img-script
Google+

DÜNYAYI GEZİYORUM'DAN UNUTULMAZ BİR DARÜSSELAM KEŞFİ

DÜNYAYI GEZİYORUM'DAN UNUTULMAZ BİR DARÜSSELAM KEŞFİ

ÖZLEM TUNCAÖZLEM TUNCAGezgin16 Nis 2012216140 Yorum

Kanaltürk Tv'de yayınlanan ''Özlem Tunca ile Dünyayı Geziyorum'' programı ekibi olarak en çok görmek istediğimiz ülkelerden biri Doğu Afrika ülkesi olan Tanzanya idi.

Bu ülkeyi keşfetmeye karar verince, Tanzanya ile ilgili gerekli tüm araştırmaları yapmış, bilgi dağarcımızı arttırmış, hazırlıklarımızı tamamlamıştık. O gün gelip çatınca da Atatürk Havalimanı'nda artık uçağa binmeyi beklemeye başlamıştık.

Peki neydi bu ülke ile ilgili olan bilgiler? Neler yapılır, nerelere gidilir, neler yenilir, neler içilir? Başkent Darüsselam ile ilgili tüm detayları yazımızın ilerleyen kısımlarında paylaşacağız sizlerle. Ama önce bu ülkeye nasıl gidilir ondan bahsedelim.

Resmi adı Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti olan Afrika ülkesinin başkenti Darülselam'a THY'nin direkt uçuşları bulunuyor. Bu ülkeye giriş için 6 ay süresi olan bir pasaportun olması yeterli. Vize ise girişte alınıyor. Vize ücretiyse 50 Dolar. Arapça'da barış kenti anlamına gelen ülkenin para birimi Tanzanya Şilini.

Hint Okyanusu'nun yanı başındaki ülke Tanzanya bir zamanlar, ülkenin ufacık balıkçı kasabasıyken, bugün en büyük kentleri arasında. Ve ülkenin ekonomi, eğitim, kültür merkezi sayılıyor.

Darüsselam şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Changani Beach Cottages, Protea Hotel Courtyard, Tiffany Diamond Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel South Beach Resort, The Amariah Boutique Hotel City Centre gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz DoubleTree by Hilton Dar es Salaam Oysterbay, Hotel Continental, Protea Hotel Oysterbay tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Darüsselam aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Uçağımıza akşam saat 18 civarında binmiştik. Ve yaklaşık 7 saatlik bir uçuşun ardından gece yarısı saat 1.00 gibi, bizden 1 saat ileri bir ülke olduğundan dolayı, oranın saati ile gece yarısı saat 2.00 civarında Darüsselam Havaalanı'na inişimizi yapmıştık. Tabii ininceye kadar merakımız ve heyecanımız da hep bizimle olmuştu. Uçakta bu ülkeye kimlerin gittiğini inceleme altına almadan da yapamadık. Tanzanya aslında dünyada önemli turizm rotalarından birini oluşturuyor. Avrupa'nın bambaşka köşelerindeki insanlar Tanzanya'yı keşfetmek için bu ülkeyi kendilerine tatil rotası bellemişler. Uçağımızda Afrikalılar dışında Almanlar, Ruslar, İngilizler , Kuzey Avrupa ülkelerinde yaşayanlar bulunuyordu. Kendi ülkemizden insanlarımızsa daha çok oraya katkı sağlamak, destek olma amacında olan iş adamlarımızdı. Yol boyunca uçağımızda lezzetli yemekler yiyerek vakit geçirdik. Uçak içi oyunlar oynadık. Ve zamanın nasıl gectiğini anlamadan bir baktık ki Darüsselam Havaalanı'na inmişiz de, pasaport kontrolüne gelmişiz. Tabii kontrolden geçmeden önce, vize almak için ufak bir bilgi formu doldurmak gerekli. Nüfus cüzdanında yazan bilgilerin verildiği bir form. Pasaportun arasına formu ve vize ücretini koyduktan sonra kısa bir süre bekleyip, kontrolden geçtik. Tabii bu süre içinde beklerken insanların yüzlerine baktık. Yüzlerdeki yılların verdiği yorgunluk ve fakirlik açıkça okunuyordu. Kısa bir süre sonra bavullarımızı alıp, havaalanından çıkıp 1960’lı yıllardan kalma orjinal bir minibüse binmiştik. Oradaki hayata anında dahil olmuştuk. Bambaşka kültürün tamda içindeydik artık. Otelimize varınca iyi bir dinlenmeyi hak etmiştik.

Darüsselam

İLK ÇEKİM GÜNÜMÜZ

Tanzanya-Darüsselam'da otelimizdeki muhteşem kahvaltının ardından, otelden dışarı çıkınca uzun süre çevremize bakmayı ihmal etmedik. Buradaki hayatı gözlemlemeye çalıştık. Bizi orada gezdirecek olan tur firmasının aracı gelince binip, çekim yerlerimizle ilgili toplantı yapmaya gitmiştik. Giderken öyle bir hengamenin içine düşmüştük ki ''vah canına'' dedirttirdi bize. Ellerinde yükleri, sırtlarında çuvalları olanlar, kafalarında sepet taşıyan hanımlar, ayakkabısız insanlar, toz toprak içindeki çocuklar hızla bir yerlere gidip geliyorlardı. Trafiğin de yoğunluğu dikkatimizden kaçmamıştı. Kilitlenen trafik gitmemize engel olmuştu.

Toplantıdan sonra, Darüsselam'da gezilip görülecek öyle çok yerin var olduğunu ögrendik ki, biz nereden başlayacağımıza karar veremedik bir türlü. En iyisi rehberimize bırakmaktı planı.

Güzel kent Darüsselam'ı yürüyerek çekmeye başlamıştık. Yollar, caddeler hep kalabalık. Toz, toprak her yerde, sesler, gürültüler, korna sesleri, farklı bir kültürü yansıtan yöresel kıyafetlerini giyen hanımlar, kimisinin kucağında kimisinin sırtında duran bebekleri, pisliğin içinde oturanlar, dilenenler, hele bir de kırmızı örtülere sarınmış ellerinde sopalarıyla gezenler vardı. Sanki 400 yıl öncesine gitmişiz gibi hissettik.

Bu örtüye sarılanları görünce biraz tedirgin olduk. Rehberimize sorduk bunlar ''Massaili'' dedi. Massaililerin kim olduğunu da tanıtacagız size.

Darüsselam-1

Bize herşey burda çok yabancıydı. Bambaşka bir yaşam, farklı bir dünya vardı burda. Gördüğümüz hersey malzeme idi bizim için. Bizde herşeyi çekmeye çalıştık. Ama o kadar da kolay olmadı bu iş. Çünkü insanlar profesyonel kamerayı görür görmez çekilmek istemeyerek bağırıyor, çağırıyor ve sonra kaçıyorlardı veya yanımıza doluşup para istiyorlardı. Fakat Türk olduğumuzu söyleyince akan sular durmuştu. Ve Tanzanyalılarla dostluğumuz başlamıştı. O hırçın ruhlu insanlar gidiyor, yerine melek gibi, yardım sever insanlar geliyordu. Türk olduğumuzu söyledikten sonra çekimlerimiz çok daha rahat gitti.

TÜRKLER ÇOK SEVİLİYOR

8. yüzyılda bu topraklara gelen Araplar müslümanlığı yaymaya başlamışlar. Fakat daha sonra Tanzanya, önce Almanlar sonra da İngilizler tarafından yönetilmiş. Fakat, herşeye rağmen müslümanların sayısı bu topraklarda fazla. Ülke nüfusunun %44’ü Müslüman, %40’ı Hıristiyan, geri kalan kısmı ise yerel inançları benimsemiş.

İslamiyet Araplar sayesinde kıyı kesimlere asırlar önce gelmiş. Daha sonra iç kesimlere de yayılmış. Fakat sömürge dönemlerindeyse, hıristiyanlık misyonerler tarafından yaygınlaştırılmaya çalışılmış.

Bu topraklara gelen beyazlar hep birşeyler alıp götürmüş Afrikalılardan. Fakat, bizim ülkemizden giden insanlarımız onlara hep birşeyler vermeye çalışmış ve halen bu destekler, bu yardımlar devam ediyor.

Tanzanya dünyanın en fakir, yardıma ihtiyaç duyan ülkeleri arasında bulunuyor. Oraya giden başta Türk okullarımız olmak üzere, bu okullara destek sağlayan iş adamlarımız din, dil, ırk, renk gözetmeksizin hep veren el olmuşlar. Bu nedenle Afrikalıların beyazlar icin söyledikleri ''Muzungu'' yani ''kısa donlu beyaz adam'' yakıştırması Türklere söylenmiyor. Adeta bir gönül bağı kurulmuş iki ülke arasında. Bir çok Tanzanya'lının da Türkçe bir, iki kelime dahi olsa da konuşabilmeye çalışması bize çekimlerimiz sırasında mutluluk verdi.

TİMSAH ÇİFTLİĞİ

Ülkemizden kilometrelerce uzak olan bu diyara gelmişken, gezilecek, görülecek her yere ayak basmak istedik. Ayrıca kültüre de dahil olmak istedik. Böyle bir programın içinde kültür en önemli unsur. Ve Darüsselam'a yaklaşık 50km uzaklıkta bulunan bir köye gittik. Köyün özelliği geçimlerini timsahlarla sağlaması. Bizde bu çiftiliğe girdik.

Darüsselam-2

Bize çiftliğini açan aile müslümandı. Bize çiftliğini gezdiren beyefendinin adı da Süleyman'dı. Nasıl bizim ülkemizin köylüleri inek, keçi, koyun besliyorlarsa, burdakiler de timsah besleyip, timsahın etini ve derisini satarak geçimlerini sağlamaya çalışmaktalar.

Darüsselam-3

MASAİLİLER

Bu toprakların asıl sahibi aslında Masaililer. ''Masaililer'', ''Ma'' dilini konuşuyorlar yani anne dilini. Burada konuşulan ana dil Swahili''ce olsa da, 100'den fazla kabile olduğundan dolayı, farklı farklı etnik diller de kullanılıyor. Ama halk arasında İngilizce'de yaygın olarak kullanılıyor.

Bu toprakların en eski kabilesi Masai kabilesi. Ata erkil bir kabile olan ''Masaililer'' kültürlerine, gelenek-göreneklerine sıkı sıkıya bağlılar. Bu nedenle kıyafetlerini de asırlar geçse de hiç bir şekilde değiştirmemişler. Kent merkezine dahi gelseler kırmızı örtülerine sarınarak, ellerinde sopalarıyla geliyorlar.

Massai kabilesinin orjinal köyüne de gittik. Onların evlerine konuk olduk. Ama bu muhteşem ziyareti bir sonraki yazımızda anlatacağız size.

DARÜSSELAM BALIK PAZARI

Kentin görülmesi gereken yerlerinden birine girdik. Ülkenin en büyük balık pazarı. Böyle bir balık pazarı daha önce hiç görmemiştik. Tam bir hayat mücadelesinin içindeydik. Sabahın ilk ışıklarında açılan bu pazar, balıkçılıkla uğraşanların umudu. Sabahın ışıklarından itibaren pazara kasa kasa balıklar geliyor. Fakat ne yazık ki, bu toprakların en büyük sıkıntısı su. Su olmadığı için balıklar deniz suyu ile yıkanıyor.

Tezgahların arasında turlamaya başladık. Tezgahlarda ne balıklar var ne balıklar. Pazarın en ilginç yanıysa, ayak üstü mangal yapılıyor olması. Taze taze gelen balıklar mangalda pişirilerek sevenleriyle anında buluşturuluyor. Balık fiyatları da burada oldukça uygun. Kimler daha çok alıyor diye sorduğumuzda zenginler ve otellerin aldığını ögrendik.

Darüsselam-4

Tanzanya ekonomisi, esas itibariyle tarıma dayalı. Buğday, akdarı, manyok ve mısır en çok yetiştirilen ürünlerinden. Ama balıkçılıkta ön planda.

Darüsselam-5

BÜYÜKELÇİMİZLE BULUŞMAMIZ

Tanzanya'ya ayak basmamızda bize destek olan çok önemli isimlerdendir Büyükelçimiz Şander Gürbüz Beyefendi.

Ülkemizin bu denli sevildiği ülkede, kendisi gerçekten çok önemli başarılara imza atmış. Roportajımız esnasında Tanzanya halkının Cumhurbaşkanımız Sayın Gül'ü de çok sevdiğini, iş adamlarımızın burada birçok Tanzanya'lıya ekmek verdiğini ve çok geniş iş sahalarının olduğunu konuştuk. Tanzanya'nın Türk işadamlarımız için büyük bir fırsat olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz. İnşaat sektörü, turizm, gıda ve bir çok alanda, bu ülkeye yatırımlar yapılabilir. Bugün bir çok ülkenin işadamları bölgeye akın ediyor.

KOKO HALK PLAJI

Tanzaya'lıların en büyük keyfi keyif yapmak. Hint Okyanusu'nun yanı başındaki bu güzel ülkenin havası her daim sıcak. Burada bu nedenle plajlar hep dolu. Denize giren veya girmeyen herkes muhakkak plajlarda serinlemeye calışıyor. Ayrıca eşsiz okyanus manzarasıyla kendini dinliyor.

Darüsselam'da da oldukça popüler kumsallardan biri olan Koko Halk Plajı gezi rotamızda birini oluşturdu. Burada hafızalara kazılacak muhteşem manzaralar yer alıyor. İnsanlar dinlerine çok bağlılar. Denize girenler muhakkak kıyafetleriyle giriyor.

TARİHİ BİR MÜSLÜMAN KENTİ

Darüsselam'a yaklaşık bir buçuk saatlik mesafede bulunan bir Begomoya Kentinde Arapların müslümanlığı yaymaya geldiklerinde yerleştikleri ilk yaşam alanı bulunuyor. Hint Okyanusu'nun muazzam manzaraları eşliği ile bu güzel kente geldik. Öyle hoş bir manzara var ki bu topraklarda. Okyanusun zümrüt yeşili rengi ile yeşilin her renginin bulunduğu doğa iç içe geçmiş. Rab'imiz ne güzel yaratmış bu dünyayı diyoruz. Arapların izlerini süreceğimiz antik alana gelince hemen orada bulunan rehber olduklarını soyleyen yerliler geldi. Ama biz teşekkur ederek kendilerini geri çevirdik. Onlarda anlayışla karşılayarak gittiler yanımızdan.

Kentte, o zamanlarda kullanılmış olan tarihi caminin kalıntıları, yaşam sürülen evlerin izleri, mezarlar ve bir çok tarihi değer yer alıyor. Hepsini ayrı ayrı inceledik. İçlerine girdik. Burada tarih içerisinde yürüyüp gezerken tarih adeta ayaklarımızın altından süzülüp gidiyor.

YÖRESEL PAZARLARIN VERDİĞİ KEYİF

Böyle bir ülkeye gelince pazarlarına da girmek lazım. Afrika coğrafyası, dünya kurulduktan sonra bu güne dek doğası bozulmamış, kültürü fazla değişmemiş bir coğrafya. Biz de tarihin ilk günlerine gittiğimizi hissetmişcesine yöresel pazarları keşfettik. Bu pazarlarda yaşam oldukça ilkel. Tezgahlar darmaduman. Meyveler karışmış birbirlerine. Bakınca meyvelere acaba kaç zamandan beri burdadır diye düşünmekten alamıyor insan kendini. Ama ne olursa olsun bu doğallığı yaşamanın verdiği haz dünyada başka yerde bulunmaz bir his.

Pazar içinde gezerken, yöresel kasaplarla karşılaşılıyor. Bu kasaplar da ne buz dolabı var ne de buzluk. Yani anlayacağınız etler o sıcakta, orada açıklarda satılıyor. İnsanların kargaşası, kalabalık bize harika manzaralar sunuyor.

NEREDE KALINIR?

Tanzanya’nın başkenti Darüsselam’da konaklamak için harika oteller bulunuyor. 5 yıldızlı otellerden tutunda, 3 yıldızlı otellere kadar bir çok seçenek var. Bizim kaldığımız otel kent merkezinde bulunan Hyatt Regency oteldi.

NE YENİR?

Darüsselam'da yöreye ait bin bir çeşit tropikal meyve bulunuyor. Daha önce hiç görmediğimiz meyve çeşitlerini bir arada görme şansını elde etmiştik. Bu topraklara gelince muhakkak yemenizi tavsiye ettiğimiz meyveler; mor bir kabı olan, üzerinde ufak bir çiçeği bulunan Mangostick ve içinde siyah siyah çekirdekleri olan ve sarı bir suya sahip, C vitamini deposu olarak isimlendirilen ve bir çok hastalıktan koruyan Passion Fruit yani Tutku meyvesi. Ve bu meyvenin suyunu da kesinlikle içmenizi tavsiye ediyoruz.

Ayrıca yöre, balık çeşitleri de tadılabilir.

ULAŞIM

Darüsselam'ın merkezinde ulaşımımızda biz yürümeyi tercih ettik. Ama uzak noktalara gitmek için taksiler kullanılıyor. Dileyenler toplu taşıma araçlarını da kullanabilirler. Fakat turistler tarafından, minibüsler çok kalabalık oldugu için tercih edilmiyor.

''Özlem Tunca ile Dünyayı Geziyorum'' dünyanın bambaşka kültürlerini, yaşamlarını sizlere taşımaya devam edecek.

Etiketler: 
Yorum yazmak için

İlgili İçerikler

picture-45174-1461768709
Silver Yazar
28 Nis 2016
Gezi Notu

KUZEYİN KÜÇÜK VE ŞİRİN BAŞKENTİ HELSİNKİ

Tallinn'e kadar gelip Finlandiya'nın başkenti Helsinki'yi görmemek olmazdı. Biz de günübirlik Helsinki turu yapmaya karar verdik. İnternetten yaptığımız araştırma sonucu şehrin önemli yerlerinin bir günde gezilebileceğini öğrenmiştik. Bilgi doğru idi ancak buralara gelmişken Helsinki'de bir kaç gün kalmalı ve Lapland turu ilave edilmeli. Bu yazımızda sizlere Helsinki... daha fazla

KUZEYİN KÜÇÜK VE ŞİRİN BAŞKENTİ HELSİNKİ
13 Ağu 2015
Gezi Notu

ADA VE DENİZ TUTKUNLARI İÇİN İDEAL BİR ŞEHİR: HELSİNKİ

Temmuz ortasında, Stockholm’den Viking Line’a ait yolcu gemisi ile yaklaşık 15 saatlik bir yolculuk ile sabah saatlerinde Helsinki’ye ulaştım. Genelde İsveçlilerin yüksek içki fiyatları ile açık denizde duty freeden içki almak için seyahat ettiği gemi çok lüks olmamakla birlikte konforlu ve temiz bir yolculuk sunuyordu. Limanda sahil güvenliğe ait dev buz kıranları... daha fazla

ADA VE DENİZ TUTKUNLARI İÇİN İDEAL BİR ŞEHİR: HELSİNKİ
25 Ara 2014
Ben de Gittim
16 Kas 2013
Gezi Notu

GÜZEL ŞEHİR HELSİNKİ

Temmuz sonu - Ağustos başı tur ile Baltıklara gittik. Aslında tur ile gitmeyi sevmiyoruz ama Helsinki, Tallinn, Riga olunca, 3 ülke olunca turla gittik. THY ile yolculuğumuzu yaptık. İlk gördüğümüz yer Sibelius anıtı ve büstü oldu. Güzel ve büyük bir parkın içinde bulunuyor. Sibelius bir müzisyen. Ancak hayatı çok inişli çıkışlı ve zor olmuş. Finliler de çok sevdikleri... daha fazla

GÜZEL ŞEHİR HELSİNKİ
picture-1-1395691293
Editör
14 Eki 2013
Galeri
23506EC7580689
Finlandiya 188 bin göl ve 180 bin ada ve adacıktan oluşan 5,5 milyon nüfuslu Kuzey Avrupa’da İskandinavya Yarımadası'nda yer alan bir Baltık ülkesidir. Ülke nüfusunun %90’ı Fin kökenli.  Ülkenin resmi dili ise Fince ve İsveççe. Finlandiya’da cadde ve sokak tabelalarında üstte Fince, altta ise İsveççe isimler yazılı.
2381E6EEBE4CC3
Ülkede okuma-yazma oranı çok yüksek. Ayrıca opera, bale, tiyatro, dans ve müzik konusunda çok gelişmiş.Kültür seviyesine paralel olarak müze sayısıda fazla bu ülkede. Ülkede gelir dağılımı oldukça adaletli, bu nedenlede güvenli bir ülke. Hırsızlık yok denecek kadar az. Dünyada en çok kitap okunan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor Finlandiya.
238141AD2C1CA5
Finlandiya denince Fin saunasından söz etmeden olmaz. 5.5 milyon nüfuslu ülkede 1.5 milyon sauna olduğu söyleniyor. Her müstakil evin yanında mutlaka saunası var. Apartmanlarda ise ortak sauna olmazsa olmazlardan.
23815F8D31B7F3
Burada insana gerçekten değer veriliyor. Devlet her doğan çocuk için ciddi anlamda yardımda bulunuyor. Doğum yapan annelere ise 3 yıl ücretli izin veriliyor. Çocuklar okullarda öğle yemeğinde sağlıklı ve fast food olmayan şeylerle besleniyor. Ayrıca hayvanlarda bu kıymet bilirlikten paylarını alıyorlar burada. Gerçekten Finlandiya herkesin görüp şaşırması gereken bir yer.
239770B7BDA07B
Şehirde her şey çok düzenli. Tramvay ve otobüs duraklarındaki ışıklı tabelalarda gideceğiniz yönün aracının kaç dakika sonra geleceği ve bir sonrakinin dakikasını görebilirsiniz. Seferler çok sık. Şehirde zaman kaybı asgariye indirilmiş.

Helsinki - Finlandiya

Finlandiya 188 bin göl ve 180 bin ada ve adacıktan oluşan 5,5 milyon nüfuslu Kuzey Avrupa’da İskandinavya Yarımadası'nda yer alan bir Baltık ülkesidir. Ülke nüfusunun %90’ı Fin kökenli.  Ülkenin resmi dili ise Fince ve İsveççe. Finlandiya’da cadde ve sokak tabelalarında üstte Fince, altta ise İsveççe isimler yazılı.
05 Eyl 2013
Gezi Notu

ŞEBNEM HARİKALAR DİYARINDA

Geçenlerde okuduğum, onbin kişi üzerinde yapılan psikolojik bir araştırmaya göre seyahat ve diğer deneyimler için para harcayan insanların maddi şeyler için para harcayanlardan daha dışa dönük, maceracı ve mutlu olduğu sonucu ortaya çıkmış. Araştırmanın yalancısıyım ama ben de aynen böyle hissediyorum; yeni yerler keşfettikçe, yeni yerler gördükçe, yeni tatlar tattıkça... daha fazla

24446B1EB7106B
picture-1-1395691293
Editör
27 Eyl 2012
Fotoğraf
Helsinki
+23 Fotoğraf
Helsinki
Helsinki
Helsinki
Helsinki
picture-16-1381800107
Gold Yazar
26 Nis 2012
Gezi Notu

FİNLANDİYA’NIN BAŞKENTİ HELSİNKİ’DE İKİNCİ GÜN

Helsinki’deki ikinci günümüzde sabah erkenden kalkıp çevresindeki önemli yerleri gezmeye karar veriyoruz. Şehir merkezine araba ile 15 dakikalık mesafede yer alan Oyma Kilise veya diğer adıyla Kaya Kilise ilk durağımız. Bu kiliseye kendi dillerinde “Temppeliaukio” deniliyor. Burası eski bir kilise değil, 1969 yapımlı ancak bildiğimiz kiliselerden çok farklı, modern... daha fazla

FİNLANDİYA’NIN BAŞKENTİ HELSİNKİ’DE İKİNCİ GÜN
picture-16-1381800107
Gold Yazar
25 Nis 2012
Gezi Notu

FİNLANDİYA’NIN BAŞKENTİ HELSİNKİ’DE İLK GÜN

Helsinki Finlandiya’nın siyasi ve kültürel başkenti. Şehir nüfusu yaklaşık 500 bin kişi. Yazın güneşin, kışın karanlığın hakim olduğu bir şehir Helsinki. Yaz çok kısa sürüyor. Ülkede genelde soğuk, karanlık, kasvetli bir hava hakim. Haziran ayında Beyaz Geceler’i yaşıyor. Bu dönemde hiç gece olmuyor. Hafif bir alacakaranlık çöküyor gece saat 2-3 civarı, sonra tekrar... daha fazla

FİNLANDİYA’NIN BAŞKENTİ HELSİNKİ’DE İLK GÜN
Gezimanya interaktif harita
picture-16-1381800107
Gold Yazar
24 Nis 2012
Gezi Notu

FİNLANDİYA’YA GENEL BAKIŞ…

Finlandiya 188 bin göl ve 180 bin ada ve adacıktan oluşan 5,5 milyon nüfuslu Kuzey Avrupa’da İskandinavya yarımadasında yer alan bir Baltık ülkesidir. Ülkeye ilk gelenler İsveç Vikingleri. Komşuları İsveç ve Ruslar tarafından uzun süreli işgallere uğramış. 1917’de Rusya’dan bağımsızlığını almış. Ülke nüfusunun %90’ı Fin kökenli. Ülkenin kuzey bölgesinde Sami ırkından... daha fazla

FİNLANDİYA’YA GENEL BAKIŞ…
picture-1-1395691293
Editör
13 Tem 2003
Video

Gezimanya Helsinki

picture-1-1395691293
Editör
16 saat önce
Duyuru

​Kore Turizm Organizasyonu'ndan Sürpriz Hediyeler Sizi Bekliyor!

Doğu Asya'nın en güzel ülkelerinden Güney Kore, Türk vatandaşlarından vize istemediği için oldukça rahat bir rota. Kendine has derin bir kültüre sahip Kore hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için Kore Turizm Organizasyonu'nun İstanbul ofisi yoğun olarak çalışıyor. Özellikle Kore hakkında merak ettiğiniz her şeyi bulabileceğiniz www.ktoturkey.com,... daha fazla

picture-16018-1405695886
Bronz Yazar
17 saat önce
Gezi Notu

CLAROS’UN IŞIĞINDA YOLCULUK

Efsaneye göre, İzmir'e gelen Büyük İskender, Pagos (Kadifekale) Dağı'nın eteklerinde bulunan Nemesis kutsal alanında avlanırken, bir ara ulu bir çınarın altında uykuya dalar. Rüyasında gördüğü iki Nemesis, İskender'den yeni İzmir kentini uyuduğu yerde kurmasını isterler. Uykusundan uyanan İskender, Claros'taki Apollon Kehanet Merkezi'ne giderek, kahine gördüğü rüyayı... daha fazla

CLAROS’UN IŞIĞINDA YOLCULUK
18 saat önce
Gezi Notu

RAHMİ KOÇ MÜZESİ - HASKÖY

Müze ve tarihi eserleri herkes gezmeyi sevmez. Hatta ne zevk alıyorsunuz taşı toprağı gezmekten, müzelerde onları sergilemeyi seyretmekten derler. Tercih meseles tabii... Ancak Rahmi Koç Müzesi'nden genç, ihtiyar, çocuk herkes zevk alabilir. Koç ailesine bu güzel müzeyi İstanbul halkına kazandırdığı için teşekkür ediyorum. Haliç’in kuzey yakasındaki Hasköy semtindeki... daha fazla

RAHMİ KOÇ MÜZESİ - HASKÖY
picture-44944-1464856489
Gezgin
22 saat önce
Gezi Notu

KHARKIV'DE GÖZÜME TAKILANLAR

Yaşadığımız coğrafyayı büyük bir mezbahaya döndüren ve ağzımızı açık bırakacak olaylar art ardına yaşanıyor. En küçük örneği insanlarımızın komşularının adlarını bilmiyor; fakat muhbirlik yapacak kadar ilgilendiklerine şahit oluyoruz. Türk insanının davranış genetiğini bozan bu yaşananlar ve yoğun iş temposu, bozulan ruh sağlığımıza pansuman olması için rahatlama... daha fazla

KHARKIV'DE GÖZÜME TAKILANLAR
22 saat önce
Gezi Notu

PORTOFİNO REHBERİ

Uzun bir ara gibi gelmiş olabilir, bir süredir yazamadım. Ama bu gezmedim, görmedim demek olmuyor :) Gittiğim yerler daha önce yazdığım yerler olduğundan tekrar kaleme almak yerine güncellemeler yaptım. Ama şimdi Eylül ayının dinginliğinde bir süredir hayalini kurduğum İtalya'nın kuzey batısı Portofino, Cinque Terre kısmını yani Liguria bölgesini keşfetme zamanı!... daha fazla

PORTOFİNO REHBERİ
picture-1-1395691293
Editör
22 saat önce
Duyuru

2017'de Yeni Pasaportlar Geliyor

Vize serbestisi şartlarında bulunan 72 kriterden biri olan tam biyometrik pasaporta 2017 itibarıyla geçilmesi planlanıyor. AB ülkelerine Vizesiz geçiş uygulaması başlasa da başlamasa da “tam biyometrik pasaporta” 2017’nin başında itibarıyla geçilmesi öngörülüyor.  Bu doğrultuda 2017'nin ilk aylarından itibaren 4 milyon yeni nesil çipli pasaport hazırlanacak.... daha fazla

picture-1-1395691293
Editör
25 Eyl 2016
Duyuru

Likya Yolu Ultra Maratonu başladı

Türkiye’de düzenlenen ilk “Ultra Maraton” olma özelliğine sahip Likya Yolu Ultra Maratonu dün başladı. Bu yıl yedincisi düzenlenen maraton 8 farklı ülkeden 220 sporcuyu bir araya getiriyor.  Likya Yolu Ultra Maratonu, Türkiye'de düzenlenen ilk ultra maraton olan, yüksek mücadeleye dayalı uluslararası bir spor organizasyonu olarak biliniyor. Toplam 509 km... daha fazla

25 Eyl 2016
Gezi Notu

ENDÜLÜS'ÜN KALBİ SEVILLA

Üç semavi dini harmanlamış, kültürel zenginliği ile göze çarpan, Endülüs'ün başkenti, flamenkonun anavatanı Sevilla... Avrupa'da en sevdiğim ilk 3 şehir arasında! Hiçbir yere benzetemiyorum burasını. O kadar güzel ki, o kadar kendine özgü... Dar sokaklarında kaybolunası, sokak müzisyenleri eşliğinde bir kaldırımla oturulası, tekrar tekrar gelinesi... 9 günlük bayram... daha fazla

ENDÜLÜS'ÜN KALBİ SEVILLA
picture-33604-1457438807
Bronz Yazar
24 Eyl 2016
Gezi Notu

FRANSA'NIN YILDIZI PARİS

Evet, Cenevre’de şehir merkezi CERN gezimizi tamamladıktan sonra rotamızı Paris’e çeviriyoruz. Otobüsle yolculuğumuz molalarla beraber yaklaşık 7,5 saat sürecek; çünkü Avrupa’da özellikle taşımacılık yapan sürücüler her 200 veya 250 km’de bir dinlenmek zorunda. Bu kurala uymayan sürücüleri ağır cezalar bekliyor. Biz de Cenevre-Paris arasındaki 600 km’lik yolu iki... daha fazla

FRANSA'NIN YILDIZI PARİS
Gezimanya interaktif harita
picture-43-1381798159
Gold Yazar
24 Eyl 2016
Gezi Notu

ABD'DE 5700 KM - BÖLÜM 12 - CHLORIDE KASABASI VE PALM SPRINGS

Chloride Kasabası aslında yolculuğun başında planladığımız yerlerden biri değil; sadece her akşam başka otelde yatıp diğer günü planlarken yolumuzun üzerinde burası da varmış, haydi buraya da gidelim dediğimiz yerlerden biri. Ama sonuç güzel çıkınca bunu da paylaşmalıyım dedim. Chloride Kasabası, tam bir kovboy kasabasıymış; 1840’larda gümüş madenine hücum ile birlikte... daha fazla

ABD'DE 5700 KM - BÖLÜM 12 - CHLORIDE KASABASI VE PALM SPRINGS