Bugüne kadar yaşayan, binlerce yıl öncesinden sessiz masallar vadisi. Bu ilginç öyküleri dinlemek istermisiniz? Ben bu sessiz öyküyü dinlemek ve kayadan nasıl birer mücevher değerinde sanat eserleri yaratıldığını görmek için bu kez güzel Türkiye'mizin bu ilginç yöresine gidiyorum.

Dünyada bir eşi daha olmayan bu muhteşem kaya anıtlarının bulunduğu vadi, Eskişehir, Kütahya ve Afyon sınırları içinde, çok geniş bir coğrafyaya yayılmış, Frig Medeniyetinden izler taşıyan, tarihi kalıntıları ve antik eserleri ile buram buram tarih kokan Frig Vadisi.

 Ege Göçleri ile Anadolu’ya gelen Balkan kökenli boylardan Frigler ve ardından bu bölgede hüküm süren Roma ve Bizans dönemlerinden günümüze kadar ulaşmış, tüf kaya kütlelerinin insan eliyle oyulmuş dünyadaki eşsiz kaya anıtlarının bulunduğu uçsuz bucaksız bir vadi.

Bu vadide Frigler büyük hatta devasa boyutlardaki kaya blokları üzerine ve tapınak cephelerine kabartmalar işleyerek, kült mezar ve mezar anıtları yaparak dünyanın en ilginç ve en değerli eserlerini yaratmışlar. Bu kabartmalarda en çok, gücü temsil eden aslan kabartmaları göze çarpıyor. (Friglerin tarihçesini merak edenler için yazımın altına kısa bilgiler bulabilirsiniz)

 İşte bu güzellikleri görmek, görmeyenlere anlatmak için düştüm yollara. Ancak bu yöreyi sizlere anlatmaya başlamadan hemen söylemek isterim, burası inanılmaz, hayranlık, şaşkınlık uyandıracak kadar muazzam bir bölge.

Ancak ülkemizde fazla adı geçmeyen, değeri belki de çok fazla bilinmeyen, fazla ziyaretçisi olmayan, ihmal edilmiş ama çok önemli ve değerli anıtları barındıran bir vadi. Bölgeyi gezmek için en az 2-3 gün gerek sanırım, uçsuz bucaksız bir vadi ve görülecek o kadar çok eser var ki gez gez bitmez.

Eskiçağ yerleşmeleri Midas,Ayazini, Aslantaş, Yazılıkaya, Gordion, Pazarlı, Alişar Höyüğü, Kümbet, İhsaniye, Kayıhan, Göynüş, Alacahöyük ve Boğazköy'de Friglerle ilgili kalıntılar bulunmuş.

Bu eski Hitit yerleşkelerinde yaşayan Frigler, Hitit uygarlığından etkilenerek kendileri de güçlü bir uygarlık yaratırken sanatta da çok ileri gider, kaya anıtlarını çeşitli insan ve hayvan motifleriyle bezerler. Frig sanatı, Hititlerin yanı sıra Urartu, Asur ve Eski Ege uygarlıkları sanatının da izlerini taşır.

Tanrıça Kibele için yaptıkları tapınakların duvarlarını, pişmiş topraktan levhalarla süslemişler. Frig mimarisinin ve mühendisliğinin en önemli ürünü M.Ö. 8.yüzyılda inşa edilmiş olan başkent Gordion’daki kalesine de bir gün gitmek isterim.

 Yörede gezerken yaşadıklarımız, gördüklerimizden şaşkın, göremediklerimizden, kimsesiz, mahzun, ziyaretçisiz kalmış, bakımsız, yeterli tabelaların olmamasından, dünyada eşi bulunmayan muazzam kaya anıtlarının hak ettiği ilgiyi görmemesinden, hatta ihmal edilmiş, koruma altına alınmamış ve hatta talan edilmiş olmasından müthiş bir hayal kırıklığı yaşadım, üzüntü ve hüzün duydum.

Biz anıtlara giden yolları bulmakta çok zorlandık, turistler ne yapar bilmem. Neyseki köylüler çok sevimli, güler yüzlü ve yardımsever, ayrıca tarihi anıtların da bilincindeler, yerlerini bize tarif ediyorlar, hatta bize gönüllü rehberlik eden, izahat verenler bile oldu.

Tüm zorluklarına rağmen, bu güzellikleri, muazzam Kaya anıtlarını, gördüklerimizi ve göremediklerimizi dinlemeye hazır mısınız?

İstanbul’dan Bodrum’a giderken bu vadiyi görmek için  yolumuzu değiştirdik, ancak sadece bir gün ayırdığımız için çok büyük bir alana yayılmış olan bu vadinin içindeki, kendimize göre, en önemli eserleri görmeyi planlıyor ve tabii rotamızı da ona göre çiziyoruz. Sizlere de faydalı olması düşüncesi ile rota üzerinde gezdiğimiz yerleri sırasıyla anlatmaya gayret ederken, ulaşacağımız eserlerin bulunduğu köy ve kasaba isimlerini de ekliyorum.

Şimdi gezmeye başlamadan önce sadece ilgi duyanlar için kısaca tarih bilgileri.

M.Ö. 3000-2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç döneminden başlayarak günümüze kadar hüküm süren uygarlıklar içerisinde Frigler ayrı ve özgün bir yere sahip. Hititlerin M.Ö. 1700’den başlayarak 500 yıl süren egemenliklerinin ardından M.Ö. 1200 yıllarında parçalandıkları sırada, Anadolu’ya batıdan gelen ve sonradan adlarına Frig denilen bir kavim göçü başlamış. Bu göçler sırasında Anadolu, 400 yıl süren karanlık bir dönemin ardından M.Ö. 8. yüzyılın II. yarısında (M.Ö. 750) Friglerin siyasi üstünlük elde etmeleri ile aydınlanmış ve Frigler efsanevi kralları Midas döneminde güçlü bir devlet konumuna gelmişler. Afyonkarahisar bölgesi de Friglerle bu dönemde tanışmış olmalı. Hititler gibi Anadolululaşan ve Afyonkarahisar-Eskişehir-Kütahya illerinin birleştiği bölgede özgün bir kültür oluşturan Frigler bu bölgede kült mezar ve mezar anıtları biçiminde, büyük boy kaya blokları üzerine işlenmiş Ana Tanrıça Kibele kültüne ait tapınak cepheleri ile yine Ana Tanrıça Kümele kültüne ait aslan kabartmalarıyla dünyanın en ilginç ve en değerli eserlerinin yaratılmasını sağlamışlar. Özellikle Afyonkarahisar’ın kuzeyinde bulunan Göynüş Vadisi ve Döğer Bölgesi’nde bulunan Aslantaş, Yılantaş, Matlaş, Kapıkaya I ve Kapıkaya II gibi dünyada eşi bulunmayan Frig Kaya Anıtları bunların başlıcaları. Frigler M.Ö. 6. yüzyıl sonlarından itibaren siyasi üstünlüğü yitirmiş olmalarına rağmen Afyonkarahisar ve çevresinde Frig kültürü, dini, mitolojisi yüzlerce yıl daha devam etmiş, bölgede bin yıl Frig dili konuşulmuş. Dünyada eşi bulunmayan kaya anıtlarını yapan Friglerin ardından bölgede hüküm süren Roma ve Bizans dönemlerinde de Şifalı Frigya topraklarında tüf kaya kütleleri insan eliyle oyularak, günümüze kadar ulaşan Metropolis, Bin İnler, İnpazarcık, Ornaş gibi yerleşim birimleri, Avdalaz, Demirli, Bayramaliler, Asar Kale gibi savunma mekânları, Selimiye, Alanören, Devrent, Elicek gibi mezar odaları, Kırkinler gibi dini mekânlar, Yedikapılar gibi yer altı yerleşimleri meydana getirilmiş.

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.