Google+

Arama formu

ENDÜLÜS RUHUYLA SEVİLLA (1. GÜN)

Bu yazı Gezimanya üyesi Sanem Coşkun tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Sevilla bir Endülüs turunun olmazsa olmazı. Operanın ilham perisi Sevilla, Bizet’in "Carmen"i, Mozart’ın "Figaro’nun Düğünü" dahil 100’ü aşkın operaya ruh vermiş büyüleyici bir şehir.

Nehir (Guaddalquivir) şehri ikiye ayırıyor. Suyun etkisiyle Endülüs sıcağı kendini hissettirmesine rağmen dayanılmaz bir hava yoktu Sevilla'da. Biz tatil planımız nedeniyle Temmuz ve hafta sonu gitmek durumunda kaldık. Siestanın doruklarda olduğu dönemdi yani. Eğer sırf Endülüs'e özel bir gezi yapmayı planlıyorsanız buraya gelinecek zaman Nisan. Nisan sonunda La Feria de Abril Festivalinde, şehir renkli kıyafetlerin, geleneksel dansların, boğa güreşlerinin ve at arabası gösterilerinin cümbüşüne şahit oluyor. Flamenko gösterileri ve renk cümbüşü, sherry etkisiyle nehir kenarı dolup taşıyor. Hem hava da daha güzel oluyor. Endülüs ruhunu hissetmek için en uygun ortam.

Sevilla

Biz Sevilla'ya Granada'dan bindiğimiz otobüsle yaklaşık 3 saatlik bir yolculuk yaptık. ALSA firmasını kullandık seyahat için. Endülüs içinde otobüsle seyahat etmek iyi bir seçenek oldu bizim için. (Ayrıntıları Granada ve Malaga yazılarımda bulabilirsiniz)

Şehirin yürüyerek ulaşımı kolay (kullandığım harita örneğini görmek için buraya). Bizim hiç toplu taşımaya ihtiyacımız olmadı. Bisiklet kiralamayı düşündük bir ara ama nehir kenarı gezimizi de yürüyerek yaptığımız için bisiklete gerek kalmadı.
Otobüs terminali (plaza de armas) şehrin merkezi bir konumunda. Bizim otelimizin yeri La Campana meydanına oldukça yakındı. Alfonso XII caddesini izleyerek bu meydana vardık. Fazla bir yükümüz yoktu, yürüme mesafesinde olan bir yerdi. La Campana Meydanı ünlü  alışveris sokağı Sierpes'in girişinde bulunuyor. Bu sokakta yelpazeciler, şapkacılar ve hediyelik eşya satan bir sürü dükkan var.

Sevilla şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Casa Palacio siglo XVIII, Beds Triana, Casa centrica nervion güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri bt6sevilla, Luxury Apartment Sierpes, Ángeles 7. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Apartamento San Fernando, Plaza San Francisco luxury apt, Suite Batihojas gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz SevillaDream Hostel, Traveller Box Hostel, Dúplex Alfaqueque Sevilla tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Sevilla aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

La Campana meydanında bulunan La Campana Cafe'de kahvaltı yapıp, tatlılarından yiyebileceğiniz buranın eski mekanlarından. Sabah saatlerinde yaşlı amcalar servis yapıyorlardı. Bize servis yapan İngilizce bilmiyordu ve tatlı bir huysuzluğu vardı. Tatlıları oldukça lezzetli ve yerel halkı tarafından da çok tutulan bir yer.

Sevilla-1

La Campana Cafe'nin sağ yanından girekrek flamenko ruhuna özgün birsürü eşya ile karşılaşabilirsiniz Sierpes sokağında. Bizim gibi geziniz haftasonuna denk gelirse Cumartesi öğleden önce alışverişlerinizi tamamlayın. Geniş bir siesta saatleri var ve Cumartesi öğleden sonra ve pazar günü çoğu dükkan çalışmıyor. Hatta kapısında saat 18.00'de açılacak yazısı olanlar bile açılmadı. Calle Sierpes den geçebileceğiniz ara sokaklardan paralelindeki diğer sokaklarda alışveriş için gezilmeli.

Sevilla-2

Sevilla oldukça sıcak bir yer. Bir bakmıssınız Siesta ruhuna sizde katılmışsınız sıcağın etkisiyle. Bunu tamamlamak için bir şapka bir de yelpaze edinebilirsiniz. Güneşin tepede olduğu zamanlarda gölge bir yere kaçana kadar olmazsa olmaz aksesualar bunlar. Hatta kadınlar genelde kıyafetlerine uygun renklerde yelpaze taşıyorlar ve çok zarif hareketlerle kullanıyorlar.

Sevilla-3

Sierpes bitimindeki önünüze çıkan Plaza de San Francisco devamında katedral tüm görkemliyle karşınıza çıkacak. Santa Cruz bölgesi denen bu alan katedral, Alcazar ve karmaşık dar sokaklardan oluşuyor. Ara sokaklarda keşfedilecek birçok tapas bar var. Meydanları sokak sanatçıları ve flamenko gösterileri ile oldukça hareketli. Endülüs'ün romantik ve gizemli havası en çok bu bölgede hissettiiriyor kendini. Buradaki meydandan kalkan faytonlarla şehri gezebilirsiniz.

Sevilla-4

Katedral ve La Giralda şehrin en önemli simgelerinden. Muvahhidlerin inşa ettiği bir caminin yerinde yapılmış.Öyle büyük bir kilise yapacağız ki görenler deli olduğumuz düşünecek’’ denilerek inşaa edilen kilise, Avrupa’nın en büyük 3. Gothik ve Barok Kilisesi ve dünyanın en geniş mihrabına sahipmiş. UNESCO’nun Dünya Kültürel Mirasları arasında katedralde yer alan 1400 heykellik koleksiyonu, 100 yılda bitirilen mihrabı, portakal ağaçlarıyla süslü avlusu ve Kolomb’un anıt mezarı görülmeye değer. La Giralde ise zamanında minare olarak yapılmış sonra çan kulesi ve hristiyanlık sembolleri ile süslenmiş. Çan kulesinin tepesindeki bronz rüzgar gülünden (giraldillo) almış adını. Gotik mimarisi ile 98 metrelik bu kule şehir manzarası için de iyi bir nokta. Minare olarak yapılan tasarımda ezanı okuyacak müezzinin at üzerinde çıkabileceği için dar ve yüksek eğimli bir rampa yapılmış. Hala çıkış için dilenirse kullanılabiliniyor.

Sevilla-5

Sevilla-6

Burdaki diğer bir yapıda hemen katedralin karşısında bulunan Alcazar. Kraliyet sarayı ve askeri kale bahçeleri Arap-Endülüs-Hristiyanların stillerinin karışımı ile oluşan havasıyla görülesi bir yer. Zamanında dünyayı keşfedecek olan denizciler bu saraydan uğurlanmış (Casa de la Contratacion). Granada'daki Elhamra Sarayı'nın yanında az biraz sönük kalıyor tabi. 

Sevilla-7

Meydandaki bu yapıları gördükten sonra akşamki flamenko gösterisi planımız için araştırmaya koyuluyoruz. Öncelikle merak ettiğimiz yer Flamenko Müzesi (Museo del Baile Flamenco). Ara sokaklardan ulaştığımız bu müzeye giderken flamenko eşyası satan çok orjinaller yerler, yeşillik avlular, dar sokaklar çıktı karşımıza (Argote de Molina'dan dümdüz gidip Estrella sokağından Manuel Rojas Marcos'a çıkarak ulaşabilirsiniz). Bu flamenko müzesinde hergün 19.00 ve 20.45 de flamenco show izleyebilirsiniz (20 euro). İçinde hediyelik eşya satımı,orjinal flamenko müzik cdlerini bulabileceğiniz bir bölüm de var. İçerde bir de müze var  show ve müze gezisi 24 euro. Meraklısına burda flamenko dersleri de veriliyor.

Sevilla-8

Burayı gezip hatta verilen bir dersi de izledikten sonra Sevilla'ya gitmeden önce methini duyduğumuz Los Gallos'un biletlerini almak için tekrar katedral bölgesine döndük. Burası en eski flamenko barıymış. Biletleri civarındaki mağazalarda satılıyor. Tripadviser Excelancia sertifikalı. 20.15 ve 22.30'da iki gösteri var. 1 saat 45 dakika sürüyor (35 euro). İstediğiniz bir içkiyi servis ediyorlar ücretsiz. Yeri Alcazar'ın arka kısmında Plaza Santa Cruz'da. Ara sokaklarda bulması biraz zor olabiliyor o yüzden önceden yerini keşfetmekte fayda var. Malesef fotoğraf çekmek yasak. Çok güzel bir gösteri. İzlerken arap ezgilerini, danstaki hafif oryantel havayı hissediyorsunuz. Çok duygu yüklü, el hareketleri, mimikleri ile tam bir dans gösterisi. Bailaor denilen erkek dançsı okadar hareketliydiki biz izlerken yorulduk. En son çıkan bailaora (kadın dansçı) en beğendiğim oldu. Kıyafetleri,duruşu, fiziği, mimikleri,ayak hareketleri ile hayran olunasıydı. Kastanyeler ile tutulan ritimlere kaptırınca kendimizi sürenin nasıl geçtiğini anlamadık. En sona doğru gititkçe tırmanan ve güzelleşen bir tempo var.

Sevilla-9

Los Gallos'u ararken karşımıza çıkan bir diğer yer de Hospital de Los Venerables oldu.Şu an sergi galerisi olarak kullanılmakta. Zamanında yaşlı rahipler için yapılmış bu binada Barok bir kilisede var. 

Sevilla-10

Bu bölgede tavsiye edebileceğim iki tapas barı var. Birisi El Pasaje de Sevilla Calle Mateos Gago üzerinden pasaje de villa'ya geçerek bulabilirsiniz. Tapasları oldukça lezzetli ve hesaplıydı.İnterneti vardı. Sıcak bir günde kendinizi atabileceğiniz kuytu rahat köşeleri var. Sangriası güzel. Özellikle 16-18 arası aşırı sıcak oluyor ve heryer kapanıyor. Burada zaman geçirip siesta yapabilirsiniz. Tabi klasik olarak İngilizce bilmiyorlar ama Endülüs bölgesinde bu klasik bir sorun.

Diğer bir yerde Bar Giralda Calle Mateos Gago üzerinde burası da... Eski bir mahribi hamamına kurulmuş burası. Tapasları oldukça bol ve güzel. Ben burada Mencal şarabı içtim tavsiye ederim.

Böylelikle ilk günü Santa Cruz bölgesinde biraz da sıcağın etkisinde aheste bir geziyle tamamladık. Diğer yazıda da El Arenal bölgesi...

Yazının ikinci günü için: https://gezimanya.com/GeziNotlari/endulus-ruhuyla-sevilla-2-gun

Daha fazla bilgi ve fotoğraf için: blog ve Instagram hesabım: sanemc


Sanem Coşkun kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Sanem Coşkun

Daha detaylı bilgi ve fotoğraflara ulaşmak ve sorularınız için; blog: https://baileyslidipnotlar.wordpress.com instagram: https://instagram.com/sanemc/