Adana’da hâkimiyet kurmuş birçok uygarlığın katkısını bünyesinde barındıran Taş Köprü’nün tam olarak ne zaman yapıldığına dair net bir bilgi mevcut değildir. Fakat Hitit imparatoru Hattusili’nin Suriye yolunda Adana’dan geçtiği ve şehre bir köprü yaptırdığı bilinmektedir. Bir Roma Dönemi eseri olan Taş Köprü Adana’nın iki merkez ilçesi olan Seyhan ile Yüreğir’i birbirine bağlar. 2000 yılında geçirdiği onarım sonrası araç trafiğine kapatılan Adana Taş Köprü, dünyanın halen kullanılan en eski köprüsüdür.

Adana Taş Köprü tarihte Adana çevresinde hüküm sürmüş tüm uygarlıklardan izler taşımaktadır. Taş Köprü’nün inşası ile ilgili ilk bilgi, Hitit İmparatoru Hattusili’nin Suriye’ye giderken Adana’dan geçtiği ve şehre bir köprü yaptırdığı şeklindedir.Fakat köprünün yapımına dair ilk kayıt, Grekçe yazılmış bir kitabede mevcuttur. Kitabe, Adana Arkeoloji Müzesi’nde yer almaktadır. Alman Arkeoloji Enstitüsü Schneider tarafından çevrilmiş olan kitabe 1 metre 22 santim yüksekliğe, 93 santim genişliğe ve 12 santim kalınlığa sahiptir. Kitabede ise şu satırlar yazmaktadır:

“Gerçek şu ki Auxentius, bu mucize senin iktidarının sayesinde oldu. Nehrin kış akıntısı üzerinde, demirlerle bağlanan bir temcide, sarsılmaz sütun olarak inşa edildi. Bunun üzerine geniş bir yolu gerdin. Daha önceleri, tecrübesiz olan çok kişinin çeşitli teşebbüsleri olmuştu. Fakat onların girişimleri Tarsus Çayı'nın dalgaları için bile zayıf olmuştur. Sen ise buradaki köprüyü, kemerlerin üzerinde, ebediyet için kurmuşsun. Ve hatta taşkın nehir dahi bununla ünlü valiye itaat ediyor...”

Kitabede yazılanlardan yapılan çıkarıma göre, Roma İmparatorluğu döneminde Auxentios adlı bir mimar tarafından yapılan köprü, muhtemelen I. Justinianus döneminde kapsamlı bir onarım görmüştür.

Köprüye, Abbasi halifelerinden biri olan Harun Reşid tarafından ek kısımlar yapılmış ve köprü kale ile birleştirilmiştir. Tekrardan Abbasi halifelerinden Memun tarafından onarıma girmiş olan köprünün, 17. yüzyıla kadar başka bir onarım gördüğüne dair bir kayıt mevcut değildir.

Osmanlı döneminde, en eski tarihli onarım kaydı 1713 yılına, Sultan III. Ahmet zamanına aittir. 1847 yılı ise bir başka onarım tarihidir. Bu onarım faaliyetleri de Sultan Abdülmecid dönemine rastlamaktadır. Sultan Abdülhamit döneminde ise Adana valisi Osman Paşa tarafından bir başka onarım faaliyeti gerçekleştirilmiştir.
Taş Köprü, tarihte birçok farklı isim ile anılmıştır. Saros Köprüsü ve Justiniaus Köprüsü bu isimlerdendir. Köprü, farklı dönemlerde farklı işlemler görmüştür. Fakat genel yapısını, tüf taşı, mermer ve spolien malzeme oluşturmaktadır. Dolgu duvar tekniği kullanılan köprünün doğu tarafı, yapıldığı dönemin özelliklerini hala korumaktadır.

Köprünün uzunluğu 310 metredir. Üzeri parke taş döşemeli olan yolun kaldırımlar ile birlikte genişliği ise 11 metredir. Köprünün dikkat çeken süslemeleri, kuzeydeki 11. kemer üzerinde yer alan aslan ve ay yıldızlı bayrak kabartmalarıdır. Köprünün kemerlerinin hemen hemen hepsi farklı boyutlara sahiptir. Bunu sebebi ise farklı dönemlere ait inşa tekniklerinin kullanılmış olmasıdır.

Farklı zamanlarda tüf taşı, mermer ve spolien (bir yapıda kullanılan, geçmiş döneme ait mimari parçalar) malzemeler kullanılarak, dolgu duvar tekniği ile inşa edilmiştir. 21 kanal gözü olan Taş Köprü’nün 14 büyük kemeri ve 5 tahliye kemeri günümüze ulaşmıştır. 7 kanal gözü ise ıslah çalışmaları sırasında toprak altında kalmıştır. Aynı şekilde, nehir kıyıları düzenlenirken yapılan dolgular nedeniyle, Taş Köprü’nün her iki başı toprak altında kalmış ve Adana Taş Köprü kısalmıştır. 

Adana Valisi Süleyman Bahri Paşa tarafından yapılan tabliyenin yol döşemesindeki parke taşları, Adana’da türkülere konu edilmiştir. Vali Mustafa Paşa tarafından yapılan köprünün ortasındaki dinlenme köşkü ise sonradan yıkılmıştır.

Adana Taş Köprü Efsanesi

Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Adana, bereketli toprakları, ticaret hacmi ve bölgenin zenginliği nedeniyle farklı kültürlerin harmanlandığı bir bölge. Bu yüzden zengin tarihiyle birlikte, bölgeye özgü efsaneler de geçmişten bugüne taşınmış. Adana Taş Köprü de bundan nasibini almış.

Yüzyıllar önce, bu bölgede yaşayan büyücülerden biri, Adania adındaki kentin kralına bir kehanette bulunmuş. Güzeller güzeli kızını bir yılanın sokup öldüreceğini söylemiş. Kral telaşlanmış, yılanın ulaşamayacağı bir yer aramaya başlamış. Sonunda kızını kentin önünden akan nehrin ortasında bulunan adaya göndermiş. Ama yılan, üzüm dolu bir sepetin içinde adaya girmiş ve prensesi sokup öldürmüş. Kral çok üzülmüş ve ölen kızının anısına nehrin iki yakasını birleştiren bir köprü yaptırmış. Bu köprünün ebediyen ayakta kalması ve yıkılırsa yeniden yapılması için de, ayaklarından birinin dibine altın gömülmesini emretmiş. Üstelik “Her kim ki köprüyü yeniden onarmak isterse bu altınları kullansın ama onarırken daha sonrası için yeni altınlar koysun” diye vasiyette bulunmuş.

Taş Köprü, Türkiye’nin güneyinde Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Adana’nın merkezinde, Seyhan Nehri üzerinde yer almaktadır. Köprü, Seyhan ve Yüreğir yakalarını birleştirmektedir.

Adana’ya ulaşım sağlamak Türkiye’nin birçok noktasından kolayca gerçekleştirilmektedir. Adana Havalimanı’nın yurt içi ve yurt dışı bağlantıları bulunmaktadır. Birçok şehirler arası otobüs firması ile de Adana’ya kolayca ulaşım sağlanabilmektedir.

Taş Köprü’ye ulaşmak için ise Seyhan ilçe merkezinden Barkal dolmuşlarına binmek gerekmektedir. Minibüsten son durakta inip Taş Köprü’ye ulaşım sağlanmış olmaktadır. Seyhan ilçesi ise kent merkezine yaklaşık 9 kilometre mesafededir.