkat çeken şeylerden birisi evleri olur hep. Ada merkezi şuanda Cumhuriyet (Rum) ve Alaybey (Türk) mahallesi olarak ikiye ayrılıyor. Cumhuriyet mahallesinde Rum, Alaybey mahallesinde ise Türk mimarisine ait izler var. Farkı da şu, Rum mahallesinde bulunan evlerin bodrumları var. Pencereler daha yüksek ve geniş. Türk mahallesinde ise alt katlar biraz daha yüksek ve dar pencereli. Bunun sebebi de alt katın erzak deposu ya da taşlık olarak kullanılması. Peki, Bozcaada'da neler yapılır? Tavsiyelerim şöyle:

 

Nerede Denize girilir?
 

Ayazma: Adanın en popüler ve kalabalık plajı olduğu kesin. Çünkü ulaşımı kolay. Merkezden kalkan servislerle 10-15 dakikaya ulaşabilirsin. Şezlong ve şemsiye kiralaması yapılıyor. Ayrıca, Koreli ve Vahid’in Yeri olarak 2 güzel mekanı da var.

Habbele: Ayazma’dan sonra gelen Sulubahçe Koyu’nun bitişiğinde ki koy. Gayet güzel denizi var. Ayazma’ya nazaran daha sakin.

Mermer Burnu: Akvaryum Koyu olarak da bilinir. Bozcaada’da balıkları en yakından görebileceğin nokta burası. Birçok balık türü ile beraber yüzebilirsin. Bence Bozcaada’nın denize girilecek en güzel noktası burası.

 

Bozcaada'da görülmesi gereken yerler

Polente: Adanın hemen girişinde sol tarafta köşede enfes bir cafe. Akşamları özellikle baya keyifli oluyor. Ada kültürünü en güzel hissedebileceğin noktalardan birisi. Polente ismini adanın en batı ucundaki fenerden alıyor. İşletme sahibi, Hüseyin Bey der ki, Polente gelenlere hoş geldin gidenlere hoşça kal diyen nöbetçi karşılama uğurlama noktası. Adanın giriş çıkış kapısıdır burası.

Eski Kahve: Sakız muhallebisini en güzel deneyimleyebileceğin mekan.

Çiçek Pastanesi: Tenedos kurabiyesini denemediniz mi? Adaya geldim demeyin. Buraya uğramalısın. Favori ürünlerim; kurabiye, patlıcanlı börek, limonata ve dondurmaları.

Sandal Meyhanesi: Adanın meyhaneleri kendine has mezeleri sayesinde daha güzel oluyor. Gayet keyifli bir mekan. İşletme sahibi Ahmet Bey çok etkili. Masa masa hatır sorar.

Adam: Meyhane kısmında bir önerim de burasıdır. Çok orijinal mezeleri var. Sunumları da gayet güzel.

Battı Balık: Küçük bir eylül meselesi filminden hatırlayacağınız bir mekan. Benim keyif aldığım meyhanelerden birisidir.

Gümüş Bistro: Ahtapot denemelisin burada. Çalışanlar çok ilgili.

Yaren: Kalenin sahile doğru yamacında yer alıyor hemen. İşletme sahibi Erdal Bey baya ilgili. Rica ederseniz kahvaltıyı kendi eliyle hazırlıyor ve baya güzel menemeni var. Denize sıfır serpme kahvaltı alabilirsiniz burada.

Koreli: Ayazma’ya karşı patates kızartmanı ve içeceğini alabilirsin. Bir de helvası güzeldi.

Talay Şarapları: Şarap tadımları artık yasak. Bu sebeple 15 TL karşılığında tadım yapabilirsiniz. Şaraba karşı ilginiz varsa uğramalısınız.

Çınaraltı: Gün içinde hep uğrayabileceğiniz ama benim favorimin sabah kahvaltısı için ideal nokta olduğu bir yerdir. Simit ve çayınla köy kültürünü yaşayabilirsin.

Harch: Çok güzel el işi tasarım ürünler var. Kapı numaraları için çok şık taşlar var. Çok da hoş bir hanımefendi işletiyor. Yardımcı olur.

Rüzgar Gülü: Bozcaada’nın en batı ucu ve Türkiye’de güneşin batışını en güzel izleyebileceğin noktalardan birisi. Rüzgar güllerinin az ilerisinde en uçta ise, Bozcaada’ya girişte de gördüğünüz ve adını buradan alan Polente yani fener var. Bu bölgeye araçsız gelmek çok zor. Bu yüzden taksi veya kendi aracınız lazım. Bozcaada’ya gelip burayı görmediyseniz, ben Bozcaada’yı gördüm bilirim demeyin. Aracınız yoksa 3,5 TL’ye meydandan minibüsler kalkıyor.

Bozcaada Kalesi: Gördüğün görebileceğin en güzel kale belki de Türkiye’de. Baya bakımlı ve şehri tepeden görebileceğin güzel bir manzarası var. Kalenin bakımı gayet güzel ama içinde hiç bilgilendirici bir yazı göremedim. Mesela kubbe var. Fakat orada zamanında ne olup bitiyordu hiçbir yazı yok. Rehber olmadan bir şey anlamazsınız.

Bağ evleri: Bozcaada’da hayatın akışını ritmini bağcılık belirliyor. Bozcaada’da hemen herkesin bağlarla veya bağcılıkla ilişkisi var. Turistleri saymazsak, adaya dışarıdan gelenler de bağlarda çalışmak üzere gelen Bayramiç köylüleri de eninde sonunda bağcılığa ilgi duyuyor. Sokakta bir evin duvarında şöyle bir yazı okudum. “Bozcaada’ya gelen herkes eninde sonunda bağcı olur”. Koylara giderken gördüğünüz bağ evlerini ziyaret edin derim. Ada halkı genel olarak böyle şeyleri sever. Sizinle sohbet etmekten keyif alır.
 
Dikkat Edilecekler

  • Çanakkale’ye gelince Bozcaada yakın diye düşünmeyin. 45 dakika daha yolunuz var unutmayın.
  • Bozcaada feribot saatleri yazın ne kadar sık olursa olsun yetmeyebilir. Bu yüzden hedeflediğiniz sefer saati için 1-2 saat önce orda bulunmaya çalışın.
  • Bozcaada’dan Geyikli’ye ulaşmak için aracınızı erkenden iskeleye park edin. Ben 18.00 feribotu için 16.00’da aracımı park ettim. Aralara ek seferler koyuyorlar ama koymazlarsa bir sonra ki sefer 22.00’de. Bu konuya özellikle dikkat edin derim. Yoksa adada 1 gece daha kalırsınız ki hoş kötü de değil...
  • Adada park yeri merkez için biraz sıkıntı olabilir. Kalenin arka tarafında küçük de olsa bir otopark var.
  • Mekanlara rezervasyonunuzu öğlenden yapmalısınız. Yer bulmak sorun olabiliyor. Yer yok cevabı alırsanız otelinizden yardım isteyin. Adanın yerlisi yardımcı oluyor hemen.
  • Bağcılık ada için çok özel bir iş. Bağlara girip üzümlere saldırılmamalı :)
  • Bence bayramda gitmeyin. Temmuz ve ağustos ayında da saatlerinizi güzel ayarlamalısınız. Zira kalabalıktan örnek vermek gerekirse, bazı akşamlar adada ki insanlara ekmek yetmiyor.
  • Bence en güzel ay ekim. Denizi sıcak ve kalabalık az. Bu dönemi tavsiye ederim.

Hediye ne alabilirim?

Reçel: Süt, patlıcan, domates, nar ve daha onlarca reçel çeşidi üretiyorlar. 5 ile 10 lira arasında değişen rakamlara bu ürünlerden satın alabilirsiniz.

Şarap: Corvus ve Talay en iyi şarapçıları bence. Bu şarapların fiyatı da 20 ile 500 TL arasında değişiyor. Tadımlar da belirttiğim gibi 15 TL.

Kurabiye: Çiçek Pastanesi’nde Tenedos Kurabiyesi paket yaptırabilirsin.

El işi ürünler: Cam işçiliği adada gitgide yükselen bir alan. Çok güzel atölyeler ve hediyelik ürün düşünebileceğiniz noktalar var.

Seymen BOZASLAN

Yazar Hakkında

Seymen BOZASLAN

Büyük şehirlerde küçük güzellikler peşinde koşmanın, hayallerimle geldiğim yerde başka hayaller kurma neşesi içindeyim.  Gözüme çarpanları hemen karalamayı, açtığım haritadan yeni güzergahlar belir