Bolu Gezilecek Yerler

Batı Karadeniz’de yer alan Bolu İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlere olan yakınlığı, yemyeşil doğası, tertemiz havası ile yılın dört mevsimi ziyaretçilerine eşsiz manzaralar sunmaktadır. Üstelik Bolu’da sadece doğal güzellikler değil tarihi mekânlar da sizi bekliyor. Hareketli ve stresli iş yaşamından uzaklaşmak isteyenlerin sıklıkla tercih ettiği Bolu yöresel lezzetleri ile de gelenlere adeta ziyafet yaşatmaktadır.

Bolu Gezilecek Yerler

Tertemiz havası ve harika doğası ile en sık tercih edilen yerlerden biri olan Bolu huzur dolu bir tatil geçirmek isteyenleri bekliyor. Bolu gezinize merkezdeki ve civar ilçelerdeki tarihî Bolu Evleri’ni görerek başlamanızı öneririz. Kentin köklü tarihi yansıtan evler sizi zaman yolculuğuna davet ediyor. Bolu Müzesi’ni ziyaret ederek kent tarihini yakından inceleyebilir, kazılar sonucu ortaya çıkartılan eserleri görme şansı bulabilirsiniz. Mudurnu ilçesinde bulunan Yıldırım Bayezit Camii ise kentte ziyaret etmenizi tavsiye ettiğimiz bir diğer tarihi yapıdır. Göynük’e hâkim konumu ile dikkat çeken Zafer Kulesi 1923 tarihinden bu yana hasar almadan gelmiştir. Şehre yolunuz kışın düşerse Kartalkaya Kayak Merkezi’nde kış sporlarının tadını çıkartabilir, bahar ve yaz aylarında ise Abant ve Yedigöller’de doğanın kollarında huzur bulabilirsiniz. Gölcük Tabiat Parkı, Seben Gölü ve Sülüklü Göl Bolu’da görmeden dönmemeniz gereken doğa harikaları arasında yer almaktadır. Listede adı geçen yerlerle ilgili bilgiler aşağıda mevcuttur.

Abant Gölü

Abant Gölü Nerededir?

Abant Gölü, Türkiye Cumhuriyeti’nin Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde yer alan Bolu ilinin 34 kilometre güneybatısında, Abant Dağları üzerinde yer almaktadır. Göl, denizden 1.325 metre yükseklikte konumlanmaktadır.

Abant Gölü’ne Nasıl Gidilir?

Abant Gölü Bolu’ya 34, Ankara’ya 225, İstanbul’a 258, Bursa’ya 290 ve İzmir’e 620 kilometre uzaklıktadır. Bolu’ya Türkiye’nin birçok şehrinden doğrudan otobüs seferleri bulunmaktadır. Bu yolla Bolu’ya vardıktan sonra minibüs veya taksi ile Abant Gölü’ne ulaşılabilmektedir. Özel araç ile ulaşmak için ise Bolu Dağı’nın çıkışındaki Abant yol ayrımı takip edilerek göle ulaşmak mümkündür. E-5, TEM, Ankara-Bursa, Afyon-Antalya gibi karayolları kullanılarak yolculuk edilebilir. Abant ile İstanbul arasındaki yolculuk yaklaşık 3 saat sürmektedir. İstanbul’dan yolculuk ederken Anadolu Otoyolu üzerinden Kaynaşlı ayrımı takip edilebilir. Ankara’dan yapılan yolculukta ise İstanbul Otoyolu’ndan Bolu Dağı geçişine kadar gelen yol izlenip, tabelalar takip edilerek Abant’a ulaşılabilmektedir. Bolu’ya en yakın havalimanları ise 200 kilometre mesafedeki Ankara Esenboğa Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’dır. Bu noktalardan Bolu’ya ulaşım sağlayıp Abant’a geçmek mümkündür.

Abant Gölü’nün Özellikleri

Yılın her döneminde ayrı bir görsel güzelliğe ve huzurlu bir atmosfere sahip olan Abant Gölü’nün oluşumu, yer altında gerçekleşen çöküntüler sonucunda taş bloklarının vadiyi doldurması kaynaklıdır. 125 hektarlık alanı kaplayan Göl, denizden 1.325 metre yüksekte yer almaktadır. Göl, 1.196 hektarlık tabiat parkı içinde yer almaktadır ve gölün en derin yeri 18, ortalama derinliği ise 10-15 metredir. Göl, yer altı suları ile beslenmektedir. Suyu tatlı olan Abant Gölü’nden taşan temiz ve doğal su Dirgene Çayı’nı meydana getirmiştir. Gölden dökülen fazla sular Abant Deresi ve Bolu Çayı’na karışmaktadır. Çevredeki dağların zirveleri, tabiat parkının sınırlarıdır. Parkın en alçak noktası Abant Gölü seviyesi, en yüksek noktası ise 1.794 metre yükseklikteki Erenler Tepesi’dir. Oldukça berrak bir suya sahip olan gölün derin noktaları bile net bir şekilde görülebilmektedir.

Abant Gölü’nde Doğal Yaşam

Abant Gölü ve çevresi zengin canlı çeşitliliği ve rekreasyon potansiyeli dolayısı ile 1988 yılında Tabiat Parkı ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Zengin bitki örtüsüne sahip gölün çevresinde bulunan sarıçam, karaçam, kayın, meşe, kavak, dişbudak, gürgen, söğüt, ardıç ağaçları ve ormangülü, ılgın, fındık, muşmula, papazkülahı, alıç, çobanpüskülü, kuşburnu, eğrelti, böğürtlen, çilek, nane, ahududu, sarmaşık, ısırgan, atkuyruğu ve çayır otları başlıca bitki türleridir. Göl’ün kenarlarında ise çeşitli su bitkileri ve nilüferler ile doludur.  Göl kenarlarında su samurları da mevcuttur.
Çevredeki orman arazisinde yaşayan yabani hayvanlar arasında ise tilki, çakal, kurt, ayı, domuz, geyik, karaca, tavşan, sincap, gelincik; su kuşlarından; yaban kazları, yaban ördekleri, balıkçıl, sakarmeke, karabatak, turna; yırtıcılardan; şahin, doğan, kara akbaba, kaya kartalı, atmaca, baykuş, diğer kuşlardan; toygar, alakabak, puhu, gökdoğan, ağaçkakan, karatavuk, bülbül, ispinoz ve saka sayılmaktadır.

Abant Gölü’nde Yapılacaklar


Abant Gölü ve çevresi sahip olduğu doğal varlıklar ile dinlenmek ve spor yapmak için birçok imkâna sahiptir. Doğa içinde piknik, kamp, doğa yürüyüşü ve bisikletle gezmek gibi birçok aktivite yapma imkânı mevcuttur. Çepni Yaylası ise yamaç paraşütü yapmak için elverişlidir. Ayrıca Göl çevresinde bungalov evler, piknik alanları ve lokantalar da hizmet vermektedir. Abant Gölü, doğa içinde aktivite yapmak ve dinlenmek için ziyaret edilebilecek oldukça güzel bir doğal oluşumdur.

Devamını Oku

Yedigöller Milli Parkı

1

Bolu’ya 42 kilometre uzaklıkta bulunan Yedigöller Milli Parkı’nı da içinde bulunduran Yedigöller Havzası 1642 hektar büyüklüğünde alana sahiptir. Seringöl, Büyükgöl, Nazlıgöl, Deringöl, Küçükgöl, Sazlıgöl ve İncegöl adında 7 göle ev sahipliği yapan Yedigöller Havzası, 1965 yılında Yedigöller Milli Parkı ilan edilmiştir ve koruma altına alınmıştır. Göller arasında en büyüğü Büyükgöl olup bu göl aynı zamanda canlı alabalık yetiştirilmesinde kullanılmaktadır.

Yedigöller Mili Parkı tıpkı Abant Gölü Milli Parkı gibi Türkiye’nin en güzel coğrafyasına sahip parklarından biridir. Yedigöller kayın, meşe, karağaç, köknar, ıhlamur, akçaağaç gibi sayısız ağaç türüne ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Milli Park’ta 100’ün üstünde kuş türünün yaşadığı tespit edilmiştir. Yedigöller Milli Parkı’nın yemyeşil doğası ile iç içe yürüyüş yapabileceğiniz gibi fotoğraf çekebilir, arkadaşlarınızla pikniğin tadını çıkarabilirsiniz. Yedigöller Milli Parkı’nı günübirlik ziyaret edebileceğiniz gibi dilerseniz Milli Park yönetiminin izin verdiği yerlerde kamp kurabilirsiniz. Yedigöller Milli Parkı’na giriş ücreti kişi başı için 4 TL, araç ile giriş ücreti 12 TL’dir. Park içinde dört kişilik bir çadır kurmak istiyorsanız 25 TL ödemelisiniz.

Kartalkaya Kayak Merkezi

snow-1764707_960_720.jpg

Bolu’ya bahar ve yaz aylarında gelenlerin uğrak noktası Yedigöller Milli Parkı ve Abat Gölü Milli Parkı olurken kış aylarında gelenlerin ise Kartalkaya Kayak Merkezi olmaktadır. Kartalkaya Kayak Merkezi Bolu’ya 38 kilometre uzaklıktaki Köroğlu Dağları’nın üzerine kurulmuştur. Kartalkaya Kayak Merkezi sadece Bolu’nun değil aynı zamanda ülkemizin de en önemli kayak merkezlerinin başında gelmektedir. Kışın kar kalınlığı 3 metreye kadar çıkmaktadır. 13 kayak pistinin bulunduğu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki pistlerin toplam uzunluğu ise 30 kilometredir.

Kayak Merkez kışın doğa ve kar manzarası ile birlikte kış sporu tutkunlarının vazgeçilmez adresleri arasındadır. Kartalkaya Kayak Merkezi’nde mis gibi çam ormanları arasında kayak yapabilir, civardaki lüks otellerde keyifli bir kış tatili geçirebilirsiniz. Kartalkaya’da kayak sezonu genellikle Aralık ayında başlayıp mart ayının sonuna kadar sürmektedir. Gerek İstanbul’a gerekse Ankara’ya yakınlığıyla Kartalkaya Türkiye’nin popüler kayak noktalarından biri olmuştur.

Yıldırım Bayezit Camii

87046,yildirim-beyazit-camii.png

Bolu merkezde gezilecek tarihi yerlerden biri de Büyükcami Mahallesi’nde yer alan Yıldırım Bayezit Camii’dir. 1382 yılında adını aldığı Yıldırım Bayezit tarafından yaptırılan cami Büyük Camii olarak da bilinmektedir. Medrese, çifte hamam ve kütüphaneden oluşan bir külliyenin merkezi olan caminin medrese ve kütüphanesi günümüze ulaşamamıştır. İlk olarak ahşap inşa edilen Yıldırım Bayezit Camii 1891 yılında geçirdiği yangın felaketi sonrası 1899 yılında tek kubbeli olarak yeniden inşa edilmiştir. 1944 depreminde de hasar gören camii 1999 depreminden sonra aslına uygun olarak restore edilmiştir. İki minaresi ve tek kubbesi bulunan camii geleneksel Türk motifleri ile bezelidir. Hâlâ ibadethane olarak hizmet veren Yıldırım Bayezit Camii 700 yıllık tarihi ile Bolu’da görülmesi gereken dinî yapılardan biridir.

Gölcük Tabiat Parkı

lake-1860942_960_720.jpg

Bolu gezilecek yerler listenize almanız gereken bir diğer doğa harikası ise Gölcük Tabiat Parkı’dır. Bolu’ya 13 kilometre uzaklıkta bulunan Gölcük Tabiat Parkı adını içinde bulunan yapay Gölcük Gölü’nden almaktadır. Abant Gölü ve Yedigöller Milli Parkı’ndan sonra Gölcük Tabiat Parkı Bolu’da görülmesi gereken en güzel yerlerin başında gelmektedir.

Çevresi çam ve köknar ağaçlarıyla kaplı olan Gölcük Gölü yılın her dönemi muhteşem görüntülere sahiptir. Park, bir tarafında göl diğer tarafında yemyeşil ormanlar arasında Gölcük Üçgül Yürüyüş Parkuru’na ev sahipliği yapıyor. Gölcük Tabiat Parkı’nı günübirlik ziyaret ederek tertemiz havada muhteşem göl manzarası eşliğinde yürüyüş yapabilir, eşsiz fotoğraf kareleri çekebilirsiniz. Parkta bulunan ve gölde çekilen birçok fotoğrafın yıldızı olan tek yapı Orman Bakanlığı’na ait Devlet Konukevi’dir. Bu evde bakanlar ve üst düzey bürokratlar konaklayabiliyor.

Gölün etrafını yürüyerek gezebileceğiniz gibi dilerseniz bisiklet, golf arabası ya da elektrikli araç kiralayabilirsiniz. Gölcük Tabiat Parkı’na kişi başı giriş için 4 TL ödemeniz gerekirken araç ile girmek isterseniz 12 TL ödemeniz gerekiyor. Kamp yapmak isterseniz günlük 25 TL ödemelisiniz.

Sülüklügöl

20130915_132353.jpg

Bolu’nun Mudurnu ilçesinde bulunan Sülüklügöl deprem sonrası gerçekleşen çökmeler ile oluşmuştur. Çökme sonucunda ağaçlar sular altında kalmıştır ve hâlâ göl içerisindeki ağaç gövdelerini görebilirsiniz. Batı Karadeniz’in en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olan Sülüklügöl çarpıcı doğasıyla dikkat çekmektedir. Sülüklügöl Milli Parkı 60 hektarı Sülüklügöl olmak üzere 809 hektar alana sahiptir. Sülükgöl yakınında 2 göl daha bulunmaktadır. Milli park içerisinde karaca, boz ayı, kurt ve yaban domuzu gibi hayvanlar bulunurken Sülüklügöl’de başta alabalık olmak üzere birçok balık türü yaşar. Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kırmızı benekli alabalık Sülüklügöl’de yaşamaktadır. Bu kadar canlı türüne ev sahipliği yapan Milli Park’ta balık avı ve yabani hayvan avı yapılması yasaktır.

Siz de Bolu’nun Mudurnu ilçesindeki gizli cennet olan Sülüklü Göl’ü ziyaret ederek doğanın içerisinde yürüyüş yapabilir, göl çevresinde konaklayabilirsiniz. Çadır kurarken yabani hayvanların olma olasılığını ve yakınında yerel işletmelerin olmadığını göz önünde bulundurmanızı öneririz.

Bolu Müzesi

86634,bolu-muzesi5-fkaraduman.png

Bolu Müzesi çeşitli zamanlarda Bolu ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda elde edilen eserlerin korunması ve sergilenmesi amacıyla 1975 yılında Müze Memurluğu olarak kurulmuştur. 1977 yılında Müze Müdürlüğü’ne dönüştürülen Bolu Müzesi 1981 tarihinde Bolu Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Bolu Müzesi Etnografya Salonu ve Arkeoloji Salonu olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır.

Arkeoloji bölümünde Urartu, Lydia, Roma ve Bizans dönemi başta olmak üzere birçok döneme ait mermer, maden, cam ve pişmiş toprak eserler bulunduğu gibi altın, bronz, gümüş ve sikkelerden oluşan bir koleksiyonu mevcuttur. 19. ve 20 yüzyılın ilk yarısına ait eserlerin sergilendiği Etnografya Bölümü’nde silah koleksiyonları, dini eserler, madeni eserler, işleme ve dokumalar görülebilir. Müzede arkeolojik ve etnografik eserler sergilendiği gibi müze bahçesinde taş ve pişmiş toprak eserler de sergilenmektedir. Müze genelinde toplam 17.058 eser bulunmaktadır. Müze tarihi yansıtan ambiyansı sayesinde Bolu gezilecek yerlerin en önemlilerindendir.

Bolu Müzesi 15 nisan-2 ekim tarihleri arasında 09.00-19.00 saatleri arasında hizmet verirken 3 ekim-14 nisan tarihleri arasında 08.00-17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir. Bolu Müzesi giriş ücreti 5 TL’dir. Müzekart’ınız varsa müzeyi ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

Seben Gölü

138141015588OLr4oaMp.jpg

Bolu’ya 32 kilometre uzaklıkta bulunan Seben Gölü, adını aldığı Seben İlçesi’ne 20 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Seben ilçesindeki tarım arazilerinin sulanması için 2006 yılında yapılmaya başlanan göl 2010 yılında turizme açılmıştır. Tamamen yapay olan Seben Gölü 833 hektarlık alana sahiptir ve Batı Karadeniz’in en büyük gölü olmasıyla dikkat çekmektedir.

Yeşilin ve mavinin her tonuna rastlayabileceğiniz Seben Gölü yılın her dönemi başka güzelliklere ev sahipliği yapmaktadır. Seben Gölü yapay bir göl olmasına rağmen etrafındaki ağaçlarla ve bitki örtüsüyle, tarihî kaya evleriyle, mağaralar ve yaylalarıyla ziyaretçilere bambaşka güzellikler sunmaktadır. Seben Gölü kentin gürültüsünden kaçıp doğa içerisinde yürüyüş yapmak, dinlenmek ve kamp kurmak isteyenler için muhteşem fırsatlar sunmaktadır. Gölde olta balıkçılığına izin verildiği gibi bot ve kano turları da düzenlenmektedir.

Göynük Zafer Kulesi

0-1024x683.jpg

Eski İpek Yolu’nun son duraklarından biri olan Bolu’nun Göynük ilçesi Türkiye’nin en yeni “cittaslow” (sakin şehir) şehirlerinden birisidir. Anadolu’nun en iyi korunan tarihî kasabalarından biri olan Göynük ilçesindeki Zafer Kulesi 1922 yılında Sakarya Meydan Muhaberesi zaferini ebedileştirmek için dönemin kaymakamı Hurşit Bey tarafından anıtsal eser olarak yaptırılmıştır. Zafer Kulesi Göynük’ün ahşap mimarisine göre altıgen taş temel üzerine tasarlanmış olsa da zamanla zarar görmüş ve 1960 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir. Tüm ilçeye tepeden bakan Zafer Kalesi konumuyla ilgi uyandırırken zarif mimarisiyle Göynük’ün adeta simgesi haline gelmiştir. Sizin de yolunuz bu şirin kasabaya düşerse Göynük Zafer Kulesi’ne uğramanızı tavsiye ederiz.

Tarihî Bolu Evleri

86709,22mudurnu-evleri-fotofazil-karaduman.png

Bolu sadece eşsiz doğası, midelere şölen yaratan lezzetleri ile değil mimari yapısıyla da görülmeye değer illerimizden biridir. Merkezde 32, Mudurnu’da 202, Göynük’te 114, Kıbrıscık’ta ve Yeniçağa’da 2, Mengen’de 3 tane olmak üzere toplamda 360 tane eski Türk evi bulunmaktadır. Göynük ve Mudurnu ilçeleri Tarihî Bolu Evleri yönünden en zengin iki ilçedir. Göynük Evleri’nin çatıları çoğunlukla kırma çatı türündedir ve yerli kiremitlerle kaplanmıştır. 20. yüzyılın başlarında inşa edilen evler 100 yıllık tarihiyle devlet tarafından koruma altına alınmıştır. Çoğu evin oturma odalarının tavanları motifler ile süslüdür. Evler genellikle iki katlı inşa edilmişlerdir ve içten merdivenlidir. Evlerin önünde “hayat” adı verilen avlular yer almaktadır. Mudurnu Evleri de mimarî yapı bakımından Göynük Evleri ile benzerlik taşır. Armutçular Konağı, Hacı Abdullahlar Konağı, Kazanlar Konağı görmenizi tavsiye ettiğimiz tarihi Mudurnu Evleri arasındadır.