Tarihin Önemli Olaylarına Tanıklık Eden Topkapı Sarayı

Sarayburnu güzelliği ile tüm imparatorları büyülemiş ve hepsi burada bir ev yaptırmış kendisine. Bunların en sonuncusu olan Topkapı Sarayı, hem Osmanlı sultanlarının hem de devletin yönetim merkezi olarak tarihin önemli olaylarına tanıklık etmiş.

Fotoğraf: http://www.goturkey.com/tr/news/detail/394

Topkapı Sarayı; köşkler, daireler, setler ve çiçek bahçelerinden oluşmuştur. Dördü kara tarafında, üçü de deniz tarafındaki surlarda olmak üzere toplam 7 kapısı olan saray, imparator Jüstinyen'nin haşmetli kilisesi Ayasofya'nın kardeşi Aya İrini'yi de birinci avlusunda barındırıyor.

Topkapı Sarayı, Ayasofya'nın arkasında, Bizans şehrinin ilk tepesinde kurulmuş. Haliç, Marmara ve Boğaz'ın birleştiği yere tepeden bakan olağanüstü manzarasıyla karşınıza çıkıyor. Müze Salı günleri hariç her gün ziyarete açık. Müze Kartı ile ücretsiz içeri girebilirsiniz ancak müze kartınız yoksa çok uzun bir bilet kuyruğunun sizi beklediğini şimdiden bilmelisiniz.

Bab-ı Hümayun

Ziyaretçiler saraydan içeri Ayasofya'nın tam karşısındaki Bab-ı Hümayun'dan geçerek giriyorlar. Tam karşısına geçip baktığınızda hemen üzerinde hat sanat harikası bir kitabe görürsünüz. Hemen altında ise Fatih Sultan Mehmed sarayı yaptırırken konan kitabede: "iki kıtanın sultanı ve iki denizin hakimi" yazıyor (alıntı: Saffet Emre Tonguç)

Bab-ı Hümayun üzerindeki hat:

3. Ahmed Çeşmesi

Ana kapıdan adım atmadan hemen önce Sultan 3. Ahmed Çeşmesi'ni göreceksiniz. Sanatı ve sanatçıyı koruyan, kendisi de şair, hattat ve müzisyen olan 3. Ahmed Lale devri ile özdeşleşmiş bir sultandır. Lale Devri eserlerinin çoğu yangınlar ve isyanlarda yok olurken günümüze kalmış ender eserlerden biridir bu çeşme. Çeşmenin Ayasofya'ya bakan yüzündeki kitabe de bizzat padişahın elinden çıkmış: "aç besmele ile, iç suyu, Han Ahmed'e eyle dua" (alıntı: Saffet Emre Tonguç)

Alay Meydanı (1. Avlu)

Sarayın binaları üç büyük kapıyla bölünmüş dört avluda yer alıyor. 1. Avlu daha çok bir park gibi. Bab-ı Hümayun'dan girer girmez karşınıza çıkan geniş alan burası. Bu alan beşik alayları ve valide alaylarının yanı sıra birçok önemli törene de sahne olmuş. Bunlardan en önemlisi Fatih Sultan Mehmed'in cenaze törenidir. 

Müze kartı olmayanlar için bilet satışı da avlunun sağ tarafındaki gişelerde yapılıyor.

Bab-üs Selam

Orta Kapı olarak da bilinen Topkapı Sarayı'nın ikinci kapısı Bab-üs Selam bugün Topkapı Müzesi'nin de giriş kapısıdır. Kapının her iki yanında konik çatılı kuleler yer alıyor. Sultandan başka kimsenin atla geçmesine izin verilmediğinden tüm ziyaretçiler atlarını burada bırakmak zorundaymış.

Divan Meydanı (2. Avlu)

Fatih Sultan Mehmed zamanından beri çok az değişiklik gösteren ikinci avlu asırlık selvi ağaçları ile çevrelenmiş. Bab-üs Selamdan girince hemen sağda sarayın modelini ve Osmanlı sınırlarını gösteren haritalar var.

Sağa doğru devam ettiğinizde bacalarının silüetiyle İstanbul'un ufkuna damga vuran devasa kubbeli mutfaklara geçiyorsunuz. Malesef mutfaklar bölümü 2010 yılından beri restorasyon altında bu sebeple gezemiyorum, ancak öğrendiğim kadarıyla bünyesinde muhteşem Japon ve Çin porseleni koleksiyonları bulunduruyormuş.

Bab-üs Sade (Saadet Kapısı)

Bab-üs Sade, en yüksek makamdaki sadrazamın ve sarayı idare eden diğer vezirlerin arasında irtibatı sağlaması nedeniyle sarayda sembolik bir önem atfedilen kapıymış. Ramazan'da, bayramlarda yada diğer önemli günlerde sultanın tahtı kapının önüne serilen bir halının üstüne konurmuş.

Adalet Kulesi ve Divan

İkinci avludaki en göze çarpan yapı, kentin silüetinde yerini almış olan konik çatılı Adalet Kulesi, Fatih Sultan Mehmed zamanında inşa edilmiş.

Kulenin hemen altında bulunan ve devlete ait konuların konuşulup kararların alındığı yer olan Divan-ı Hümayun. Divan odasının tam kapının karşısına Sadrazam gelecek şekilde dizilerek otururlarmış. İlk başlarda bu toplantılara katılan padişahlar, zaman içinde sadrazamın oturduğu yerin üzerindeki altın yaldızlı kafesin arkasında oturmayı ve böylece toplantı boyunca vezirleri dinlemeyi tercih eder olmuşlar. İşin ilginç tarafı kafesin önünde perde olurmuş ve vezirler padişahın perdenin arkasında olup olmadığını bilmediğinden sürekli dikkatli olmak zorundaymış.

Divan-ı Hümayun:

Altın Yaldızlı Kafes:

Harem

"Herkesin girmesine müsade edilmeyen" anlamındaki Harem bu tanımlamayı fazlasıyla hak ediyor. Osmanlı padişahlarının özel hayatlarını sürdürdükleri bu bölüme çok az kişi girebilirmiş. Sultanların eşleri, cariyeleri, çocukları ve çok sayıda hizmetkar bu bölümde yaşarmış. Buradaki en güçlü kişi, tüm hane halkı ve hatta çoğu zaman sultan üzerinde bile büyük etkisi olan Valide Sultan'mış.

Harem'e girebilmek için ayrı bir bilet almanız gerekiyor. Bu bölümde Müze Kart geçerli değil.

Harem'e giden kapıdan girince uzun bir koridor sizi karşılıyor. Bu koridor sizi Kadıefendiler Taşlığı'na götürür. Taşlıktan itibaren Harem'i gezerken bir yuvarlak çizeceksiniz ve tur bitiminde gene bu noktaya döneceksiniz. Koridor, cariyelerin kaldıkları koğuşların olduğu küçük Cariyeler Avlusu'na açılıyor.

Kadıefendiler Taşlığı:

Cariyeler Avlusu:

Dönemeçli bir koridor, kubbesi asma dalları ile süslenmiş, devasa bir şöminenin de olduğu Valide Sultan Dairesi'ne açılıyor.

Hünkar Sofası

Sultan'ın kendi daireleri Harem'in en büyük odası olan Hünkar Sofası'nın tam ortasında yer alıyor. Benim için Hünkar Sofa'sının en güzel bölümü muhteşem terası. Boğaz, Haliç, Marmara denizi önünde muhteşem bir manzara sunuyor. Zamanında padişahlar çok şanslıymış...

Hünkar Sofası Terası:

Mimar Sinan tarafından 1578 yılında yapılan olağanüstü güzellikteki İznik Çinileri ile kaplı 3. Murad Has Odası, Osmanlı mimarisinin tüm özelliklerini yansıtan bir yapıt olarak kabul ediliyormuş.

Buradan çıktıktan sonra bir havuz ve haliç manzarasına bakan Gözdeler Taşlığı'nı göreceksiniz.

Enderun Avlusu (3. Avlu)

Bugün oldukça tuhaf gelse de Fatih Sultan Mehmed tarafından uygulamaya koyulduktan sonra senelerce gayet güzel işlemiş. Toplanan Hristiyan erkek çocukları Müslümanlaştırılıp son derece yoğun bir eğitimden geçirildikten sonra eğitim ve yeteneklerine göre imparatorluk yönetiminin çeşitli kademelerinde görev almışlar.

Enderun Avlusu'nu çevreleyen odaların birbirinden farklı fonksiyonları varmış ancak günümüzde bu odalar Osmanlı tarihi eserlerinin sergilenmesinde kullanılıyor.

Bu resmi kaçak yollardan çektim, bu ve diğer imparatorluk hazinelerinin sergilendiği odalarda resim çekmek yasak, bu sebeple size daha fazla resim sunamıyorum :)
 Dördüncü Avlu

Üçüncü avlu genellikle bahçeler ve köşklerden oluşuyor. Bunların başlıcaları; Sünnet Odası, Bağdat Köşkü, İftariye Kameriyesi, Mecisiye Köşkü, Revan köşkü...

Revan Köşkü:

Bağdat Köşkü:

İftariye Kameriyesi:

Nasıl Gidilir?

Sultanahmet'e tramvayla gidip Ayasofya'nın çevresinden dolaşarak ana girişe ulaşabilirsiniz. Alternatif olarak Gülhane'de tramvaydan inip yokuş tırmanarak Arkeoloji Müzesi'ni geçtikten sonra direkt ilk avluya ulaşabilirsiniz.

http://kahverengitabelalar.blogspot.com.tr/

Etiketler

Gülçin Kaymak Sağkol

Yazar Hakkında

Gülçin Kaymak Sağkol

Her fırsatta gezmek için fırsat kollayan, her yeri merak eden bendeniz gezip gördüğüm yerleri sizlerle paylaşmak için yazıyıyorum. Detaylı bilgileri bloğumda bulabilirsiniz...