Google+

Arama formu

MİLANO VE COMO GÖLÜ

Bu yazı Gezimanya üyesi GÖZDE ÖZER ERDOĞAN tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Bilmem nerede adını okudum ya da bir filmde gördüm hatırlamıyorum; ama küçüklüğümden beri İtalya`daki Como Gölü'nü görme hayalim vardı. Ben de hayalimi gerçekleştirmek için  bir adım atıp hemen araştırmaya başladım. Farkettim ki Como benim uzun uzun vakit geçirebileceğim bir yer değil çünkü benim için tatil demek haraket demek ( sizce de ofislerde yeterince oturmuyor muyuz :) Hal böyle olunca ben de çoğu gezgin gibi Como Gölü`nün yanına bir de yine kısa sürede gezip bitirebileceğimiz Milano`yu ekleyiverdim.

 İstanbul'dan 3 saate yakın süren bir yolculukla Milano`ya vardık. Uçaktan iner inmez bizdeki Havataşlara benzer otobüslere atlayıp şehir merkezine geldik. Kalacağımız yeri bulmaya çalışarak şehri keşfe başladık. Milano`da yer altı ve üstü ulaşım oldukça gelişmiş durumda.

Milano

Metro ve tramvayla istediğiniz yere kolaylıkla gidebilirsiniz. Bir de şehirde ikonik bir sarı tramvay bulunuyor. Görüntü İstanbuldaki tarihi İstiklal tramvayına benzese de kullanım olarak oldukça farklı çünkü bu tramvay İstanbuldakinin aksine oldukça uzun bir hatta sahip. Herkesin bildiği gibi  Milano modanın başkenti hal böyle olunca da kendinizi en başından sokaklarda yanınızdan geçip giden veya mağazalarda dolanan kusursuz güzellikteki modelleri görmeye hazırlayın :) Modellerin yani sıra Milano halkı da oldukça şık  giyiniyor. Özellikle yaşlı bey ve bayanların ne kadar özenli giyindiklerini görünce insan gerçekten hayran kalıyor.

Milano`ya vardığımızda vakit öğlenden sonrayı bulmuştu o yüzden vakit kaybetmeden ilk günümüz için hızlıca bir program yaptık. Tabii ki yapılacak ilk şey meşhur Duomo Katedrali'ni  görmekti.

Milano şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Milano Apartments Sant'Agostino, iQ Hotel Milano, Appartamento La Fortezza. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Dreams Hotel Residenza Corso Magenta, Hotel Cavour, HomeRentMilano gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Affittacamere Hostel 3, Star Hostel San Siro Fiera, Star Hostel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Milano aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Milano-1

Duomo gerçekten gördüğüm en ihtişamlı ve büyüleyici yapılardan biri. Da Vinci de dahil olmak üzere birçok sanatçının emeği geçmiş ve yapımı 500 kusur yıl sürmüş. Halk arasında yayılan bir rivayete göre yapımı tamamlandığında katedralin tüm dünyaya ait olacağı söyleniyor. Bu nedenle de katedralde inşaat hiç bitmiyor.

Eğer metro ile gittiyseniz çıkışınız tam Duomo`nu karşısına denk gelecek. Meydana adım attığınız andan itibaren meydandaki seyyar satıcıların ve yankesicilerin hedefi haline geleceğinizi unutmadan buralarda dikkatlice dolaşmakta fayda var.
Duomo`da kısa bir tur atıp detaylı gezmeyi sonraki günlere bıraktık çünkü güneşin batışını kaçırmadan Navigli`de olmak istiyordum ve bunun icin haklı sebeplerim vardı :) İlk sebebim : hep fotoğraflarda gördüğüm o gün batımını kendi gözlerimle görmek, ikinci sebebim ise sadece içeceğinizin ücretini ödeyip cafelerde kurulan açık büfelerden dilediğiniz kadar tapas yiyebileceğiniz Aperitivo saatlerini yakalamaktı. (Genelde 19:30-22:00 saatleri arasında oluyor) Navigli Milano`daki kanallar bölgesine verilen isim. Bu kanallar  16. yy'da Milano'yu denizden ulaşabilir kılma amacıyla inşaa ediliyor. Şimdi ise kanalda sadece gezi tekneleri dolaşıyor. Navigli sanat galerileri ve antikacıları ile Milano`nun bohem yüzü haline gelmiş olsa da bu bölgeyi popüler yapan hareketli gece hayatı.  Kanal kıyısında sıralanmış pub ve restoranlardan birine girip keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Milano-2

Ertesi sabah erkenden Como Gölü için yola çıktık. Milano Cadorna tren istasyonundan trenle yaklaşık 1 saatte Como'ya vardık. Aslında aralarındaki mesafe oldukça kısa ancak tren sık sık duraklarda durduğu için varış süresi uzuyor. Bir an önce Como'ya varmak istesek de turist olmanın rahatlığıyla etrafı seyrede seyrede yolculuğun keyfini çıkarıyoruz. Bu yolculuk için biletleri önceden almanıza gerek yok istasyona vardığınızda kredi kartınızla bilet otomatlarından veya nakit olarak gişelerden satın alabilirsiniz. 2015 yılı için bilet fiyatları yaklaşık 10 Euro idi.

Milano-3

Tren istasyonundan göle doğru ilerledikçe buranın ne kadar güzel bir yer olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. Gölün etrafında uzun bir gezinti yapıyor ve bu sırada da gölün etrafında yer alan görkemli malikanelerle ilgili hayaller kuruyoruz :)

Milano-4

Gölde bir de vapur iskelesi var buradan kalkan vapurlarla hem bölgeyi denizden gezebilir hem de diğer kasabalara kısa geziler düzenleyebilirsiniz. Vapur saatleri bize uymadığı için biz ne yazık ki yapamadık; ama eğer imkan olsaydı mutlaka Bellagio'yu görmek isterdim.

Milano-5

Vapur iskelesinden hayal kırıklığı ile ayrılıp tepede yer alan kasaba Como Brunate'yi gezmek üzere yola çıktık. Brunate'yi görecek olmanın en heyecanlandıran tarafı ise kasabaya 1894'ten beri kullanılan bir finiküler ile ulaşılıyor olmasıydı. Göl kenarından kalkan finiküler yemyeşil bir yoldan ardında Como'yu bırakarak 7-8 dakikada Brunate'ye varıyor. Brunate'ye vardığınızda karşılaştığınız manzara insanı soluksuz bırakıyor dersem gerçekten abartmış olmayacağım.

Finikülerden iner inmez hemen sağ tarafta ufak bir cafe gözümüze çarpıyor ve hiç vakit kaybetmeden hemen bir masa kapıyoruz.

Milano-6

Hayatımda her şeyi unutup sadece anı yaşadığım o küçük zamanlardan birini geçirdim burada, öyle güzel bir manzara vardı ki düşünebildiğim tek şey hayatın ne kadar da güzel olduğuydu. Öğlen yemeği için  Como Gölü'nün kenarına geri döndük,finikülerden iner inmez boylu boyunca İtalyan restaurantları dizili. Çok tarzım olmasa da hiçbir araştırma yapmadan gözümüze güzel görünen ilk yere oturduk. Sonuçta İtalya'da ne kadar kötü pizza yiyebilirsiniz ki =) Yemeğimizin ve güzel havanın tadını çıkarttıktan sonra dönüş için yola koyulduk..

Ertesi gün için planımız uzaktan şöyle bir baktığımız Duomo'yu yakından keşfetmek ve hatta tepesine! çıkmak, dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olan  Galleria Vittorio Emanuele'yi gezmek ve günün kalanını sokaklarda geçirmekti.

Milano-7

Duomo İtalya'nın en büyük,dünyanın en büyük beşinci katedrali. Katedralin içini gezmek isterseniz herhangi bir ücret ödemenize gerek yok sadece kutsal mekanlarda uymanız gereken kuralları uymanız bekleniyor. Biz girdiğimizde bir vaftiz töreni vardı, biraz izledikten sonra Duomo'nun tepesine çıkmak için bilet kuyruğuna girdik. Tepeye çıkmak için asansörü tercih edebilir veya gezgin ruhunuza kuvvet tabanvay çıkabilirsiniz. Açıkcası günümüzü yorgunluktan dolayı erkenden bitirmek istemediğimiz ve asansör bileti sırasında daha az kuyruk olduğu için biz asansörü tercih ettik.

Tabanvay çıktığınızda ücretsiz olduğunu da sanmayın sadece biletleri asansör biletlerine göre daha ucuz. Ancak tepeye  her ne şekilde varmış olursanız olun buna değeceğine emin olabilirsiniz çünkü şehrin muhteşem manzarasının yanı sıra tam bir mimari şölen sizi bekliyor olacak.

Galleria Vittorio Emanuele'nin girişi hemen Duomo'nun karşısında kalıyor. Aklınıza gelecek tüm lüks mağazalarla birlikte çok şık cafe ve restaurantların da olduğu bu çarşıya alışveriş yapılmasa bile sadece yapının mimarisini görmek için mutlaka gidilmeli. 

Milano-8

Dört koridorun kesiştiği noktada cam kubbenin altında boğa figürlü bir mozaik bulunuyor. Bir inanışa göre bu boğanın üzerine topuğunuzu koyup üç defa kendi etrafında dönmek bolluk ve bereket getiriyor. Bu mozaiği de aramanıza gerek yok cam kubbenin altındaki kalabalığı bulmanız yeterli olacak =)

Milano-9

Buradan çıktığınızda  dünyanın en bilinen opera binalarından biri olan La Scala tam karşınızda kalıyor. Bizim operalara özel bir ilgimiz olmadığı için yapmadık ama sizin var ise seyahate çıkmadan önce online biletleri kontrol etmenizi öneririm.
Milano'daki diğer bir önemli yer ise Santa Maria delle Grazie klisesi sebebi ise Da Vinci'nin en önemli eserlerinden biri olan  Son Akşam Yemeği freskinin burada bulunmasıdır. Küçük bir klise ve içerisinde bu kadar önemli bir eser olunca kaçınılmaz olan tek şey tabii ki kapıdaki kuyruk! Biz kuyrukta bekleyemeyeceğimiz için freski göremedik eğer mutlaka yapmak istiyorsanız sabah erken saatlerde gitmek faydalı olabilir.

Eğer ki buralara kadar geldiyseniz;

- Navigli'de güneşi batırıp aperitivo yapmadan
- Süpermarketten peynir,şarap almadan 
- Pizza,makarna,risotto,tiramisu ve dondurma yemeden (İtalya tatilinin kalorisiz olacağını düşünmemiştiniz herhalde :)
-Bol bol kahve ve prosecco şampanya içmeden
-Nostaljik tramvaya binmeden sakın dönmeyin! 

Çoğu insanın iş merkezi olmasından dolayı sıkıcı bulduğu Milano'da biz oldukça eğlendik ve sevdik. Hatta Navigli'de bir akşamüstü için tekrar gitmeyi bile isteyebilirim :) 


GÖZDE ÖZER ERDOĞAN kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

GÖZDE ÖZER ERDOĞAN

Gezmeye,görmeye,keşfetmeye ve işine sevdalı turizmci gezgin! bayangezenti.blogspot.com