Google+

Arama formu

KIRMIZI ŞEHİR BOGOTA

Bu yazı Gezimanya üyesi TUĞÇE YILMAZ tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Kolombiya’nın başkenti olan Bogota, 8 milyona yakın nüfusa sahip. Ülkenin en kalabalık kenti. Deniz seviyesinden 2625 metre yükseklikte yer alan Bogota, Bolivya’nın başkenti La Paz ve Ekvator’un başkenti Quito’dan sonra dünyanın en yüksek rakımlı üçüncü başkenti.

Bogota

Yüksek rakıma sahip olduğu için de buradaki nem ve sıcaklık insanı bunaltmıyor.
Bogota-1

Evlerde kırmızı tuğla kullanımı çok yaygın. Bu nedenle kentin lakabı “Kırmızı Şehir”.

Bogota-2

Latin Amerika’nın en önemli üniversite kentlerinden biri olan Bogota (diğeri Santiago),  Kolombiya’nın da eğitim – öğretim cenneti. Kolombiya’daki toplam üniversite sayısı 360. Bunların 72’si ise Bogota’da. Ülkedeki üniversitelerin %70’i devlet üniversitesi, %30’u ise özel üniversite. Bogota’daki en büyük üniversite Los Andes Üniversitesi. Bunun yanında lise ve kolej sayısı da bir hayli fazla. 2700 devlet lisesi ve 600 özel kolej bulunuyor.

Üniversite ve öğrenci sayısının fazla olması, doğal olarak gece hayatına da yansımış. Şehirde oldukça fazla gece kulübü ve bar yer alıyor. 24 saat yaşayan şehirlerden biri.

Bogota şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Chez JC, La Soledad - Bogota - Private room and bath, Apartaestudio tipo cabaña güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Usaquen Station Hostel, Habitación Céntrica Barrio Pontevedra, Mi Casa tu Casa. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Linda habitación, limpia y cómoda en apartamento, DoubleTree by Hilton Bogotá - Calle 100, Cosmos 100 Hotel & Centro de Convenciones - Hoteles Cosmos gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz NH Bogota Urban 26 Royal, Hotel Holiday Inn Express Parque 93, NH Collection Bogota Terra 100 Royal tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Bogota aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Bogota’da mutlaka görülmesi gerekenler La Candelaria bölgesi, İspanyol koloniyal döneme ait renkli binalar, müzeler, üniversiteler ve kütüphaneler…

Kentin en önemli meydanı Bolivar meydanı yani Plaza de Bolivar. Şehrin kalbi bu meydanda atıyor diyebilirim. Dikdörtgen şeklinde Simon Bolivar meydanı ulusal yönetim merkezi. Ortada Simon Bolivar’ın heykeli, heykelin bir elinde kılıç, diğer elinde yapacağı devrimlerin listesinin yazılı olduğu bir bildiri var.

Bogota-3

Meydan çevresinde koloniyal dönemden kalma çok sayıda askeri ve yönetim binaları yer alıyor.
Bogota-4

Bolivar meydanı tarihi dokusu ile muhteşem bir meydan. Meydana bakan Navinyo sarayının dış cephesinde dev karınca figürleri yer alıyor. İnsan boyundaki karınca figürleri çok güzel yapılmış. Başbakanın hem evi hem ofisi olan Case de Navinyo, ismini ilk devlet başkanları Antonia Navinyo’dan almış.

Bogota-5

Çevrede birbirinden güzel mimari ile  yapılmış olan Parlamento binası, Primada Katedrali, Palacio Justica Sarayı, Katedrale bağlı dini alışveriş merkezi, Kardinal’in çalışma ofisleri, kongre binası, belediye meclis binası yer alıyor.
Bogota-6

Parlamento binası karşısındaki senatörlerin bulunduğu binaya aşağıdan tünel ile bağlanıyormuş. Adalet sarayı olarak da bilinen Palacio Justica Sarayı bağımsızlık mücadelesinin ilk başladığı yermiş. Küçük beyaz – yeşil tonlarındaki balkonu ile dikkat çekiyor.

Bogota-7

Hemen bu binaların arkasında Coloniyal Quarter denilen bölge yer alıyor. Bu bölge korumaya alınmış. Tarihi eserlerin yanı sıra meydanı süsleyen diğer unsurlar ise seyyar satıcılar,  sokak sanatçıları, turistler, askerler, dilenciler ve sarhoşlar…

Bogota-8

Her köşeden çikolata ve kahve kokuları yükseliyor. Kolombiya’nın en gözde kahve zinciri ise Juan Valdez Cafe. Bu cafede mutlaka kahve ya da kakao içmelisiniz. Hesabı öderken ekstra bahşiş vermenize gerek yok çünkü hesapta %10 bahşiş otomatik olarak ilave edilmiş olarak geliyor. Bu %10’luk oran faturada “Propina” olarak yazılıyor.

Kentte iki tane mutlaka görülmesi gereken müze var. Bunlardan ilki Museo del Oro yani Altın Müzesi. Giriş ücreti 3.000 COP. Burası dünyanın en geniş altın koleksiyonuna sahip müzesi. Müzenin içinde 34 bin parça altından yapılmış obje sergileniyor.

Bogota-9

Müzedeki en önemli parçalardan biri 1939’da bulunan ve farklı açılardan bakıldığında ağız, göz, buruna sahip bir yüzü andıran vazo.
Bogota-10

Bunun yanı sıra altından yapılmış savaşçı kadın ve erkek kıyafetleri, altın sütyen, başlık, kemer, küpe ve masklar oldukça ilgi çekici.

Bogota-11

Bogota-12

Kolombiya zümrüt ihracatında dünyada bir numara olduğu için müzede de zümrütten yapılmış çeşitli objeler var.

Müzenin son bölümünde ise El Dorado yani Altın Efsanesini anlatan bir sinevizyon gösterisi izleyebiliyorsunuz. Bu bölüm de efsane kadar etkileyici.

Bogota-13

El Dorado İspanyolca “altınla kaplı” demek. 1530’da Gonzale Jimenez, Kolombiya’nın And dağları bölümünde Muiska yerlilerinin kabile reisini görür. Bu kabile reisi göreve başlamadan önce bir müddet kadınsız ve tuz yemeden bir mağarada yaşar. Mağaradan çıktığında ilk iş olarak Guatavita gölüne gider ve burada ilâhlarına tapınmaya başlar. Ancak tapınmadan önce de soyunup tüm vücudunu altın tozu ile kaplar. Ardından 4 kişinin taşıdığı altın bir sala binerek tek başına göle girer ve dini ritüellerini gerçekleştirir. Altın tozundan tamamen temizlenmesi ile dini ritüel sona erer. Bunu gören Gonzale Jimenez, bu durumu çevresi ile paylaşınca ağızdan ağza El Dorado diye bir yerde altından bir kral yaşadığı efsanesi yayılmış. Aradan yıllar sonra General Pizaro’nun kardeşi Gonzalo, Rio Napo nehrini boydan boya takip ederek, altın kral ülkesini aramış ama bulamamış. Ancak 1969 yılında efsanenin çıktığı yerde, Guatavita gölü yakınlarında altından yapılmış bir sal bulunmuş. İşte bu sinevizyon gösterisi de bu hikayeyi anlatıyor.

Müzenin çıkışında yöresel kıyafetli Kolombiyalı kızlar fotoğraf çektirmek için birbirleri ile yarış içindeler. Tabii biz de bir iki fotoğraf çektiriyoruz.

Bogota-14

Müze çevresinde çok sayıda küçük tekerlekli tezgahlar var. Bu tezgahlarda daha çok sıkma meyve suyu, kahve gibi içecekler satılıyor.

Bogota-15

Diğer önemli müze ise Botero Müzesi (Donacion Botero).

Bogota-16

Bu müzede şişman figürleri ile ünlü Fernando Botero’nun eserleri sergileniyor.

Bogota-17

Bogota-18

Bogota-19

Bogota-20

Aynı zamanda müzede Picasso, Dali, Monet gibi sanatçılara ait bazı eserler de yer alıyor. Müzede para koleksiyonlarının sergilendiği küçük bir bölüm de var. Müzenin çıkışında hediyelik eşya dükkanında Botero’nun eserlerinin replikaları satılıyor. Botera Müzesi’nin bulunduğu bölgede tek ya da iki katlı rengarenk evler arasında yürümek oldukça keyifli.

Bogota-21

Buradaki evlerde eskiden İspanyol asilzadeleri oturuyormuş. Bu evlerin mutfak kısmının arkasında da mutlaka küçük bir oda bulunurmuş. Bu odalarda asilzadelere hizmet eden fakir ailelerin 15-16 yaşlarındaki kız çocukları kalıyormuş.

Kent oldukça kozmopolit olduğundan pek çok dine ait ibadethaneler var. Kanderalya bölgesindeki sarı renkli Kanderalya kilisesi oldukça etkileyici.

Bogota-22

Yine bu bölgede önünde ağaç figürü olan bir kütüphane var. Önünde ağaç figürü olmasının sebebi ise ağacın bilgeliği temsil ediyor olması.

Bogota-23

Yol üzerinde gördüğümüz Casa de Maneda yani Ulusal banka ise yıllarca darphane olarak hizmet vermiş.

Yol üzerindeki pembe, yeşil, gri, sarı renkli 2-3 katlı koloniyal dönemden kalan binalar arasında yürüyoruz. Bu caddede yer alan Askeri Müze önceleri güzel sanatlar akademisi imiş, daha sonra askeri müze olmuş.

Calle del Coliseo caddesi oldukça etkileyici. Bu caddenin bir tarafı İspanyollar (Güney İspanya, Granada) dönemine ait koloniyal binalardan oluşuyor. Diğer tarafında yer alan binalar ise cumhuriyetçi mimariye örnekmiş, İtalya ve Fransa’dan etkilenmiş.

Eski tiyatro binası “Theatre Colomb” mimaride İtalyan tarzı çok net göze çarpıyor. Mimarı da İtalyan.
Bogota-24

Tiyatro binasının karşısında ise San Carlos Sarayı yer alıyor. İlk devlet başkanı için yapılmış olan bu sarayda yurt dışından gelen üst düzey politikacılar ve siyasetçiler ağırlanıyormuş.

Yine bu cadde üzerinde Simon Bolivar’ın 1825-1830 yılları arasında yaşadığı evi görüyoruz. O dönemde Simon Bolivar’a suikast girişimi yapılmış ve yaşadığı evin penceresinden kaçarak hayatı kurtulmuş. O nedenle bu pencere Bogota’da turistlerin en sık ziyaret ettiği yerlerden.
Bogota-25

Bu evin hemen ilerisinde ise Simon Bolivar’ın eşinin yaşadığı ev bulunuyor. Bu eve Casa de Manuelita deniliyor.

İnsan Hakları Komisyonu’na ait ev de bu cadde üzerinde yer alıyor. Evin önünde etkileyici bir heykel var. Fransa’da yazılan insan hakları bu evde İspanyolca’ya çevrilmiş.
Bogota-26

Bogota’nın en eski okullarından biri olan San Bartelomo Okulu, ilk orta ve lise seviyesinde eğitim veriyor. 1604’te inşa edilmiş.

İspanyolca “Testere tepesi” anlamına gelen Monserrata Tepesi, deniz seviyesinden 3.152 metre yükseklikte yer alıyor.
Bogota-27

Teleferik ya da finiküler ile ulaşılabilen tepeden kentin manzarasını izleyebilirsiniz.
Bogota-28

En tepede 17. yüzyıldan kalma bir kilise yer alıyor. Burası Bogota’daki Hristiyanların Hac mekanı. Bu kilise eskiden küçük bir şapelmiş, daha sonradan kiliseye çevrilmiş.
Bogota-29

Bu tepenin hemen karşısında yer alan tepede ise büyük bir İsa heykeli var.

Bogota-30

Tepeden manzaranın keyfini çıkartmak isteyenler için 2 restoran bir de cafe bulunuyor. Tabii ki hediyelik eşya dükkanları da mevcut. Tepeye ulaşmanın bir diğer yolu da yemyeşil doğada dar bir patikadan yürümek. Ancak bu yükseklikte yürümek, daha doğrusu bir tepeye tırmanmak bir hayli güç olabiliyor.

Tepeden Bogota’ya baktığınızda kentin en yüksek binası olan Torre Colpatria’yı görebilirsiniz. Yine bu binanın da en son katına çıkıp şehir manzarası izlenebiliyor. Ancak son katına sadece Cumartesi ve pazar günleri çıkılabiliyor.
Bogota-31

Zona Rosa ve Park 93 bölgesi, Bogota’nın zenginlerinin ve sosyetesinin yaşadığı yer. Bu bölge biraz bizdeki Nişantaşı’nı andırıyor. Gece hayatının da en renkli yaşandığı bölge olan Zona Rosa’da şık restoranlar, renkli alışveriş merkezleri, yüzlerce bar ve gece kulübü var. Bu gece kulüpleri arasında en ünlü olanlar ise Havana ve Alma. Bu kulüplerin önünde genelde şık insanların oluşturduğu bir kuyruk var. Bölge haftanın her günü kalabalık. Ama en kalabalık olduğu zamanlar Cuma ve cumartesi günleri.
Bogota-32

Gece hayatının hareketli olduğu bir diğer bölge ise "Usaquen" bölgesi. Koloniyal binaların hakim olduğu bölgede çok sayıda restoran ve bar var. Aynı zamanda Pazar günleri burada Flea Market kuruluyor.
Bogota-33

Kent merkezinde bir de Bogota’nın bağımsızlığında emeği geçen tüm kahramanların isimlerinin yazılı olduğu bir Kahramanlar anıtı yer alıyor.

Kent merkezine yakın konumdaki zümrüt mağarası da gezilebilecek yerler arasında. Kolombiya, tüm dünyadaki zümrüt rezervinin %55’ine sahip. Onu %18 ile Brezilya, ardından Hindistan ve Afganistan takip ediyor.

Bogota müze açısından oldukça zengin bir şehir. Bolivar meydanının arkasında Polis Müzesi de görülmeye değer. Bu müzede ayrıca Escobar için ayrılmış özel bir bölüm var. Ancak bu müzeden ve Escobar’ın hikayesinden Medellin yazımda bahsedeceğim.


TUĞÇE YILMAZ kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur. 1997 - 1999 İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık, 1999 - 2000 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakultesi Antropoloji ve 2000 – 2004 Marmara...