Tokyo'da Yapılması Gereken 32,5 Şey

 

Japonya'nın mega kenti Tokyo'ya bu üçüncü gelişim, her seferinde de bir hafta kadar kaldım. Kente her gelişimde yeni şeyler yapmaya çalışıyorum, bitmiyor. Tokyo'da yapılması gereken şeylerin şöyle bir listesini çıkardım, bazısını yapmışım, bazısına daha sıra gelmemiş. Buyrun size Tokyo'da yapılması gereken 32 ve bir de yarım şey:

1) İmparatorluk sarayını ziyaret etmeyi aklınızdan geçirin sonra sadece 2 Ocak ve 23 Aralık'ta iç bölümlerinin halka açık olduğunu öğrenin. "Ben de zaten gitmeyecektim" deyin, sonra yine sarayın etrafına gidip diğer yüzbinlerce turist gibi hendek fotoğrafı çekin. 20 sene önce İmparatorluk sarayı altındaki toprağın değerinin Amerika'nın Kaliforniya eyaletinden daha fazla olduğunu bir yerlerde okuyun. "Bu mudur?" deyin, işinize gidin.
 


 

2) Sushi yiyin. Şurada yiyin, burada yiyin diyenlere takmayın. Nerede yerseniz kalitesi başka ülkelerde yiyebileceklerinizden çok daha iyi.  Meraklısı iseniz sabah 6'da Tsukiji balık pazarına gidip en taze sushi'yi oradan deneyin. Ya da ağız tadıma çok önem veririm derseniz dünyanın tek üç Michelin yıldızlı sushi lokantasını işleten Jiro'yla tanışın. 85 yaşındaki bu delikanlının lokantası bir metro istasyonunda 10 tabureden oluşuyor. Fiyatlar astronomik, rezervasyon en az bir ay önce yapılıyor ve ne yiyeceğinize Jiro karar veriyor. Seçim hakkınız yok. Üstelik 45 dakikada yemeğinizi bitirmeniz lazım. Ya bu kadar eziyete girilir mi diyenlere hikayesi şurada:  http://www.jaunted.com/story/2012/3/30/135232/783/travel/Visit+the+Legendary+Sushi+Bar+Behind+%27Jiro+Dreams+of+Sushi%27

3)  Yemeği ucuza getirmek için ucuz esnaf lokantalarından birine girin. Hiç İngilizce bilmeyen lokanta sahibinin sabrını deneyin. Sonra ısmarladığınız yemeğin en olduğunu anlamak için 10 dakika uğraşın, vazgeçin, yiyin.

4) Lokantalardan birinde ucuz set menülerden birini ısmarlayın, erişte ve yosun çorbasının yanında sade pirinç gelsin. "Bu ekmek arası ekmek yemek olmuyor mu?" deyin, yine de yiyin.

5) Ramen (Japon eriştesi) yiyin, bıkmayın. Japonlar gibi günde üç öğün yemeyi deneyin. Sıkılınca, kendinizden gizlice McDonalds'a yürüyün. 

6) Tokyolularla Tokyolu olun. Yemek yerken ağzınızı şapırtadın, hüpürdetin ve yemeği 2 dakikada en sıcak haliyle bitirmeye çalışın. Yemeğini ses çıkarmadan yiyenlerin yemeği sevmedikleri için bunu yaptıkları sanıldığından höpürdetmeme saygısızlığını yapmayın, e mi? 

7) Sumo güreşine gidin.

8) Sumo güreş mevsiminde değilseniz, Sumo ahırlarının (yerel deyim böyle valla) olduğu Ryogoku  mahallesinde vakit geçirin. Sumoların yediği et sulu erişte çorbasından deneyin ama onlar gibi her oturuşta üç kilo yemeye çalışmayın.
 


 

9) Sake tadımına gidin. Sake üretimini genelde bu işi asırlardır yapan aileler devam ettiriyor. Sake, Zen törenlerinde kullanıldığı için Japonların milli içkisinin aynı zamanda kutsal bir yanı da var. Şarap gibi yüzlerce farklı çeşidi var.

10) Akihabara semtine gidin. Japonya'nın elektronik, manga ve bunlarla ilgili alt-kültürlerinin merkezinde, 50 yaşındaki adamları kendilerine oyuncak manga bebekler alırken seyredin.

11) Japonya'nın en popüler grubu AKB48'in kafelerinden birinde, hayranlarla beraber AKB48 makarnası yiyin.

12) Değişik bir şey mi yapmak istiyorsunuz? Bir "kedi-bar"a gidip kahve içerken parasıyla kedi sevin.

13) Garip bir şey mi yapmak istiyorsunuz? Akihabara'da "maid-bar" (hizmetçi bar) lardan birine gidip garsondan yemeği size kaşıkla yedirmesini isteyin, daha yetmediyse biberonla beslesin sizi.

14) Hafta arası akşam saat 18.00'de Yamanote metro hattına binin. Sonra bu tavsiyeyi verene küfredin. Bkz. Yamanote hattı: http://www.youtube.com/watch?v=b0A9-oUoMug

15) Hazır hızınızı almışken dünyanın en kalabalık kavşağı Shibuya'ya gidin. http://www.youtube.com/watch?v=QXtOdSgf6Ic
 
 Bu manzara kaçmaz diyorsanız kavşağın tam karşısında ikinci katta bir Starbucks var, kahvenizi alın ve "seyreyle gözüm seyreyle" deyin.

16) Tokyo körfezini gezmeye gittiniz, baktınız tıkış tıkış bir teknede 1 saatlik tur için 60 dolar istiyorlar. Boşverin, körfezi tepeden gören bir yer bulun "Beni yenemeyeceksin Tokyooo" deyin, sonra size garip bakan Japonlara aldırmadan sahilde yürüyün.
 


 

Öz  16) Tokyo'da havuza gidin. Havuza kaç kişinin girdiğini şöyle bir saymaya kalkın, beceremeyin.  Mayonuzu oracıkta yakıp yüzmeye tövbe edin. Bakınız Tokyo'daki Summerland Eğlence merkezi havuzu: http://www.youtube.com/watch?v=inA-36YRV0Y

Hakiki 16) Her faninin başına gelen eninde sonunda sizin de başınıza gelecek. Kaçış yok. Korkmayın. Japonya'da tuvalete gidin. Ha demek ilk defa Japon tuvaletine gireceksiniz, o zaman sizi bir tur rehberi lazım olabilir. Size iki kelam anlatayım, sessiz lokantada otururken tuvalete gideceğiniz tuttu, girdiniz içeri deli gibi müzik çalıyor ve çok sıcak sonra çıktınız dışarı, serin, sessiz. İçerisi "müzikli ve sıcak ???" işaretleri belirdi mi? Japonlar tuvalette çıkardıkları ne seslerin ne kokuların dışarıdan duyulmasını istemiyor, o yüzden içeride müzik çalıyor ve lokantanın havalandırma sistemine bağlı değil. Oturdunuz, ama öyle kolay değil. Klozet kapağının en solundaki kumanda kanalına dikkat lütfen. En öndeki düğme suyun şiddetini ayarlıyor, onun arkasındaki sıcaklığını, onun arkasındaki klozet sıcaklığını ayarlıyor. Bitmedi. Arkasındaki düğme de siz ıkınırken çıkacak olan şelale sesinin türünü seçmek için. Ennnnn arkadaki ise işiniz bitip seçiminiz olan su sıcaklığında el değmeden temizleme yapıldıktan sonra sıcak hava ile kurutmak için. Fön sıcaklığı kontrolü gibi. O kırmızı bölge var ya, boşuna kırmızı değil ona göre. Diyeceksiniz ki "e kardeşim bu kadar şeyle uğraşacağım şeyin içine ederim",olur, edin, rahatlayın. Tokyo'dasınız.

17) Sokakta sigara içmek yasak olduğu için kocaman parkta iki adımlık yere sıkışan Japon tiryakileri seyredin. Köpeklerin işemesi için daha fazla yer ayrılmış olduğunu not edin, kafanıza takmayın.
 

18) Kafanızı yukarı kaldırın. Arada ilginç binalar çıkıyor. Aşağıdaki Asahi bira firmasının merkezi. Bu ne yaa? deyin. Bir bilen Japon'aa sorun. "Ne güzel bira binası değil mi? Ben çok seviyorum" cevabını alın ama bunun ne olduğunu halen anlamayın.
 

19) Tapınaklara takılın ama abartmayın. 100-150 tapınaktan sonrası sıkmaya başlıyorlar.
 


 

20) Denk gelirseniz Japon festivallerinden birine katılın. Japonların sakin ve hiçbir heyecan göstermeden festivale katılmasını gözlemleyin. Bir Japona neyin, niye kutlandığını sormayın. Japon anlatınca sizin gözlerinizin boş boş baktığınız anlayacak ve bir daha anlatmak isteyecektir: "Sorun sen de değil, ben de. sen daha iyi dinleyicilere layıksın" deyin, uzayın.
 


 

21) Benim gibi alışverişi hiç sevmeyenlerden misiniz? Tokyu Hands mağazalarından birine girin, 5 saat sonra "ne yapıyorum ben?" diye kaçın. Yarın yine gidin.

22) Odaiba semtinde 22. yüzyılın nasıl olacağını önceden görün. Robotlarla fotoğraf çektirin.

 

23) Karaoke yapın. Tek başınıza. Başka nerede tek kişilik karaoke odası bulacaksınız ki?

24) Bir internet kafeye girin: "Pijama ve terlik istiyorum" deyin. Pijamayı giyip, bilgisayarın önünde diğer Japonlar gibi kıvrılın. Otel yerine en ucuz kalabileceğiniz yerlerden biri de böyle yataklı internet kafeler. Bir diğeri de gece 22.00'den sonra karaoke barları.

25) Harajuku ya da Odaiba'da cosplay türü giyinmiş Japonları seyredin, anlamaya çalışın. Vazgeçin. 
 

26) Herşeyin 100 yene satıldığı mağazalardan alışveriş yapın, "bu kadar pahalı ülkede bunlar nasıl bu kadar ucuz ?" sorusuna cevap arayın. Arada alışverişe devam edin.

27) Bir Japon meyhanesine (İzakaya) gidin. Yemek listesini anlamaya ya da neyin neyle gideceğine takmayın, zor. Yiyin. İçin. Garsonların müşterilere 27 saniyede bir söylediği "arigato gozaimasu" (teşekkür) ile "arigato gozaimasssssu" (teşekkür) farkına takdıysanız, hesabı isteyin çok içmişsiniz.

28) Bir kapsül otelde kalın. Gece yarısından sonra gelen konuşkan ve sıcakkanlı Japonların, sabah ayılınca birden mesafeli olduklarını görün ve içmelerine hak verin, teşvik edin.
 

 

29) Neredeyse her köşe başında kurulu Pachinko salonlarından birine dalın. Oynayın.  Bu oyunun neden bu kadar tutulduğu konusunda şöyle bir düşünün, sonra "amaan bir bildikleri vardır" diyerek duman altı aşırı gürültülü salondan kaçın.  http://www.youtube.com/watch?v=mFmePfC2llE

 


 30) Özgürlük heykelini ya da Eyfel kulesini ziyaret edin. 
 31) Yoyogi parkında pazar günü şöyle bir turlayıp açık havada müzik yapan ama para almayı reddeden grupları dinleyin.

32) Bütün Asya'da gerekli gereksiz her şey üzerinde Hello Kitty gördükten sonra bunun üzerine bir de Tokyo Hello Kitty Land'e gidin. İyi mi? Amann diyim, hayranlardan uzak durun.
 

 

32.5)  Bu liste dahil, kimsenin listesini dikkate almayın, takmayın. Listenizi yapın ve kendi Tokyo'nuzun keyfini sürün. 

Bu yazı ilk olarak www.simdigezelim.com 'da yayınlanmıştır.

Etiketler

Başar Kurtbayram

Yazar Hakkında

Başar Kurtbayram

Gezmeyi çok seviyorum. Bugüne kadar 130'dan fazla ülkede bulunma şansım oldu.Bana çok sorulan "nasıl oluyordu bu kadar çok geziyorsun?" sorusuna hemen cevap vereyim.