Google+

TOKYO GEZİ NOTLARI (1. GÜN)

1879525 Haz 2014Gezi Notu
Özge AlsancakÖzge AlsancakGezgin25 Haz 2014187950 Yorum

“Japonya’yı bir kılıcın yarattığını söylerler… Eski tanrıların, bir mercan kılıcı okyanusa batırdıklarını ve çıkardıklarında dört mükemmel damlanın denize düştüğünü, bu damlaların Japonya’nın adaları olduğunu söylerler. Ben Japonya’yı bir avuç erkek yarattı diyorum. Hayatlarını unutulmuş bir kelime uğruna vermeye hazır savaşçılar tarafından; Onur…” diye başlıyor “Son Samuray” (http://www.imdb.com/title/tt0325710/) isimli film…
 
Yine bir tatil ve biz yine yollara düştük... Bu sefer rotamız Japonya’nın başkenti Tokyo’ydu. Gitmeden önce bu zamana kadar duyduğumuz Samuray, Ninja, Geyşa kavramları daha çok ilgi kaynağı oldu ve yolculuk öncesi hafta sonu Son Samuray ve Bir Geyşanın Anıları (http://www.imdb.com/title/tt0397535/) filmlerini tekrardan izledik.

Tokyo

Yıllarca hep duyduk ve dinledik Japonların nasıl onurlu, saygılı, zeki insanlar olduklarını… Defalarca gerek savaşlar gerek doğal afetlerle yerle bir olduklarını ve her defasında yeniden küllerinden doğduklarını… Bu güzel ülkeye soru işaretleri ile dolu olarak gittik.  
 
Şangay’dan (Shanghai) Tokyo 2,5 saat sürdü. Air China ve bir dolu şirket Tokyo’ya sefer düzenliyor. Biz tercihimizi Star Alliance üyesi olan Air China’dan yana kullandık. Türkiye’den gelmek isteyenler içinde yaklaşık 11 saatlik THY’nin Tokyo’ya direkt seferleri var. THY’nin direkt uçuşlarını pahalı bulanlar içinse aktarmalı uçuşlar mevcut… Japonya, Türk Vatandaşlarından vize istemiyor; yalnız diğer vize istemeyen ülkelere nazaran bir dolu prosedürden geçmeniz gerekiyor detayları anlatacağım… Bir diğer husus ise Japonya seyahati için diğerlerine nazaran biraz daha geniş bütçe ayırmış olmak…
 
1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Çin’de de resmi tatil… Bunu fırsat bilip Tokyo’ya attık kendimizi. 30 Nisan gecesi Tokyo Narita Havalimanı’na ulaştık. Yine bagaj beklemekle uğraşmamak için el bagajlarımızla yola çıkmıştık. 

Tokyo-1

Uçakta dağıtılan formları doldurup hemen pasaport kontrole yöneldik. Bu formda; Japonya’da kalacağınız yerin adresini, kalış sürenizi, herhangi uygunsuz davranışlarınızın olup olmadığını belirtmeniz gerekiyor. Pasaportta parmak izi fotoğraf ve geliş amacımızı belirten diyaloglardan sonra onayları alıp bagaj kısmına yönlendirildik. Bagaj kısmında da çıkış için başka bir form doldurmanız ve üzerinizde bulunan nakit, yanınızda bulunan gümrük gerektiren eşyaların olup olmadığını belirtmeniz gerekiyor. Bunun için gitmeden Japonya gümrük kurallarını okumakta fayda var. Kapıda bekleyen güvenliğe önce formlarımızı verdik, geldiğimiz ülkede ne için bulunduğumuzu, ne kadar kalacağımızı, ne iş yaptığımızı sordular. Valizimizi açtırmadılar ama bizim önümüzdeki diğer yabancıların valizlerini açtıklarını gördüm. Narita Havalimanı’nın giriş bölümünde duty free yok. Kapıdan çıkar çıkmaz exchange ofisleri var. 100 Yen = 1 Dolar’a denk geliyor. Alışveriş yaparken ya da diğer harcamalarda bunu dikkate almak işleri daha da kolaylaştırdı. Gitmeden yaptığım araştırmalarda şehir içinde exchange ofisleri bulmanın kolay olmadığını okumuştum. Bu yüzden işimizi garantiye alıp 1000 Dolar bozdurduk. Ofis çalışanı paramızı verdikten sonra geleneksel selamlarını vermek için ayağı kalktı ve eğilerek bizi selamladı bu selamın Tokyo’da çok yaygın olarak kullanıldığına tanık olduk. Para sorununu hallettikten sonra aşağı kattaki Tokyo Station’a gideceğimiz tren için bilet almak oldu. Nex firmasına ait Jr hatlarından bilet aldık. Aynı satış ofisinden Tokyo’daki metro, otobüs ve Seven-Eleven marketlerde geçerli olan suica isimli kartları da temin ettik. 
 
Japonyo’da metro hatları inanılmaz gelişmiş, hemen hemen her noktaya metro ile ulaşmanız mümkün… Hatlar arasında en rahat yolculuğu ise suica kartlarla sağlıyorsunuz. 500 Yen = 5 Dolar depozito ücreti alıyorlar. Kartlar için iade ettiğinizde bunu geri alıyorsunuz. İlk etapta 2000 Yen = 20 Dolarlık kartlar aldık, bitince 20’şer Dolar daha yükledik. Pasaportunuzu göstermeniz şartı ile Narita’dan Tokyo Station’na giden tren biletleri ise 30 dolardan 15 dolara düşüyor. Yalnız bu sadece Narita’dan Tokyo Station’a olan hat için geçerli… Geri dönüş için kişi başı ücret 30 dolardı. Satış ofisinde çalışan hanım gayet akıcı İngilizce konuşup, yardım etmek için elinden geleni yaptı. Hatta “Japonya’ya Hoşgeldiniz” diyerek bize hoş bir jest de yaptı. Biz en hızlı treni seçip 30 dolar ödemeyi tercih ettik. Çünkü havalimanından şehir merkezine ulaşım biraz zahmetli, en hızlı 60 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Otel seçerken Narita bölgesinde bulunan otellerin daha konforlu ve hemen hemen aynı fiyata olduklarını görmüş ve metro sistemine güvenip acaba buradan mı tercih etsek diye düşünmüştük, fakat ulaşım fiyatlarını gördükten sonra kıl payı kurtulmuş olduğumuzu fark ettim. Otelimiz Ginza’ya çok yakın bir lokasyondaydı. Yine agoda.com’dan otelimizi ayarladık. Gecelik yaklaşık 250 TL ödedik. Sotetsu Fresa Inn Nihombashi-Kayabacho oteli Tokyo’da bir zincir, biz de ilk etapta bir karışıklık yaşadık ve bizimkine 1 km uzaklıktaki şubesine gittik. Yağmur hafif atıştırıyordu fakat tam doğru adresi alıp otelden çıkar çıkmaz sicim gibi yağmur bastırdı. Taksiler de yakın mesafe olduğu için bizi almadılar. Otele vardığımızda sırılsıklam ıslanmıştık bu da bizi Tokyo’nun bereketi ile karşılaması oldu. Otele giriş işleri bitince yukarı çıktık. 

Oda yaklaşık 8 metrekare olmasına rağmen tertemiz ve konforluydu. Elektrik için dönüştürücü kullanmanız gerekiyor otelden 5,4 dolara satın aldık. Gece yarısı olduğu için restoranlar kapalıydı biz de otelin hemen yakınında ki Seven-Eleven’dan bir şeyler aldık. 1 kola, 2 içecek, bir cips ve atıştıracak ufak çaplı yemeğe 2243 Yen = 22,5 Dolar ödedik.
 
Tokyo-2

 1. GÜN   
 
Oteli bu sefer kahvaltı dâhil aldık. Bu zamana kadar karşılaştığım en başarılı ve pratik kahvaltıydı açıkçası… Bir kâse salata, kruvasan ya da tost ekmeği, yumurta, reçel ve bir içecek (kahve, çay, portakal, greyfurt vs. suyu) kısacası bütün dünya milletlerine uygun bir kahvaltıydı. 

Tokyo şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri R&B Hotel Kamata-higashiguchi, Shangri-La Hotel, Tokyo, Tokyu Stay Shimbashi. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz the b akasaka, Shibuya Granbell Hotel gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz the b ochanomizu, APA Hotel Kanda-Eki Higashi, Capsule and Sauna Rosco (Formerly: Capsule Inn Komagome) tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Tokyo aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Tokyo-3

Otelin hemen karşısında Kayabacho Station’dan yola başladık. Yamanote Line’daki Harajuku Station’a gittik. İlk durağımız sosyetenin kalbi Harajuku Caddesi’ne çıkıp oradan Meiji Temple’a geçmekti. Metro biletleri tek yön yaklaşık 2 dolar ve eğer suica kartınız yoksa her duraktan tek tek bilet kesmeniz gerekiyor. Bunun da hem zaman kaybı hem de daha maliyetli olduğu kanaatindeyim. Harajuku’da yan yana dünyanın en popüler ve en pahalı mağazalarının, basit bir yer muamelesi gördüğüne şahit olmak enteresandı. İnsanların, popcorn almak için gayet medenice ve uzun kuyruklara rağmen sakince sıra bekleyişleri oldukça şaşırttı. Harajuku Caddesi’nin sonundaki Takeshita Dori Sokağı, emo ve gotik akımlarının çok popüler olduğu Japonya’da gençlerin sıra dışı kıyafetlerini buldukları sokak…

Tokyo-4

Söyle bir göz atıp, oyuncak bebek gibi giyinmiş kızları-oğlanları görüp yolumuza devam ettik. Meiji Temple ormanın içerisindeydi. Alabildiğine yeşilliğin içerisinde yürüdük. Eğer görmek isterseniz ormanın içerisinde 5 dolara girebileceğiniz özel bahçeler vardı. Biz girmedik. Tapınak yolunda sake (geleneksel Japon içkisi) ve pirinç şarabı fıçılarının olduğu bir platform da vardı.

Tokyo-5

Japonya’daki tapınakların girişlerinde elinizi ve ağzınızı yıkamanız için bir çeşme bulunuyordu.  

Tokyo-6

Meiji Tapınağı’nda görünürde bir buddha heykeli ya da başka bir tanrı figürü yoktu, onun yerine insanlar bina içindeki boşluğa doğru dua ediyorlardı.
 
Tokyo-7

Tokyo-8

Tokyo-9

Etrafta bilgi verici bir tabela da yoktu. Dönüşte bir düğün fotoğraf çekimine rastladık. Tokyo’ya gitmeden telefonun navigasyonundan adresleri işaretlemiştik. Meiji’nin birkaç kilometre ilerisinde Tokyo Camii’nin olduğunu biliyorduk, oraya doğru yürüdük. Yolda 1 Mayıs kortejine rastladık. İnsanlar alanın içinde piknik yapıyor, sohbet edip içki içiyorlardı. Kimsenin kimseye zararı olmadan geçirilen bir festival havasındaydı ortam…

Tokyo-10

Tokyo Camii, Türkler tarafından yaptırılmış gayet muazzam bir cami idi. Kapısında yemek kursu verildiğini de okudum. Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birisi, yürüyerek gezmek diye düşünüyorum. Bu yürüyüşler sırasında Tokyo’daki düzen ve temizliğe şahit oldum.

Tokyo-11

Sokaklarda köşe başı çöp kutusu olmamasına rağmen caddelerin temizliği ve düzeni takdire şayandı. Sanki bütün şehrin her köşesine hoş kokulu spreyler yerleştirilmiş gibi çiçek kokuyordu. Metrolar, taksiler, sokaklar, düzen, insanların birbirine saygısı; “evet yeryüzünde hala umut var” dedirtecek cinstendi. Yeni durağımız Shibuya bölgesiydi; Yamanote Line’daki Shibuyu Station. Burada 109 isminde çok ünlü bir AVM var alışveriş yapmak isteyenler için, bizim buraya gitme sebebimiz ise 109’un önünde bulunan kavşağı izlemekti. Bu kavşaktan bazı zamanlar 15 bin insanın aynı anda geçtiğine şahit olunabilirmiş. Bir nevi seyir terası muamelesi gören Starbucks’ın ikinci kattaki yerini aldık.

Tokyo-12

Hem öğle yemeği için hem de insanların telaşını izlemek için oturduk. 2 soğuk kahve, 2 de sandviç için 2700 Yen = 27 Dolar ödedik. Dinlendikten sonra yeni durağımız Japonya’nın en ünlü birası olan Yebisu Bira Müzesi (Museum of Yebisu Beer) idi. Bunun için Yamanote Line’daki Ebisu Station’a  gittik. Buradan çıkıp GPS yardımı ile biraz yürüyüp Beer Station isimli bahçeye geldik. Müze bu bahçenin içindeydi. Müzeye giriş ücretsiz…

Tokyo-13

İçeride tanıtım turuna katılmak isterseniz; kişi başı 5 dolar ödemeniz gerekiyor. Müzeyi turladıktan sonra tadım köşesinde ham, kokteyl ve klasik olmak üzere üçlü bir set aldık. 12 dolar. Yanında atıştırmak için turşu, kraker ve bir balık çeşidi verdiler. Biralar gayet lezizdi. 3’lü seti bitirip yorgunluğun şerefine bir 3’lü daha aldık. Yan masamızda oturan bir Japon ise 6’lı set alıp bir gurme edası ile tek tek tadına bakıp derin düşüncelere daldı ve en beğendiğinden gidip tekrar aldı bu azmi takdiri hak etti elbette…

Tokyo-14

Tokyo-15

Müzenin içerisinde bir de hediyelik eşya kısmı var, oradan çerez aldım fakat aldığınız şeyleri müze içerisinde kullanamamanız gibi bir kural var. Müzeden sonra, Japonların dönüştüremedikleri çöplerinden doldurarak yaptıkları ve üzerine bir AVM ve eğlence parkı kurulmuş bir ada olan Odaiba bölgesine gittik. Yolda yanlış hesaplamalardan dolayı oldukça sapa bir bölgeye gittik. Metro istasyonundan çok ters bir bölgede olduğumuz ve yürüyecek halimiz kalmadığı için taksiye binip gittik. Tokyo’da taksilerin açılış ücreti 7,2 dolar ve 2 km sonra her km için 9 dolar… Yaklaşık 5 km’lik bir mesafe için yaklaşık 29 dolar ödeyerek Odaiba bölgesine ulaştık. Japonya’da bloglarda yazılanların aksine birçok yerde Visa Kart geçiyordu, bindiğimiz takside bile Visa Kart geçerliydi. Odaiba’da Rainbow Köprüsü’nü, Özgürlük Anıtı’nı, Dev Robot heykelini ve dönme dolaba binip Tokyo siluetini görebilirsiniz.

Tokyo-16

Bizim gittiğimiz gün bira şenliği de vardı. Biraz biz de oturup dinlenip Tokyo Planet olarak geçen, 100 metre yükseklikteki dönme dolaba gittik. Bir tur 16 dakika sürdü ve kişi başı 9,8 dolardı.

Tokyo-17

Aomi Station buraya en yakın istasyon… Akşam yemeği için Japonların ünlü konsept çılgınlığına uyup Vampire Cafe’ye gittik. Burası Ginza’nın ara sokaklarında bir plazanın içerisinde yer alıyor. (La Paix Building 7F 6-7-7 Ginza Chuou-Ku) GPS yardımı ile restoranı bulduk.

Tokyo-18

Asansör direkt restoranın içine çıkıyor. Kapı açılır açılmaz çığlıklar, gotik vampir ve hizmetçileri bizi kapıda karşıladı.

İçerisi çok karanlık ve inanılmaz kasvetliydi. İşlerini gayet ciddi alarak servis yapan kostümlü garsonlar gerçekten insanın içini ürpertiyordu. Konseptleri çok başarılıydı. Yemek olarak az pişmiş biftek, tavuk ve deniz tabağı söyledik. İçecek olarak da birer kadeh özel şaraplarından Sweet Dracula ve Kırmızı Merlot Şarap söyledik.

Tokyo-19

Hesap 6400 Yen = 64 Dolar geldi. Servis sırasında her şey çok kasvetliydi, hatta tavuk siparişimiz alevler içinde geldi. Yemekten sonra yorgunluk had safhaya ulaştığından otele geri döndük.
 
*** Özge Alsancak'ın diğer yazılarına http://seyahatgunleri.blogspot.com.tr/'den de ulaşabilirsiniz.

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar