İLK COUCHSURFING DENEYİMİM: VİLNİUS

Vilnius’a gitmeden önce Couchsurfing’de birkaç kişiye mesaj atmıştım. Beni 6 Ağustos gecesi için Sigita Buliuolyte misafir etmeyi kabul etmişti.

O gün geldi ve biz (halamın torunu Bengü, eşi Atila ve çocukları Azra ile Arda) Vilnius’a geldik. Akşam Sigita ile Katedral Meydanı’nda buluşacaktık ama böyle bir şans olur! Ipad ve telefonlarımın şarjları bitmişti. Bengü’lerden Sigita ile buluşmak için ayrıldım fakat birbirimizi bulamayınca, geri döndüm, telefonumu biraz şarj edip; Sigita’yı aradım. Buluşmak biraz sorun olsa da tanıştık, merhabalaştık. Sigita kızıyla gelmişti.

Meydandan arabasıyla ayrıldık; önce ailesinin evine, sonra da markete uğrayıp; evine geldik. Evi ormanın içindeydi. Öyle yollardan geçtik ki! Asfalt ne gezsin, toprak yol. Bir ara tırsmadım değil!

Ormanın içindeki Sigita'nın Evi

Evine geldiğimizde; Oğlu Marius beni hoş geldin diyerek ve kendini tanıtarak karşıladı (İngilizce konuşaraktan). Ev muhteşem bir doğanın içinde, harika dizayn edilmişti.

Sigita'nın Evi

Sigita sanki kendi imparatorluğunu kurmuş gibiydi. Şoktaydım, evin dizaynını ve eşyalarını gördükten sonra Sigita’nın iç dünyasını çok daha iyi anladım. Çok hoştu, bayıldım doğrusu.

Yorgun ve uykusuz olmama rağmen; bir süre evini keşfettim. Ama fotoğraf çekme işini sabaha bırakmıştım. Kızı Dali’ye çikolata kaplı leblebi drajeleri verdim. Ben de bir tane yemiştim ki! Dişimin bir kısmının kırıldığını fark ettim.

Sigita, bana kızının odasını verdi. Neresi olsa uyurdum, çünkü öylesine yorgundum ki!

Uyuduğum Yatak

Sabah çocuklarının sesleriyle uyandım. Atila’ya ulaşmak biraz sorun olduysa da (cihazlarımın şarjlarının bitmesi ve wi-fi olmaması) Sigita’nın telefonunu kullanarak, saat 12.00’de, dün gece dondurma yediğimiz (Soprano) yerde buluşmaya karar verdik.

Sigita bahçede kahvaltı hazırlamıştı. Ipad’imin kalan şarjıyla çekebildiğim kadar evini, bahçesini ve ailesini fotoğrafladım. Oturma odasında piyano, kanepe, kitaplar, soba! Bahçede tramplen, salıncak, çiçekler vardı. Mutfak da çok ilginçti. Evde çok hoş müzik sesleri duyuluyordu. Oğlunun odasında legodan yapılmış şehir, kitaplar, bilgisayar vardı. Kahvaltı masasındaki fincanda Türk Bayrağı resmini görünce daha bir duygulandım. Benden önce de bir Türk buraya misafir olmuştu. Ben de Türk Bayrağı rozetleri ve nazar simgesi olan hediyelerimi verdim.

Sigita'nın Evinin Bahçesi'nde Kahvaltı

Kahvaltı da ev yapımı leziz peynirler, reçel ve yumurta vardı. Elbette çay! Marius, bana kısa bir piyano konseri verdi. Ben de ileride ünlü olur da bu yaşlarda onu dinledim diye imzasını aldım.

Kahvaltı sonrasında hazırlandım ve tarifi üzerine otobüs durağını (Saulėtekis) buldum. Önce dolmuşla (0.58 cent), bir meydana geldim. Sonra da troleybüse (1 Euro) binip şehir merkezine geldim, sora sora! Litvanyalılar yardımsever insanlar. Genç bir keman öğrencisi kadın, elinden geldiğince bana yardımcı oldu.

İlk Couchsurfing maceram çok başarılı ve hoş geçti. Boşuna değildi Sigita’nın 30 olumlu referansı.

Sigita’nın benden hiçbir beklentisi yoktu, hiç de korkusu! İnsanların nasıl yaşadıkları, neler düşündükleri, nelerle uğraştıkları ya da uğraşmadıkları, dünyanın evrensel olduğunu böylelikle daha iyi kayrayabildim.

Teşekkürler Sigita ve Couchsurfing Ekibi!

Saygılarımla...

varol gezi

Yazar Hakkında

varol gezi

Kendimi bildim bileli gezmeyi, seyahat etmeyi, yeni yerler görmeyi, yeni kültürler öğrenmeyi, yeni tatlar tatmayı, yeni insanlarla tanışmayı, araştırmayı, kendimi geliştirmeyi sevmişimdir!