Pizza, Makarna, Kahve, Dondurma: Yaşasın İtalya

İnanıyorum ki Türkiye'den pek çok gezgine eğer başka bir ülkede yaşamak durumunda kalsaydınız neresini seçerdiniz diye sorsanız, İtalya yanıtını alırsınız ve bu seçimin nedeni yalnızca heyecanlı, eğlenceli ve hareketli yapısı ile bizlere benzeyen insanları ve şahane tarihi atmosferi değil, aynı zamanda leziz yemekleridir de...

İtalya deyince aklımıza önce tabi ki pizza gelir. İncecik hamur üzerine yayılmış domatesin kırmızısı, peynirin beyazı ve fesleğenin yeşili önünüzde nazikçe İtalyan bayrağının renkerlini sergilerken bu lezzetin hayranı olmamnız düşük bir ihtimaldir fakat İtalya'ya ilk kez adımını atanlar bilirler; turistik bölgeler (Trastevere, Piazza Novano, vb.) dışındaki pizzacılarda yapılan pizzalar bizim alıştıklarımıza pek benzemez. Bunlar daha çok pide gibidirler. Kare kare dilimler üzerinde patlıcanlar, kabaklar, ıspanaklar görünce şaşırabilirsiniz ama İtalyanlar daha çok bu pizzalardan yerler ve fiyatları da çok uygun olur.

Güzelim Roma'da dolaşırken ayaklarınıza kara sular inip de karnınız guruldamaya başlarsa mesela, kendinizi Termini'nin arka mahallerinde yer alan salaş bir pizza dükkanında bulabilirsiniz.

Eğer bu lezzetin ana vatanına gitmek isterseniz yolunuzu Napoli'ye çevirmeniz gerekir çünkü İtalyan mutfağına göre pizzanın çıkış yeri burasıdır ve domates, mozarella ve fesleğen ile yapılan margharita pizzanın orijinal halidir.

Pizza kadar kutsal bir başka yiyecek de elbette makarna. Makarna deyip geçmeyin, birçok çeşidi ve sosu var bu enfes yemeğin. Benim favorilerim yumurta, un ve çişitli soslarla yapılan, erişteye benzeyen fettuccine ve mantı görünümlü tortellini.

 

Son Roma seyahatimde Piazza del Popolo (Popolo Meydanı) nun hemen karşısında, cadde üzerinde bir restoranda yediğim fettucinin lezzeti hala damağımda.   Elbette ki gelato, yani dondurmaları... İtalya'da her sokakta karşınıza çıkan mükemmel dondurmacılar sayesinde günde üç öğün rahatça dondurma ile beslenebilirsiniz. Fiyatları da çok uygun. Kadayıflı, her tür meyvalı, cappuchinolu, tiramisulu, votkalı, viskili, bitter çikolatalı, aklınıza gelen her şeyli dondurmalar.. İnsanın (Martı'nın) canı Türkiye'ye dönünce uzun süre dondurma yemek istemiyor!

Tatlılarını da asla unutmamız gerek. Tiramusu, sen ne güzel bir şeysin!

Tiramusu'nun kelime anlamının beni neşelendir! demek olduğunu biliyor muydunuz?

Gün boyunca yedik, içtik, neşelendik de kahvemizi içmezsek ayıp olur tabi ki! Buyurun onu da buradan okuyun: İtalya'nın Kahve Kültürü.

Sadece restoranları, kafelerinde değil marketlerinde de zaman geçirmek lazım İtalyan şehirlerinin. Peynirleri, paketlenmiş makarnaları ve sosları da çok leziz.

Ben kültür gezilerim içine marketleri de eklerim her zaman. Çok eğlenceli olabiliyor. Market ürünleriyle fotoğraf çektiren gezginler grubu kurmak istiyorum, kim katılır acaba? ;)

İşbu yazı karın açlığı ve İtalya özlemi -tehlikeli- birleşimi neticesinde kaleme alınmıştır. Yolu İtalya'ya düşecek olanlara afiyet, bal şeker olsundur.

Etiketler

Özlem Güzelharcan

Yazar Hakkında

Özlem Güzelharcan

Çok okur, çok gezer, çok yazar. Seyahat ve edebiyatı mizahi dille birleştiren bir blogger.