Bulgaristan'ın Karadeniz Kıyısında Bir Şehir: Burgaz

Yine 8 Mart ve yine yollardayız. Her sene geleneksel hale getirdiğimiz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yine rotamız Bulgaristan. Tabii ki bu sefer farklı bir bölgeye doğru yol alıyoruz. Bu sene ki rotamız Karadeniz kıyıları. Bir araba dolusu 55 kadın yolcuyuz. Heyecanı bir yıl öncesinden başlayan gezimiz de her geçen yıl sayımız bir o kadar artıyor. Birbirinden neşeli hanımların oluşturduğu grupta yer almakta bir ayrıcalık açıkçası!!! Sabahın 2.00’sinde başlayan yolculuğumuz, yaklaşık 5 saatlik uzaklıktaki sınır kapısına kadar sürüyor. İstanbul'un yoğun trafiğinden uzaklaşınca önce Çorlu, Kırklareli ve sonra Dereköy'e kadar tamamen çift şeritli otobandan geçerek gümrüğe ulaşıyoruz. İlk defa Dereköy sınır kapısından geçiyoruz. Rotamıza yakın ve tenha olması bakımından önemli. Dereköy gümrük kapısında pasaport işlemleri bitince bir anda Bulgaristan'da kendimizi buluyoruz. Gün aymak üzere hava da hafif puslu. Dar ve virajlı yolda yaklaşık iki saat süren yolculuğumuzun ardından ilk gezi rotamız Burgaz'a varıyoruz.

Bulgaristan'ın Karadeniz kıyısında ülkemize çok yakın konumda bulunan bu şehir, bir anlamda Kırklareli şehrimizin de komşusu sayılır. Şehre vardığımızda limanların büyüklüğü dikkatimizi çekiyor. Daha sonra Karadeniz sahili boyunca ilerlediğimizde Bulgaristan’ın deniz kargo taşımacılığında oldukça gelişmiş olduğunu görüyoruz. Burgaz limanı da ülkenin en büyük kargo limanı.

Burgaz, ülkenin 4 büyük şehrinden biri ve büyüklük bakımından da dördüncüsü. Ülke olarak Bulgaristan'ın  coğrafyasına bakılınca da kapladığı alan bakımından çok büyük değil. Bu nedenle şehirler birbirine oldukça yakın. Burgaz yaklaşık 230 bin kişinin yaşadığı bir şehir, ancak yaz aylarında bu nüfus ikiye katlanıyor.

Her yıl geleneksel olarak 6 Aralık Aziz Nikolas Miracle Worker günü ve Burgaz Günü kutlamaları yapılıyor. Bu kutlamalarda; Bulgaristan’ın birçok şehrinden, buraya ziyaretçiler geliyor ve kutlamalara katılıyor. Kutlamalarda ise denize çelenk atma, rahipler tarafından yapılan geçit töreni, balık çorbası etkinlikleri, havai fişek gösterileri, konserler düzenleniyor. Bunun dışında her yıl Ağustos ayında düzenlenen festival ve etkinliklerde bayağı meşhurmuş. “Spirit of Burgas” olarak isimlendirilen bu müzik festivalinde; Rock, Reggae-Caz, Blues, Tekno gibi müziğin birçok türünden gruplar, izleyenlere müzik ziyafeti çekiyor. Bizim gelişimiz bu tarihlerin dışında ancak anlamlı bir tarih olması bakımından da ayrıcalık. Sabah kahvaltımızı Burgaz'ın merkezinde bulunan bir otelde yaptıktan sonra yavaş yavaş şehri dolaşmaya başlıyoruz. Şehir, hem tatil, hem de kültür merkezi. Müziğin merkezi sayılan Burgaz'da bunu net bir şekilde meydanda gramofon heykeliyle belirtiyorlar.

Burgaz, şehir merkezinin hemen karşısında  parka geliyoruz. Park tarafından başladığımızda gramofon heykeli bulunan ana caddesi trafiğe kapalı olup İstiklal Caddesi tarzında. Yol kenarında her türlü restoran, kafeler, alışveriş yerleri mevcut. Grupça sahile doğru ilerlerken gramofon heykelin önünde bir fotoğraf molası veriyoruz. Gezi organizatörümüzün anlatımına göre gramofonu bir kez çevirdiğimizde sevdiğimizin ismini fısıldarmış. Deniyoruz, ancak ismi duymak mümkün değil. Sadece bildiğimiz bir mekanik ses bize eşlik ediyor. Eğlence olsun diye içimizden bazıları çeviriyor, bakarsınız birimizinki gerçekten duyulur.

Sahile doğru yol alıyoruz. Çılgın Karadeniz bizi coşkuyla karşılıyor. Dalgalar çılgınca kıyıya vuruyor, etrafta puslu bir havada eşlik ediyor. Sabah sporunu yapanlar, hayvanını yürüyüşe çıkaranlar parkın bizden başka sakinleri. Daha sonra şehrin içine doğru yapacağımız gezintimizde kaldırımlarda sağlı-sollu dizili ağaçların heybeti dikkatimizi çekiyor. Biz de hemen budanan bu ağaçlar etrafa yayılarak göğe doğru ilerliyor. “Yazın da çok güzel gölge olurum” dercesine dimdik duruyor.Kuş cıvıltıları, kedi miyavlamaları, alışverişe dalan yol arkadaşları derken kısa Burgaz turumuzu tamamlayarak Nessebar'a doğru yol alıyoruz.

Etiketler

serap selçuk

Yazar Hakkında

serap selçuk

Yazar Gezgin ve blogger 1968 yılında Niğde'de doğdu 1987-1991Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği eğitimi gördü.