Google+

Arama formu

EN BÜYÜK TEHLİKE EVDE OTURMAK

Birçok gezgin bu soruya aşinadır: “O ülkeye gitmekten korkmuyor musun?”

Şimdiye kadar Amerika’dan Uzakdoğu’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar 90’ın üzerinde ülkeye seyahat etme fırsatım oldu. Bu seyahatlerimin bir kısmını tek başıma, bir kısmını ailem ya da eşimle, bir kısmını ise farklı gruplara liderlik ederek gerçekleştirdim. Bu zaman içinde bu sorulara hep denk geldim: “Korkmuyor musun? Kendini nasıl güvende hissediyorsun?”

EN BÜYÜK TEHLİKE EVDE OTURMAK
Fotoğraf: pixabay.com

Evet, kimi zaman tesadüfen, kimi zamanda bilinçli olarak ücra yerlere özellikle de hareketli zamanlarında gittim. Mesela Hindular ve Tamil Nadular arasında yoğun çatışmalar yaşandığı dönemde Türkiye’den Sri Lanka’ya turistik ziyarette bulunan ilk gruplardan birindeydim. Kandy’den Nuwara Eliya’ya giderken yolumuz kesildi, otobüsümüz taşlandı. Korktum mu? Elbette.

Savaşın hemen öncesi Suriye’ye ailemle yaptığım gezide bizi gece yarısı konaklamak üzere Bedevi çadırına götürmek üzere bindirdikleri araçla zifiri karanlıkta 1 saate yakın yol alırken annemin “Organ mafyası olmasın bunlar?” sözleri halen aklımdan çıkmıyor.

Guatemala’nın başkenti Guatemala City’de gündüz vakti trafik ışıklarında beklerken hızla gelip babamın boynuna asılmak suretiyle kolyeyi koparıp kaçan gencin arkasından bakakalırken korktum mu? Evet.

Sıkkım Bölgesi’nde yaşanan yıkıcı depremden 2 gün sonra yıkılmış yollar ve acılı bakışlar arasında Tsombo Gölü’ne giderken uçurumdan düşme tehlikesinden korktum mu? Tabi ki.

Nairobi’de 3 gün bir alışveriş merkezi eylemciler tarafından ablukaya alınıp birçok rehine öldürüldü. Bu olaydan sadece 1 hafta sonra Kenya’ya bir grubun başında giderken endişe duymamam mümkün müydü?

Son dönemde Türkiye’ye gelen turistlerin sayısında ciddi bir azalma oldu. Sebebi işte bu güvenlik korkusu. İngiliz ya da Alman turiste öyle geliyor ki sanki İstanbul’da her dakika bir yerlerde bomba patlıyor, her an başlarına bir şey gelebilir.

Benim bu yazıyı yazdığım sıralarda Ankara’da Genelkurmay’ın önündeki patlama haberi geldi. Bu ülkenin vatandaşları olarak hepimiz üzgün, endişeli ve tepkiliyiz. Ama bunun yanında insanlar aynı zamanda korku içinde. Yabancılar nasıl olmasın?

Dünyada hiç risk almadan, korkulacak bir şey olmadan yaşamak mümkün değil. Hele ki Türkiye’de son dönemde insanların yaşadığı korkuyu düşünürseniz, Kenya’dan ya da Latin Amerika’dan korkmak mantıksız geliyor. Kaderci bir insan değilim ancak korkular yüzünden gezmeyi bırakacak halim de yok. İnsanın başına gelebilecek trafik kazasından tutun da kansere, iş kazasından tutun da strese o kadar çok şey var ki bunlar gezerken başınıza bir şey gelmesi ihtimalinden daha büyük hayati tehlike içeriyor. Nasıl ki şu anda İngiltere’de oturup da tatile nereye gideceğini düşünen turist İstanbul’da her dakika toplar tüfekler patlıyor zannediyorsa, bize de Amazonlar ya da Afrika aynı şekilde normalde olduğundan daha tehlikeli görünüyor.

Dünya o kadar büyük, hayat o kadar kısa ki kendi güvenli köşenizde yaşlanma ve hayatı kaçırma riskiniz başınıza gelebilecek bütün tehlikelerden daha büyük.


Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur. 1997 - 1999 İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık, 1999 - 2000 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakultesi Antropoloji ve 2000 – 2004 Marmara...