Kuzeyin Küçük ve Şirin Başkenti Helsinki

Tallinn'e kadar gelip Finlandiya'nın başkenti Helsinki'yi görmemek olmazdı. Biz de günübirlik Helsinki turu yapmaya karar verdik. İnternetten yaptığımız araştırma sonucu şehrin önemli yerlerinin bir günde gezilebileceğini öğrenmiştik. Bilgi doğru idi ancak buralara gelmişken Helsinki'de bir kaç gün kalmalı ve Lapland turu ilave edilmeli. Bu yazımızda sizlere Helsinki merkezini tanıtacağız ama eksik bıraktığımız yerler için bir kez daha gelmeyi istiyoruz.

Helsinki'yi tanıtmaya başlamadan önce Finlandiya ile ilgili bazı bilgiler paylaşalım. Ülke 188 bin göl ve 180 bin ada ve adacıktan oluşan. Nüfusu yaklaşık 5,5 milyon olan, refah düzeyi çok yüksek, modern, güvenli, yeşil ve temiz... Kısaca dünyada yaşam kalitesi en yüksek ülkeler liginin zirvesine oynayan bir Baltık ülkesidir. Ülkenin yüzde 90'ı Fin kökenli, resmi dili Fince ve İsveççe. Cadde ve sokaklardaki tabelalarda üstte Fince, altta İsveççe yazıyor.

Tallinn Limanı'ndan gemiye biniyoruz ve geminin günübirlik Finlerle dolu olduğunu görüyoruz. Nedeni de özellikle içki fiyatlarının kendi ülkelerine göre çok ucuz olması. Yaklaşık iki buçuk saat süren keyifli bir yolculuğun sonunda Helsinki Limanı'na ulaşıyoruz.

Bindiğimiz araçla şehir merkezine doğru yola çıkıyoruz. Helsinki şehir merkezinde ilk gezi noktamız Senato Meydanı (Senate Square) ve Helsinki (Lutheron) Katedrali. Senato Meydanı şehrin en önemli meydanı. Helsinki Katedrali ise kubbesi ile neredeyse şehrin her yerinden görülebilecek kadar heybetli. Katedrale giriş ücretsiz ve 09.00-18.00 arası açık. Alman asıllı mimar C.L. Engel'in eseri olan Helsinki Katedrali'nin yapımı 1852'de tamamlanmış. O dönem Finlandiya Rusya'ya bağlıyken Engel'e bu işi veren Rus Çarı II. Alexander'in heykeli de Katedralin önüne dikilmiş. Meydanda ayrıca Hükümet Sarayı, Helsinki Üniversitesi ve Fin Ulusal Kütüphanesi de bulunmaktadır.

Meydan gezimizi bitirdikten sonra şehri gezmeye devam ediyoruz. Helsinki'de, diğer Baltık başkentlerinde olduğu gibi, turistik yerleri rahatlıkla yürüyerek gezmek mümkün.  Yeşil renkli ve tarihi olduğunu düşündüğümüz tramvayın yanından geçerek meydana yakın Esplanade Parkı'na geliyoruz. Etrafı mağazalar ve kafelerle çevrili bu güzel parkta keyifle geziniyor ve denize doğru ilerliyoruz. İlk göze çarpan turuncu tenteleri ile Market Meydanı (Market square) oluyor. Bu pazar yerinde hem hediyelik hem de yiyecek-içecek satıldığını görüyoruz. Yiyecekleri kilo ile değil litre ile satılması dikkatimizi çekiyor.

Pazarda bir şeyler atıştırdıktan sonra denize doğru gördüğümüz heykel için yorum yok...

Şimdi sırada heykelin arkasında tüm heybeti ile dikkat çeken ve "gel gel" diyen muhteşem binada. Burası bizce Helsinki Katedrali'nden daha ihtişamlı görünen Uspenski Katedrali. Rus mimarisi ile inşa edilmiş katedralin kubbeleri altın kaplama. Giriş ücretsiz ve 9.30-15.00 arası açık.

Uzaktan, Londra'daki London Eye'i andıran Finnair Sky Wheel de "gel gel" diyor; ancak maalesef zaman daraldı. Yukarıdan Helsinki'yi izleme fırsatını kaçırıyoruz. Gördüklerimiz dışında görmediklerimiz ise Sessizlik Şapeli, Temple Kilisesi ve Dizayn Müzesi. Eksiklerimizi not ediyoruz, kısmet olursa Lapland turunda tamamlarız diyoruz.

Daha fazla fotoğraf için "haydigeziyoruz.blogspot.com.tr"Mail: [email protected]

haydigeziyoruz

Yazar Hakkında

haydigeziyoruz

Biz Dilek ve Bora Aydoğdu, gezmeyi seven iki gezginiz. Dilek emekli öğretmen, Bora emekli askeri öğretmendir.