Taşkent Gezilecek Yerler

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gezilecek pek çok yer, yapılacak pek çok aktivite mevcuttur. Taşkent, tarih boyunca yerleşke olarak seçilmiş bölgelerden birisidir. Bunun bir getirisi olarak şehirde çok sayıda tarihi yapı bulunuyor. Şehirde göz kamaştırıcı camiler, özgün mimarili medreseler, tarihi kişilerin heykelleri mevcuttur. Tarihi binaların yanı sıra yemyeşil parkları, hareketli caddeleri ile de turistlerin ilgisiniz çekiyor. Taşkent’te sanata, tarihe ve bilimi oldukça önem veriliyor. Şehrin dört bir yanında müzeler, sanat galerileri, konser salonları bulunuyor.

Taşkent Gezilecek Yerler

Taşkent eşsiz mimarili tarihi yapıları, zengin koleksiyonlar barındıran müzeleri, birbirinden değerli kültürel aktiviteleri ile ziyaretçilerini memnun eden bir şehir. Taşkent seyahatiniz sırasında Abdül Kasım Medresesi’ni ziyaret ederek geleneksel Özbek sanatının genç nesiller tarafından icra edilişini izleyebilir dilerseniz el emeği eşyalar satın alabilirsiniz. Kukeldaş Medresesi, Taşkent’in en önemli medreselerinden bir olup büyük depremlerden sağ çıkmayı başaran bir yapıdır. Özbek medrese mimarisinin en güzel örneklerinden bir tanesidir. Barak Han Medresesi, Taşkent denildiğinde akla gelen ilk yapılardan olup mavi kubbeleriyle insanı kendine çekmeyi başaran bir yapıdır. Emir Timur Meydanı, Özbek tarihinde önemli yer edinen liderin adını taşıyan meydan olup Taşkent’i kalbidir, meydanın hemen yanında yer alan Emir Timur Müzesi, büyük komutanın dönemindeki olayların ve o dönemden kalma eserlerin sergilendiği tarihi bir müzedir. Sanatın ve el emeğinin çok kıymetli olduğu Taşkent’in en zengin müzelerinden bir tanesi olan Uygulamalı Sanatlar Müzesi de görülmeye değerdir. Müstakillik Meydanı, Özbekistan’ın bağımsızlığına ithaf edilen yeşillikler içindeki meydandır ve mutlaka gezilmesi gereken yerlerden birisidir. Taşkent Televizyon Kulesi, muhteşem Taşkent manzarasını kuş bakışı izlemek izin ziyaret edilecek en ideal yerdir. Prens Romanov Sarayı, büyüleyici mimarisi ile görülmeye değer yapılardan birisidir. Ali Şir Nevai Edebiyat Müzesi, Özbek edebiyatının usta şairi adına açılmış, eşsiz eserlerin yer aldığı gezilemeye değer bir müzedir.

Listede adı geçen yerlerle ilgili daha detaylı bilgiye aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Abdül Kasım Medresesi

1265.jpg

Taşkent’in güney kesiminde yer alan Abdul Kasım Medresesi, Taşkent mimarisinin en güzel örneklerinden bir tanesidir. Medresenin tam olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmese de arkeolojik kazılar ve tarihsel belgeler 19. yüzyılın başında inşa edilmiş olabileceğini söylüyor. Medrese, dönemin önde gelen alimlerinden Abdül Kasım Han’ın adını taşıyor. Abdul Kasım Han, ilime ve sanata verdiği önemle tanınan bir liderdi. Kaynaklara göre medresenin yapılması için yüklü miktarda ödeme yapmıştır. Medresenin sadece yapımın aşamasında değil ilerleyen dönemlerinde de destek olan Abdul Kasım Han’ın her yıl onlarca öğrencinin eğitim masraflarını üstlendiği biliniyor.

Günümüzde Abdül Kasım Medresesi sanat ve zanaat alanında hizmet vermektedir. Birbirinden yetenekli ressamlar, kuyumcular, ahşap kesiciler ve minyatür sanatçıları yetiştiriyor. Geleneksel sanatların modern çizgilerle birleştirildiği ve genç nesillere aktarıldığı bir merkezdir. Abdul Kasım Medresesi’nin içinde küçük bir hediyelik eşya dükkanı da mevcut. Bu dükkanda öğrenciler ve sanatçılar tarafından yapılan eserler satılıyor. Taşkent’ten alacağınız hediyelik eşya alışverişleriniz için doğru bir tercih olacaktır.

Kukeldaş Medresesi

taskent1.jpg

Kukeldaş Medresesi, Şeyh Hanedanlığı tarafından yaptırılan ve Taşkent şehir merkezinde bulunan bir medresedir. Çarşı metro istasyonundan rahatça ulaşabileceğiniz Kukeldaş Medresesi 1570 yılında inşa edilmiştir. Hükümdarın emri ile yaptırılan medresenin inşasında sarı tuğla kullanılmıştır. Medresenin mimarisi geleneksel kare şekil üstüne inşa edilmiştir. Ortada büyükçe bir avlu mevcuttur. Bu avlunun etrafında yer alan binalarda ise öğrencilerin yatakhaneleri bulunuyor.

1830-1831 yıllarında Kukeldaş Medresesi’nin bir kısmı yıkıldı ve tuğlaları yakınlarda bulunan Beylerbeyi Medresesi’ni yapmak için kullanılmıştır. Kısa süre içinde ise yıkılan kısım yeniden restore edilmiştir. 1868 yılında yaşanan depremde büyük hasar gören medrese 1903 yılında onarılmıştır. 1950’lerde bir restorasyon daha geçiren Kukeldaş Medresesi 1966’da yaşanan büyük Taşkent Depreminden sağ çıkmayı başarmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında müzeye çevrilen medrese binası 1990 yılında yeniden medrese olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Barak Han Medresesi

img_2782.jpg

Barak Han Medresesi, Taşkent’in simge yapılarından biridir ve Taşkent’teki en büyük medresedir. Medrese farklı dönemlerde inşa edilmiş çeşitli yapılardan oluşmaktadır. Medresenin ilk kısmı 15. yüzyılda, ikinci kısmı 16. yüzyılın ilk yarısında, üçüncü kısmı ise 16. yüzyılın ortasında yapılmıştır. Medresenin son parçası olan üçüncü kısım Suyuniç Han’ın oğlu Barak Han tarafından yaptırılmıştır ve onun adıyla anılmaktadır. Büyükçe bir avlu etrafında toplanan medrese binaları 1955-1963 yılları arasında restore edilmiştir.

Dünyanın en büyük iki Kur’an-ı Kerim’inden birinin bulunduğu Barak Han Medresesi mavi kubbeleriyle Taşkent’in simgesi haline gelmiştir. Hz. Osman’a ait, ceylan derisi üzerine yazılmış ola Kur’an-ı Kerim medreseye gelmeden önce çok defa el değiştirmiştir. Medresede bulunan bu özel Kur’an-ı Kerim ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor. Günümüzde Özbekistan Müftülüğü’nün İdari Merkezi olan Barak Han Medresesi’nin bir bölümü diyanet işleri gibi çalışmakta ve din alimleri yetiştirmektedir.

Barak Han Medresesi’ni 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edebilir, mavi kubbeleri olan kulelere çıkabilirsiniz. Barak Han Medresesi ile ilgili küçük bir hatırlatma yapalım, medresenin içerisinde fotoğraf çekilmesine izin verilmiyor.

Emir Timur Meydanı

amir-temur-square7.jpg

Taşkent’e gidip de Emir Timur Meydanı’nı gezmemek gibi bir durum söz konusu olamaz. Şehrin tam ortasında bulunan Emir Timur Meydanı, adını en sevilen Özbekistan liderinden almaktadır. Taşkent’te bütün yollar şehrin adeta kalbi olan Emir Timur Meydanı’na çıkmaktadır. Meydanın ortasında Emir Timur Heykeli yer alıyor. Emir Timur Heykeli, ünlü Heykeltıraş İlkhom Jabbarov tarafından bronzdan yapılmıştır.

Önceleri bu meydan askeri geçitler için kullanılmaktaydı. O dönemde meydana şehrin valisi Kaufmann’ın heykeli konmuştur. Bolşevik İhtilali’nden sonra vali heykeli kaldırılmış ve yerine Lenin’in Heykeli konmuştur. Siyasi iktidar her değiştiğinde meydandaki heykel de değiştirilmiştir. Stalin ve Marx Heykellerinden sonra da nihayet Emir Timur Heykeli dikilmiştir. Meydanın etrafında çeşitli mağazalar, marketler, bankalar yer alıyor. Bunların yanı sıra bir üniversite binası, Emir Timur Müzesi, Forumlar Sarayı ve Saat Kulesi de meydanın etrafında bulunan yapılardır.

Emir Timur Müzesi

1-15.jpg

Emir Timur Meydanı’nda yer alan, Emir Timur Müzesi 1996 yılında açılmıştır. 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan Özbekistan, tarihinde yer etmiş kültürel, ilmi ve başarılı liderleri yeni nesillere aktarmak arzusundaydı. Bu düşüncenin bir sonucu olarak da Özbekistan tarihinde büyük rol oynamış, ülkeyi bir arada tutmayı başaran güçlü ve adil bir lider olarak görülen Emir Timur Han adına bir müze yaptırılması kararı alınmıştır. Siyasi ve askeri kimliğinin yanı sıra eğitime ve sanata verdiği önemle tanınan Emir Timur Han’ın dönemi Timur Rönesansı olarak anılıyor.

Özbekistan’ın kuruluşunun 660. yıldönümü olan 1996 yılı Emir Timur Yılı ilan edilmiş ve müzenin açılışı gerçekleştirilmiştir. Müzede Emir Timur Han’ın soy kütüğü, iktidara geldiği döneme ait belgeler, diplomatik ve ticari ilişkilere ait kalıntılar, haritalar, silahlar, bakır ve gümüş sikkeler gibi çeşitli tarihi eserler sergileniyor. Bunların yanı sıra birbirinden değerli minyatürler, nadir el yazmaları, el işlemesi takılar gibi sanat eserleri koleksiyonu da mevcut. Müzenin bir bölümünde ise Malezya, Kazakistan, Rusya, Gürcistan, Türkiye gibi devletlerden gelen hediyeler sergileniyor.

Emir Timur Müzesi’ni pazartesi günleri hariç her gün 09.00-05.00, pazar günü ise 09.00-00.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Uygulamalı Sanatlar Müzesi

Uygulamalı Sanatlar Müzesi’nin kökleri 1927 yılına dayanıyor. Özbekistan sanatçıları eserlerini ilk defa bu tarihte sergilemeye başlamıştır. Başlangıçta sergi için seçilen mekan 19. yüzyılda Rus bir diplomat için inşa edilmiş sarayın içerisinde yer alıyordu. Sanat eserlerinin sergilendiği bu ilk dönemlerde müzeye El Sanatları Müzesi adı verilmiştir. 1997 yılına gelindiğinde devlet tarafından resmi bir statü kazanan müze Uygulamalı Sanatla Müzesi adını almıştır. Uygulamalı Sanatlar Müzesi’nde nakış işlemeler, el yapımı mücevherler, elde geleneksel yöntemlerle dokunmuş halı ve kilimler sergileniyor. Müzedeki koleksiyonlarda 19. yüzyılın başlarından günümüze kadar işçilikteki yöntemlerin nasıl değiştiğini gözlemlemek mümkün. Uygulamalı Sanatlar Müzesi’nde 7000’den fazla sanat eseri sergilenmektedir.

Uygulamalı Sanatlar Müzesi’ni haftanın her günü 09.00-21.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Müzenin giriş ücreti ise 6500 Somdur.

Müstakillik (Bağımsızlık) Meydanı

tashkent-196525_960_720.jpg

Taşkent şehir merkezinde bulunan Müstakillik Meydanı, yemyeşil bir parkın ortasında havuzların olduğu büyük bir meydandır. Sovyet döneminde Lenin Meydanı olarak anılan ve ortasında Lenin’in bir heykelinin bulunduğu meydan, Özbekistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Müstakillik Meydanı adını almıştır. Özbekçede bağımsızlık için Arapça kökenli müstakil kelimesi kullanılmaktadır. Adını buradan alan meydandaki eski Lenin heykeli kaldırılmış yerine de bağımsızlık anıtı dikilmiştir.

Özbekistan’da her yıl 1 Eylül tarihinde bağımsızlık kutlamaları yapılmaktadır. Başkent Taşkent’te de bu kutlamalar adına yakışır şekilde Müstakillik Meydanı’nda kutlanıyor. Kutlama dönemlerinde festival alanına benzeyen meydan diğer günlerde de oldukça kalabalıktır. Taşkent halkı ve şehre ziyarete gelen turistler için adeta nefes alma noktası olan meydan yemyeşil parkıyla, büyük ağaçlarıyla yoğun ilgi görüyor. Trafiğe kapalı olan Müstakillik Meydanı’nda rahatça yürüyüş yapabilirsiniz. Meydanda palyaçolarla, çeşitli sokak sanatçılarıyla karşılaşmanız da mümkün.

Taşkent Televizyon Kulesi

tashkent-tv-tower-1725216_960_720.jpg

Orta Asya’nın en yüksek yapısı olma unvanını elinde tutan Taşkent Televizyon Kulesi, 365 metre yüksekliğe sahiptir. Kulenin inşaatına 1978 yılında başlanmıştır ve 15 Ocak 1985 tarihinde hizmete açılmıştır. Günümüzde Orta Asya’nın en yüksek yapısı olan kule 1985-1991 yılları arasında dünyanın en yüksek üçüncü kulesi unvanına sahipti.

Televizyon Kulesi yapımı sırasında büyük bir ustalık gösterilmiştir. Kule, 9 şiddetindeki bir depreme dayanacak güçte inşa edilmiştir. Kulenin 220 metre yüksekliğindeki bölgesinde uydu ve televizyon yayını yapılmaktadır. Yine bu bölümde meteoroloji istasyonu yer alıyor. İşlevlerinin yanı sıra sahip olduğu eşsiz manzarası ile de dikkat çeken Televizyon Kulesi, Taşkent’in en gözde turistik mekanlarından bir tanesi.

Kulenin üst katlarına asansörler aracılığıyla çıkmak mümkün. 100 metre yükseklikte bölüm seyir için ayrılmıştır. Her yeri cam olan bu seyir bölgesinden büyüleyici Taşkent manzarasını izleyebilirsiniz. Eğer yüksekten korkmuyorsanız kulenin en üst noktasına da çıkabilirsiniz. Fakat bunun için ekstra ücret ödemeniz gerekiyor. Ayrıca etrafı camlarla çevrili değil, açık olan bir terasa sahip. Her ne kadar kulağa daha eğlenceli gelse de cesaret istiyor. Televizyon kulesini pazartesi günleri hariç 10.00- 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Prens Romanov Sarayı

palace_of_prince_romanov.jpg

1877 yılında Taşkent’e sürgüne gönderilen Prens Romanov için yaptırılan saray, Taşkent’in en ihtişamlı yapılarından bir tanesidir. Prens Romanov Sarayı, 1891 yılında Benoit ve Geyntseltman adlı iki mimar tarafından inşa edilmiştir. Dönemine göre oldukça modern bir mimari anlayışla inşa edilen sarayda oyma ızgaralar, alışılmadık şekilli pencereler, kuleler ve daha pek çok dekoratif unsur bulunuyor. Prens Romanov başarılı bir avcıydı. Bu yeteneğine ithafen sarayın ön bahçesine bronzdan geyikler ve av köpeği heykelleri yaptırmıştır.

Günümüzde Özbekistan Dışişleri Bakanlığı tarafından konuk evi olarak kullanılmaktadır. Prens Romanov Sarayı’nın bir kısmı ise müzeye dönüştürülmüştür. Sarayın müze olarak halka açılmasındaki en büyük amaç ise burjuvazi ve halk arasındaki farkı vurgulamaktır. O dönemde var olan bu eşitsizliği sergileyerek günümüzdeki eşitliğe vurgu yapmaktır. Prens Romanov Sarayı’nı sadece Pazar günleri ziyaret edebilirsiniz.

Ali Şir Nevai Edebiyat Müzesi

27186-4-8-2369f.jpg

Özbek edebiyatında büyük bir yeri olan usta şair Ali Şir Nevai’ye ithafen açılmış olan Ali Şir Nevai Edebiyat Müzesi bilimsel, kültürel ve edebi eserlerin sergilediği bir müzedir. Müzenin ilk adımı Ali Şir Nevai’nin 500. yaş günü kutlamaları sırasında açılan sergi ile atılmıştır. 1947 yılında açılan bu sergiye, 1958 yılında Özbekistan Bilimler Akademisi’nin Dil ve Edebiyat Enstitüsü’ne bağlı olarak kalıcı statü kazandırılmıştır. 1967 yılında bunun yeterli olmadığı ve daha geniş kapsamlı bir sergiye ihtiyaç olduğu gerekçesiyle akademiden ayrılarak bağımsız bir müze haline getirilmiştir.

Özbekistan’ın bağımsızlığını kazandığı tarihe kadar El Yazmaları Müzesi adıyla anılmıştır. Bağımsızlığın kazanılmasının ardından Ali Şir Nevai Edebiyat Müzesi adını almış ve içerisindeki koleksiyon genişletilmiştir. Müzenin ana koleksiyonunu Ali Şir Nevai’nin eserleri ve hayatının anlatıldığı diğer eserler oluşturmaktadır. Bunların haricinde Özbek Edebiyat tarihinde önemli yeri olan yazar ve şairlerin eserleri, kıymetli el yazması kitaplar bulunmaktadır.

Yorumlar

24 Eyl 2020, Perşembe - 08:09