DRESDEN BAŞLICA GEZİLECEK YERLER

Geçtiğimiz sene haziran ayı gibi ziyaret ettiğim Dresden beni oldukça fazla etkilemişti. Günübirlik yapmış olduğumuz geziyi “Saksonya’nın Başkenti Dresden” yazımda anlatmıştım.

Bazı şehirlerde tekrar ziyaret etmek için bazı eksikler bırakmak gerekmiyor mu? İşte geçen sene yapamadığım Elbe Nehri üzerinde tekne turu için tekrar Dresden’deyim.

Saksonya eyaletinin başkenti olan Dresden, Elbe Nehri kenarında konumlanmış sarayları, kuleleri ve katedralleri ile oldukça dikkat çekici bir nokta. Pek çok Prag turunda ekstra gezi olarak sunulan Dresden sadece tek başına bir turizm destinasyonu olmaya aday.

Leipzig’e trenle sadece 1,5 saat mesafede yer alan kent 2. Dünya Savaşı sırasında en fazla yıkıma uğrayan Alman kentlerinden. 1945’te kentin neredeyse yüzde 75’i harap olmuş. Ancak savaş sonrası yaralarını çabuk sarmış. Yıkılan tüm yapılar orijinaline sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş.

Uzun haftasonu tatili sevenler için Leipzig-Dresden ikilisi güzel bir fırsat. THY’nin hergün Leipzig’e düzenlediği karşılıklı uçuşların saatleri de hafta sonunuzu dolu dolu yaşamanız için çok uygun. Mesela Perşembe sabah erken saatlerde gidip, Pazar akşamüstü uçuşu ile dönmeniz size Leipzig ve Dresden’i keşfetmeniz için tam 4 gün veriyor.

Leipzig’de gezilecek yerlere şu yazımdan ulaşabilirsiniz.

Şimdi gelelim Dresden’in gezilecek yerlerine. Barok kiliseleri, sarayları, müzeleri ve sarayları ile Altstadt tam bir turist cenneti. Gece hayatı ve alışveriş tutkunları için en doğru adres ise Neustadt. Bir de daha çok antikacıların ve sanat atölyelerinin konumlandığı bir bölge var. Orası da Outer Neustadt.

Peki Dresden’de görülecek yerler nereler?Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Eğer zamanınız kısıtlı ise ya da hava yağışlı ise kenti gezmenin en kestirme yolu Hop on-hop off tarzı otobüsler. Bu otobüslerin rotasında kentte görülmesi gereken 22 durak var. İsterseniz bu otobüslere binip ilginizi çeken yerde iner, gezer, sonra tekrar geri biner kenti hızlıca turlayabilirsiniz.

1) Zwinger Sarayı
1709 senesinde barok tarzda yapılan Zwinger sarayı aslında dönemin yöneticisi güçlü Augustus’un zenginliğini gösterişinin bir temsili. Zamanında güçlü Augustus bu yapının yapımına başlamış ama tamamlanmasına ömrü yetmemiş. Saray Augustus’un ölümünden 100 sene sonra tamamlanmış.

Ortasında yer alan geniş bahçe zamanında panayır alanı olarak kullanılıyormuş. Günümüzde müze kompleksi olarak hizmet veren Zwinger’in taç kapısı sarayın en etkileyici yeri. Vaktiniz olursa müzenin içini gezmeli, Rembrandt, Rubens,Botiçelli ve Tziano gibi önemli ressamların eserlerini görmelisiniz.

2) Theatre Platz ve Semper Opera Binası
Zwinger’in yanı başında yer alan Tiyatro Meydanı (Theatre Platz) ortasında bulunan kral Augustus’un at üzerindeki heykeli ile dikkat çekiyor. August the Strong yani güçlü Augustus, Dresden’in eski şehir bölümünü planlayan ve geliştiren kişi olduğundan Dresden halkı için bir gurur kaynağı.

Meydana bakan konumdaki Semper Opera binası Rönesans, Yunan ve Barok mimarisini çok güzel harmanlamış bir yapı. Yapımından sonra defalarca yerle bir olan Opera Binası tekrar tekrar onarılmış, yeniden yapılmış ve 1989 yılında hizmete açılmış.

3) Fürstenzug
Grünes Gewölbe yani yeşil kubbenin yanı başında yer alan Fürstenzug, 23 bin parça Meissner porseleni kullanılarak yapılmış olan dünyanın en büyük mozaik resmi. 1127 - 1904 arasında Saksonya Krallığı’nı yöneten kralları, lordları ve dükleri resmeden dev porselen tablo 2. Dünya Savaşı’nda yıkılma uğramamış nadir eserlerden. Sadece birkaç parça porselenin zarar gördüğü mozaik, yenileri eklenerek restore edilmiş.

4) Brühlsche Terrasse
Rönesans dönemine tarihlenen bir kale üzerine inşaa edilen 500 metre uzunluğundaki Brühlsche Terrasse, Avrupa’nın balkonu olarak anılıyor.

Bu terasa mutlaka uğramalı, Elbe Nehri’ni ve nehir kenarındaki yapıları fotoğraflamalısınız.

5) Frauenkirche
2. Dünya Savaşı’nda tamamen yerle bir olan Frauenkirche, eski kentin tam göbeğinde yer alıyor. Kilise aslına uygun olarak inşa edilirken eski yıkılan taşlar yeniden kullanılmış, 2005’te hizmete açılmış. Kilisenin dışı kadar içi de çok etkileyici.

6) Elbe Nehri’nde Tekne Turu
Elbe nehri üzerinde tur yapmak Dresden seyahatinin olmazsa olmazları arasında. 1-1,5 saat Elbe Nehri üzerinde seyrederken gördüğünüz yapıları mikrofon vasıtasıyla açıklıyorlar. İsterseniz tekne turunuza fiks menü de ilave edebiliyor. Güzel manzara eşliğinde Saksonya mutfağını tadabiliyorsunuz. Unutmayın mutfaklarında kırmızı lahana, patates, elma sıklıkla kullanılıyor.

7) Askeri Müze,
Modern mimarisi ile dikkat çeken Bundeswehr Military History Museum yani askeri müzede yaşanan savaşların tarihinin yanı sıra savaşların kişiler üzerindeki sosyolojik ve psikolojik etkileri anlatılıyor. Bu özelliği ile diğer askeri müzelerden ayrılıyor. Görülmeli.

8) Neustadt
Aslında çok ilginçtir ki Neustadt olarak bilinen yeni kentte yer alan binalar, Altstadt olarak bilinen eski kentteki yapılardan daha eski. Çünkü 2. Dünya savaşı sırasında eski kent bölgesi yerle bir olunca yeniden yapılmış. Oysaki yeni kent denen bölgedeki yapılar daha az hasar aldığı için büyük bölümü eski tarihlere dayanıyor.

Burası daha çok sanatçıların, bohem kesimin yaşamayı tercih ettiği bölge. Aynı Leipzig'deki gibi pek çok sokak grafitiler ile dolu. Bazı binalar üzerinde sanatçıların yaratıcı çalışmalarını görmek mümkün. Mesela Müzikli Ev…

Binanın dışındaki çelik borular vasıtasıyla yağmur yağdığında bu ev resmen doğal bir müzik yapıyor.

Yine bu bölge özellikle yaz aylarında çok çeşitli festivallere de ev sahipliği yapıyor. Biz 7-17 Temmuz arasında düzenlenen Scheune-Schaubuden-Sommer panayırına denk geldik. Burada farklı farklı kurulan her bir çadırın içinde değişik aktiviteler var. Eğer yolunuz düşer ve tarih de tutarsa mutlaka uğrayın, hatta 2 Euro ödeyerek oturaklı atlı karıncaya binin ve müziği dinleyin :)

Başka neler var?Dresden’de bunlara ek olarak Modern Sanatlar Akademisi, Hygiene Museum, GroserBahçesi, Albert Meydanı, Martin Luther Kilisesi ve Kunsthof pasajı görülebilir.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni