Google+

JAIPUR VE AMBER SARAYI

711518 Kas 2011Gezi Notu
GÖKÇE YILMAZGÖKÇE YILMAZGold Yazar18 Kas 201171150 Yorum

Amber Sarayı (Amer Fort), ilk olarak adı ile kendini çekiyor. “Ama adı neden Amber?”, “Acaba bu bölgede çok miktarda amber olduğu için mi bu ismi almış?” diye düşünüyorken, Jaipur'daki rehberimiz hemen açıklamayı yapıyor. Adının Amber Sarayı olmasının nedeni; içindeki büyük Shiva heykelinin amberden yapılmış olması. İşte bu noktadan sonra, bir amber tutkunu olan babamın saraya olan ilgisi daha da bir artıyor.

Hinduizm dininde toplam 3 milyonun üzerinde tanrı var. Shiva ise Hinduizm’deki en popüler tanrı. Shiva genellikle boynundaki kobra yılanı, elindeki asa ve alnının ortasındaki üçüncü gözüyle çıkıyor karşımıza.

Neticede en popüler tanrı, en güzel doğal taşlardan biri ile heykelleştirilince, bu sarayında daha fazla güvenliğe ihtiyacı oluyor doğal olarak.

Şehrin dışında Amber Sarayı’na yakın bir yerde Çin Seddine benzer bir güvenlik duvarı var.

Jaipur

Buradaki duvar dünyanın 3. büyük güvenlik duvarıymış. Dünyadaki en büyük güvenlik duvarı Çin’de, ikincisi ise Hindistan’ın Rajastan Bölgesinde bulunuyor. Bu duvar ise Amber Sarayı’nı korumak amacıyla dönemin kralı tarafından yaptırılmış. Uzunluğu tam 18 kilometre. Sadece 3 tane girişi var. Rajastan’daki duvarın uzunluğu 40km kadar, Çin Seddininki ise açık ara önde tam 850 km.

Amber Sarayı 450 yıllık bir tarihe sahip. Daha önce Kraliyet Ailesi burada yaşıyormuş. Tamamen Hindu mimarisi eseri olan Amber Sarayı çok yüksek olmayan bir tepe üstünde kurulu.

Jaipur şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Girisadan Homestay, Hotel Soni Space, Adhbhut Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Ace Hotel Jaipur, Krishna Palace gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz The Pearl, Hotel Kalyan, Khatu Haveli tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Jaipur aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Jaipur-1

Aşağıdan fillere binerek yukarı çıkılıyor. Fillere binmek için sıra beklerken seyyar satıcıların bol bol tacizine maruz kalıyoruz. Birinden şapka alırsanız, hemen yanınızda heykel satan bir adam bitiveriyor. Bazen oldukça rahatsız edici olabiliyor gerçekten. Satmaya çalıştığı şapkayı kafanıza geçirip, hemen ardından para talep ediyorlar. Yani “ister misin?” diye soran yok…

Beklediğimiz filler de geliyor sonunda, hepsinin yüzünü, hortumunu kök boyalarla renk renk boyamışlar.

Jaipur-2

Saraya filler ile günde sadece 2 kez çıkış var. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere. Fillerle saraya çıkmak yaklaşık 20 dakika sürüyor. Ama çok çok keyifli bir yolculuk.

Jaipur-3

Ve sonrasında Amber Sarayı.

Jaipur-4

Günümüzde sarayın içinde sergilenen pek bir eşya yok. Kraliçenin mücevher sandığı, yemek yapılan devasa kazanlardan başka bir şey de yok zaten eşya olarak.

Taştan sehpa tarzı bir şey görüyoruz. Burada savaş tanrısını memnun etmek için ona hindistan cevizi sunuyorlarmış. Hindistan cevizi kafa anlamına geliyor. Yani “senin için başımı kestim, onu sana sunuyorum” anlamında.

Padişahın halkla buluştuğu alan, ayrı bir bina. Haftanın bazı günlerinde halkın sıkıntılarını dinlediği yermiş burası. Mimariye dikkatimizi çekiyor rehberimiz. Mesela sütunların tavana bağlandığı bölgede hortumunda lotus çiçeği tutan fil motifleri mevcut. Fil iyi şansı, lotus da bereketi simgeliyor.

Jaipur-5

Asıl sarayın girişi Ganesh kapısı denilen bir kapıdan yapılıyor. Kapının hemen üstünde de Ganesh’in bir resmi mevcut.

Jaipur-6

Ganesh, Tanrı Shiva’nın oğlu… İyi şans ve mutluluk tanrısı. Ganesh’in hayata gelmesinin hikayesi ise şöyle; yıllar sonra Shiva savaştan döner, döndüğü anda ise eşi Parvati’yi yatakta genç bir adamla görür. Hemen adamın başını keser. Parvati itiraz eder, “o bizim oğlumuz” der. Bunun üzerine Shiva kestiği başı bedenin üzerine tekrar eklemeye çalışır. Olmayınca dışarı fırlar ve ilk gördüğü canlı olan filin kafasını keser ve vücuda ekler. Böylelikle Ganesh hayat bulur.

Jaipur-7

Sarayın ön cephesi oldukça renkli, tamamen doğal kök boyalarla boyanmış, orijinal resimler hala olduğu gibi duruyor. Sıva yapmak için kullandıkları malzeme de hayli ilginç. Yöreye özgü bir taş, yumurta kabuğu, deniz kabukları ve mermer tozundan oluşan bir karışım kullanıyorlar. Bunları ezip karıştırıp toz haline getirerek duvarlara sıva yapıyorlar, üstüne de hindistan cevizi suyu sürüyorlar. Bu da parlaklığı sağlıyormuş. Gerçekten duvarlar yıllar sonra bile hala pırıl pırıl.

Jaipur-8

Sarayın içinde aynalı salon diye bir bölüm var. Oldukça büyük olan salon, tüm sütunlar ve duvarlar, küçük motifler şeklindeki aynalardan oluşuyor. Işığı daha iyi yansıtması için tüm o minik ayna parçaları konveks şekilde yerleştirilmiş. Bu salonu kış aylarında ve özel toplantılar için kullanıyorlarmış. Çoğu Moğol yapısında olduğu gibi, tavandaki ayna motifi ile, zamanında yerde duran halının motifi aynıymış.

Jaipur-9

Sütunların alt bölümü ise yaklaşık göğüs hizasına kadar mermer, burada rehberimiz mermer üzerine oyulmuş motife dikkatimizi çekiyor. Resmin özelliği aslında 1 lotus çiçeğinin, 8 farklı sembolü göstermesi. Çiçeğin 5 yaprağı ve bir gövdesi var. Yaprakları kapatınca balık figürü, gövdenin yarısını kapatınca yengeç, 4 yaprağı kapatınca fil hortumu, 1 yaprağın kenarını kapatınca akrep figürü, sadece 1 yaprağı kobra yılanını, gövdenin uç kısmı aslan kuyruğunu, ve tamamı lotus çiçeğini oluşturuyor. Rehberin çiçeğin bir kısım yerlerini kapatarak, yeni figürleri gösterişini hayretle izliyoruz. Muhteşem bir eser…

Amber Sarayı’nın bir çok yerinde merdiven yok. Bina içlerinde de olsa merdiven yerine hafif meyilli yollar yapmayı tercih etmişler. Sarayın üst katına çıkınca, kadınlar için yapılmış avluya bakan bir bölmeye geliyoruz. Burada cam ya da pencere yok. Onun yerine tamamen tek parça mermerden yapılmış bir duvar görülüyor. Üzerine işlenen incecik motifler sayesinde burada duran kadınlar dışarıyı görebiliyor, fakat dışarıdan bakanlar içeriyi göremiyor. Tam ortasında ufak bir pencere var. Bu da seferden gelen padişaha ve askerlere döndüklerinde çiçekler atabilsinler diye bırakılmış. Bu nedenle buraya “Hoş Geldin Terası” deniliyor.

Jaipur-10

Amber sarayının iç avlusunun zemin deseni de, İran halısı motiflerinin küçük havuzlar ile oluşturulmasıyla yapılmış.

Jaipur-11

Tüm sarayın içi eskiden kök boyalar ile boyalıymış. Fakat bundan 200 yıl önce Oranj denen kral başa gelince Hindu mimarisini sevmediğinden, daha önce boyanmış bu motiflerin üstünün sıva ile kapatılması emrini vermiş. Ancak 200 yıl sonra günümüzde Oranj’ın yaptırdığı sıvalar yavaş yavaş dökülüyor da, alttaki motifler ortaya çıkıyor.

Amber sarayı oldukça büyük bir saray, zamanında çatısı altında 6.000 kişi yaşıyormuş. Yemek kazanları 4-5 tane yetişkin insanın rahatça içine girebileceği büyüklükte.

Jaipur-12

Amber sarayına veda ediyor ve rotamızı Su Sarayına çeviriyoruz. Su Sarayı aslında 3 katlı bir bina olarak inşa edilmiş. Zamanın Kralı 5 eşiyle birlikte bu sarayda kalıyormuş. 1875 yılında yapılmış fakat muson yağmurları nedeniyle, suların altında kalmış. Şu anda dışarıdan bakılınca 1 katı suyun altında kaldığından, 2 katlı bir yapı olarak görünüyor. Yanına gitmek mi, kayık olmadan imkansız… Uzaktan fotoğraf çekmekle yetiniyoruz.

Jaipur-13

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar