Google+

Arama formu

İskenderiye Mutfağı

İskenderiye Mutfağı

Mısır, tarihi, kültürü ve coğrafyası yanında, Kuzey Afrika’nın en özgün mutfaklarından birine de sahip bir ülkedir. Mısır, coğrafi konum olarak üç önemli bölgeye ayrılır. Birincisi kuzeyda 1000 km.lik bir kıyı şeridi olan Akdeniz kıyısı ile doğuda yine 1000 km.lik Kızıldeniz kıyı şerididir. İkinci bölge ise Nil Deltasıdır. Yüzölçümü küçük olan bu bölge nüfus yoğunluğu açısından en fazla olanıdır. Üçüncü bölge ise, Nil Nehri’nin her iki tarafında ve Sina Yarımadasının ortasında bulunan çöldür. Bu coğrafi konum, toplumun sosyo-ekonomik konumunu belirlediği gibi yeme alışkanlıklarını da belirler.

Kıyı şeridinde daha çok balık ve deniz ürünleri, Nil Nehri Deltası’nda ise pirinç ve kümes hayvanları yenir. Çölde ise daha çok kuzu, koyun ve bakliyat tüketilir. Mısırlılar kahvaltıda ekmek, tereyağı, reçel, bal ve değişik peynirler yer, yanında ise süt veya çay içerler. Bazı bölgelerde kahvaltıda kaynamış yumurta, bazılarında ise tameya denilen Mısır’a özgü bir yemek yerler. Tameya bakla ve undan yapılmış bir çeşit sebze köftesidir. Kızartıldıktan sonra üzerine susam serpilerek yenir.

Mısırlılar öğle yemeklerini, öğleden sonra saat dört civarında yerler. Öğle yemeği kışın, çorba, tavuk veya kuzu eti, salata veya sebze, makama veya pilavdan oluşur ve meyve ile biter. İskenderiye, tüm Mısır içinde en güzel deniz ürünü restoranlarına sahip olmasıyla meşhurdur. Falafel, ful, humus gibi geleneksel Arap yemekleri ve makarna, pirinç, mercimek ve domates sosuyla yapılan meşhur Mısır yemeği kushariden yiyebileceğiniz sayısız hesaplı veya lüks restoran vardır. Lüks restoranlar genellikle otellerde bulunur.

Bahşiş

İskenderiye restoranlarında eğer siz vermezseniz ya da hesaba eklenmemişse, bahşiş verme zorunluluğu yoktur. Ama tabii ki hesabın yüzde 10’unu bahşiş olarak bırakırsanız mutlu olacaklardır.