Google+

KÜBA’DA DOSTLUKLAR: TRINIDAD

169230 Eyl 2015Gezi Notu
Ali YeniayAli YeniaySilver Yazar30 Eyl 201516920 Yorum

Küba çok kolay vize veren bir ülke. Bizim gibi devrimci tiplere de sorgusuz sualsiz 5 yıllık vizeyi anında veriyor :) Ülkeye girişimizden itibaren turistlerin harcama yapmaları için Kuk (Cuc) adı verilen para birimine dönüştürmeniz gerekiyor harcama yapacağınız dövizi.

Trinidad

Trinidad-1

Gittiğimiz şehirlerde de döviz bürosu bulmak hiç zor değil, itina ile pasaport numaramıza işliyorlar bozdurduğumuz dövizleri. Küba halkı Peso’yu kullanıyor. Sabit bir kur rejimi var; her daim 1 Dolar = 1 Kuk. Bu nedenle bizim gibi parası dolar karşısında sürekli eriyen ama ülkesinin sürekli zenginleştiğini zanneden ülke insanları için bu ülkenin kısmen pahalı olduğu söylenebilir. Genellemek gerekirse Küba’da aile yanında konaklıyorsanız eğer, konaklama oldukça uygun ancak yemek ve yol ücretleri pahalı.

Trinidad-2

Trinidad-3

Trinidad-4

Küba’da turistler için iki kalma alternatifi var. Ya Kasa (Casa) adı verilen aile yanında kalmak ya da otelde. Buradaki yaşamların içine girmek istiyorsanız zaten oteli aklınızdan geçirmeyin. Bir aile yanında kalmak oldukça uygun. Bize evlerinde bir odayı açıyorlar. Bu odaların tamamının aynı standartta olduğunu anlamamız için üç-beş farklı aile yanında kalmak gerekiyormuş.

Trinidad-5

Her evde iki yatak, bir duvara monte vantilatör, eski tip klima, odanın içinde duş ve tuvalet. Ayrıca sular belli bir şebekeden gelmiyor. Evlerde su depoları var, oradan geliyor. Yani bu ülkede tazyikli su arıyorsanız yok. Musluktan tazyikli su akmamasının beni çileden çıkaracağı bir ömür aklıma gelmezdi.

Trinidad-6

Trinidad-7

Yurtdışı gezilerinde en iyi rehber, bazen yanıltıcı olsa da o ülkeye dair aldığınız kitaplar. O şehre gidip planlamamızı o kitaplar doğrultusunda yapıyoruz. Trinidad’a gelindiğinde 5 saatlik tren turu öneriliyordu. Ama bugün şans bizden yana değildi ve teorikle pratik tutmadı.

Trinidad-8

Trinidad-9

Tren istasyonuna gittiğimizde trenin iki gündür bozuk olduğunu öğrendik. Belki yarın olur umuduyla geri dönerek kahvaltımızı yaptık. Şemsiye getirmesek de yağmurlu havada dışarı çıktığımızı gören ev sahibimiz birer tane şemsiye tutuşturmuştu neyseki elimize. Yağmurlu havada bu tarihi şehri gezdik. İnsanlar yağmurdan dolayı içerilere kaçışmış ve yağmur şehri bize bıraktı. “Arnavut kaldırımlı taş sokak”ların nasıl bir şey olduğunu hayal ederdim o parçayı dinlerken ama hele hele yağmurlu bir havada o taşların üzerinde yürüyeceğimi hayal etmemiştim, burada ise yaşadım.

Yağmurlu caddede yürürken bir koro duyduk ve bunun yaknımızdaki kiliseden geldiğini görüp ibadet yapan insanların yanlarına oturduk. Çoğu Katolik olan bu ve benzeri ülkerlerdeki ibadet şeklinin müzikli olması her zaman hoşuma gitmiştir. Kiliseden çıkıp biraz daha yürüdük ki çatının birisinden bir tuğla yaklaşık yarım metre yakınıma düştü, kafayı ucuz kurtardım yani. Eğer yanımızda koyu bir Hristiyan bu duruma şahit olsaydı; “bak kİliseye girdin, bu yüzden Tanrı seni korudu” demekten kendini alamazdı.

Tirinidad sokaklarında eski arabalar, at arabaları o dar sokakları her daim arşınlıyor. İnsanlarda bir telaş olmadığı çok belli. Temel ihtiyaçları devlet tarafından karşılandığı için evlerinde oturmaya alışmış bir halk. Bu insanların üretime yönlendirilmesi ile bu ülkenin kısa sürede yol katedeceğini düşünsem de zamanla olacağını düşünüyorum. Sokakta yürürken ara ara bize kaçak puro satmak isteyen insanlar güzel purolar olduğunu söyleyerek bizi evlerine çekmeye çalışıyorlar.

Trinidad-10

Büyük denilen şehir aslında kendi ülkem ile karşılaştırınca çok da büyük gelmiyor bize. Kübalıların büyük dedikleri şehirler bizim orta halli ilçelerimiz gibi. Bu ülke 11 milyon nüfusa sahip ve coğrafyaya yayılmış bir nüfus var. İnternet ofislerinden saati 2 Kuk’a (6 TL) şifre satın alıp o ofisin karşısında internete girebiliyorsunuz. 5 gündür dünya ile iletişimimin kesik olmasına daha fazla dayanamayıp internet satın aldım ve birçok turist gibi karşıdaki parka oturup orada hem ülke ile ilgili haberlere baktım hem de haberleşmenin tadını aldım. Çağlar ile parkta bir yandan konuşurken yanımızdaki bir Kübalı “Türkiye’den mi geldiniz” diye Türkçe bir soru sordu. Şaşkınlıkla karışık mutluluk yaşadık. Adı Edi. Türkiye’de 10 ay kadar kalmış ve kız arkadaşı Antalya’da oturan hostes bir Türk kızı. Yani Edi bizim enişte olmak üzere. Kübalılara sormak istediğim soruları bir bir sordum. O da anlatabildiği kadarıyla anlattı.

Öncelikle Küba’daki sistemin artık çoktan değişmesi gerektiğini söylüyor. Yani devrimin iyi şeyler getirdiği konusunda bizimle hem fikir. Ama artık dünyaya açılmak ve artık Küba halkının bu fakirlikten kurtulmak istediğini söylüyor. İnternetin devlet denetiminde ve sınırlı olmasından şikayetçi. Hele hele başka ülkeleri görmüş olduğunu düşündüğümüzde bu isteklerinde fazlasıyla haklı olduğunu düşünüyorum. Edi ile tanıştığımız o saatten sonra birlikte takılmaya başladık. Çok iyi olmayan Türkçesi ile bize birçok konuda cevap vermeye çalıştı. Sonra bizi akşam yemeğine götürdü ve tüm ısrarlarımıza rağmen yemeği o ısmarladı.

Trinidad-11

Trinidad-12

Bugün parasının olduğunu belki yarın olmayabileceğini, bu yüzden Türkiye'den bizleri gördüğü için mutlu olduğunu ve bu yemeği kendisinin ısmarlamak istediğini söyledi. Sonra da canlı müziğin hiç eksilmediği Trinidad Meydanı’na gittik. Farklı gruplar çıkıp zengin enstrümanlar eşliğinde Küba müzikleri ile kulağımızın pasını sildiler.

Trinidad-13

Trinidad-14

Edi’nin iki tane zenci arkadaşı ile de tanıştık. Gece olduğunda ise bir dağın tepesine doğru karanlıkta yürüdük. Çünkü Edi bizi bir mağaranın içine kurulmuş bir diskoya götürdü. İnanılmaz güzel bir eğlece yeri yapmışlar. Dağın tepesine çıktığınızda aşağıya doğru inilen tamamen doğallığı korunmuş bir mağaraya giriyorsunuz ve yüksek latin müzikleri kulağınıza daha inerken gelmeye başlıyor. Eğlenceyi seven bu insanların bu fikri çok hoşuma gitti ve bu fikri çok orijinal buldum. Buradaki herkesin salsa biliyor olması da ayrı güzel…

https://www.facebook.com/ali.yeniay.395

Etiketler: 
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar