Google+

ÇORUM – İSKİLİP’te BİR RESSAM, ŞAİR ve LEZZETLER

111006 May 2017Gezi Notu
nevinsalmannevinsalmanGold Yazar06 May 201711100 Yorum

Bedri Rahmi Eyüpoğlu'nun sevgilisi için yazdığı ünlü şiiri bilmeyen yoktur...

“Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın, ağulum
Günahımsın, vebalimsin.”

Çatalkara nedir? Ben de bilmiyordum, burada öğrendim. Çatalkara bu yörede yetişen kara üzümün bir cinsi...

Bedri Rahmi Çorum’a ve İskilip’e geldiğinde, “burası ressamlar için bir cennet..” diyerek  İskilip’e hayranlığını belirtmiş, burada yaşadığı sürece de çok güzel manzara resimleri üretmiş.

Çorum

Orta Karadeniz bölgemizin leblebisi ile tanınan şehri Çorum aslında, dün gezdiğimiz Hitit uygarlığının başkenti Hattuşaş gibi, çok sayıda Antik kentin il sınırları içinde olan bir tarih hazinesi olarak daha ünlü… Güzel Anadolu'muzun birçok yöresi gibi.

"Kentimizin leblebisi gibi pirinci de oldukça ünlü, Osmancık dersem sanırım hanımlar hemen hatırlayacak, Osmancık ilçesinde ülkemizin en iyi cins pirinç üretimi yapılmakta."

Çorum-1

Pirinç demişken de “İskilip dolma”sından bahsetmeden geçmeyelim. Bu dolma bildiğimiz dolma gibi değil. Büyükçe, 1 metre çap ve yükseklikte toprak kazanlarda ilginç bir pişirme yöntemiyle, sadece deneyimli ustalar tarafından yapılan zor ve zahmetli yöresel bir yemek. Kazanın en altında kuzu eti, üzerine de bir sacayak yerleştiriliyor. Komşu ilçe Tosya'nın Akçeltik ya da Osmancık pirinci, hayvansal iç yağı veya kuyruk yağı ve soğan ile kavrulduktan sonra "ca" adı verilen bez çuvallara doldurularak kazanın dibine konmuş olan sacayak üzerine yerleştiriliyor. Kazan kapaklarının üstüne ağır bir cisim konularak ama çok küçük bir kısmı hariç kapağın çevresi hamurla kapatılarak adeta bir düdüklü tencere oluşturuluyor (hamurla kapatılmayan kısım tencerenin düdüğü oluyor) Böylece "ca" ile kazanın en dibindeki et ve et suyu ile teması kesilmiş oluyor. Tahminen 12 saat kadar, kısık meşe veya katı meyve odun ateşinde bekletilerek pirinçler, alttaki et suyunun buharıyla pişerek nefis bir pilav oluyor. Pilav üzeri et şeklinde sunulan yemek müthiş bir lezzet, tavsiye ederim yemeden dönmeyin.

Çorum-2

Biz İskilip'e uğrayamadık ama Çorum'da konakladığımızda bu lezzeti tatmadan dönmedik. Eski bir konak olan bir restoranda -Katipler Konağı- gerçekten çok güzel ve lezzetli bir yemek yedik. İskilip Dolmasından önce başlangıç olarak çorba, nefis bir su böreği ve belki 100 katlı baklava uzun zamandır yediğim en güzel lezzetlerdi. Burada bir başka gelenek de bu leziz yemeği "sirke salatası" dedikleri sirkeli cacık ile yemek... ilginç değil mi? Bu ağır yemek sirke ile midevi hale geliyormuş, tadı da hiç fena değildi doğrusu...

Çorum-3

Umarım yazıyı okurken aç değildiniz.

Çorum ile ilgili, benim de hiç duymadığım bir özelliğini daha öğrendim. Avrupa'da birçok ülke, özellikle İspanya'da yetişen kapari bitkisi Türkiye'de Osmancık ilçesinde de çokça üretiliyormuş. (Gezgin Evliya Çelebi bu ilçeyi de ziyaret etmiş ve kitabında bu bitkinin faydalarından da bahsetmiş). 

Çorum-4

Hattuşaş gezimizin birinci gününde gezilerimizi tamamlayarak konaklamak için Çorum'da, akşam yemeği öncesi şehir gezdik elbette. Yarın şehrin tarihi güzelliklerini anlatıyorum.

Sabah Ankara’ya ödüllü müzemiz Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezmeye gidiyoruz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar