MOSKOVA’DAN AKLIMDA KALANLAR

Sanıyorum Moskova gezmekle birkaç günde bitmez. 6 günlük gezimize sığdırabildiğimiz bazı önemli yerleri anlatmak istiyorum. 
Bolşoy Tiyatrosu
 
Dünyanın en meşhur tiyatrolarından biri olan bu müthiş tarihi bina Mimar Bove tasarımı. 1825 yılında Petrovka Tiyatrosu meydanında inşa edilmiş.

Tiyatronun sütunlu oldukça gösterişli girişi (portico) üzerindeki alında yer alan "quadriga" heykeli (“Apollon Güneş Arabasında” Heykeli), heykeltıraş Pyotr Klodt tarafından yapılmış. Binanın üzerindeki "quadriga"nın dört atı ve atlı arabası adeta sanatın, izlediği balenin güzelliği karşısında coşmuş, yerinde duramıyor. Gerçekten gösterişli ve muazzam bir bina. Gece ışıklı halini görmek için mutlaka tekrar gidin.
 
Daima kapalı gişe oynayan Bolşoy Tiyatrosu’nun yut dışı turneleri bize oyun oynadı, biz Moskova’da iken onlar da Ankara’ya turnedelerdi. Biz de binayı görmekle yetindik ve başka bir tiyatroya gittik. Görmeyi çok isterdim ancak gittiğimiz küçük tiyatro binası bile çok ihtişamlıydılar. Bir başka gece gittiğimiz ve dünyada tek olan “Çingene Tiyatrosu”nu izlediğimiz bina ve salon da çok güzeldi.
 
Kurtarıcı İsa Kilisesi
 
Benzersiz bir güzellikte, muazzam bir muazzam bir mimari ile inşa edilmiş kilise, kent merkezinde, Moskova Irmağı’na bakan geniş alanın ortasında ama muazzam bir altın kubbe ve dört kulesinin kubbeleriyle neredeyse şehrin her yerinden görülmekte. Mimar Konstantin Ton’un eseri, 1883 yılında Rus-Bizans tarzında yapılmış. 1931 yılında Stalin’in özel emri ile üzerine Sovyet Sarayı yapmak amacıyla yıkımına karar verilmiş ancak 1994'te fotoğraflarından aslına uygun olarak modern teknolojiler kullanılarak tekrar inşa edilmiş.

Kırım Köprüsü
 
Kırım Köprüsü, Moskova Nehri üzerinde, tek kemerli zarif Kırım Köprüsü, Moskova’nın en güzel köprüsü ve Moskova’nın yüzlerinden birisi. Köprü, Moskovalılar için güzellik ve gücün birleşimi.
 
Kırım köprüsünün altında ressamlarının eserlerini sergileyip sattığı büyükçe bir sergi alanı ziyaret edeceğiz bugün, ne de olsa biz sanatçılar grubuyuz. Rus ressamlarının çok iyi olduğu hep söylenirdi, gerçekten de inanılmaz no-name ressamlar ve müthiş eserleri var, tarzlarını tekniklerini beğenip beğenmemek ayrı konu ama gerçekten çok başarılılar.
 
Gorky Parkı
 
Kırım Köprüsü’nün tam karşısında ise Moskova Nehri boyunca uzanan ünlü parklarından Gorky Park. 1928 yılından beri Moskovalıların nefes almalarını sağlayan, çocukları eğlendiren 700,000 metrekarelik büyük bir park. Bu parkta tenis, at binme, kürek, bungy-jumping gibi çeşitli sporlar yapabileceğiniz çeşitli spor kulüpleri, göletler, lunapark, kafeteryalar, restoranlar ve hatta plajlar bile bulunmakta.

Moskova Parkları
 
Moskova’da parklar var demek yerine parklar içinde bir şehir var demek çok daha doğru. Nereye baksanız park var ama bu parklar bizim semt parkları boyutunda değil, belki de mahalleden büyük parklar ve içlerinde asırlık ağaçlarla yine beni kıskandıracak güzellikteler, biz olan yeşilimizi yok ederken bu kadar yeşil şehirleri hep kıskandım. Bu yemyeşil şehirde halkın akciğerleri 19 büyük park bulunuyor, kişi başına 50 metrekare yeşil alan olursa kıskanmamak elde mi?
 
Izmoılova Pazarı
 
Moskova’nın batısında yer alan bitpazarına gideceğimiz günü iple çekiyoruz. Biz turistler için alışveriş açısından çok cazip, seyahat sırasında nedense alışveriş yapmak hep çok cazip olmuştur. Otobüsten indiğimizde gördüğüm manzara büyüleyici, burası rengârenk çatıları, kuleli binaları ile masal kitaplarındaki perilerin yaşadığı şatolar diyarı. Bahçede birkaç gelin-damat var, yeni evlenen çiftler için burası uğurlu sayılırmış, sanırım bizim Telli Baba gibi bir yer burası.
 
İzmoilova pazarında birçok hediyelik eşya bulabilirsiniz. Her yerde gördüğümüz Matruşka bebekler, siyah lake üzeri çiçekli objeler, takılar, kırmızı kocaman güllü şallar, kürk başlıklar, masa örtüleri ve daha neler neler... Fiyatlar da şehirdeki dükkânlara göre çok daha uygun.

Moskova Nehrinde Bir Gezi
 
Moskova’yı ikiye bölen, Moskova Nehrinin her iki yakasına kurulmuş şehri bir kez de nehirden görmek,  Moskova nehri üzerinde dolaşarak, keşfetmemiz lazım diyerek bir nehir turu alıyoruz.
Moskova'dan geçen nehir kente de adını vermiş.
 
Oka Nehrinin sol kolu olan ve Smolensk-Moskova yükseltilerinden doğan nehir güneydoğu yönünde 502 km boyunca 17,600 km²'lik bir bölgenin sularını toplayan nehir Moskova'nın su gereksiniminin önemli bir bölümünü karşılıyor. Nehir boyunca Moskova’dan başka Mojaysk, Zvenigorod, Jukovsky, Bronnitsi, Voskresensk ve Kolomna gibi şehirler de yer almakta.
 
Suyu nehir, göl olsun, deniz olsun seven ve denizci biri olarak su üzerinde olmayı hep sevmişimdir. Teknemiz nehir üzerinde yol almaya başladığında gündüz görüp gezdiğimiz tarihi binaları bir kez de nehirden görmek, fotoğraflamak oldukça keyifliydi.
 Hava kararmak üzereyken dönüşe geçtiğimizde hafiften yanmaya başlayan şehir ışıkları da suyun üzerinde yansımalarını bırakmaya başlamıştı. Evet bu bize güzel bir fikir verdi, fazla katılım olmasa da bir arkadaşımla biz bu muhteşem binaların ışıklı hallerini ve bu yansımaları bir kez de tekneden görmeliydik. Gündüz bindiğimiz gezi teknesinden farklı, oldukça lüks gemimize bindiğimizde çok isabetli bir karar verdiğimiz için mutluyuz. Cam kenarında bir masaya yerleşiyor, menüden güzel yemekler ve şarabımızı ısmarlayıp Moskova’nın muhteşem gece görüntüsünün keyfini çıkarmaya hazırız. Bu keyifli gezi bittiğinde elimizde şehrin muhteşem gece fotoğrafları ile mutlu otelimizin yolunu tutuyoruz.

Etiketler

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.