Google+

DÜNYAYI GEZİYORUM'DAN UNUTULMAZ BİR DARÜSSELAM KEŞFİ

DÜNYAYI GEZİYORUM'DAN UNUTULMAZ BİR DARÜSSELAM KEŞFİ

ÖZLEM TUNCAGezgin16 Nis 2012124030 Yorum

Kanaltürk Tv'de yayınlanan ''Özlem Tunca ile Dünyayı Geziyorum'' programı ekibi olarak en çok görmek istediğimiz ülkelerden biri Doğu Afrika ülkesi olan Tanzanya idi.

Bu ülkeyi keşfetmeye karar verince, Tanzanya ile ilgili gerekli tüm araştırmaları yapmış, bilgi dağarcımızı arttırmış, hazırlıklarımızı tamamlamıştık. O gün gelip çatınca da Atatürk Havalimanı'nda artık uçağa binmeyi beklemeye başlamıştık.

Peki neydi bu ülke ile ilgili olan bilgiler? Neler yapılır, nerelere gidilir, neler yenilir, neler içilir? Başkent Darüsselam ile ilgili tüm detayları yazımızın ilerleyen kısımlarında paylaşacağız sizlerle. Ama önce bu ülkeye nasıl gidilir ondan bahsedelim.

Darüsselam lokasyonunda bir çok otel seçeneği var. Bunlardan ilginç bulabilecekleriniz Tiffany Diamond Hotel, Holiday Inn Dar Es Salaam, New Avon Hotel. Bir de booking.com'un Darüsselam aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Resmi adı Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti olan Afrika ülkesinin başkenti Darülselam'a THY'nin direkt uçuşları bulunuyor. Bu ülkeye giriş için 6 ay süresi olan bir pasaportun olması yeterli. Vize ise girişte alınıyor. Vize ücretiyse 50 Dolar. Arapça'da barış kenti anlamına gelen ülkenin para birimi Tanzanya Şilini.

Hint Okyanusu'nun yanı başındaki ülke Tanzanya bir zamanlar, ülkenin ufacık balıkçı kasabasıyken, bugün en büyük kentleri arasında. Ve ülkenin ekonomi, eğitim, kültür merkezi sayılıyor.

Uçağımıza akşam saat 18 civarında binmiştik. Ve yaklaşık 7 saatlik bir uçuşun ardından gece yarısı saat 1.00 gibi, bizden 1 saat ileri bir ülke olduğundan dolayı, oranın saati ile gece yarısı saat 2.00 civarında Darüsselam Havaalanı'na inişimizi yapmıştık. Tabii ininceye kadar merakımız ve heyecanımız da hep bizimle olmuştu. Uçakta bu ülkeye kimlerin gittiğini inceleme altına almadan da yapamadık. Tanzanya aslında dünyada önemli turizm rotalarından birini oluşturuyor. Avrupa'nın bambaşka köşelerindeki insanlar Tanzanya'yı keşfetmek için bu ülkeyi kendilerine tatil rotası bellemişler. Uçağımızda Afrikalılar dışında Almanlar, Ruslar, İngilizler , Kuzey Avrupa ülkelerinde yaşayanlar bulunuyordu. Kendi ülkemizden insanlarımızsa daha çok oraya katkı sağlamak, destek olma amacında olan iş adamlarımızdı. Yol boyunca uçağımızda lezzetli yemekler yiyerek vakit geçirdik. Uçak içi oyunlar oynadık. Ve zamanın nasıl gectiğini anlamadan bir baktık ki Darüsselam Havaalanı'na inmişiz de, pasaport kontrolüne gelmişiz. Tabii kontrolden geçmeden önce, vize almak için ufak bir bilgi formu doldurmak gerekli. Nüfus cüzdanında yazan bilgilerin verildiği bir form. Pasaportun arasına formu ve vize ücretini koyduktan sonra kısa bir süre bekleyip, kontrolden geçtik. Tabii bu süre içinde beklerken insanların yüzlerine baktık. Yüzlerdeki yılların verdiği yorgunluk ve fakirlik açıkça okunuyordu. Kısa bir süre sonra bavullarımızı alıp, havaalanından çıkıp 1960’lı yıllardan kalma orjinal bir minibüse binmiştik. Oradaki hayata anında dahil olmuştuk. Bambaşka kültürün tamda içindeydik artık. Otelimize varınca iyi bir dinlenmeyi hak etmiştik.

İLK ÇEKİM GÜNÜMÜZ

Tanzanya-Darüsselam'da otelimizdeki muhteşem kahvaltının ardından, otelden dışarı çıkınca uzun süre çevremize bakmayı ihmal etmedik. Buradaki hayatı gözlemlemeye çalıştık. Bizi orada gezdirecek olan tur firmasının aracı gelince binip, çekim yerlerimizle ilgili toplantı yapmaya gitmiştik. Giderken öyle bir hengamenin içine düşmüştük ki ''vah canına'' dedirttirdi bize. Ellerinde yükleri, sırtlarında çuvalları olanlar, kafalarında sepet taşıyan hanımlar, ayakkabısız insanlar, toz toprak içindeki çocuklar hızla bir yerlere gidip geliyorlardı. Trafiğin de yoğunluğu dikkatimizden kaçmamıştı. Kilitlenen trafik gitmemize engel olmuştu.

Toplantıdan sonra, Darüsselam'da gezilip görülecek öyle çok yerin var olduğunu ögrendik ki, biz nereden başlayacağımıza karar veremedik bir türlü. En iyisi rehberimize bırakmaktı planı.

Güzel kent Darüsselam'ı yürüyerek çekmeye başlamıştık. Yollar, caddeler hep kalabalık. Toz, toprak her yerde, sesler, gürültüler, korna sesleri, farklı bir kültürü yansıtan yöresel kıyafetlerini giyen hanımlar, kimisinin kucağında kimisinin sırtında duran bebekleri, pisliğin içinde oturanlar, dilenenler, hele bir de kırmızı örtülere sarınmış ellerinde sopalarıyla gezenler vardı. Sanki 400 yıl öncesine gitmişiz gibi hissettik.

Bu örtüye sarılanları görünce biraz tedirgin olduk. Rehberimize sorduk bunlar ''Massaili'' dedi. Massaililerin kim olduğunu da tanıtacagız size.

Bize herşey burda çok yabancıydı. Bambaşka bir yaşam, farklı bir dünya vardı burda. Gördüğümüz hersey malzeme idi bizim için. Bizde herşeyi çekmeye çalıştık. Ama o kadar da kolay olmadı bu iş. Çünkü insanlar profesyonel kamerayı görür görmez çekilmek istemeyerek bağırıyor, çağırıyor ve sonra kaçıyorlardı veya yanımıza doluşup para istiyorlardı. Fakat Türk olduğumuzu söyleyince akan sular durmuştu. Ve Tanzanyalılarla dostluğumuz başlamıştı. O hırçın ruhlu insanlar gidiyor, yerine melek gibi, yardım sever insanlar geliyordu. Türk olduğumuzu söyledikten sonra çekimlerimiz çok daha rahat gitti.

TÜRKLER ÇOK SEVİLİYOR

8. yüzyılda bu topraklara gelen Araplar müslümanlığı yaymaya başlamışlar. Fakat daha sonra Tanzanya, önce Almanlar sonra da İngilizler tarafından yönetilmiş. Fakat, herşeye rağmen müslümanların sayısı bu topraklarda fazla. Ülke nüfusunun %44’ü Müslüman, %40’ı Hıristiyan, geri kalan kısmı ise yerel inançları benimsemiş.

İslamiyet Araplar sayesinde kıyı kesimlere asırlar önce gelmiş. Daha sonra iç kesimlere de yayılmış. Fakat sömürge dönemlerindeyse, hıristiyanlık misyonerler tarafından yaygınlaştırılmaya çalışılmış.

Bu topraklara gelen beyazlar hep birşeyler alıp götürmüş Afrikalılardan. Fakat, bizim ülkemizden giden insanlarımız onlara hep birşeyler vermeye çalışmış ve halen bu destekler, bu yardımlar devam ediyor.

Tanzanya dünyanın en fakir, yardıma ihtiyaç duyan ülkeleri arasında bulunuyor. Oraya giden başta Türk okullarımız olmak üzere, bu okullara destek sağlayan iş adamlarımız din, dil, ırk, renk gözetmeksizin hep veren el olmuşlar. Bu nedenle Afrikalıların beyazlar icin söyledikleri ''Muzungu'' yani ''kısa donlu beyaz adam'' yakıştırması Türklere söylenmiyor. Adeta bir gönül bağı kurulmuş iki ülke arasında. Bir çok Tanzanya'lının da Türkçe bir, iki kelime dahi olsa da konuşabilmeye çalışması bize çekimlerimiz sırasında mutluluk verdi.

TİMSAH ÇİFTLİĞİ

Ülkemizden kilometrelerce uzak olan bu diyara gelmişken, gezilecek, görülecek her yere ayak basmak istedik. Ayrıca kültüre de dahil olmak istedik. Böyle bir programın içinde kültür en önemli unsur. Ve Darüsselam'a yaklaşık 50km uzaklıkta bulunan bir köye gittik. Köyün özelliği geçimlerini timsahlarla sağlaması. Bizde bu çiftiliğe girdik.

Bize çiftliğini açan aile müslümandı. Bize çiftliğini gezdiren beyefendinin adı da Süleyman'dı. Nasıl bizim ülkemizin köylüleri inek, keçi, koyun besliyorlarsa, burdakiler de timsah besleyip, timsahın etini ve derisini satarak geçimlerini sağlamaya çalışmaktalar.

MASAİLİLER

Bu toprakların asıl sahibi aslında Masaililer. ''Masaililer'', ''Ma'' dilini konuşuyorlar yani anne dilini. Burada konuşulan ana dil Swahili''ce olsa da, 100'den fazla kabile olduğundan dolayı, farklı farklı etnik diller de kullanılıyor. Ama halk arasında İngilizce'de yaygın olarak kullanılıyor.

Bu toprakların en eski kabilesi Masai kabilesi. Ata erkil bir kabile olan ''Masaililer'' kültürlerine, gelenek-göreneklerine sıkı sıkıya bağlılar. Bu nedenle kıyafetlerini de asırlar geçse de hiç bir şekilde değiştirmemişler. Kent merkezine dahi gelseler kırmızı örtülerine sarınarak, ellerinde sopalarıyla geliyorlar.

Massai kabilesinin orjinal köyüne de gittik. Onların evlerine konuk olduk. Ama bu muhteşem ziyareti bir sonraki yazımızda anlatacağız size.

DARÜSSELAM BALIK PAZARI

Kentin görülmesi gereken yerlerinden birine girdik. Ülkenin en büyük balık pazarı. Böyle bir balık pazarı daha önce hiç görmemiştik. Tam bir hayat mücadelesinin içindeydik. Sabahın ilk ışıklarında açılan bu pazar, balıkçılıkla uğraşanların umudu. Sabahın ışıklarından itibaren pazara kasa kasa balıklar geliyor. Fakat ne yazık ki, bu toprakların en büyük sıkıntısı su. Su olmadığı için balıklar deniz suyu ile yıkanıyor.

Tezgahların arasında turlamaya başladık. Tezgahlarda ne balıklar var ne balıklar. Pazarın en ilginç yanıysa, ayak üstü mangal yapılıyor olması. Taze taze gelen balıklar mangalda pişirilerek sevenleriyle anında buluşturuluyor. Balık fiyatları da burada oldukça uygun. Kimler daha çok alıyor diye sorduğumuzda zenginler ve otellerin aldığını ögrendik.

Tanzanya ekonomisi, esas itibariyle tarıma dayalı. Buğday, akdarı, manyok ve mısır en çok yetiştirilen ürünlerinden. Ama balıkçılıkta ön planda.

BÜYÜKELÇİMİZLE BULUŞMAMIZ

Tanzanya'ya ayak basmamızda bize destek olan çok önemli isimlerdendir Büyükelçimiz Şander Gürbüz Beyefendi.

Ülkemizin bu denli sevildiği ülkede, kendisi gerçekten çok önemli başarılara imza atmış. Roportajımız esnasında Tanzanya halkının Cumhurbaşkanımız Sayın Gül'ü de çok sevdiğini, iş adamlarımızın burada birçok Tanzanya'lıya ekmek verdiğini ve çok geniş iş sahalarının olduğunu konuştuk. Tanzanya'nın Türk işadamlarımız için büyük bir fırsat olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz. İnşaat sektörü, turizm, gıda ve bir çok alanda, bu ülkeye yatırımlar yapılabilir. Bugün bir çok ülkenin işadamları bölgeye akın ediyor.

KOKO HALK PLAJI

Tanzaya'lıların en büyük keyfi keyif yapmak. Hint Okyanusu'nun yanı başındaki bu güzel ülkenin havası her daim sıcak. Burada bu nedenle plajlar hep dolu. Denize giren veya girmeyen herkes muhakkak plajlarda serinlemeye calışıyor. Ayrıca eşsiz okyanus manzarasıyla kendini dinliyor.

Darüsselam'da da oldukça popüler kumsallardan biri olan Koko Halk Plajı gezi rotamızda birini oluşturdu. Burada hafızalara kazılacak muhteşem manzaralar yer alıyor. İnsanlar dinlerine çok bağlılar. Denize girenler muhakkak kıyafetleriyle giriyor.

TARİHİ BİR MÜSLÜMAN KENTİ

Darüsselam'a yaklaşık bir buçuk saatlik mesafede bulunan bir Begomoya Kentinde Arapların müslümanlığı yaymaya geldiklerinde yerleştikleri ilk yaşam alanı bulunuyor. Hint Okyanusu'nun muazzam manzaraları eşliği ile bu güzel kente geldik. Öyle hoş bir manzara var ki bu topraklarda. Okyanusun zümrüt yeşili rengi ile yeşilin her renginin bulunduğu doğa iç içe geçmiş. Rab'imiz ne güzel yaratmış bu dünyayı diyoruz. Arapların izlerini süreceğimiz antik alana gelince hemen orada bulunan rehber olduklarını soyleyen yerliler geldi. Ama biz teşekkur ederek kendilerini geri çevirdik. Onlarda anlayışla karşılayarak gittiler yanımızdan.

Kentte, o zamanlarda kullanılmış olan tarihi caminin kalıntıları, yaşam sürülen evlerin izleri, mezarlar ve bir çok tarihi değer yer alıyor. Hepsini ayrı ayrı inceledik. İçlerine girdik. Burada tarih içerisinde yürüyüp gezerken tarih adeta ayaklarımızın altından süzülüp gidiyor.

YÖRESEL PAZARLARIN VERDİĞİ KEYİF

Böyle bir ülkeye gelince pazarlarına da girmek lazım. Afrika coğrafyası, dünya kurulduktan sonra bu güne dek doğası bozulmamış, kültürü fazla değişmemiş bir coğrafya. Biz de tarihin ilk günlerine gittiğimizi hissetmişcesine yöresel pazarları keşfettik. Bu pazarlarda yaşam oldukça ilkel. Tezgahlar darmaduman. Meyveler karışmış birbirlerine. Bakınca meyvelere acaba kaç zamandan beri burdadır diye düşünmekten alamıyor insan kendini. Ama ne olursa olsun bu doğallığı yaşamanın verdiği haz dünyada başka yerde bulunmaz bir his.

Pazar içinde gezerken, yöresel kasaplarla karşılaşılıyor. Bu kasaplar da ne buz dolabı var ne de buzluk. Yani anlayacağınız etler o sıcakta, orada açıklarda satılıyor. İnsanların kargaşası, kalabalık bize harika manzaralar sunuyor.

NEREDE KALINIR?

Tanzanya’nın başkenti Darüsselam’da konaklamak için harika oteller bulunuyor. 5 yıldızlı otellerden tutunda, 3 yıldızlı otellere kadar bir çok seçenek var. Bizim kaldığımız otel kent merkezinde bulunan Hyatt Regency oteldi.

NE YENİR?

Darüsselam'da yöreye ait bin bir çeşit tropikal meyve bulunuyor. Daha önce hiç görmediğimiz meyve çeşitlerini bir arada görme şansını elde etmiştik. Bu topraklara gelince muhakkak yemenizi tavsiye ettiğimiz meyveler; mor bir kabı olan, üzerinde ufak bir çiçeği bulunan Mangostick ve içinde siyah siyah çekirdekleri olan ve sarı bir suya sahip, C vitamini deposu olarak isimlendirilen ve bir çok hastalıktan koruyan Passion Fruit yani Tutku meyvesi. Ve bu meyvenin suyunu da kesinlikle içmenizi tavsiye ediyoruz.

Ayrıca yöre, balık çeşitleri de tadılabilir.

ULAŞIM

Darüsselam'ın merkezinde ulaşımımızda biz yürümeyi tercih ettik. Ama uzak noktalara gitmek için taksiler kullanılıyor. Dileyenler toplu taşıma araçlarını da kullanabilirler. Fakat turistler tarafından, minibüsler çok kalabalık oldugu için tercih edilmiyor.

''Özlem Tunca ile Dünyayı Geziyorum'' dünyanın bambaşka kültürlerini, yaşamlarını sizlere taşımaya devam edecek.

Yorum yazmak için

İlgili İçerikler

Editör
15 Eki 2013
Video

Gezimanya Dar Es Salaam

Editör
15 Eki 2013
Video

Gezimanya Dar Es Salaam'dan Zanzibar'a yolculuk

Editör
14 Eki 2013
Galeri
Tanzanya’nın en gelişmiş ve büyük kenti olan Dar Es Salaam, 4,5 milyon kişilik nüfusa sahip. “Barışın yurdu” anlamına gelen Dar es Salaam, sadece Tanzanya için değil Afrika içinde finansal ve politik anlamda büyük önem arz ediyor.
Dar es Salaam’da sizleri karşılayacak ilk manzaralar yolda sabah kahvaltısı için kahve içen halk olacaktır. Sabah kahvaltısı burada alışılagelmişin dışında kalıyor. Yolun kenarlarında oturmuş halk ve ellerindeki kahve fincaları oldukça güzel görüntüler sunabilir sizlere.
Sabah saatlerinin en hareketli yerlerinden biri balık pazarı. Balık pazarındaki tezgahlarda çeşitli deniz kabukları, kurutulmuş hediyelik deniz canlıları ve envai çeşit deniz ürünü bulabilirsiniz. Fiyatlar konusunda ise mutlaka pazarlık yapmalısınız. Pazarın içlerine doğru ilerledikçe gittikçe artan bir balık kokusu burnunuza çarpacaktır. Bazı tezgahlarda denizden yeni çıkmış balıklar satılırken bazı tezgahlarda hemen orada pişirilmiş deniz ürünleri mevcut. Halkın dokusunu burada gözlemleyebilirsiniz.
Çevredeki kafalarının üzerinde sepetler ve kovalar taşıyan renkli giyimli kadınlar ise pazara ayrı bir görsellik katıyor.
Buradan sonra gidilmesi gereken en önemli noktalardan bir diğeri ise Kikitu meyve sebze pazarı. Tropikal meyve cennetinde meyve pazarı gezmeden olmaz. Pazarın girişinde bisikletle dolaşıp Hindistan cevizi satanları görebilirsiniz. İstediğiniz anda, hemen Hindistan cevizini hazırlatabilir ardından suyunu içip yiyebilirsiniz.

Darüsselam - Tanzanya

Tanzanya’nın en gelişmiş ve büyük kenti olan Dar Es Salaam, 4,5 milyon kişilik nüfusa sahip. “Barışın yurdu” anlamına gelen Dar es Salaam, sadece Tanzanya için değil Afrika içinde finansal ve politik anlamda büyük önem arz ediyor.
02 Kas 2012
Gezi Notu

BARIŞIN YURDU DAR ES SALAAM

Tanzanya’nın en gelişmiş ve büyük kenti olan Dar Es Salaam, 4,5 milyon kişilik nüfusa sahip. “Barışın yurdu” anlamına gelen Dar es Salaam, sadece Tanzanya için değil Afrika içinde finansal ve politik anlamda büyük öneme sahip. Şehir yüz ölçümü olarak geniş bir alana yayılmış olsa da merkez bölgesi oldukça küçük. Merkez bölgede yer alan çok katlı yapılar dışında, kentin... daha fazla

01 Kas 2012
Gezi Notu

KARIBU TANZANYA!

Güney yarımkürede yer alan Tanzanya, Doğu Afrika’nın en önemli ülkelerinden biri. Ülkenin en büyük ve gelişmiş kenti, aynı zamanda da geleneksel başkenti Dar es Salaam, yasama başkenti ise Dodoma. 1996 yılına kadar yasama başkenti de Dar Es Selaam’mış. Ancak 1996’da başkent Dodoma’ya taşınmış. 370.000 civarında nüfusa sahip olan Dodoma kenti meclis başta olmak üzere resmi... daha fazla

16 Nis 2012
Gezi Notu

DÜNYAYI GEZİYORUM'DAN UNUTULMAZ BİR DARÜSSELAM KEŞFİ

Kanaltürk Tv'de yayınlanan ''Özlem Tunca ile Dünyayı Geziyorum'' programı ekibi olarak en çok görmek istediğimiz ülkelerden biri Doğu Afrika ülkesi olan Tanzanya idi. Bu ülkeyi keşfetmeye karar verince, Tanzanya ile ilgili gerekli tüm araştırmaları yapmış, bilgi dağarcımızı arttırmış, hazırlıklarımızı tamamlamıştık. O gün gelip çatınca da Atatürk Havalimanı'nda artık uçağa... daha fazla

Silver Yazar
6 saat 17 dak önce
Gezi Notu

MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ SRİ LANKA: BENTOTA VE COLOMBO

Bugün, Sri Lanka’daki son günümüz ama uçağımız sabaha karşı 01.30’da kalkacağı için tüm günümüz bize ait. İlk durağımız, Kosgoda’da bulunan deniz kaplumbağalarının yetiştirildiği ve bakıldığı merkez. Yetiştirildiği derken, hakikaten bir nevi kurtarıldığı ve belli bir büyüklüğe getirildikten sonra denize bırakıldığı yer diyebiliriz. Kosgoda sahilinde yumurtaların korunması... daha fazla

Bronz Yazar
6 saat 39 dak önce
Galeri

Teknolojinin gelişmesi ve uçak endüstrisindeki yenilikler günden güne bu alandaki yolcu sayısını arttırmakta. Her yıl 1 milyar turistin yurtdışı seyahati gerçekleştirdiğini düşünürsek, havaalanları bu insanların transit geçişlerinde önemli rol oynuyorlar.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Barajas Havaalanı

İspanya’nın en büyük havaalanı Barajas başkent Madrid’de yer alıyor. En çok ziyaret edilen 3. ülke olan İspanya’ya inen yolcu sayısı ise 41 milyon.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Changi Havaalanı

Asya Kaplanları’nın en küçük üyesi, tarımsal faaliyetlerin bulunmadığı yegane ülke Singapur’daki bu havaalanına ortalama 54 milyon yolcu iniyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Schiphol Havaalanı

Avrupa’nın önemli aktarma merkezlerinden biri olan ve Hollanda’da yer alan havaalanına uğrayan yolcu sayısı 55 milyonun biraz üzerinde.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Atatürk Havaalanı

Asya ile Avrupa arasında kalan, ülkemizin ve bölgenin en büyük havaalanı, konumu itibariyle geniş bir hinterlanda sahip ve 2014 rakamlarıyla 56 milyon insana hizmet vermiş.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

En Yoğun Havaalanları

Teknolojinin gelişmesi ve uçak endüstrisindeki yenilikler günden güne bu alandaki yolcu sayısını arttırmakta. Her yıl 1 milyar turistin yurtdışı seyahati gerçekleştirdiğini düşünürsek, havaalanları bu insanların transit geçişlerinde önemli rol oynuyorlar.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Bronz Yazar
7 saat 28 dak önce
Galeri
La Tomatina Adına Her Şey

Her yıl Ağustos ayının son haftası düzenlenen Domates Festivali bu yıl 70. kez gerçekleşecek.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

İspanya, Valencia’da Bunol adındaki küçük bir kasabada kutlanan festival 1945 yılında başlamış.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

10 bin nüfuslu kasabaya her yıl festival dolayısıyla 40-60 bin turist gelmekte.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Birkaç yıl öncesine kadar katılımın ücretsiz olduğu festivalde günümüzde çeşitli kapsamlarda biletler satılmakta ve fiyatları 3-10 € arasında değişmektedir.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Her yıl 100  tondan fazla domatesin kullanıldığı festivalde kent, kızıl bir renk alıyor. 

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

La Tomatina Adına Her Şey

Her yıl Ağustos ayının son haftası düzenlenen Domates Festivali bu yıl 70. kez gerçekleşecek.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Bronz Yazar
8 saat 6 dak önce
Galeri

Güney Kafkasya’da denizden uzak, yalnız bırakılmış bir ülke Ermenistan. Tarih boyunca aramızın limoni olduğu komşumuz. Bakalım bu ülkede bizleri nasıl sürprizler bekliyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Kavimler Göçü’nden etkilenmeyen, Moğol akınlarından korkmayan Ermeniler, topraklarını pek sevmişler ve diyarlarından göç etmemişler. Tıpkı komşuları Gürcüler gibi kendilerine has bir alfabeleri ve uzun bir geçmişe sahip yerleşim birimleri mevcut.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Hristiyanlığın temellerinin 300 yılına dayandığı bu topraklarda, daha İslamiyet ortada yokken koca koca kiliseler, mabetler inşa etmişler.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Fakat bu tarihi görünümünün yanında bir de modern tarafı var ki başkent Erivan ülkenin en önemli kenti. 

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Step ikliminin tüm özelliklerini, güzelliklerini yaşayan Ermenistan’da en çok tutulan içecek konyak ve brandy. Bir de bizden esinlendikleri lavaş, tescilli olarak bir Ermeni ekmeği.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Ermenistan Hakkında “Hmm” Dedirten 10 Şey

Güney Kafkasya’da denizden uzak, yalnız bırakılmış bir ülke Ermenistan. Tarih boyunca aramızın limoni olduğu komşumuz. Bakalım bu ülkede bizleri nasıl sürprizler bekliyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Bronz Yazar
24 May 2015
Galeri

Her yaz, her bayram yurtdışlarından, gurbet ellerden gelen vatandaşlarımız; çikolata, şampuan gibi buralarda pek kaliteli olmayan ürünleri getirirlerdi. Alman araçlarının cazibesi, o giyim kuşamları bizi cezbetse de madalyonun bir de öbür yüzü var.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Tayland

Şayet damak tadına uyum sağlarsanız; turistik, ucuz büyüyen ve politik stabiliteye sahip olan Tayland’da iş bulabilmeniz çok kolay.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Kuveyt

Ülke nüfusunun azınlıklar karşısında bir azınlık olduğu Kuveyt’in % 80 kadarı gelen göçmen işçi ve ailelerinden oluşuyor. İşçi açığını varın, siz düşünün.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Suudi Arabistan

Petrol zengini, su fakiri Arabistan’da yaşamak biraz pahalı olsa da riyaller cebinize bol bol girecek. Fakat memlekete döndüğünüzde benzin fiyatları aklınızı başınızdan alabilir.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Güney Afrika

Kara kıta Afrika’nın açık ara en gelişmiş ülkesi Güney Afrika Cumhuriyeti; kültürel yapısı, doğal harikaları ile tam yaşanacak yer. Ancak buralarda denize Ocak ayının ortalarında giriyorlar haberiniz ola.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Gurbetçi Olmak İçin İdeal 10 Ülke

Her yaz, her bayram yurtdışlarından, gurbet ellerden gelen vatandaşlarımız; çikolata, şampuan gibi buralarda pek kaliteli olmayan ürünleri getirirlerdi. Alman araçlarının cazibesi, o giyim kuşamları bizi cezbetse de madalyonun bir de öbür yüzü var.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Silver Yazar
24 May 2015
Gezi Notu

MUTLU İNSANLAR ÜLKESİ SRİ LANKA: BENTOTA

Bugün benim ve çocuklar için keyif, eşim için macera günü. İlk 1991 yılında dalış brövelerimizi almak için beraber kursa katılıp, sonra senelerce Çanakkale kömür limanına Cuma gecesinden gidip çadır kurar hafta sonunu dalarak geçirir, Pazar günü evimize dönerdik. Çocukların doğumu ile ben biraz dalışı ikinci plana attım ama eşim için her zaman bir tutku olarak kaldı. Dünyanın... daha fazla

Editör
24 May 2015
Duyuru

Erden Eruç ile "Barışa Yolculuk" başladı

AKUT sporcusu ve dünyanın en önde gelen okyanus kürekçisi Erden Eruç, New York’tan başlayarak Atlantik Okyanusu ve Akdeniz’i geçip, Çanakkale’ye ulaşacak. Dün itibariyle Erden Eruç, iki kişilik özel teknesinde New York’tan Gelibolu Yarımadası’na doğru kürekle yola çıktı ve böylece “Barışa Yolculuk” 23 Mayıs’ta saat 12.00’de North Cove Marina'dan başlamış oldu. Geçişin Fas’a... daha fazla

Bronz Yazar
24 May 2015
Galeri

Yazın sıcak günleri kendini hissettirmeye başlamışken gezegenin en çok turist çeken kenti de gittikçe canlanıyor. 85 milyondan fazla turistin geldiği Fransa’da yaklaşık 50 milyon insanın rotasında Paris var. Dünyanın en çok ziyaret edilen şehri Paris’i çekici kılan değerlere gelin bir göz atalım.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Louvre Müzesi

Dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Louvre, eski bir kraliyet sarayı. Fransız Devrimi’nin ardından müzeye çevrilen yapının en ilgi çekici parçası ise kuşkusuz Mona Lisa.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Champs-Elysees

Metrekaresinin yaklaşık 30 bin TL olduğu “Şanzelize” alışveriş için dünyaca ünlü markaların toplandığı, aradığınız şeyleri astronomik fiyatlara bulabileceğiniz Paris’in en ünlü caddesi.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Eiffel Kulesi

Devrimin 100. yılı anısına EXPO fuarı için yapılan kulenin mimarı Gustave Eiffel. 300 metrelik kulenin üstünde yine uçuk rakamlarla hizmet veren bir restoran bulunuyor.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Pere Lachaise Mezarlığı

Ünlü Fransız bilginlerinin, edebiyatçılarının, sanatçılarının yattığı mezarlıkta Oscar Wilde, Moliere önde gelen isimlerden.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

Paris’in Can Alıcı 10 Noktası

Yazın sıcak günleri kendini hissettirmeye başlamışken gezegenin en çok turist çeken kenti de gittikçe canlanıyor. 85 milyondan fazla turistin geldiği Fransa’da yaklaşık 50 milyon insanın rotasında Paris var. Dünyanın en çok ziyaret edilen şehri Paris’i çekici kılan değerlere gelin bir göz atalım.

Fotoğraf: Kaynağı için tıklayın >>

24 May 2015
Galeri

Evet İrlanda’nın yaptığı son hareket dünya çapında konuşuldu. Eşcinsel evliliği yasal olarak kabul etmesi pek çoklarını sevindirdi, insanların yüzünü güldürdü. Fakat İrlanda’dan önce de bunu kabul eden ülkeler vardı. Bilelim, öğrenelim.
Fotoğraf: www.opposingviews.com

1.Hollanda (2000)

Evet herkesin aklına gelen ilk isim. Hollanda eşcinsel evliliğe 2000 yılında yasal olarak izin verdi bu sebepten olsa gerek genellikle akıllara ilk gelen de o oluyor.
Fotoğraf: eideard.com
 

2.Belçika (2003)

Çikolata, bira, patates, Brugge ve üstüne bu. Biz gidiyoruz.
Fotoğraf: libertyalliance.com

3.Kanada (2005)

Kanada’nın göçmen alacağını buradan hatırlatabiliriz.
Fotoğraf: abcnews.go.com

4.İspanya (2005)

İspanyolcayı öğrenmek kolay aslında söylemleri arasında ne yapsak, tası tarağı toplayıp gitsek mi?
Fotoğraf: www.telegraph.co.uk

Eşcinsel Evliliğin Yasal Olarak Kabul Edildiği 20 Ülke

Evet İrlanda’nın yaptığı son hareket dünya çapında konuşuldu. Eşcinsel evliliği yasal olarak kabul etmesi pek çoklarını sevindirdi, insanların yüzünü güldürdü. Fakat İrlanda’dan önce de bunu kabul eden ülkeler vardı. Bilelim, öğrenelim.
Fotoğraf: www.opposingviews.com

23 May 2015
Galeri

Dünyada pek çok doğal güzellik bulunsa da insanlar tarafından tasarlanan bu enteresan tasarımlı binalar gerçekten görülmeye değer.

Amerika Birleşik Devletleri

Sepet görünümündeki bu bina, ABD’nin Ohio eyaletinde bulunuyor.

Fotoğraf: http://www.thedailypedia.com/wp-content/uploads/2014/07/basket-house.jpg

Tayvan

‘’Ufo Ev’’i Tayvan’da görebilirsiniz.

Fotoğraf: http://unusual-architecture.com/wp-content/uploads/2008/10
/theufohousesanjhihtaiwanmain.jpg

Polonya

‘’Eğri büğrü’’ görünen bu bina ise Polonya’da bulunuyor.

Fotoğraf: http://koikoikoi.com/wp-content/uploads/2012/02/Crooked-House-Poland-1-610x457.jpg

Hindistan

Hindistan’daki bu tapınak, lotus çiçeği görünümünde.

Fotoğraf: http://india-tour.us/wp-content/uploads/2011/12/Bahai-TempleLotus-Temple-Delhi-India.jpg

Avusturya

Binanın üzerinde baş aşağı tehlikeli bir biçimde duran evin olduğu bu enteresan yapı ise Viyana’da bulunuyor.

Fotoğraf: http://magazine.tripzilla.com/wp-content/uploads/2014/05/1024x768x14-Erwin-Wurm-House-Attack-2006-1024x768.jpg.pagespeed.ic.590wpX8cTO.jpg

Dünyanın En İlginç Tasarımlı Binaları

Dünyada pek çok doğal güzellik bulunsa da insanlar tarafından tasarlanan bu enteresan tasarımlı binalar gerçekten görülmeye değer.

Amerika Birleşik Devletleri

Sepet görünümündeki bu bina, ABD’nin Ohio eyaletinde bulunuyor.

Fotoğraf: http://www.thedailypedia.com/wp-content/uploads/2014/07/basket-house.jpg