Denizin Tarihle Dans Ettiği Fethiye'den Büyüleyici 10 Yer

1

Dünyaca ünlü koylara ve plajlara sahip Fethiye, her geçen yıl popülaritesini arttırmaya devam ediyor. Yerli ve yabancı turistlerin en çok merak ettiği bölgelerden biri olan Fethiye’de doğal güzelliklerin yanı sıra tarihî güzellikler de göz dolduruyor. Fethiye’de keşfedilecek o kadar güzel yerler bulunuyor ki hem yaz tatili hem de kültür tatili yapmanıza olanak sağlıyor.

Tatil planı için harika bir rota olan Fethiye, denizin ve doğanın eşsiz güzelliklerine hayran kalacağınız bir bölge. Burada günün doğuşuna da batışına da ayrı güzellikte hâkim oluyorsunuz. Tarihsel gezi sonrası plajlarında dinlenmek, dağ yamaçlarında aksiyon sonrası yeşillikler arasında vakit geçirmek, tüm bunlar bu kenti hayranlıkla keşfetmenize sebep oluyor. Gelin, nerelerin keşfedilmesi gerektiğini, nerelerinde kızgın kumlardan serin sulara atlamanız gerektiğini birlikte inceleyelim.

Fethiye Gezilecek Yerler

Öncelikle bu kenti bir başka ayrıcalıklı kılan anıt mezarların bulunmasıyla Amintas Kral Mezarı’nı görmenizi öneririz. Erken Roma Dönemi’ne ait olan Telmessos Amfi Tiyatro, ilk yerleşim yerlerinden biri olan Kayaköy ve Paspatur ise kültür turunuza katmanız gereken noktalar arasında yer alıyor. Kültürel keşif sonrası kendini ödüllendirmek isteyenleri Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Saklıkent ve Çalış Plajı’na yöneltebiliriz. Fethiye gezisinden kentin tarihi ve kültürel detaylarını da incelemeden gitmek istemeyenler için Fethiye Müzesi’ni mutlaka görmelerini tavsiye ederiz.

Amintas Kral Mezarları


 

Telmessos Antik Kenti’nde bulunan Amintas Kral Mezarları dönemin tüm detaylarını keşfetme imkânı sunuyor bize. Şehrin yamacında konumlanmış kral mezarları, İon stilinde yapılmış ve iki sütunlu cepheye sahiptir. Bu görkemli anıt mezar, 4. yüzyılda Hermapias’ın oğlu Amintas adına inşa ettirilmiştir. Mezarın giriş bölümünde bir yazı dikkatleri çekmektedir. Bu yazı dünyaca ünlü gezgin olan Charles Texier’in adıdır. Texier, 1850 yıllarında bölgeye ziyareti sırasında mezarın giriş bölümüne adını kazımıştır. Kayalara oyulmuş kral mezarları, Fethiye gezinizin en görkemli ve ilgi çekici bölümünü oluşturacaktır. Telmsessos Antik Kenti’n günümüze kadar ulaştırdığı heybetli sütunlardan oluşan Amintas Kral Mezarları’nı saat 09.00 - 20.00 arasında gezebilirsiniz.

Telmessos Amfi Tiyatro

Telmessos Amfi Tiyatro, Türkiye’nin denize yakın en eski tiyatrosudur. Arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkan Telmessos Amfi Tiyatro, Erken Roma Dönemi’nden kalan yapılardan birisidir. 5.000 kişilik kapasiteye sahip amfi tiyatro Bizans Dönemi’nde arena olarak kullanılmaktaydı. Helenistik dönemde yapılan tiyatro alanı depremlerde hasar görerek 2. yüzyılda Roma Dönemi’ne ait stille yeniden inşa edilmiştir. Doğal güzelliğinin yanında tarihî detaylarının da ilgi çektiğini gözlemleme olacağı sunan amfi tiyatroya mutlaka uğramanızı tavsiye ederiz.

Kayaköy

MÖ 3000 yıllarına dayanıyor olmasıyla ilk yerleşim yerlerinden biri olan Kayaköy, eski bir Rum yerleşkesiydi. Rumlar tarım konusunda oldukça bilgili ve dikkatli oldukları için ekim ve dikim için elverişli bölgelere ev yapmazlardı. O zamanlarda evler kayalık alanlara, yamaçlara kurulu olurdu. 1900’lü yıllarda yaklaşık olarak 30 bin kişinin yaşadığı bu köyün, İstiklal Savaşı’ndan sonra yaşanan mübadele sonrası nüfusu oldukça düşmüştür. Savaş sonrası halkın çoğu Yunanistan’a göç etmiştir. Şu anda köyde hâlâ yaşayanlar bulunmaktadır. Köyde sonraları düzlük alana da evler kurulmaya başlayarak başlı başına yerleşim alanı oluşturulmuştur. Eski evlerin ise neredeyse hepsi koruma altına alınmıştır. Kayaköy’e gelmişken Soğuksu Koyu’nu görmeden dönmek olmaz. Taş döşemelerle dolu yolun sonunda tepeden Soğuksu Koyu’nun mükemmel görüntüsüne ulaşabilirsiniz. Serinliğiyle yazın sıcağından sizi kendinize getirecek olan bu koyu ferahlamak için bile görmenizi tavsiye ederiz. Buradan yine denize girmek için yürüyerek Ölüdeniz’e ulaşabilirsiniz.

Paspatur

Fethiye’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Paspatur, Eski Kent anlamına gelmektedir. Fethiye Marina’ya olan yakınlığıyla ulaşım açısından oldukça kolaydır. Her yıl binlerce insan burayı gezmeden Fethiye gezisini sonlandırmıyor. Birkaç sokaktan oluşan Paspatur Çarşısı’nda en dikkat çekici şey ise ahşap cumbalı evler. Fotoğraflarınızın en renkli ve en otantik anlarına sahip olacak bu evleri çekmekten kendinizi alamayabilirsiniz. Çarşıdaki uzun yürüyüşünüzün ardından sizi karşılayacak olan Fethiye Hamamı’na girerek tüm bir günün yorgunluğunu keyifle atabilirsiniz. Sarsın içerisinde bulunan Paspatur Camii Osmanlı dönemine ait en eski yapıdır. Paspatur’u ayrıcalıklı kılan bir başka detay ise çarşının ortasından geçen su kemeridir. Rivayetin birine göre Fethiye’ye gelip de Paspatur suyundan içen kimselerin kolay kolay bu kenti terk edemediği, etse de kısa sürede tekrar geldiği söylenir.

Ölüdeniz

Ölüdeniz Nerededir?

Ölüdeniz, Türkiye’nin güneybatısında, Ege Bölgesi’nde yer alan Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı bir mahalledir. Mahalle, Fethiye ilçe merkezine 14 kilometre mesafededir.

Ölüdeniz’e Nasıl Gidilir?

Ölüdeniz’e kara yolu ile ulaşmak için, şehirlerarası otobüsler tercih edilebilir. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya gibi büyük şehirlerin yanı sıra Türkiye’nin birçok noktasından Fethiye’ye seferler düzenlenmektedir. Fethiye otogarından ise Ölüdeniz’e gitmek için birkaç dakikada bir hareket eden minibüslere binilebilir.

Ölüdeniz’ en yakın havalimanı 65 kilometre mesafedeki Dalaman Havalimanı’dır. Dünyanın en büyük havalimanlarından olan Dalaman’dan Ölüdeniz’e kiralık araçla veya transfer firmalarının araçları ile ulaşılabilmektedir. Antalya Havalimanı ise Ölüdeniz’e 2 saat 30 dakika uzaklıktadır. Antalya merkezinden sık sık hizmet veren otobüsler ile Ölüdeniz’e ulaşılabilmektedir.

Devamını Oku

Kelebekler Vadisi

Kelebekler Vadisi,Muğlanın Fethiye ilçesinin Ölüdeniz beldesinde yer alan, doğal varlıkları ile adeta hazine niteliği taşıyan bir bölgedir. 350 metreye varan sarp kayalıkların çevrelediği Kelebekler Vadisi, endemik bitki türleriyle dikkat çeken Babadağ’ın eteklerinde bulunmaktadır. 80’den fazla kelebek türü ve Kaplan kelebeğinin yaşam alanı olmasından dolayı Kelebekler Vadisi ismini alan bölge, deniz ve yüksek kayalıklar vasıtasıyla dış dünyadan uzak kalmasından dolayı, kirlilikten oldukça az etkilenmektedir. Buna ek olarak Vadi’deki işletmelerin ve koruma çabalarının katkısı, doğal yaşamın canlı kalmasını sağlamaktadır. Bu sayede kelebek popülasyonu da diğer bölgelere nazaran daha fazladır.


Kelebekler Vadisi’nin tarihi, MÖ 400’lü yıllara kadar uzanmaktadır. Likya zamanında Perdicia yerleşimi, Vadi’nin tepelerinin hemen arkasında kurulmuştur. Bizans ve Yunan uygarlığından başlayıp Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine kadar gelen, yamaçlara teraslar kurularak bahçecilik yapılması, günümüze kadar devam etmiş bir gelenektir. Kelebekler Vadisi’ndeki ilk turistik işletme, 1987 yılında kurulmuştur. 1960’lı yıllarda Vadi ihale ile çeşitli şahıslara satılmıştır. Burayı alan bir ziraat mühendisi, yaşlı olduğu gerekçesi ile devasa dut, narenciye ve çeşitli meyve ağaçlarını kesmiştir. Daha verimli olacağı düşüncesi ve az zamanda çok kâr niyetiyle buraya fidanlar dikmeyi planlamıştır fakat deniz aşırı konumdaki Vadi ile baş edemeyip burayı ağaçsız bir halde terk etmiştir. Vadi, 1987 yılında S.S. Anadolu Turizm Geliştirme Kooperatifi’nin çalışmaları ile dağ keçilerine rağmen ağaçlandırılmış, bağ ve bahçeler oluşturulmuştur. Böylece Kelebekler Vadisi günümüzde de görüldüğü gibi, doğal bir cennet niteliği kazanmıştır.
 
Kelebekler Vadisi, Dünya Mirası Koruma Vakfı tarafından, sahip olduğu endemik bitki türleri ile dikkat çeken ve korunması gereken 100 dağ arasında gösterilen Babadağ’ın eteklerinde yer alan Ölüdeniz, Kıdrak ve Kabak gibi koylardan biridir. Doğal zenginlik açısından oldukça değerli olan bu dağ ve koylar, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından yasal koruma (sit) alanı ilan edilmiştir. Böylece bölgeye herhangi bir yapı inşa edilmesi mümkün değildir. Vadi’de bungalov ve kamp çadırlarıyla konaklama yapılabilmektedir.
 
Kelebekler Vadisi, koruma önlemleri ile kitle turizminin olumsuz etkilerinden uzak kalmaktadır. Vadi’deki işletmenin ekolojik tarım, ekolojik turizm, kültür, sanat, spor etkinliklerine ağırlık verme ilkeleri, Vadi’nin niteliklerini arttırmaktadır. Bir bölümünde permakültür uygulamalarının bulunduğu Vadi’deki bitki türleri arasında kekik, defne, zakkum, hayıt, ekşi nar, yabani üzüm, keçi boynuzu, kara ağaç, zeytin, kantaron, şeytan (sedef) otu gibi kendiliğinden yetişen türler mevcuttur.

Kelebekler Vadisi’nin İklimi 

Vadi’nin iklim şartları mevsim şartlarından farklılık göstermektedir. Akdeniz ikliminin bunaltıcı yaz sıcakları Vadi’yi vurmamaktadır. Gündüz vakti esen meltemler ve geceleri dağdan esen hava akımı rahatlatıcı ve serinletici etkiye sahiptir. Sonbahar mevsimi yaz gibi yaşanmaktadır, kış mevsiminde denizden gelen hava akımı ise havayı yumuşatmaktadır. Senede birkaç kez görülebilen ve Fethiye’yi bile vurabilen don olayı Vadi’yi etkilememektedir. Baharda plajı yarıp denize dökülen dereyi izlemek ise eşsiz bir deneyim olarak değerlendirilmektedir.

Kelebekler Vadisi’ne Ne Zaman Gidilir? 

Vadi işletmesinin sunduğu hizmet dönemi haricinde Vadi’de konaklamak mümkün değildir. Bölgenin su ve elektrik enerjisi devlet tarafından değil işletme tarafından sağlanmaktadır.

Kelebekler Vadisi’ne Nasıl Gidilir? 

Kelebekler Vadisi’ne kara yolu, tekne ve yakınında bulunan havalimanı sebebiyle hava yolu ile ulaşım sağlamak mümkündür.
 
Kelebekler Vadisi’ne en yakın havalimanı Fethiye’ye 55 kilometre mesafedeki Dalaman’dır. Dalaman’da Türkiye içinden ve yurt dışından birçok uçuş düzenlenmektedir.
 
Kara yolu ile ulaşmak için öncelikle Fethiye’ye gelmek gerekmektedir. Fethiye’ye Türkiye’nin birçok şehrinden otobüs seferleri düzenlenmektedir. Fethiye’den Vadi’ye ulaşmak içinse öncelikle otogarın önünden kalkan dolmuşlarla Ölüdeniz’e gidilmesi gerekmektedir. Ölüdeniz’den Vadi’ye giden tekne servisleri kullanılarak Kelebekler Vadisi’ne ulaşılabilmektedir. Servis saatleri dışında ise Vadi aranarak zodyak bot servisleri temin edilebilir.
Vadi’ye tekne yolu ile Ölüdeniz’den ulaşılmaktadır. Tekne ücretleri gidiş-dönüş olarak kişi başı 30 TL’dir. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürmektedir. Biletlerin karada değil tekne içinden alınmasına özen gösterilmelidir. Aksi halde sahte bilet alınmış olunabilir.
 

Kelebekler Vadisi Konaklama
Devamını Oku

Saklıkent

Saklıkent, Türkiye Cumhuriyeti’nin güneyinde, Antalya’nın Kaş ve Muğla’nın Fethiye ilçelerinde bulunan Saklıkent Millî Parkı içinde yer alan bir kanyondur. Kanyon, Fethiye’nin Foça Mahallesi’nde bulunmaktadır. Eşen Çayı’nın kolu olan Karaçay’ın oluşturduğu kanyon, Antalya'ya yaklaşık 200, Fethiye'ye 46 ve Kaş'a 64 kilometre mesafededir. 

Saklıkent Kanyonu Hakkında Bilgi

Saklıkent Kanyonu taban debisi yüksek suyla dolu olduğundan, suyun içine girilemiyor. Geçiş ve giriş için kanyonun dik yamaçlarına demir çubuklarla asılmış 200 metrelik tahta bir köprü kullanılıyor. Köprü sonrasında oldukça soğuk olan Karstik kaynaklar karşınıza çıkıyor.

Alan yaz mevsiminde piknik yeri olarak da kullanılıyor ve yılda ortalama 180 ile 210 bin arası turist ziyaret ediyor. Kanyonun çevresindeki alan 06.06.1996 tarihli Resmi Gazete yayınıyla Saklıkent Milli Parkı ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Bu milli park alanı içinde Kaş ve Fethiye’nin üç tane köyü de yer alır. Alanda bitki çeşitlerinden, yüksekliğe göre Maki, Kızılçam, Karaçam ve Sedir topluluklarını görmek mümkündür.

Devamını Oku

Çalış Plajı

1

Çalış Plajı kusursuz güzelliğiyle gözlerinizi alamayacağınız bir plaj. Fethiye merkeze 3 kilometre uzaklıkta olan Çalış Plajı, denize girilmesi gereken en berrak en güzel plajlar arasında ilk sırada bulunuyor. Plaj size sadece harika bir deniz sunmaktan öte denizden çıktıktan sonra bolca eğleneceğiniz bar ve restoranlar da bulunuyor. Ayrıca yine burada konaklayacağınız oteller de yer alıyor. Denizi Ölüdeniz’e nazaran çok dalgalı olduğu için suyu bulanık görürseniz şaşırmayın. Gece hayatının da en renkli olduğu yerlerden Çalış Plajı, upuzun plajı ve kordon boyuyla tüm gününüzü keyifli geçireceğiniz ambiyansa sahip.

12 Adalar

Birçok koyla süslenmiş hayran kalacağınız Kapıdağ Yarımadası ve adalardan oluşan bu bölge, günlük tekne turları ile yazın en güzel saatleri renkleniyor. Fethiye ve Göcek’ten kalkan tekne turları size Yassıca Adalar, Hamam Koyu, Kurşunlu Koyu, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası, Zeytin Adası ve Kızıl Ada’yı tek seferde görme imkânını sağlıyor. Körfezin en güzel renklerini göreceğiniz için 12 Adalar tekne turu, eğlenceli bir gün geçirmek isteyen tatilciler için en ideal aktivitelerden biri.

Fethiye Müzesi

Fethiye Müzesi, Fethiye tarihine ait tüm detaylara tanık olmanızı sağlayan arkeoloji müzesidir. MÖ 3000 yıla dayanan tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan Fethiye’ye gelmişken mutlaka müzeyi de ziyaret etmelisiniz. Müzede Bizans Dönemi’nin sonra kadar var olan heykeller, seramikler, heykel başları, camlar, metal ve sirklerden oluşan eserleri inceleyebilirsiniz. Ayrıca yakın yerdeki ören yerlerinden kalan tarihi kalıntılar da yine bu müzede sergilenmektedir. Müzede ekolojik kazılar sonucu elde edilen Osmanlı başta olmak üzere, Helenistik Dönem, Roma Dönemi, Tunç ve Arkaik Dönemi’ne ait birbirinden ilgi çekici eserler yer alıyor. Haftanın her günü açık olan müze kış aylarında 08.00-17.00 arası, yaz aylarında ise 08.00-19.00 arası açıktır. Giriş ücreti ise 3 TL gibi cüzi bir miktar olduğu için görmenizi muhakkak tavsiye ederiz.