Finans ve Borsa Merkezi Lüksemburg

Lüksemburg Avrupa’nın ortasında ufacık ama güçlü bir ülke. Hatta sadece Avrupa’nın değil, Dünya sıralamasında da 194 bağımsız devletten 175. Sırada yer alıyor. Resmi adı ise Lüksemburg Büyük Dukalığı. Günümüzde ayakta olan en büyük dukalıktır. Ülke’nin nüfusu 404.000 kişi ve başkenti Luxembourg City.

Ülkede Lüksemburg City’nin dışındaki diğer önemli şehirler Esch-sur-Alzette, Dudelange ve Differdange. Ülke son derece gelişmiş bir ekonomiye sahip ve kişi başına düşen milli gelir ortalamasında 1. sırada yer alırken Katar’ın yaptığı atak sonrası ikinciliğe düşmüştür. Biz Lüksemburg’a geldiğimizde ilk olarak Paris Meydanına yakın bölgede yer alan Hotel Delta’ya yerleştik.

Lüksemburg yürüyerek keşfedilebilecek bir şehir, ancak eğer iş merkezlerinin bulunduğu alan olan Kirshberg bölgesine gitmek istiyorsanız bir vasıta kullanmanız şart.

Lüksemburg geniş bir vadinin 2 yakasına kurulmuş bir şehir. Şehrin tam orta yerinde Petruse vadisi ve vadiden geçen Petruse nehri var. Şehir vadi üzerine kurulmuş gösterişli köprüler ile birbirine bağlanıyor. Bunlardan en meşhuru Adolf köprüsü. Bu köprü Liberty caddesi ile Kraliyet bulvarını birbirine bağlıyor. Bu köprüyü ve Petruse vadisini en güzel fotoğraflayabileceğiniz nokta Constitution Meydanı.

Aynı zamanda bu meydan şehir turuna başlamak için de en ideal nokta. Bu meydandan baktığınızda hemen arkanızda Norte Dame Katedralini görebilirsiniz. Bu kilisenin yanında ise genişçe bir meydan var. Meydanın diğer tarafında ise City Hall binası bulunuyor. Bu meydan Lüksemburg’un eski şehir bölgesinde bulunan 2 meydandan daha büyük olanı. O nedenle konserler, etkinlikler için bu meydan daha fazla tercih ediliyormuş. Biz gittiğimizde de burada New Orleans’tan gelen bir Amerikalı grup Konser veriyordu. Konser alanına sıralar koymuşlar ki, müzik dinleyenler aynı zamanda hem yemek yiyebilsin hem de rahatça müzik dinleyebilsin. Çevreye ise minik standlar kurmuşlar, bira, şampanya, patates, sosis gibi içecekler ve yiyecekler mevcut.

Konser alanında 7 den 70’e her yaştan, her ırktan ve milletten insan var. Lüksemburg çok orta bir noktada bulunduğu ve özellikle finans ve borsa sektöründe çok fazla iş imkanı sunduğundan sınır ülkelerden bile buraya günü birlik çalışmaya gelenler oluyormuş. Dolayısı ile de çok farklı mutfakları burada bir arada görmek mümkün.

Diğer önemli meydan ise Büyük Dukalık Sarayının karşısında yer alıyor. Bu meydan diğerine göre biraz daha küçük ama çok çeşitli restoranlar var. Keyifli bir meydan.

Lüksemburg’da yaşlı nüfus oldukça yüksek. Neredeyse her bankta kitap okuyan birilerini görmek mümkün. Eğitime çok önem veriyorlar. Hatta iş merkezi bölgesinde aynı anda 40.000 kişinin eğitim görebildiği bir okul var. Yanında da Ulusal Kütüphane.

Lüksemburg'da Lüksemburgca, Fransızca ve Almanca olmak üzere üç resmî dil var. Lüksemburgca’yı genel olarak konuşmada kullanıyorlar. Yazılı olarak resmi olarak pek kullanmıyorlar. Resmî yazışmaların büyük bölümü Fransızca yapılıyormuş.

Okullarda ise öğretim üç dilli. İlköğretimin ilk yılları Lüksemburgca yapılır. Daha sonra kullanılan dil Almanca’ya ve Ortaöğretimde de öğretim dili Fransızca’ya döner. Ancak ülkede ortaöğretimden mezun olabilmek için ülkenin üç resmî dilinde de yeterlilik belgesi gerekmekteymiş. Bu sebeple okulda sınavlar hem Almanca hem Fransızca olarak yapılıyormuş. Gazetelerin çoğu ise 3 dil de kullanılarak basılıyor.

Başkenti Lüksemburg, 2007 Avrupa kültür başkenti seçilmiş. Bu şehir de ara sokaklar yine dar ve birbirine bağlanıyor. Ara sokaklarda pek çok kafe ve bar var. Akşam üzeri saatlerinde bu barlarda takım elbiseli, kravatlı insanları birbirleri ile sohbet ederken görmek mümkün. İş çıkışı saatlerinde birçok mekan tıka basa dolu oluyor. Bu mekanlardan en popülerleri: Urban ve Peckvillchem. Aynı zamanda Rue Large denen cadde çevresinde yer alan barlar ve kafeler de çok tercih ediliyor. Çoğu restoran sadece saat 17:00 sonrası servis veriyor.

En çok tercih edilen bira markaları; Bofferding, Diekirch ve Hoegaarden. Tamamı Lüksemburga’a ait yerel biralar. Yemek olarak ise balık Lüksemburglu’ların da vazgeçilmezi.

Lüksemburg'un yerli halkı Kelt kökenli olsa da zamanla Fransızlar ve Almanlar ile karışmışlar. İş imkanları nedeni ile çok göç alan bir ülkedir.

Nüfusun %87’si Katolik, %13’ü Protestan, Ortodoks, Yahudilik ve İslam dinine mensup ya da dinsizdir. Ancak 1980 sonrasında Lüksemburg dini inançlar ile ilgili bilgi toplamayı bırakmıştır.

Kirchberg denilen iş merkezlerinin olduğu bölge ise tamamen modern mimari ile oluşturulmuştur. Bu bölümde Merkez banka binası, sosyal konut tarzındaki yapılar, Amerikalı bir mimarın yaptığı Modern sanatlar müzesi ve Flarmoni orkestrasının konser verdiği 832 kolonlu bina, Avrupa Meydanı ve Avrupa Parlamento binası görülmeye değer yerler arasında.

Lüksemburg çok turistik bir şehir olmasa da bu şehre 1-2 gün ayırarak altını üstüne getirebilirsiniz. Lüksemburg geziniz sırasında konaklayabileceğiniz oteller arasında hizmet kalitesi ve şehir merkezine kolay ulaşımı ile dikkat çeken The Queen Luxury Apartments veya Légère Hotel Luxembourg otellerini tercih edebilirsiniz.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni