Yazın bitişinin herkeste yarattığı duygu bambaşka. Kimileri terliklerle yazlık market alışverişi yapılan, deniz kıyısında uzun saatler geçirilen günlerin ve plansız akşamların sonuna gelindiği için biraz hüzünleniyor; kimileri ise nihayet bir parça serinleyen hava ile şehirlerin yeniden “yaşanabilir” hale gelmesine seviniyor.
Benim gibi ikinci gruba biraz daha yakın olanlarınız bilir ki sonbahar sadece ince hırkaların, gün içinde içilir hale gelen sıcak kahvelerin mutluluğu değil; aynı zamanda müziğin, sinemanın, edebiyatın ve çağdaş sanatın yeniden hareketlenmesi demek.
Eylül, ekim ve kasım aylarına yayılan takvim, 2026 yılında hayli kalabalık. Büyük salonları dolduran uluslararası festivallerin yanında bir adada müzik ve dayanışmayı buluşturan küçük ama derdi büyük etkinlikler; kahve kokusunun sokaklara yayıldığı buluşmalar, bağımsız filmler, tiyatro prömiyerleri ve şehirleri baştan sona kültür rotasına dönüştüren programlar var. Kısacası yaz bitti diye eve kapanmaya hiç gerek yok. Hatta bize sorarsanız yola çıkmanın en güzel zamanı daha yeni başlıyor.

İklim Fest’26: Burgazada’da Müzik, Umut ve Dayanışma
İstanbul’da yaşayıp da arada bir vapura binerek şehirden kaçabileceğimizi bilmek büyük lüks. Hele vapurun yanaştığı yer Sait Faik’in hikâyelerinden, eski köşklerin biraz yorgun ama hâlâ çok güzel yüzlerinden ve çam ağaçlarının arasından görünen denizden payını almış Burgazada’ysa…
26 Eylül’de Cennet Bahçesi’nde düzenlenecek olan İklim Fest’26 işte tam da böyle bir kaçış vadediyor.

İklim krizine karşı müziği, dayanışmayı ve birlikte hareket etme fikrini aynı yerde buluşturan festival, kasım ayında Antalya’da yapılacak BM İklim Zirvesi COP31’e alternatif olarak gerçekleştirilecek Halkların İklim Zirvesi'ne (HİZ) destek olmak amacıyla düzenleniyor. Dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarının, sivil toplum temsilcilerinin ve iklim aktivistlerinin katılacağı resmî zirveye alternatif olarak örgütlenen Halkların İklim Zirvesi; gençlerin, kadınların, yerli halkların ve sendikaların iklim taleplerini daha güçlü biçimde duyurmayı hedefliyor. İklim Fest’26 da bu uzun yolun Burgazada’daki müzikli, neşeli ve umut veren duraklarından biri.
Cümbüş Cemaat, Bandista, Peradi Ensemble gibi grupların konserlerinin yanı sıra stantların kurulacağı, oyunların oynanacağı festivalden elde edilecek gelir, Halkların İklim Zirvesi’ne ve zirvenin açılışında yapılacak büyük iklim yürüyüşüne katılımı desteklemek için kullanılacak. Dileyenler normal biletin yanı sıra festivale gelemeyecek bir başkası için askıda bilet alabiliyor. Yani burada satın aldığınız bilet yalnızca Burgazada’da geçirilecek güzel bir günün değil, daha kalabalık ve daha güçlü bir dayanışmanın da parçası oluyor.
Bitirmeden şunu da ekleyelim; festival gününü beklerken bu heyecanı biraz daha öne çekmek isterseniz, 5 Eylül’de saat 16.00’da Yoğurtçu Parkı’nda düzenlenecek Yaza Veda Pikniği’ne katılabilirsiniz. Burada festivalde sahne alacak gruplarla tanışabilir, çimlere yayılıp müzik dinleyebilir ve iklim meselesi üzerine kafa yoran insanlarla bir araya gelip sohbet edebilirsiniz. Bir yandan yazla vedalaşıp bir yandan sonbaharın en anlamlı festivallerinden biri için havaya girmek doğrusu hiç fena fikir değil.
Festival hakkında daha fazla bilgi için şu hesabı takip edebilir, biletlerinizi Passo ve Biletinial sitelerinden temin edebilirsiniz.
İklim Fest Pikniği: 5 Eylül 2026, saat 16.00 – Yoğurtçu Parkı
İklim Fest’26: 26 Eylül 2026 – Burgazada Cennet Bahçesi
Bozcaada Caz Festivali: Adanın Rüzgârına Karışan On Yıllık Hikâye
Bazı festivallere gitmek için programında kimlerin olduğuna bakmaya ihtiyacınız olmaz. Bozcaada Caz Festivali onlardan biri. Sonbaharda Bozcaada’da olmak zaten bambaşka bir hikâye; bir de üzerine adanın doğasıyla kavga etmeyen, aksine onun ritmine ayak uyduran bir caz festivali eklenince, ortaya sonbaharın en güzel kaçış bahanelerinden biri çıkıyor.
Bu yıl onuncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bozcaada Caz Festivali için artık sadece caz müzisyenlerinin sahne aldığı bir etkinlik demek haksızlık olur. Türkiye’den ve dünyadan iyi müzisyenlerin konserlerinin yanı sıra söyleşiler, atölyeler, yürüyüşler ve farklı disiplinleri bir araya getiren keşif etkinlikleri de bu festivalde olacak. Üstelik Bozcaada’nın denizi de eylülde hala festivalin gizli kahramanlarından biri. Kalabalık yavaş yavaş çekilmiş ama hava da deniz suyu da hala sıcacık.
Tarih: 4-6 Eylül 2026
Yer: Bozcaada Caz Festivali Alanı

İstanbul Coffee Festival: Şehrin En Güzel Kokulu Festivali
Siz kahveyi yalnızca sabah uyanabilmek için içenlerden misiniz yoksa çekirdeğin yetiştiği rakımdan kavurma derecesine kadar her ayrıntısıyla ilgilenenlerden mi?
Yıllardır kahveyle ilgili her şeyi tek bir çatı altında buluşturmayı başaran İstanbul Coffee Festival’de bu sene yine kahve üreticileri, baristalar ve kahve severler bir araya geliyor. Hangi gruba giriyor olursanız olun, tadım yapabileceğiniz, atölyelere katılabileceğiniz, söyleşileri dinleyebileceğiniz ve canlı müzik programlarının tadını çıkarabileceğiniz bu festivale bayılacağınızdan eminiz.
Üçüncü dalga kahve kültürü artık sadece birkaç semtin butik kafelerinden çıkıp, başlı başına bir şehir alışkanlığına dönüştü. Bu festival de daha önce adını bile duymadığınız çekirdekleri denemek, evde kullandığınız demleme yönteminizi geliştirmek veya bütün bu teknik ayrıntılardan azade, kahveniz elinizde müzik dinlemek için çok güzel bir fırsat.
Tarih: 10–13 Eylül 2026
Yer: Tepe Nautilus, Kadıköy
Ayvalık Uluslararası Film Festivali: Filmler Perdeden Taşıp Sokağa Karışınca
Taş evleri, asırlık zeytin ağaçları, arnavut kaldırımlı sokakları ve akşamüstü ışığıyla Ayvalık zaten başlı başına özenle kurulmuş bir film platosu gibi. Şehirde düzenlenen film festivali de bu doğal dekoru yeni filmler, söyleşiler ve karşılaşmalarla tamamlıyor.
Ayvalık Film Festivali gösterimleri tek bir sinema salonuna kapanmıyor; Ayvalık’ın farklı noktalarına yayılarak kentin tarihî yapılarıyla, sokaklarıyla ve gündelik hayatıyla ilişki kuruyor. Festivalin Dünyanın önde gelen festivallerinde dikkat çeken yapımların yanı sıra bağımsız filmleri ve yeni yönetmenleri de programına alan festival, izleyiciyi yalnızca arka arkaya film seyretmeye değil, filmler üzerine konuşmaya da çağırıyor.
Ayvalık’ın eylül hâli de böyle bir festival için biçilmiş kaftan. Yazlıkçı kalabalığı yavaş yavaş çekilmiş, hava uzun yürüyüşlere uygun bir kıvama gelmiş, deniz ise yazı bırakmaya henüz razı olmamış oluyor. Sabah denize girip öğleden sonra bir film gösterimine yetişebilir, akşam Cunda’da kurulan uzun bir sofrada gün boyunca izlediklerinizi konuşabilirsiniz. Filmler iyi, mezeler güzelse tartışmanın gece yarısını bulması kuvvetle muhtemel.
Tarih: 14–20 Eylül 2026
Yer: Ayvalık’ın farklı mekânları
Contemporary Istanbul: Şehrin Eski Tersanesinde Yeni Sanat
Çağdaş sanatla aranız nasıl? Bir çağdaş sanat sergisine gittiğinizde eserlerin ne anlattığını anlayamamak bir yana, anlıyormuş gibi davranmak zorunda kalacağınızın endişesini de taşıyor musunuz? Oysa çağdaş sanatın bizce en eğlenceli tarafı tam da bu; kendinize “ben şimdi neye bakıyorum?” diye sormak ve yanınızdaki insanlarla tamamen farklı cevaplara ulaşmak.
Bu soruyu bol bol sorabileceğiniz bir festivalden bahsedeceğiz şimdi. Contemporary Istanbul Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaş sanat buluşmalarından biri. Dünyanın farklı ülkelerinden galeriler, sanatçılar, koleksiyonerler İstanbul’da bir araya geliyor ve etkinlik; resimden heykele, fotoğraftan dijital sanata uzanan geniş bir seçki sunuyor.
Etkinliğin yeri ise başka güzel. Bir zamanlar gemilerin inşa edildiği, Haliç’in endüstriyel hafızasını taşıyan Tersane İstanbul, bugün yeni üretimlerin sergilendiği bir buluşma noktasına dönüşmüş durumda.
Tarih: 23–27 Eylül 2026
Yer: Tersane İstanbul

Akbank Caz Festivali: İstanbul’un Sonbahar Ritüellerinden Biri
Bazı festivaller zamanla şehrin takvimine öylesine yerleşiyor ki tarihleri açıklanmadan bile aşağı yukarı ne zaman sokaklara döneceklerini biliyorsunuz. İstanbul için sonbaharın gelişini haber veren etkinliklerden biri de 36 yıldır düzenlenen Akbank Caz Festivali.
Geleneksel cazdan elektronik müziğe, doğaçlamadan deneysel üretimlere uzanan programda hem dünyaca tanınan müzisyenler hem de ilk kez keşfedilecek yeni isimler yer alıyor. Konserlerin Yeldeğirmeni Sanat’tan Salon İKSV’ye, Babylon’dan Sakıp Sabancı Müzesi’ne kadar farklı mekânlara yayılması, festivali aynı zamanda küçük bir İstanbul keşfine dönüştürüyor. Bir gece Beyoğlu’nda kalabalığa karışıp ertesi sabah Emirgan’da Boğaz’a karşı müzik dinlemek mümkün. Zaten caz biraz da bulunduğu ana, mekâna ve dinleyicisine göre şekillenen bir müzik değil mi? İstanbul gibi ne yapacağı pek kestirilemeyen bir şehirle bu kadar iyi anlaşmasına şaşırmamak gerek.
Tarih: 26 Eylül–11 Ekim 2026
Yer: İstanbul’un farklı mekânları
Altın Koza Film Festivali: Adana’nın Beyazperdeyle Bitmeyen Hikâyesi
Bir zamanlar hemen her mahallesinde bulunan yazlık sinemaları, Yeşilçam’a kazandırdığı oyuncuları, yönetmenleri, sıcağı, bitmek bilmeyen enerjisi ve elbette kendine özgü insanlarıyla Adana, yıllardır sinemanın içinde yaşayan bir şehir. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali de bu hikâyenin devamı gibi.
Festival boyunca ulusal ve uluslararası yarışmalara seçilen yapımların yanı sıra dünya sinemasından filmler, özel gösterimler, belgeseller ve kısa filmler izleyiciyle buluşuyor. Yönetmen ve oyuncuların katıldığı söyleşiler, atölyeler ve sektör buluşmaları da programın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Fakat Altın Koza’yı diğer pek çok film festivalinden ayıran asıl şey, sinemayı festival salonlarının dışına taşıma konusundaki ısrarı. Mahallelerde, ilçelerde ve açık alanlarda düzenlenen ücretsiz gösterimler sayesinde festival yalnızca sinema çevrelerinin değil, bütün şehrin etkinliği hâline geliyor.
Tarih: 26 Eylül–4 Ekim 2026
Yer: Adana’nın farklı salonları ve açık hava gösterim alanları

Filmekimi: Sonbaharda Birkaç Günlüğüne Sinemada Yaşamak
Ekim ayında İstanbul’daki sinema salonlarının önünde normalden uzun kuyruklar görürseniz şaşırmayın: Filmekimi başlamış demektir.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi, dünyanın önemli festivallerinde gösterilmiş, ödül kazanmış ya da henüz vizyona girmeden merak uyandırmış filmleri Türkiye’deki sinemaseverlerle buluşturuyor.
Cannes, Berlin, Venedik ve Toronto gibi festivallerden gelen yapımları aynı program içinde izleyebilmek etkinliğin en güçlü tarafı. Büyük yönetmenlerin yeni filmleri, ilk uzun metrajını çeken genç sinemacılar, yıl boyunca adını sıkça duyacağımız ödüllü yapımlar ve ana akım dağıtımda kendine kolay kolay yer bulamayacak filmler birkaç haftalığına aynı çatı altında toplanıyor. Bu nedenle Filmekimi programı açıklandığında önce sakince incelenir, ardından izlenmek istenen filmlerin aynı gün ve saatte olduğu fark edilerek küçük çaplı bir programlama krizine girilir. Festivalin değişmeyen ritüellerinden biri de budur.
Tarih: Ekim 2026
Yer: İstanbul, Ankara, İzmir ve Eskişehir
İstanbul Tiyatro Festivali: Şehrin Perdeleri Otuzuncu Kez Açılıyor
Tiyatro sezonunun başlaması, sonbaharın şehre resmen yerleştiğinin en güzel işaretlerinden biri. Açık hava konserlerinin yerini yavaş yavaş kapalı salonlara bıraktığı, akşamları eve dönmeden önce omuzlara bir şey alma ihtiyacının hissedildiği günlerde İstanbul’un sahneleri de yeniden hareketleniyor. 22 Ekim’de başlayacak İstanbul Tiyatro Festivali, 30. yılında yerli ve yabancı yapımları, dans gösterilerini, performansları ve farklı disiplinleri buluşturan projeleri şehrin iki yakasına taşıyor.
İstanbul Tiyatro Festivali’nin programında büyük uluslararası prodüksiyonların yanında yeni yerli çalışmalar, ilk gösterimler, ücretsiz etkinlikler ve seyircinin sanatçılarla buluşabildiği söyleşiler de bulunuyor. Oyunların farklı semtlerdeki sahnelere yayılması, İstanbul trafiğini hesaba katan dikkatli bir program yapmayı gerektiriyor. Aynı akşama biri Harbiye’de, diğeri Kadıköy’de iki oyun seçip aradaki mesafeyi sanat aşkıyla aşabileceğinizi düşünmeyin; İstanbul’un bu konuda sanatseverlere özel bir ayrıcalık tanıdığı henüz görülmedi.
Başlangıç: 22 Ekim 2026
Yer: İstanbul’un farklı sahneleri
Antalya Altın Portakal Film Festivali: Deniz Mevsimi Biterken Sinema Başlıyor
Türkiye’nin birçok şehrinde ekim ayı montların dolaptan çıkarıldığı, açık havada yapılan planların giderek azaldığı bir dönem olabilir ama Antalya bu genel kurala pek aldırmaz. Akşamları hafif bir serinlik dışında sonbaharın sert yüzüne burada pek rastlayamazsınız. 24–31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali de böyle bir havada sinemayı tatille birleştirmek için son derece geçerli bir neden.
İlk kez 1964 yılında düzenlenen Altın Portakal, Türkiye’nin en köklü film festivallerinden biri. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın yanı sıra belgesel, kısa film ve öğrenci filmlerine ayrılan bölümleriyle hem deneyimli sinemacıları hem de yolun henüz başındaki yönetmenleri aynı programda buluşturuyor. Gösterimler, galalar, söyleşiler ve sektör toplantıları boyunca Türkiye sinemasının o yıl hangi hikâyelerin peşinden gittiğini, hangi meselelerle uğraştığını ve nasıl yeni anlatım biçimleri geliştirdiğini görmek mümkün.
Festivalin şehirle en güzel buluştuğu anlardan biri geleneksel kortej. Oyuncuların ve yönetmenlerin üstü açık araçlarla Antalya sokaklarından geçtiği kortej, sinemanın yalnızca davetlilere ayrılmış salonlarda değil, şehir halkıyla birlikte kutlandığı eski festival geleneğini hâlâ yaşatıyor.
Tarih: 24–31 Ekim 2026
Yer: Antalya’nın farklı sinema ve etkinlik alanları

