Cunda Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Cunda-Adasina-Nasil-Gidilir-800x500.jpg

Ayrıca Alibey Adası olarak da adlandırılan Cunda Adası, Ayvalık Adaları'nın en büyüğüdür. Bu 23 kilometrekare alana sahip ada, Balıkesir'in Ayvalık kıyılarında, Türkiye'nin kuzeybatı kıyısındaki Edremit Körfezi boyunca uzanır. Cunda Adası, Yunanistan’ın Lesbos adasının 16 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Cunda Adası, tipik bir Ege tatil beldesi özelliğine sahiptir. Ayvalık il merkezinden Cunda Adası'na otobüs ve feribot seferleri vardır. Cunda Adası, Lale Adası'na, dolayısıyla anakaraya 1960'ların sonlarında kurulmuş bir köprü ve geçit ile bağlıdır. Türkiye'de boğazdan ayrılan toprakları birbirine bağlayan ilk ve halen en eski köprü burasıdır.

Ada, doğal hayatı ve tabiatı özleyenler için harika bir yerdir. Özellikle adanın temiz havası ve pırıl pırıl denizi hem yerlilerin hem de ziyaretçilerin gözdesidir. Hem kara hem de deniz yoluyla adaya ulaşım mümkündür. Hatta eğer çevredeki tatil beldelerinde kalıyorsanız, tekneyle gelmek büyük bir keyif olacaktır. Cunda’ya özellikle sezonun başlangıcıyla birlikte çok sayıda sefer düzenlenmektedir. Bazı gezilere, ise tur rehberi eşliğinde katılıp daha bilinçli bir gezi düzenleyebilirsiniz. Ancak yine de ada çok büyük bir yer olmadığından aşağıdaki tavsiyeleri de haritadan işaretleyerek kendinize güzel bir tur keyfi yaşatabilirsiniz.

Adaya ayak bastıktan sonra sahil şeridi boyunca birbirinden sevimli kafeler ve restoranlar bulabilirsiniz. Eğer bir yorgunluk kahvesi içip güne zinde başlamak isterseniz Tarihi Taş Kahve’ye oturmanızı tavsiye ederiz. Adada otururken küçük sevimli kediler yanınıza gelip size eşlik edebilir. Ayrıca dilerseniz Ayvalık tostu ile de doyurucu bir kahvaltı yapıp Cunda’yı gezmeye başlayabilirsiniz. Adada deniz mahsulleri ayrı bir öneme sahiptir. Bu ürünler her zaman tazedir ve çoğu zaman yeni tutulmuş ürünleri de almanız mümkündür. Bu nedenle akşam saatlerinde kendinize güzel bir balık ziyafeti de çekebilirsiniz. Serinlemek içinse adanın dondurmaları en lezzetli tercih olacaktır. Eğer soğuk tatlılardan hoşlanmıyorsanız, taze dökülen Cunda lokmasının da tadına bakabilir ve tura devam edebilirsiniz.

Cunda Adası’nda sokakları gezmeye başladığınızda minik ve sevimli dükkanlar dikkatinizi çekecektir. Bu dükkanlarda özellikle rahat, yazlık tasarım elbiseler bulabilirsiniz. Ada genellikle iklimi gereği çok sıcak olduğundan geziniz boyunca şapka takmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca aksesuar tutkunları için birbirinden renkli boncuklardan yapılmış bileklikler ve pek çok çeşit takı sizi tezgahlarda oyalayacak ve dikkatinizi çekecektir. Bunların haricinde de el yapımı çok farklı ürüne denk gelebilirsiniz. Bu güzellikleri taş sokaklar üzerinde birbirinden renkli çiçekler arasında incelemek ayrı bir keyif olacaktır. Adada hemen her şey doğal olduğu için özellikle hayatınızda bu türlü şeylere dikkat ediyorsanız, doğal zeytin ve zeytinyağı almanızı tavsiye ederiz. Ayrıca yörenin köylü kadınlarının el emeğiyle yaptığı doğal sabunlar da dikkatinizi çekecektir. Bu sabunların çoğu kilo ile satılır ve el yapımı olanlar şekilleriyle ve kokusuyla hemen dikkatinizi çeker. Çoğu zaman yaş olan bu taze sabunların ömrünü kurutarak uzatabilir ve yıl boyunca kullanabilirsiniz. Ayrıca diğer bitki karışımlarıyla yapılan yağlar ve krem, şampuan gibi ürünler de bu tarz ürünler satan dükkanlardan alınabilir.

Adanın ara sokaklarında ilerledikçe gezilecek tarihi yerler de bir bir görünmeye başlayacaktır. Kendinize belirlediğiniz rota çerçevesinde gezmeye başlayabilirsiniz. Ancak bunlardan ilki kıyıda dikkatinizi çekecek olan güneş saati olabilir. Bolca fotoğraf çekeceğiniz taş sokaklar arasında karşınıza manastırlar, kiliseler ve tarihi Rum evleri çıkacaktır. Elbette bu yapıların hepsi mübadele yılları öncesine dayanan büyük anılar taşımaktadır ve hepsinin birer öyküsü vardır.

Cunda Adası’nın öyküsü ve tarihine değinen ilk kaynak ünlü Yunan tarihçi Heredot’tur. O, bölgeden Ekatonisos adıyla bahsetmiş ancak çok fazla detay vermemiştir. MS 1500’lü yıllara baktığımızda ise buralarda Yunanistan’dan gelenlerin şehirler kurduğunu görüyoruz. Piri Reis’in kitabında Yunt Adaları olarak bahsettiği bölgede Cunda Adası da yer almaktadır. Ayrıca adanın adı Moshonisia olarak geçmektedir ve pek çok görüşe göre bu isim güzel kokulu gibi bir anlama gelmektedir. Diğer bir görüşe göre ise, bu isim bölgedeki korsanlardan gelmektedir.

Osmanlı donanmasının denizlerde yükselmeye başlamasıyla birlikte korsanlar da bu bölgeleri terk etmek mecburiyetinde kalırlar. Adadakiler de Moshonisia kelimesini kullanmaya devam eder. Cunda ismi ise sanıldığının aksine Yunanca değil, İtalyancadır. İtalyan denizcilik terimlerine göre ise yelken açmak anlamına gelmektedir. Osmanlı-Rus donanmalarının Çeşme’de karşılaşmasından sonra sağ kurtulan hasan Paşa ve üç yaralı arkadaşı Ayvalık yakınlarına gelirler. Tesadüfi olarak bir papazın çiftliğine düştüklerinde aralarında gelişen dostluk, Ayvalık’a özerklik verilmesiyle taçlandırılır. Böylece Rum halkı iç işlerinde serbest olmaya başlar. Ancak 1821 Ayvalık İsyanı dengeleri bozar. İsyan sırasında da birçok tarihi bina zarar görür. Bunun üzerine Rumların bir kısmı adadan kaçar ve kalan mallar II. Mahmut’un fermanı ile Müslümanlara satılır ya da emaneten işletilmeleri sağlanır. 1832 yılında ise yeni bir fermanla kaçan Rumların yeniden dönmelerine izin verilir ancak özerklik sona erer ve zaman içinde belediye kurulur. Osmanlıca Yunda Adası, zamanla yanlış okunur ve Cunda Adası’na dönüşür. Alibey ismi ise adaya Kurtuluş Savaşı yıllarında verilir. Kurtuluş Savaşı’nın Ayvalık’ta ilk kurşununu Yunan ordusuna atan Yarbay Ali Çetinkaya olmuştur. Bu nedenle ada Türk topraklarına tekrar katıldığında yöreye onun adı verilmiştir.

Savaş sonrası ateşkesin beraberinde gelen mübadele uygulaması, adanın yüzünü oldukça değiştirmiştir. Rumlar buradan giderken bölgenin Türkleşmesi de hızlanmış, kıyının öte yanındaki vatandaşlar buralara yerleşmişlerdir. Ancak sonrasında yaşanan depremler, bölgenin olduğundan daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Yöre halkı burada tarım, zeytincilik, balıkçılık ile ilgilenip turizm anlamında da ekonomik faaliyetlerini geliştirmeye başlamış ve doğal adanın korunması için de çaba göstermiştir.
 

Tanıtım Videosu: