Direksiyonu Hayallere Kırıyoruz: Dünyanın En Sıra Dışı 10 Yolu

Çoğumuz yolculuğu bir yerden bir yere ulaşmak olarak tanımlar ve bir an önce geçsin gitsin isteriz.

Peki ya gerçekte o yolun kendisi, varacağımız tüm şehirlerden çok daha büyüleyiciyse?

Balta girmemiş ormanların içinden geçen yollardan okyanus geçitlerine, bulutların üzerine çıkaran dağ virajlarından narenciye kokulu Akdeniz kıyısı yollarına kadar her biri birer başyapıt olan, dünyanın en güzel ve en ilginç yollarını tanıyalım istiyoruz bu kez de.

Bakalım siz kaçının adını biliyorsunuz veya hangilerini görme şansınız oldu...

1. Çin – Chizhou Yolu

Sıra dışılık deyince de Çin! Çin'in Anhui eyaletinde yer alan Chizhou Yolu, yemyeşil dağların, sislerle kaplı vadilerin ve göz alabildiğine uzanan bambu ormanlarının içinden kıvrıla kıvrıla geçip gidiyor. Ama bu yolu asıl sıra dışı yapan bunlardan hiçbiri değil; bu rota, gökyüzünden bakıldığında sanki bulutların üzerine yapılmış, havada duran bir yol gibi görünüyor ki zaten yolun bir diğer adı da Sky Road!

Chizhou Road

Chizhou şehir merkezinden başlayıp, Çin'in dört kutsal dağından biri olan Jiuhua Dağı'nın eteklerine kadar uzanan yaklaşık 120 kilometrelik Chizhou Yolu'ndan geçtiğinizde, Doğu Asya coğrafyasının en iyi korunan ekosistemlerinden birini de keşfetmiş oluyorsunuz. Asfalt kalitesi çok yüksek olmasına rağmen insanın içinden hız yapmak değil, daha da yavaşlayıp tüm manzarayı içine çekmek geliyor.

Chizhou Yolu'nun en etkileyici yönlerinden biri, özellikle sabah saatlerinde dağların eteklerini kaplayan o sis tabakası. Yolun her iki yanında gökyüzüne uzanan devasa bambu ağaçlarının arasından geçerken aralara serpiştirilmiş siyah kiremitli geleneksel Huizhou evleri ise Çin'in köklü kültürünü sonuna kadar hissettiriyor.

2. Norveç – Atlantik Yolu (Atlanterhavsveien)

Bir yol hayal edin ki karadan başlasın, irili ufaklı adacıkların üzerinden seke seke okyanusun tam göbeğine kadar uzansın... Okyanusun üzerinde uçuyormuş hissiyatı yaşatan bu yol gerçek ve Norveç'te yer alıyor. Norveç’in Møre og Romsdal bölgesinde yer alan efsanevi Atlantik Yolu (Atlanterhavsveien), insanın mühendislik bilgisinin doğanın vahşi gücüyle kurduğu o dengenin en somut örneklerinden biri.

Atlanterhavsveien

Vevang  ile Karvag kasabalarını birbirine bağlayan Fv64 karayolunun bir parçası olan bu hat, adacıkların üzerine kurulu sekiz adet sıra dışı köprüden oluşuyor. Rotanın şüphesiz en ikonik noktası ise 260 metre uzunluğundaki Storseisundet Köprüsü.

Sizi Kuzey Denizi'nin ortasında süzülüyormuşsunuz gibi hissettiren bu optik illüzyon, havanın o gün nasıl olduğuna bağlı olarak tamamen değişken bir karaktere sahip. Güneşli ve sakin günlerde yalçın dağlar fiyortların berrak sularına yansıyor, açıklarda deniz kuşları süzülüyor, sevimli balıkçı kasabalarında gündelik hayat ağır ağır akıyor. Fırtınalı günlerde ise tahmin edebileceğiniz gibi, ortam aksiyon filmlerini aratmıyor. Her dönemeci ayrı bir görsel şölen olan Atlantik yolu, Norveç seyahatinizin en güzel parçalarından biri olmaya aday. Ve eğer şanslı gününüzdeyseniz, kıyıya yakın yüzen fokları ve balinaları görebilirsiniz!

3. Romanya – Transfăgărășan Yolu

Kont Dracula'nın memleketi Transilvanya'da yer alan yol da elbette tahmin edebileceğiniz gibi son derece ürkütücü ve sıra dışı. Făgăraș Dağları üzerinden geçen bu muazzam rota için "dünyanın en heyecan verici sürüş yollarından biri" denmesi boşuna değil. 1970'li yıllarda Çavuşesku tarafından olası bir işgale karşı stratejik bir geçiş noktası olarak inşa edilmiş olan Transfăgărășan Yolu, bugün gezginlerin buluşma noktası. 

Transfăgărășan

Eflak bölgesindeki Căpățâneni ile Transilvanya’daki Cârțișoara kasabalarını birbirine bağlayan bu yaklaşık 90 kilometrelik hat, keskin S'ler çizen virajlarıyla, viyadükleriyle ve tünelleriyle ünlü. Zirveye ulaştığınızda sizi meşhur buzul Balea Gölü bekliyor. Buradan teleferikle şelaleye inebilir veya yol manzarasını bir süre tepeden izleyebilirsiniz. Ağır kış şartları nedeniyle yolun genellikle sadece Temmuz ve Ekim ayları arasında trafiğe açık olduğunu da belirtelim.

4. İtalya – Amalfi Kıyısı Yolu

Güney İtalya'nın o destansı atmosferinde, Sorrento Yarımadası boyunca kıvrılan Amalfi Kıyısı Yolu, dünyanın en büyüleyici kıyı rotalarından biri. Resmi adı Strada Statale 163 olan yol, Meta kasabasından başlayıp Vietri sul Mare'ye kadar yaklaşık 50 kilometre boyunca uzanıyor. Yolun en etkileyici kısmı ise Positano, Amalfi ve Ravello gibi ikonik kasabaları birbirine bağlayan dar ve virajlı kayalık yolu.

Amalfi Coast

Bir yanınız masmavi Akdeniz, bir yanınız meşhur Amalfi limonlarının yetiştiği bahçeler, begonvilli teraslar.. E böyle bir yol sinema dünyasının gözünden kaçar mı? Kaçmamış elbette. Yetenekli Bay Ripley, Under the Tuscan Sun gibi yapımların doğal platosu olan bu kıyılarda ilerlerken, kendinizi 1960'ların klasik İtalyan film karelerinden birinde gibi hissediyorsunuz. Positano'ya yukarıdan bakan bir seyir tepesinde durup buz gibi bir limoncello veya sert bir espresso molası vermek ise bu yolculuğun olmazsa olmazları.

5. Güney Afrika – Chapman’s Peak Drive

Chapman's Peak Drive veya yerlilerin diliyle kısaca "Chappies"... Tam 114 virajdan oluşan bu 9 kilometrelik kısa hat, küçük balıkçı kasabası Hout Bay ile beyaz kumsallarıyla ünlü Noordhoek sahilini birbirine bağlıyor. Burayı sıra dışı yapan ise eşsiz seyir fırsatları.

Chappies

Atlantik Okyanusu'nun muazzam manzarasına nazır Chappies, dünya genelinde birçok otomobil reklamının gözde çekim lokasyonu. Heybetli dik kızıl kayalıkların göğsüne işlenmiş olan bu yolda, uçurum kenarındaki ceplerde durup muhteşem okyanus manzarasının tadını çıkarabiliyorsunuz. Özellikle Haziran ve Kasım arasında yolculuk ediyorsanız, bir balina göçüne denk gelme olasılığınız hayli yüksek!

6. ABD – Pacific Coast Highway

Yine sinemadan örnek vererek başlayacağız çünkü Amerikan sinemasının en ikonik yol sahnelerinin çoğu bu yolda çekildi. Üstü açık klasik bir arabada ilerliyorsunuz, saçlarınız rüzgarda savruluyor, radyoda klasik bir rock şarkısının ilk notaları, ufukta batan devasa Pasifik güneşi... Amerikan rüyasının ve özgürlük hissinin ete kemiğe bürünmüş hali olan Pacific Coast Highway (Highway 1), dünyanın en efsanevi kıyı rotalarından biri. San Francisco ile Los Angeles arasında uzanan 1000 kilometrelik yol, eyaletin neredeyse tüm kıyı şeridini kat ediyor.

Big Sur

Peki neden bu yola sıra dışı dedik? Çünkü Carmel by the Sea ve San Simeon kasabaları arasındaki Big Sur etabı, bu yolun en büyüleyici ve de en vahşi bölümü. Pasifik Okyanusu ve dev sekoya ormanları eşliğinde ilerlerken, doğanın gerçek gücüne tanıklık etmeniz işten bile değil. Cep telefonlarının çekmediği, sisli vadilerin, balta girmemiş ormanların ve sert rüzgarların hüküm sürdüğü bu coğrafya, Big Sur'u gerçekten etkileyici bir rota haline getiriyor.

Bu yol üzerinde aslında birçok ikonik yapı ve sürpriz duraklar göreceksiniz ama hızlıca bir iki tanesinden bahsedelim. İlki, uçurumun iki yakasını dev bir kemerle birleştiren Bixby Creek Köprüsü, ki kendisini Big Little Lies gibi ünlü dizilerden de hatırlayacaksınız; bir diğeri de yüzlerce deniz filini güneşlenirken izleyebileceğiniz Piedras Blancas.

7. İzlanda – Ring Road

Şimdi sizi birkaç saatliğine bu dünyadan alıp, bambaşka bir gezegene ışınlıyoruz. Başkent Reykjavik’ten başlayıp İzlanda'yı tam bir daire şeklinde çevreleyen Ring Road, tüm yeryüzünün en sıra dışı manzaralarına ev sahipliği yapan efsanevi bir hat.

Ring Road

Yaklaşık 1322 kilometrelik bu asfalt yolda yemyeşil vadilerden çıkıp simsiyah volkanik lavlara ulaşıyor, oradan devasa buzgüllerin kıvrımlarına varıyorsunuz. Bu rota öylesine büyüleyici ki hangi detaydan bahsetsek eksik kalacak. İkonik Seljalandsfoss ve Skógafoss şelaleleri, siyah kumlarıyla ünlü Reynisfjara, masmavi buzdağlarının sıralandığı Jökulsárlón buzul gölü... Yaz aylarında gece yarısı bile batmayan güneş, kış aylarında tüm gökyüzünü kaplayan Kuzey Işıkları... Hangi mevsimde geçerseniz geçin, İzlanda'nın Ring Road'u, kalabalıktan ve trafikten uzak bu 1.322 kilometreyi ömür boyu unutulmayacak bir maceraya dönüştürecek.

8. Japonya – Irohazaka Yolu

Japonya’nın tarihi Nikko bölgesinde yer alan Irohazaka Yolu, Japon kültürünün ve mühendislik zekasının hayat bulduğu en zarif örneklerinden biri. Nikko şehir merkezini Oku-Nikko bölgesini birbirine bağlayan bu sıra dışı hat, aslında tek yönlü iki ayrı yoldan oluşuyor: Biri dağa tırmanmak, diğeri ise vadiye inmek için kullanılıyor. Yolun adı ve mimari yapısı ise köklü bir geleneğe dayanıyor; antik Japon alfabesindeki 48 harfi temsil eden tam 48 adet son derece keskin S virajına (hairpin) sahip olan yolda, her bir virajın başında o harfi simgeleyen geleneksel bir tabela sizi karşılıyor.

Sonbahar aylarında ağaçların kırmızı, turuncu ve sarının bin bir tonuna bürünmesinin Japoncada bir karşılığı var, onlar bu döneme Momiji diyorlar. Yol, bu dönemde tahmin edebileceğiniz gibi kartpostallık bir tabloya dönüşüyor. Dünyaca ünlü Initial D anime serisi sayesinde drift ve otomobil tutkunlarının da mabedi haline gelen bu rotada tırmanışı tamamladığınızda ise sizi büyüleyici Chuzenji Gölü ve Japonya’nın en heybetli doğa harikalarından biri olan Kegon Şelalesi karşılıyor.

9. Avustralya – Great Ocean Road

Okyanus kıyısı yolları her zaman etkileyicidir, hele bu yol dünyanın en ilginç coğrafyalarından birinde yer alıyorsa. Avustralya'nın güneydoğu kıyısı boyunca uzanan Great Ocean Road sadece muazzam bir kıyı rotası değil, aynı zamanda ardında derin bir hikaye barındıran duygusal bir simge. Great Ocean Road, Birinci Dünya Savaşı'ndan dönen askerler tarafından, hayatını kaybeden silah arkadaşları anısına inşa edilmiş ve dünyanın en büyük savaş anıtı olma unvanını taşıyor.

Great Ocean Road

Ülkenin sörf başkenti Torquay kasabasından başlayıp Allansford’da son bulan yaklaşık 240 kilometrelik bu sahil yolunu dünya çapında bir görsel başyapıta dönüştüren şey ise, okyanusun içinden yükselen ve 12 Havariler ismiyle anılan devasa kireç taşı sütunları. Binlerce yıldır dalgaların ince ince, sabırla yonttuğu bu heybetli kayaların yanı sıra, Loch Ard Geçidi ve London Arch gibi doğa harikalarını da görebiliyorsunuz. İsmi sizi yanıltmasın; bu yol sadece okyanus manzaralarından ibaret değil. Bir noktadan sonra yol içeri kıvrılıyor ve kendinizi bir anda Great Otway Ulusal Parkı’nın okaliptüs kokulu, serin yağmur ormanlarında buluveriyorsunuz.

10. Şili & Arjantin – Los Caracoles Geçidi

Listenin sonuna, adrenalin tutkunlarının kalbini hızlandıracak devasa bir dağ geçidi sakladık. Heybetli And Dağları'nı aşan Paso Internacional Los Caracoles, yani Salyangoz Geçidi, keskin virajların üst üste dizilmesiyle, dik bir yamaca tırmanan dev bir salyangozu andırıyor. Deniz seviyesinden 3200 metre yükseklere kadar tırmanan bu yol, Şili'nin başkenti Santiago ile Arjantin'in şarap diyarı Mendoza'yı birbirine bağlıyor.

Caracoles

Şili yönünden tırmanırken üst üste tam 29 adet keskin viraj geçmeniz gerek. Üstelik tırmandıkça hava serinliyor ve oksijen azalıyor. Herhangi bir ağaç dokusunun olmadığı bu çıplak dağ coğrafyasında hem teknik açıdan sizi zorlayacak bir direksiyon tecrübesi hem de nefes kesici görsel bir şölen yer alıyor. Güney Amerika seyahatine gerçek bir macera ruhu katmak isteyenlerin soluğu burada alması tesadüf değil. Ancak yılın büyük bölümünde karla kaplı olan bu heybetli geçitte ilerlemenin ciddi bir odaklanma istediği uyasını da yapmış olalım.

Bir gün bu büyüleyici virajlardan en az birinde kendi hikâyenizi yazmanız dileğiyle... Yolunuz daima açık, keşifleriniz bol olsun!