Soğan Kubbeler ve Aya Sofya Meydanı: Kiev

Boğdan Meydanı'ndaki (Aya Sofya meydanı)St. Sofia Katedrali, 11. yüzyılda inşa edilmiş. Yaklaşık on asırdır olan bu katedral ilk günkü ihtişamını korumaktadır. Katedralin inşasına Knyaz Vladimir karar vermiştir ve onun isteği üzerine inşa edilmiş. İsmini İstanbul’daki Aya Sofya kilisesinden alan bu katedralin dış mimarisi Ukrayna mimarisinin ilk dönemlerini, ilk kilise mimarisini yansıtmakta. İç yapısı İstanbul’daki Aya Sofya’nın iç işlemelerini andırmaktadır. Bugün Ukrayna, Rusya ve Beyaz Rusya’da inşa edilmiş olan birçok kilise bu kilisenin mimarinden örnek alınarak yapılmış.

Aya sofya meydanındaki Bogdan heykeline sırtınızı döndüğünüzde karşınızda çok geniş bir park var. Bu parkın solunda ise mavi renkli St. Mikael Kilisesi. Mikael kilisesine yürünen yol kestane ve ıhlamur ağaçları ile kaplı. Dini yapıları hep renkleri ile belirtmeye çalışıyorum ki kafanız karışmasın. Ben ilk gittiğimde ha şimdi burası galiba altın kapı, yok yok burası değilmiş, sanırım şurası derken oldukça zorlanmıştım. Biz bu kilisenin içini gezmedik, ama yanından direkt aşağıya indiğinizde özgürlük meydanına ulaşıyorsunuz.

Geri döner, park boyunca Aya Sofya meydanı sağınızda kalacak şekilde yürümeye devam ederseniz, Altın Kapıya ulaşıyorsunuz. Etrafında çiçek tohumu satan bir sürü dükkan var. Altın Kapı, diğer adıyla Golden Gate, Ukraynaca Zoloti Vorota... Kiev prensliğinin kurucusu ve Kiev’i Şehir devlet haline getiren Yaroslav Mudri 1017-1024 yılları arasında Bizans’la o dönemde olan sıcak ilişkilerden etkilenilerek ve Bizans’taki mimariden esinlenerek şehre giris kapısı ve şehrin çevresine surların inşaa edilmesine karar vermiş ve bunun üzerine Golden Gate (zoloti vorota) adı verilen giriş kapısı inşaa edilmiş. Şehrin bu büyük ana giriş kapısı içine ayrıca kilise de inşa etmişler. Şehrin çevresindeki surların yıkılmasına rağmen giriş kapısı günümüze kadar yıkılmadan ve orjinal dokusunu koruyarak kalmış. Ben burayı hep adından dolayı altın renginde bir yer bekliyordum ama yapıda kiremit rengi ve ahşap hakim.

Evet bu noktadan sonra check listimde mutlaka uğramamız gereken bir katedral daha var.St. Vladimir Katedrali... En önemli özelliği ise isminin Hristiyanlık aleminde Slav Irkına getiren Knyaz Vladimir’e ithaf edilmesi. Önünden defalarca geçmemize rağmen 3. geçişte farkettiğimiz bu katedral 1862-1896 yılları arasında inşa edilmiş, açılışını ise 1896 yılında Rus Prensi II. Nikolay ve karısı Alexandra Fyodorovna gerçekleştirmiş. Katedralin içi dışından daha etkileyici... İçerisinde çok güzel mozaik çalışmaları var. Bu mozaik eserleri dünyaca ün yapmış Fransiz, İtalyan ve Belçika’lı sanatçılar yapmış. Bazı ikonlarda elmas ve altınlar da kullanılmış. Bu yüzden yapıldığı dönemin en pahalı ve en güzel kilisesi olmuş. Halen çok iyi korunduğundan en fazla ziyaret edilen yerler arasında gösterilmektedir.

 

Kiev’de konaklama tavsiyesi olarak birkaç öneri vermek iyi olabilir. Eğer bir daire kiralamayı düşünürseniz, Volodymyr's Katedrali'ne ve Saint Sophia Katedrali'ne 1 km. uzaklıkta olan Lux Kiev Apartments iyi bir seçim olacaktır. Dairelerin günlük fiyatı da gayet uygun. Eğer konaklamanızı bir otelde yapmak istiyorsanız da Gallery Hotel Gintama otelini düşünebilirsiniz. Şehir merkezinde ki bu otel konum olarak turistik mekanlar arasında ki Aziz Mikail Katedrali'ne, Azize Sofya Katedrali'ne ve Aziz Aleksandr Kilisesi'ne az bir yürüme mesafesinde. Bu otellerin yanı sıra bütçesi kısıtlı veya konaklamayı ucuza getirmek isteyenler içinde Uarent Apart Hotel düşünülebilir. Buradan kiraladığınız daireler Kiev’in kalbinde ki Kreschatyk Caddesi’nde yer alıyor. Hem ulaşım ağlarına hem de kafe, restoran ve barlara yakın. Bu otel önerilerinin dışında, Kiev’de ki diğer otel seçenekleri için buradan booking.com’a girip göz atabilir, isterseniz rezervasyon da yapabilirsiniz. 

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni