Budapeşte'nin Genç Yüzü: Sziget Festivali

İyisiyle kötüsüyle söylenecek çok şey var "Sziget Festivali"yle ilgili.Tabii Budapeşte, Macaristan, Macarlar hakkında da...Hadi bakalım. Başlayalım o zaman...

Sziget nedir? Ne demektir? Etimolojik açıdan incelendiğinde... Şaka şaka.
Ama şunu da söylemeden geçmeyeyim: Macarcada "ada" demek "sziget". Ayrıca "si-get" diye okunuyor. (Dalga geçtiğim soruları basbayağı yanıtladım ama neyse.)

sziget giriş

En yüzeysel tanımıyla: "Müzik Festivali". Fakat 'müzik festivali' deyip geçmek de haksızlık olur hani.
- 76 hektarlık alanda kurulu 60 sahnenin yanı sıra sanatsal çalışmaların sergilendiği ve gerçekleştirildiği "Artzone",
- Gün içinde defile gösterilene de sahne olan "Designzone",
- Atlıkarıncalı, katılımcıların uzunca bir sıra bekleyerek ayakkabı tasarımı yaptıkları, dart oynayıp ödül kazandıkları ve dileyen hatunların kulis aynaları önünde makyaj yaptırdıkları "HM Music" alanı,
- Voleybol sahasından futbol sahasına, tırmanış duvarından basketbol sahasına daha bir sürü spor aktivitelerinin yapıldığı "Sportzone",
Sirk,

- Pokerden satranca, tavladan masa tenisine varasıya turnuvaların da düzenlendiği "Gamelandhub",
- Söyleşilerin ve film gösterimlerinin yapıldığı "Magic Mirror",
- Ölmeden önce yapmak istediklerinizi listelediğiniz "'Before I Die' Duvarı",
- Gün içinde Tuna Nehri'nin hiç de temiz olmayan suyunda çimip kıyısında güneşlenebileceğiniz; belirli saatlerde Yoga, Bollywood Dans Dersi, Oryantal Dans Dersi gibi aktivitelerin de gerçekleştiği; rahatlamalık, kafa dinlemelik bol minderli, yastıklı, nargileli "Chill Garden" vb. de sığdırmışlar. 

chill garden

Rehber niteliğinde olması açısından, adadayken "kara kaplı defterime" aldığım notlardan ve "Sziget Pasaportu"ndan derlediğim bilgilerden kısa kısa tavsiyeler ve ibretlik yaşanmışlıklar da paylaşacağım şimdi. Önümüzdeki yıllarda "Özgürlük Adası"na gidecekler daha bir dikkat kesilebilirler şu aşamada...

semsiyeler

Aylar, haftalar veya günler önce festival biletinizi internet üzerinden aldınız diyelim. Buraya gelmeden biletinizin çıktısını da pasaportunuzun yakınında güvenli bir yere tepiştirdiniz. İşte adaya girerken bu A4 kâğıdı (veya telefonunuza kaydettiğiniz QR kodunu okutup) sizden alıp bir hafta boyunca bileğinizden çıkar(a)mayacağınız ve her giriş çıkışınızda kontrol edilecek bilekliğinizi veriyorlar. Peşi sıra bir de "Sziget Pasaportu" tutuşturuyorlar elinize. Tebrikler! Artık resmî olarak bir "Szitizen"sınız. Nam-ı diğer Özgürlük Adası vatandaşı yani... Bu pasaportu yanınızdan ayırmayın geleceğin Szitizenları zira ada haritasından tutun içki listesi ve fiyatlarına, konser ve aklınıza gelebilecek tüm ada içi aktivitelerin yer ve saatlerine bu pasaporttan ulaşacaksınız. Girişte bagajlarınızı da kontrol ettirdiniz (yoğunluktan benimkine bakmadılar bile ama belli mi olur...); artık adadasınız. O zaman alt başlıklara geçebiliriz:

Konaklama
Arkadaş grubuyla gitmeye karar verdiyseniz özellikle Airbnb veya hostel tarzı konaklama seçenekleri tüm dünyada olduğu gibi burada da mevcut. Booking.com, Airbnb  ve  türevleri bunun için varlar, sağ olsunlar. Ancak bana sorarsanız (ki bu yazıyı okuyorsanız fikrime önem verdiğinizi varsayıyorum) festival alanındaki konaklama türlerinden birini seçin derim. "Aman üstüm başım toz toprak olmasın, pofuduk konforlu bir yatma/dinlenme alanım olsun; sıcak suyum, hijyen yuvam her an elimin altında hazır bulunsun," diyorsan bu tavsiyemin üzerini çizebilirsin. O zaman ben de sana şunu sorarım: Festivalin tadını doyasıya çıkarmaya mı geldin? Konforum önceliğimdir, deyip temizinden turistlik etmeye, paso fotoğraf çekmeye, bir-iki konsere iştirak etmeye ve çarşı pazar dolaşmaya mı? Bundan sonra anlatacaklarım ilk soruya "evet" diyenleri daha çok ilgilendiriyor, ona göre.


 
Kamp alanındaki en "temiz" ve genellikle çoluk çocuklu ana babalarımızın ve yaşlı kurtlarımızın tercih ettikleri konaklama seçeneklerinden başlayalım:

1# Flexotel Village: Prens ve Prenselerimizi buraya alabiliriz. Bir festival alanında bulabileceğiniz otele en yakın konforlu alan burası olsa gerek.

2# Karavan: Kendi karavanıyla gelecekler için karavan park yeri bulunmakta. Karavanınız yok ama illa ki karavan da mı konaklamak istiyorsunuz, ona da tamam. Konaklamaya tahsis edilmiş hazır karavanlar festival alanının en konforlu seçeneklerinden biri. Yalnız karavan içinde tuvalet ve duş yok, bilesiniz. İhtiyaçları gidermek için yine ortak alanların yolu göründü.

3# Diğer VIP Kamp alternatifleri: Bu başlık altında "Çiftlik Evi", "Akordiyon Ev", "Ahşap Kulübe", "Konforlu Çadır" seçenekler mevcut. Seç, beğen, al. Yalnız bu saydıklarım satışa sunulduktan hemen sonra tükeniyor, bilesiniz. Bunlar arasında "Çiftlik Evi", "Akordiyon Ev" ve "Ahşap Kulübe"de diğer saydığım ve sayacağım çadır seçeneklerinden farklı olarak konaklama yerinizi kilitleme, ücretsiz temizlik, elektrik ve kasa seçenekleriniz de bulunuyor. Ancak tuvalet ve duş için sizi yine ortak alana alalım efendim.

Ama gözünüz korkmasın çünkü birazdan sayacağım çadır alanlarına kıyasla VIP'de tuvalet ve duş konusunda "o kadar" fazla sıra beklemediğiniz gibi bir de havuza erişiminiz var. Ayrıca güvenlik, bagaj teslim, telefon şarj hizmetlerinden de beleşe faydalanabiliyorsunuz.

Ayrıca VIP alanda konaklamak için kendi çadırınızı getirebilir ya da önceden kurulmuş çadır seçeneğini tercih edebilirsiniz.

ışıklı gecit

4# Apéro + Alternativa + Siesta + Bridge Kamp Alanı Alternatifleri: İtalyan ve Fransızlara özel diyebileceğimiz seçenekleri içinde barındırması ve sınırları içinde havuz bulundurmaması dışında diğer VIP özellikleri buralarda da mevcut.

5# Basic Kamp: Bu seçeneğe kafanda tik attın mı bilesin ki festival ücreti dışında ekstra para ödemeden çadırını, uyku tulumunu ve matını kaptığın gibi adanın mümkünse ağaç altı gölgelik herhangi bir alana konuşlanabilirsin (Yukarıdakiler dışında). Ben Türkiye'den çadır yüklenmem (abartma) festival alanından her bir şeyimi satın alırım dersen o da olur ama baştan uyarayım çadırı da, uyku tulumu da çok dandik. Onun yerine üç kuruş fazla ödeyip Decathlon vs. mağazadan edineceğin çadır hem daha uzun ömürlü olacak hem de her yıl sektirmeden en az bir gün yağan Sziget yağmurunda da mağdur olmayacaksın. Onu da bir kenara yazalım.

Adanın muhtelif yerlerinde ortak duş, tuvalet, lavabo alanları bulunuyor. Tek eksisi, basic kampçıların sayısını bu WC, duş sayısına vurduğunda beklediğin duş sırası ve her zaman sıcak su olmayışı illallah dedirtebiliyor. Tuvaletlerin de tahmin edildiği kadar "iğrenç" olmadığını söyleyebilirim. Ya da biz beklentileri epey düşürüp gittik, bilemedim şimdi ama şöyle söyleyeyim; böyle bir festivalin TR'de olduğunu varsayıp klozetlerin olası hallerini düşünürsek, buradakiler bayağı bir temizdi hani.

Tüyo: Duş konusunda akşam saatlerini veya sabah çok erken saatleri tercih etmek sizi kuyruk bekleme derdinden kurtaracaktır.

Konaklama ve temizlik konusunu burada noktalayıp yeme içme kısmına gelelim:

YE! İÇ! YE! İÇ! İÇ! İÇ!
Alanda ne aç kalırsın ne susuz ne de içkisiz. Tüm gün ve gece boyunca dönerinden kahvesine, noodle'ından tavuğuna, pilavına, nachosuna ve daha nicesine erişim mevcut. Fiyatlar da Avrupa standartlarına göre uygun olsa da Türkiye fiyatlarıyla aşağı yukarı denk veya daha yüksekti.

- Churros = 500 HUF (5 TL)
- Dreher (fıçı bira, 0.5 l)= 600 HUF (6 TL)
- Dürüm türevi = 10.000 HUF (10 TL)
- Noodle = 30.000 HUF (30 TL)

Öte yandan festival alanından çıkınca 10 dakika civarı yürüyüş mesafesindeki "Auchan Süpermarket", festival boyunca yeme içme ve diğer market ihtiyaçlarınız konusunda cebinizin en büyük dostu olacak. Çünkü ihtiyacınız olan neredeyse her şey burada yaklaşık yarı fiyatına. İçeri alenen içki sokmak "yassak" olmasına ve girişteki abiler kamuflaj şişeleri çalkalamak da dahil her türlü denetleme yöntemine başvurmalarına rağmen imkânsız diye bir şey yoktur azizim. Ha bu arada cam kavanoz/şişe de sokamıyorsunuz festival alanına. O yüzden neredeyse nutellamız elden gidiyordu ama onun da çaresine baktık ;)
Yani festival alanı yeme-içmelerine daha ucuz alternatif mevcut.

Çok önemli bir nokta! Az kalsın unutuyordum. Festival alanında yapacağınız bilimum alışverişlerinizde geçerli tek bir ödeme yöntemi var: FESTIPAY CARD. Adaya adım attığınız an her tarafa konuşlanmış mini gişelerden bu kartı edinmek zorundasınız. Küçük bir depozit ücreti karşılığında kartı aldıktan sonra yine aynı yerden kredi kartı veya nakit (euro/HUF fark etmez) karşılığında karta yükleme yapıyorsunuz. Harcadıkça bu gişelerden ek para yüklemesi yaparak alandaki her türlü yiyecek, içecek, giyecek alışverişinizi hallediyorsunuz. Festival sonunda ister anı olarak kalsın diye Festipay'inizi yanınıza alıyor, isterseniz de kartı iade edip 3-5 Euro'luk depozit ücretinizi geri alıyorsunuz.

baloon party

Macaristan'a gelmişken denemek isteyebileceğiniz içkilerin küçük bir listesi:

Alkol:
- Palinka (ör:Rézengyal Barrique Plum vs.) - (meyveli konyak)
- Tokaji (beyaz şarap)
- Egri Bikavér (kırmızı şarap)
- Unicum (likör)

Yiyecek olarak La'ngos oldukça meşhur. Salam ve paprika (kırmızı toz biber) zaten malum...
(La'ngos = Anamızın babamızın bildiği pişi üzerine domates, kaşar, mısır ve soğanı ekleyince ortaya çıkan nimet.)

tree of secrets

ADA AKTİVİTLERİ
Yazının başında bahsettiğim gibi adada sıkılmak mümkün değil. 24 saat ne tür aktivite ararsan var. Bungee-jumping mi istiyorsun, gece gündüz ha babam havaya atlayan atlayana. Havadaki başka bir aktivite de yiyeceğini, içeceğini alıp masa başına dizilerek havada biranı yudumladığın bir platform. 10-15 kişilik bir masa düşün, etrafına dizilmiş insanlar. Sadece havadasın :) Ayaklarını sarkıt yanındakilerle muhabbet et, adanın kuşbakışı manzarasının keyfini çıkar.

Oyuncular için:
Poker Çadırı, Satranç Çadırı, Futbol, Plaj Voleybolu, Masa Tenisi, Dans Workshopları, Dart Şampiyonası vs.

Sanat-çılar için:

mantar hamak

Artzone'daki bilimum aktiviteler. Geri dönüşümlü malzemelerden çanta yapımı. Ytongdan heykel yontma. Çeşitli malzemelerden bileklik, takı tuku yapma. Tişörtünü, vırtını zırtını getirip 40 Euro'luk sziget official tişörtü almak yerine kendi çantana veya tişörtüne Sziget baskısı yaptırma. DESIGNZONE'daki tasarım workshopları.

sziget tişört baskı

İçindeki "entel"e ve "duyarlı"ya kulak verenler için:

atli karinca

Alandaki onlarca STK çadırının ev sahipliği yaptığı eğlendirici, bilgilendirici, gönüllü etkinlikler.
TEDxBudapest konuşmaları.
Film gösterimleri ve tartışma platformları.Tiyatro ve Dans Çadırı.

Dinlenmek ve huzura kavuşmak isteyenler için:

atli karinca

Luminarium veya biraz daha müzikli, danslı rahatlama için Chill-out area.

chill

Bitmek bilmeyen diğer tüm irili ufaklı konserleri ve eğlenceleri saymıyorum bile.

Eminim yazıya sığdıramadığım daha bir sürü eksik nokta var ama zaten hepsini aktarmak mümkün değil. Hayatta en az bir kere deneyimlenmesi gereken bir festival olduğunu düşünüyorum. Hayal kırıklığına uğramamak için beklentileri düşük tutmamıza ve yaşadığımız bazı sıkıntılara (yere çökmek bilmeyen toz bulutları, çoğunlukla sıcak su bile bulamadığımız duş için beklenen uzun kuyruklar vs) rağmen değdi mi diye soracak olursanız, cevap: Kesinlikle, evet!

Dünyaca ünlü yüzlerce sesi canlı olarak (bazen peş peşe) dinlemeye, en rahat ve mutlu halinizle, saygı çerçevesini aşmadan özgürlüğün ve mutluluğun, hatta o mutlu yorgunluğun ve rezilliğin tadını çıkarmaya hazırsanız hiç durmayın, koşun Sziget'e...

 

Etiketler

Tuğçe Kayıtmaz

Yazar Hakkında

Tuğçe Kayıtmaz

Mesleğine tutkun bir garip tercüman. Hayatın anlamını "oku, ye, gez" olarak görüyor. Görselleştirmeye olan sevdasını fotograf çekerek ve bir miktar çiziktirerek dışa vuruyor.