Çizgi Film Gibi Cinque Terre

Bu seferki rotamız, Hansel ve Gretel masalının içerisindeymişim hissi veren Cinque Terre.

Milano’dan Cinque Terre’ye doğru yola çıkıyorum. Yaklaşık 3 saat süren bir yolculuğun ardından trenden indiğimde beni karşılayan ne mi oldu? Güneşli bir hava, sümbül ile lavanta karışımı havayı sarmalayan harika bir koku ve uzun denebilecek kumsal sahili ile masmavi bir deniz…

İtalya´nın batı sahilinde bulunan Cinque Terre´nin ilk köyü olan Monterosso´daydım… O ana kadar İtalya´da mıyım yoksa İskandinavya ülkelerinden birinde miyim yanılsaması yaşasam da sürekli yağan yağmur sebebiyle, bu köye adımımı attığımda hayalini kurduğum yerde olduğumu tüm duyularımla hissedebiliyordum.

Cinque Terre´de neler mi yapılır?Öncelikle dingin ve huzurlu bir ortam arıyorsanız kesinlikle doğru yerdesiniz. Özellikle Mayıs ve Eylül aylarını tavsiye edebilirim. Temmuz ve Ağustos aylarında malum yüksek sesli ve bol el kol hareketleriyle konuşan İtalyanlar’ın bu bölgeye akın etmesi ile dinginlik ortadan kalkabilir. Portakal ve limon bahçeleriyle dolu, sabahları guguk kuşu sesi ile güne başlayabileceğiniz, deniz mahsulü yiyecekler ile şarap ve peynire doyacağınız, İtalya´nın leziz dondurması Gelato´ları kalorisini düşünmeden midenize indireceğiniz, araba ya da motor sesinin nasıl birşey olduğunu unutacağınız, tuvaletlerde musluklardan su akması için ayağınızla lavabonun altındaki pedalı pompalayacağınız, bol bol doğa yürüyüşleri yapabileceğiniz, hava güzel ise deniz keyfini sürebileceğiniz, yani özetle yaşamın keyfini çıkarabileceğiniz bir yer Cinque Terre.

Sahil boyunca ardı ardına sıralanmış 5 köy… Monterosso, Vernazza, Corniglia, Manarola, Riomaggiore… Hepsi birbirinden güzel, renkli.

Birbirleri arasında yürümek için patikalar mevcut, Monterosso-Vernazza arasını yürüme fırsatım oldu. Gidiş ve dönüş olmak üzere toplam 4 saatimi alan harika bir trekkingdi, ancak sizlere tavsiyem eğer siz de tek başınıza seyahat etmekten zevk alıyorsanız bu yürüyüşe başlamadan önce en azından kaldığınız oteli konudan haberdar edebilirsiniz, olur da yürüyüş esnasında uçurumdan aşağıya ayağınız kayar da akşam odanıza gidemezseniz sizi nerede arayacaklarını bilsinler :)

Şaka bir yana, diğer köyler arasındaki patikaların pek çoğu düşen kayalar sebebiyle geçişe kapatılmıştı, bu nedenle yolların açık olup olmadığını da yola başlanmadan önce kontrol etmekte fayda var… Köyler arasındaki geçişi; günlük 10 Euro vererek alacağınız tren bileti ile ya da günlük 15 Euro vererek tekne ulaşımı ile sağlayabilirsiniz.

Bu bölge ile ilgili nacizane önerilerim: yanınızda mutlaka nakit para taşıyın, çoğu yerde kredi kartı kabul etmiyorlar. Konaklamak için de en uygun durak Monterosso gibi geldi bana, diğerlerinde eğer elinizde yüklü bir bavulunuz varsa yokuş yukarı taşımak istemiyorsanız Monterosso tercih nedeni olabilir.

Ayrıca uzun plajı olan tek köy de burası, eğer gelmişken deniz keyfi de yapmak isterim derseniz Monterosso´da konaklayabilir, diğer köylere buradan geçiş yapabilirsiniz. Eğer fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, köylerin hepsinin yüzü, güneşin battığı yöne dönük, fotoğraf çekimi için saat 16:00´dan sonrası daha uygun gibi ışık açısından, aklınızda bulunsun.

Bol yağmur, arada güneş, bazen rüzgarlı bazen sıcacık, güzel bir yolculuğun daha sonuna gelmiş oldum, bir sonraki seyahatime kadar hoşçakalın diyor, hepinize bol gezmeli günler diliyorum.

Etiketler

IŞIL ATAKER

Yazar Hakkında

IŞIL ATAKER

Gezmek, seyahat etmek, gözlemlemek, fotoğraf çekmek, uçak, otobüs, araba farketmeksizin herhangibir araca binip bir yerlere gidiyor olma hissini yaşamak, konser, film, sinema, festival, ne varsa he