Edirne Hakkında Bilinmesi Gerekenler

selimiye-mosque-3059373_960_720.jpg

Trakya’nın en büyük şehirlerinden biri olan EdirneYunanistan ve Bulgaristan’a sınır komşusudur. Osmanlı İmparatorluğu’na uzun yıllar başkentlik yapan Edirne camileri, kervansarayları, tarihi çarşıları, köprüleri ile görenleri büyülemektedir. 2017 nüfus verilerine göre 406.855 kişinin yaşadığı Edirne’nin yüz ölçümü 844 kilometrekaredir. Edirne Merkez, Keşan, Uzunköprü, İpsala, Meriç, Enez, Havsa, Lalapaşa ve Süloğlu olmak üzere 9 ilçesi bulunmaktadır. En kalabalık ilçe merkez, nüfusun en az olduğu ilçe ise Lalapaşa’dır. Türkiye’nin en batısındaki şehirlerden biri olan Edirne Yunanistan’a 6kilometre uzaklıkta, Bulgaristan’a ise 16 kilometre uzaklıktadır.

Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Edirne’de ilk yerleşim yapanların Traklar soyundan gelen Odrisler olduğu bilinmektedir. Meriç ve Tunca nehirlerinin birleştiği bugünkü Edirne merkezine yerleşim kurdukları tahmin edilen Odrislerin ardından bölgeye Makedonyalılar hâkim olmuştur. Bu dönemde bölgenin adının Orestia ya da Orestas adı ile anıldığı ileri sürülmektedir. Makedonyalılardan sonra Kelt istilasına uğrayan bölgede MÖ 168 yılında Romalılar hüküm sürmeye başlamıştır. Dönemin imparatoru Hadrianus tarafından stratejik öneme sahip olduğu gerekçesi ile Hadrianapolis olarak adı değiştirilen bölgeye şehir statüsü verilmiştir. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra Bizans İmparatorluğu’nun hakim olduğu şehir bu dönemde pek çok saldırıya maruz kalmıştır. Haçlı Seferleri sırasında Latin İmparatorluğu kontrolüne giren şehir 1261 yılında imparatorluğun yıkılması sonrasında Bulgarların yönetimine geçmiştir. 1361 yılında Hadrianapolis I. Murat tarafından fethedilerek Edirne olarak adlandırılmış ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Edirne 88 yıl boyunca imparatorluğa başkentlik yapmıştır. Bu dönemde şehre birbirinden güzel tarihi eserler yapılmaya başlamıştır. 1453 yılında İstanbul’un başkent olması ile kısmen önemini yitirse de ticari ve idari merkez olarak kalmaya devam etmiştir. 18. yüzyılda Ruslar ve Bulgarlar tarafından işgal edilen şehir I. Balkan Savaşı’nda sonra Bulgaristan topraklarına katılmış, II. Balkan Savaşı’ndan sonra tekrar Türklerin hâkimiyetine geçmiştir. I. Dünya Savaşı sonrası 1920 yılında Yunanlıların işgali altında kalan Edirne Kurtuluş Savaşı ile birlikte 25 Kasım 1922’de kalıcı olarak Türk topraklarına katılmıştır.

Edirne’nin ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmaktadır. Ovaları oldukça bereketli olan Edirne toprakları tarıma elverişlidir. Faal nüfusun yaklaşık %75’i tarımile uğraşan Edirne’de buğday, pirinç, şekerpancarı, pırasa, domates, patlıcan, fasulye en çok yetiştirilen ürünler arasında yer almaktadır. Kavun, karpuz, elma, üzüm, erik, armut ve badem şehirde en çok yetiştiriciliği yapılan meyvelerdir. Modern tarım araçlarının kullanıldığı şehirlerin başında gelen Edirne’de hayvancılık da yaygın olarak yapılmaktadır. Koyun, keçi, sığır ve mandayetiştiriciliği ile öne çıkan şehir orman yönünden fazla zengin sayılmaz. İl topraklarının %25’i ormanlar ile kaplıdır. Linyit Edirne’de en çok çıkartılan madenler arasındadır. Keşan, Küçükdoğanca, Enez başta olmak üzere linyit ocaklarından çıkartılan linyit, ülke ekonomisine de büyük oranda katkı sağlamaktadır. Son 10 yılda sanayi bakımından da gelişme gösteren Edirne’de gıda, dokuma, imalat ve tarım sanayisine ait fabrikalar bulunmaktadır. Avrupa’yı Anadolu’ya bağlayan transit yolun Edirne’den geçmesi, İstanbul’a yakınlığı şehirde sanayinin güçlenmesini sağlayan etkenlerdir. Turizm de Edirne ekonomisinde önemli bir paya sahiptir. Osmanlı Dönemi’ne ait en güzel eserlere ev sahipliği yapan Edirne hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktalarından biridir. Edirne’deki en önemli eser Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diye adlandırdığı SelimiyeCamii’dir. Köprüler şehri olarak adlandırılan Edirne bedestenleri, medreseleri ve müzeleri ile de görülmeye değer bir şehirdir. Sadece tarihi eserleri ile değil doğal güzellikleri ile de ilgi çeken Edirne’nin Saros Körfezi’ndekiplajları yaz aylarında tatilseverlerin akınına uğramaktadır. Nesli tükenmekte olan kuş türlerine ev sahipliği yapan Gala Gölü Edirne’ye yakın doğa ile iç içe vakit geçirilebilecek yerler arasındadır. Ata sporu olarak bilinen ve gelenekselleşen yağlı güreş müsabakaları her yıl Edirne’nin Kırkpınar ilçesinde düzenlenmektedir. Zengin bir mutfak kültürüne de sahip olan Edirne’nin ciğer tavası, beyazpeyniri, badem ezmesi ve Kavala kurabiyesi meşhurdur.
 

Tanıtım Videosu: