Safranbolu Gezilecek Yerler

Arnavut kaldırımlı sokakları ile çok samimi ve şirin bir yer olan Safranbolu, büyük bir tepenin ortasında kurulmuştur. Eski ahşap Osmanlı evleriyle ünlenen ilçe, özellikle bahar aylarında çok sayıda ziyaretçi çeker. Eski Çarşı adı verilen büyük bir çarşıya sahiptir ve bu bölge turistik açıdan oldukça zengindir. Ahşap ve taşın hakim olduğu dokusu yüzyıllardır değişmeyen Saranbolu Karadeniz Bölgesi’nde olmasından dolayı ziyaretçilere doğal güzellik anlamında da çok sayıda alternatif sunmaktadır. Safranbolu seyahatinizde yörenin hem tarihi hem doğal güzelliklerine hayran kalacaksınız.

Safranbolu Gezilecek Yerler

Safranbolu'nun kültürel tarihini gözler önüne seren Kent Tarihi Müzesi, doğal güzelliği ile büyüleyen Tokatlı Kanyonu, Safranbolu'yu dünyaca meşhur kılan Osmanlı mirası Safranbolu Evleri, kanyonun iki yakasını birleştiren İncekaya Su Kemeri, tüm kanyonu ayaklar altına seren Kristal Teras,  şehir merkezinde görülecek tarihi ve kültürel yerlerden biri olan Cinci Hanı ve Hamamı ile şehre yakın bir konumda farklı bir yer deneyimlemek isteyenler için Bulak Mencilis Mağarası Safranbolu'da başlıca gezilecek yerlerdir. Bahsedilen yerler ile ilgili detaylı bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz. 

Kent Tarihi Müzesi

hukumet-konagi.jpg

Osmanlı’nın son dönemleri olan 1904-1906 yıllarında Safranbolu Tepesi’ne inşa edilen Hükümet Konağı, 1976 yılına kadar kaymakamlık olarak kullanılmıştır. Yangın sonrası kullanılamaz hale gelen bina Kültür Bakanlığı tarafından 2006 yılında restore edilmiştir. Restorasyonun ardından Kent Tarih Müzesi olarak kullanılmaya başlanan bina kentin kültürel ve tarihi zenginliğini gösterebilmek için açılmıştır. Osmanlı döneminden kalma eserlerle birlikte müzede çok sayıda Cumhuriyet Dönemi’nden kalma eser de bulunmaktadır. Müzede, Safranbolu evlerinin günümüze kadar olan değişiminin de izlenebileceği müze üç kattan oluşmaktadır. Müzede Safranbolu tarihi görsellerle anlatılmaktadır. Roma ve Bizans Dönemi’nden kalma madeni paralar da sergilenmektedir. Müzenin etnografya salonunda Safranbolu’nun geleneksel yaşamında kullanılan eşyalar sergilenmektedir. Müzenin giriş katında yöresel zanaat ve zanaatkarla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Ayrıca bu katta şifa eczanesi, lokumcu, yemenici, kunduracı, sayacı, semerci, saraç, ahşap işçiliği, demirci, bakırcı, kalaycı ve esnaf kahvesi gibi Safranbolu’daki önemli esnafların çalışma ortamları da özgün bir canlandırma tekniği ile ziyaretçilere sunulmuştur.

Tokatlı Kanyonu

Safranbolu Tokatlı Kanyonu, dünyanın sayılı kanyonlarındandır. Kanyonun doğal zenginlikleri hala korunmaktadır. Kanyonun bir ucu Tokatlı Köyü’nde diğer ucu ise Gümüş Eski Çarşı’da bulunmaktadır. 9 kilometre uzunluğundaki yürüyüş parkuru olan Tokatlı Kanyonu manzaranın keyfini yürüyüşle çıkarmak oldukça iyi bir tercihtir. Yaklaşık iki saat süren bu yürüyüşten sonra paintball oynayabilir ya da at binebilirsiniz. Tokatlı Kanyonu’nun kamp alanında özel işletme bulunmamaktadır. Çadır kurmak için kanyon içindeki düzlük yerler tercih edilebilir. Aynı zaman da piknik yapılan alanda içme suyu bulunmamaktadır. İhtiyaçların karşılanması için kanyon girişinde market ve restoran bulunmaktadır. Ağaç gölgesinde oturup dinlemek için kurulmuş masalarda semaverden çayınızı alıp içebilirsiniz. Mangal için de uygun olan alanda kristal teras denen bir yer de bulunmaktadır. Kanyonun iki yakasını birleştiren su kemeri de manzaranın güzelliğini artırmaktadır.

Safranbolu Evleri

Safranbolu Evlerinin Tarihi


Safran bitkisinin dünya üzerinde yetiştiği nadir yerlerden biri olan Safranbolu’nun Türk toplumunun yaşayış biçimini gözler önüne seren tarihî evleri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Sırası ile Hititler, Frigler, dolaylı yoldan Lidyalılar, Persler, Helenler, Romalılar, Selçuklular, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlıların egemenlik kurduğu Safranbolu’dan Homeros, İlyada destanında Paplagonya olarak bahsetmektedir.

Safranbolu’nun Türklerin eline geçmesi, 1196 tarihine rastlamaktadır. Selçuklu sultanı II. Kılıçarslan’ın oğlu Muhittin Mesut Şah, bölgede egemenlik kurmuştur. 1423 yılından itibaren ise Osmanlıların bölgeye hâkim olduğu görülmektedir. Osmanlı buraya, Türkmen göçebeleri yerleştirmeye çalışmıştır. Bu hamleden sonra şehir Taraklı Borglu veya kısaca Borlu olarak adlandırılmıştır. 18. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Zağfiran Borlu ismi kullanılmaya başlanmış; 19. yüzyılın ortasında ise kısa bir süreliğine Zafiran Benderli denilmiştir. 19. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde ise Zağfiran Bolu ismine geçilmiş, en son olarak da Zafranbolu’dan isminden Safranbolu ismi yerleşmiştir.

Devamını Oku

Cinci Hanı ve Hamamı

cinci3.jpg

Cinci Hanı ve Hamamı, Osmanlı İmparatorluğu padişahlarından Sultan İbrahim döneminde Kazasker Hüseyin Efendi, yani Cinci Hoca tarafından yaptırılmıştır. Safranbolulu Şeyh Mehmet Efendi’nin oğlu olan Kazasker Hüseyin Efendi, eğitim için İstanbul’a gidip sarayda padişahın güvendiği askerlerden biri haline gelmiştir. Sultan İbrahim’in en güvendiği asker haline gelen Kazasker Hüseyin Efendi’nin nüfuzu da bu dönemde oldukça artmıştır. Genç yaşlarda büyük bir servete sahip olan Kazasker Hüseyin Efendi, 1645 yılında Safranbolu’ya kesme ve moloz taştan bir han inşa ettirmiş ve kısa bir süre sonra elli dükkan ile hamam da yaptırmıştır. O dönemde kişisel hiçbir mal miras bırakılamadığı için Kazasker Hüseyin Efendi annesi adına bir vakıf açarak hamam ve hanın bugüne kadar korunmasını sağlamıştır. 63 odaya sahip olan han restore edildikten sonra otele dönüştürülmüştür. Oldukça uzun süren restorasyon 2004 yılında ancak bitebilmiştir. Bununla birlikte oldukça başarılı bir restorasyon geçirmiş ve bina bugün olabildiğince aslına uygun bir şekilde hizmet vermektedir.

Han Ağası Odası, hanın en büyük odasıdır. Diğer odalardan daha yüksek olan bu oda, hanın giriş kapısının üzerindedir. Han Ağası Odası yapıldığı dönemde hanın yöneticisinin ve ailesinin kaldığı küçük bir ev olarak tasarlanmıştır. Daha farklı bir şekle sahip olan oda, tuğla örülerek inşa edilmiştir.

Kazasker Hüseyin Efendi’nin, yani Cinci Hoca’nın yaptırmış olduğu Cinci Hamamı, Safranbolu’da Çeşme Mahallesi’ndedir. Han ile aynı tarihte yaptırılan hamamda kadın ve erkeklere ait iki bölüm bulunmaktadır. Halk arasında ‘Yeni Hamam’ olarak bilinen hamamın adı turistlerin ilgisini de çekmesi için Cinci Hamam’a dönüştürülmüştür.

İncekaya Su Kemeri

Tokat Kanyonu üzerine yapılan bu altı kemerli yapı, 116 metre uzunluğundadır. Sadrazam İzzet Paşa tarafından yaptırılmış olan kemer oldukça görkemlidir ve Safranbolu seyahatlerinde mutlaka görülmesi önerilir. Tokat Kanyonu'ndaki bu devasa yapı şehre su getirmek amacını taşıyordu. Kemer, bugün ilçeye 7.5 km uzaklıkta bulunuyor. Dere boyunca uzanan yürüyüş parkuru ise bölgenin muhteşem manzaralarını gözler önüne seriyor. Tarihi 17. yüzyıla dayanan bu eser, muhteşem doğa fotoğrafları çekmek isteyenler için Safranbolu'daki en doğru adreslerden biridir. 

Kristal Teras

Tokatlı Kanyonu üzerinde yerden 80 metre yükseklikte ve 11 metre genişliğinde yapılan Kristal Teras, Safranbolu turizmine katkıda bulunmak amacıyla yaptırılmıştır. 75 ton ağırlığı taşıyabilen cam seyirterasın yapısı  oldukça güvenlidir. Her biri 750 kg taşıyabilecek kapasiteye sahip gözenekler, 3 santimetre kalınlığında 3 parça camdan oluşur. Toplamda yaklaşık 400 kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan 100 metrekareden oluşan terasta bir seferde sadece 30 kişi alınabilmektedir. Teras, muhteşem kanyon manzarasının seyredilebildiği en güzel noktadır. 

Bulak Mencilis Mağarası

Safranbolu'ya  8 km uzaklıktaki Bulak Köyü'nde bulunan mağaranın yalnızca ilk 400 metresi ziyarete açıktır. Toplamda 8 km uzunluğunda olan Bulak Mağarası ülkemizin 4. büyük mağarası niteliği taşır. Mağaranın içinde dikitler, sarkıtlar, travertenler, göletler ve yer altı su kaynağı bulunur. Mağaraya ilk girdiğinizde ana galeri, büyüleyici görüntüsüyle karşınıza çıkar. İlerledikçe de bu güzel görüntü etkisini artırarak devam eder. Mağaranın ilerleyen bölümlerinde mağara içerisinde yer alan su kaynağı, yer yer 10-15 metrelik yükseklikten düşerek şelale oluşturduktan sonra yer altına sızmaktadır. Daha sonra bu su, birinci giriş ağzının bulunduğu noktada tekrar yüzeye çıkarak, Mencilis Kaynağı çıkış ağzını oluşturur.