Google+

YUNAN ADASI - TÜRK SAHİLİ ÇEKİŞMESİ

675511 Tem 2017Özel Yazı

Yeni bir tartışma değil ama son dönemde alevlendi. Bodrum’da, Çeşme’de yüksek fiyat ödemekten şikayet edenler Yunan Adaları’nda daha ucuza yaptığı keyifli tatilden mutluluğunu bir ibret hikayesi olarak anlatırken başını küçük turizm işletmecilerinin çektiği başka bir kesim ise Türkiye’deki hizmet ve ürün kalitesinin Yunanistan’da bahsedilen mekanlarda olmadığı gibi başka bir görüş getiriyor.

YUNAN ADASI - TÜRK SAHİLİ ÇEKİŞMESİ

Bu polemiğin turizmimize faydası olacağına inansaydım seve seve bir parçası olurdum. Ancak iş bir tarafta karalama kampanyalarına, diğer tarafta ise inkara dönmüş olduğu için bu yorumlara girmek istemiyorum.
Benim söyleyeceğim iki şey var, biri turistik işletmecilerimize, diğeri de tatil yapan vatandaşlarımıza. Bu hafta ilkini yapalım, haftaya diğerini.

Geleneksel olarak Türkiye ekonomisinin üç tane T’si var: Tekstil, tarım, turizm. Tekstil ve tarımdaki durum malum, burada girmek istemiyorum. Hepimiz aynı sektördeyiz, bu gemi batarsa beraber batarız. O yüzden sözlerimi tüm ülkeyi düşünen bir dostun tavsiyesi olarak dinleyin lütfen.

Sevgili turistik işletmeci dostlarım, kabul edin ya da etmeyin serbest piyasada rekabet içindesiniz. Sadece Çeşme Ayvalık’la, Bodrum Antalya’yla rekabet etmiyor, tüm turistik beldeler olarak başta yakın coğrafyalar olmak üzere tüm dünyadaki tatil alternatifleriyle rekabet ediyorsunuz. Zaten bütçesi kısıtlı olan tatilcileri daha ucuz ve kaliteli alternatifler buluyor diye eleştirmek; hatta vatan haini ilan etmeye varan sertlikte konuşmak bu olayı çözmez. Serbest piyasanın kuralıdır, Türk turizmcisinin üzerinde müşterisini dinlemek ve onun gerçekten ne demek istediğini anlamak sorumluluğu var.

Tatilci adam Yunan adasında kocaman bir balık tabağına 12 Euro verip de, tatlı müziklerle hoş bir ortam içinde ailece akşam yemeği yerken bizim sahil beldelerimizde kolundan tutup içeri çekiştiren laubali garsonlar yarı büyüklükte aynı balığı 50 liraya önüne atarsa o müşteri de Yunan Adası’nı tercih eder, iki kere iki dört.

Burada işletmecilerimize büyük bir sorumluluk düşüyor. Kaliteli hizmet sunan ve haliyle karşılığını bekleyen saygın işletmelerin de bu eleştiri yağmurunda haksızlığa uğramaması için öncelikle müşteriyi dinlemek ve mutsuzluğun kaynağını gerçekten anlamak gerekiyor.

Yazının ikinci bölümü için tıklayınız.

Etiketler: 

Yorumlar(0)

Yorumlar