Karnavalı ile Meşhur Rio De Janeiro

Sabahın erken saatlerinde varıyoruz Copacabana sahillerine. Copacabana, beyaz ve alabildiğince geniş ve upuzun kumsallardan oluşuyor. Kumsala vuran büyük dalgalar var. Burası sörfçüler için adeta bir cennet.

Sahil Pazar günleri trafiğe kapalı. Halk sahil boyunca yürüyor ya da bisiklete biniyor. Sahil boyunca siyah-beyaz parke taşlardan deniz dalgalarını andıran şekilde çok geniş tretuvarlar yapılmış. Kumsal boyunca sıralanmış sayısız lüks otel mevcut.

Kumsalda voleybol sahaları var. Sahil boyunca kumsalda müzik yapanları, top sektirenleri, dans edenleri, şarkı söyleyenleri ve çeşitli gösteriler yapan bir çok grubu görüyoruz. Burasını tam bir karnaval alanına dönüştürmüşler. Kafanızı nereye çevirseniz farklı bir sürpriz çıkıyor. Kumsalda, kumdan yapılmış pek çok minyatür bina var. Tam bir sanat eseri.

Sahildeki gezintimizin ardından meyve pazarına gidiyoruz. Pazarda bol miktarda hindistan cevizi, muz ve Jak denilen bir çeşit meyve görüyoruz.

Yaklaşık 6 milyonluk nüfusu ile Rio de Janeiro, Sao Paulo’dan sonra Brezilya’nın en büyük ikinci kentidir. “Ocak Irmağı” anlamına gelmektedir.

Sabah yorgunluğu üzerimizde olduğundan otelde bir saat kadar dinlenip doğruca Sugar (Şeker) tepesine doğru yöneliyoruz. Bu tepeye çıkarken teleferiğe biniyoruz. Teleferikten bile manzara müthiş görünüyor. Burası sadece turistler arasında değil aynı zamanda sunduğu güzel manzaralar nedeni ile yerel halk tarafından da sıklıkla ziyaret edilen bir bölge.

Ardından Rio Karnavalının yapıldığı yere geldik. Rio Karnavalı ise genellikle Şubat ayına rastlayan, 4 gün boyunca süren bir sınırsız eğlence etkinliği. Her sene bu karnavalı izlemek için dünyanın dört bir yerinden insanlar buraya geliyor. Her ortalama 3.000 – 5.000 kişi arasında yarışmacının katıldığı bu yarışmayı izlemeye yaklaşık 750.000 – 800.000 kişi geliyor. Karnaval tarihi Paskalya tarihine göre değişiklik gösteriyor. Her sene Paskalya tarihinden 7 hafta önce düzenleniyor. Son yapılan 2011 karnavalı 5 Mart 2011’de başladı ve 4 gün sürdü. Festivalde 50.000 polis görevli olarak bulundu. Festival ise vurmalı çalgılar eşliğinde binlerce kişinin renkli, süslü ve tüylü kostümler içinde dans etmesi unutulmaz anlar yaşatıyor izleyenlere.

Tarihi kayıtlara bakıldığında Rio karnavalının ilk olarak 1723 senesinde düzenlendiği tahmin ediliyor. O zamanlar Portekiz adalarından Brezilya’ya göçenler Entrudo isimli bir eğlence getirmişler Brezilya’ya. Burada insanlar birbirlerine su ve kireç tozu atarak eğleniyorlarmış. 19.yy ortalarında José Nogueira de Azevedo isimli bir Portekizli, Pazartesi günleri arkadaşlarıyla toplanıp sokaklarda vurmalı çalgılar çalmaya başlamış. 1885’te yapılan Grandes Sociedades karnavalına imparator da dahil 80 kişilik aristokrat grubu da katılmış. Değişik kostümler ve maskeler takan grup çiçeklerle ve müzik eşliğinde sokaklarda yürümüş. Sonrasında yapılan Cordão Carnavalesco isimli halkın kral, kraliçe, cadı, köylü ve cadı kostümleri giydikleri festival ile karnaval bugünkü halinin tohumlarını atılmış. Buna zamanla orkestralar ve koroların da katılınca Rio Karnavalı zaman içinde bu haline bürünmüş.

Karnaval alanının ardından Brezilya’dan çıkartılan doğal taşların sergilendiği bir mağaraya geliyoruz. Buradaki en önemli doğal taşlar zümrüt, aquamarin (mavi olduğu için, denizlerin suyu anlamına geliyor), ametis, sitrin, mavi topaz (aquamarin’e benziyor ama çok daha ucuz) ve turmalin (en fazla renk çeşidi olan bir doğal taş)

Doğal taşları gördükten sonra Corcovado tepesine trenle çıkıyoruz. Trenden sonra, yürüyen merdivenlerle Dünya’nın en büyük İsa Heykelinin yanına çıkıyoruz.

Trenle çıkarken iki tarafta da kahve ağaçları, jak ağaçları ve muhteşem bir manzara var. Aynı zamanda trenin içinde bir de canlı olarak Brezilya müziği yapıyorlar. Yani bu seyahat hem gözünüze, hem kulağınıza, hem de ruhunuza neşe veriyor. İsa heykeli tüm insanları kucaklarcasına kolları iki yana açık, tüm şehrin en yüksek tepesinde duruyor.

Heykelin yüksekliği 38 metre, iki kolunun arası ise 28 metre. 1.145 ton ağırlığında olan İsa Heykelinin sağ kolu güneyi, sol kolu kuzeyi, yüzü doğuyu, arkası ise batıyı gösteriyor. Buradan tüm şehir ayaklarımızın altında. İsa heykelinin etrafında bulunan kafelerde müthiş manzara eşliğinde kahvelerimizi yudumluyoruz.

Ardından 110.000 kişilik Macarana stadına gidiyoruz. Soyunma odaları, duşları, sahayı maç efektleri eşliğinde geziyoruz. Bu arada bir de güzel bir top sektirme gösterisi izliyoruz. Stadın önünde ünlü futbolcuların ayak izlerini de görerek Rio de Janeiro’ya Veda ediyoruz.

Şehirde konaklamak için tercih edebileceğiniz uygun fiyatlı Apt. Pedra Rosilha ve Cozy B&B Rio gibi oteller mevcut.

RİO DE JANEİRO’NUN OLMAZSA OLMAZLARI:Copacabana sahilleri, Corcovado (İsa Heykeli), Sugar Tepesi, Rio Karnavalı, Macarana Stadı, Doğal Taşlar ve Kahve

NURHAN YILMAZ

Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım.Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım.