Google+

UMMAN’IN BEYAZ KENTİ MUSKAT

1084715 Eyl 2016Gezi Notu
Özge KaraÖzge KaraEditör15 Eyl 2016108470 Yorum

Umman’ın başkenti Muskat, bembeyaz ve az katlı evleriyle dikkat çeken bir şehir. Şehrin abartılı şıklıktan uzak, sade yapısı ziyaretçiler tarafından çok beğeniliyor.

Umman seyahatini özetleyen üç şey var aslında: İnanılmaz bir coğrafya, sıcakkanlı insanlar ve tabii ki geniş mi geniş yollar! Bakın bu son söylediğime gülüp geçmeyin. Seyahat ederken öyle bir rahatlık sunuyor ki insana, kilometrelerce yol gitseniz de bana mısın demiyor. Tabii bunda içinden geçtiğiniz coğrafyanın payı yabana atılacak türden değil. Nitekim camdan gözlerinizi alamayacağınız bir arka plan vadediyor bu şahane yollar. Hal böyle olunca da bir yerden bir yere ulaşmak tüm zorluklarından arınıyor, hatta dürüst olmak gerekirse seyahatin en önemli kısmı haline geliyor.

Muskat

Pek çok Umman seyahati gibi benim de bu topraklardaki yolculuğum başkent Muskat’tan başladı. THY’nın İstanbul-Muskat arasında her gün karşılıklı olarak uçuşları bulunmakta. Havaalanından şehir merkezine ulaşmak için tercihimiz taksiden yana oldu. Zaten petrol zengini Umman’da toplu taşıma yok denecek kadar az. Herkes kendi aracıyla seyahat etmeyi tercih ediyor. Dolayısıyla herhangi bir tura katılmayacaksanız havaalanından araba kiralamayı tercih edebilirsiniz. Nitekim Umman’da araç sadece şehirden şehre geçmek için değil; şehir içinde seyahat etmek için bile gerekli. Biz oradaki seyahatimiz süresince Tour Oman’ın düzenlediği bir tura katılacağımız için şehir merkezinde bulunan otelimize taksiyle gittik ve yaklaşık 10 Umman Riyali ödedik. 

Bu arada söylemeden geçmeyeyim: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ülkeye girmeden önce kapıda vize almaları gerekiyor. Vize için talep edilen herhangi bir belge yok; sadece ödeme yapmanız gerekiyor. Vezneler pasaport kontrolünün hemen yanında. Ödeme yapmanız gereken miktar ise 5 Umman Riyali

Biz Muskat’ta Grand Hyatt Hotel’de kaldık. Umman zenginliğine yarışır bir atmosferi var Grand Hyatt Muscat’ın. Her şey en ince ayrıntısına dek düşünülmüş. Konforuna düşkünler için doğru seçenek olacaktır. Kahvaltısı da mükemmel. 

Muskat-1

Muskat-2

İlk durak: Sultan Kâbus Camii 
Sabah 9.00 gibi Tour Oman’ın eğlenceli rehberi Ramazan bizi otelden alıyor. “Güzel Umman’a hoş geldiniz” diyerek şehir turunu başlatıyor. Bu sözünü sık sık hatırlatacak gezimiz boyunca, özellikle de ülkenin hayranlık uyandıran doğal güzelliklerini ilk gördüğümüz anlarda… Gece geç vakitte vardığımız için etrafı gözlemleme şansımız olmamıştı. Dolayısıyla merak dolu gözlerle cam kenarlarına kuruluyoruz. Tüm zenginliğine rağmen abartılı şıklıktan uzak bir şehir Muskat. Binalar iki ya da üç katlı. Üstelik beyaz ya da bej dışında bir binanın inşa edilmesine de izin verilmiyor. Dolayısıyla minimalist bir duruşu var sokakların.

Muskat-3

Şehir turunda ilk durağımız Sultan Kâbus Camii. ‘Büyük Cami’ olarak da anılan bu yapı, şehrin en ihtişamlı binalarından. Hatta açık ara en ihtişamlısı da diyebilirim. Cami tam 20 bin kişi kapasiteli. Bulunduğu arazi ise yaklaşık 415 bin metrekare genişliğinde. İnşaatı 1995 yılında başlamış, 2001 yılında anca tamamlanmış. İsmini ise Umman Sultanı Kâbus bin Seyd El Ebu Seyd’den alıyor. Caminin tabanına yerleştirilmiş tek parça İran halısı, en az binanın kendisi kadar dikkat çekiyor. Nedeniyse yaklaşık 4 bin 300 metrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ikinci halısı olması. Ağırlığı 21 ton. Yapımının ise yaklaşık 4 yılda tamamlandığı söyleniyor. Dokuma sırasında 28 farklı renk kullanılmış. Ayaklarınızın altında böylesi bir işçiliğin yatması inanılmaz etkileyici. Tavandaki binlerce ampülün aydınlattığı avize de tüm bu ihtişama ayak uyduruyor. Avize yaklaşık 14 metre gibi bir uzunluğa sahip. 

Muskat-4

Muskat-5

Camiden ayrılıp rotamızı Shati Al-Quem bölgesinde bulunan Kraliyet Opera Sarayı’na çeviriyoruz. Burası da yine sade şıklığıyla dikkat çeken bir yapı. Aslında bir tür kompleks de denebilir. Zira içerisinde konser salonunun dışında oditoryum, sanat merkezi, farklı konseptlerde bahçeler ve restoranlar da bulunuyor. Opera Sarayı için sultan Kâbus bin Seyd El Ebu Seyd’in sanata düşkün karakterinin bir tür yansıması diyebiliriz. Açılışını 2011 yılında yapan sarayın ortalama bin kişilik bir seyirci kapasitesi var. Konser alanında yalnızca sultanın kullandığı özel bir bölüm de yer alıyor. Açılışından bu yana aralarında Plácido Domingo, Andrea Bocelli, Renée Fleming’in de bulunduğu dünyaca ünlü pek çok müzisyen burada sahne almış. Bu anlamda ülkenin en önemli sanatsal faaliyetlerinin yürütüldüğü alan olarak gösteriliyor. 

Muskat-6
Opera Sarayı

Muskat-7

Opera Sarayı’ndan çıktıktan sonra arabayla yaptığımız şehir turuna devam ediyoruz. Biz gittiğimizde hava oldukça sıcak olduğu için yürüyerek gezmek yerine arabayla dura kalka hareket etmek çok daha cazip geldi. Ancak Umman’ı ziyaret etmek için en uygun sezonun aralık ayı itibariyle başladığını belirtmeliyim. Dolayısıyla siz de bu dönemlerde giderseniz belki çok daha rahat hareket edebileceğiniz bir program hazırlayabilirsiniz. 

Renkli tezgahların adresi: Mutrah Souq
Şehrin farklı bölgelerinden geçerek bu kez Cornishe adıyla anılan Kordon’a ulaşıyoruz. Ana limanın da bulunduğu bu bölgede sizi büyük bir gemi karşılıyor. Gördüğünüz bu gemi tabii ki sultana ait :) Etrafta biraz dolaşıp bölgeye tepeden bakan, Portekizlilerden kalma Al Jalali ve Al Mirani kalelerini fotoğraflıyoruz.

Muskat-8
Cornishe 

Ardından da kendimizi Mutrah Souq adındaki kapalı çarşıya atıyoruz. Souq, sizin de anlayabileceğiniz üzere, çarşı demek. Burası da rengarenk tezgahlarıyla hakikaten görülmeye değer bir yer. Biz Kurban Bayramı’ndan hemen önce Muskat’ta olduğumuz için çarşı oldukça kalabalık ve telaşlıydı. Yerel halkın bayram hazırlıklarını böyle bir yerde gözlemleyebilmek de harika oldu doğrusu. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim: Çarşının içinde altıncıların olduğu bölümü mutlaka ziyaret etmelisiniz. İhtişamlı vitrinleriyle bu dükkanlar harika fotoğraflar veriyor. 

Muskat-9

Bu arada hazır buralardayken karnınız acıkmışsa balık pazarının hemen karşısındaki Bait Al Luban’ı tercih edebilirsiniz. Geleneksel Umman mutfağının servis edildiği bu restoranı biz çok beğendik. Lamb Schwa adını verdikleri kuzu etinden hazırlanan ve biraz da tandırı andıran et yemeğini mutlaka denemelisiniz. 

Mutrah Souq’tan ayrıldıktan sonra bu kez Eski Şehir dolaylarına doğru gidiyoruz. Eski Şehir’i yukarıdan fotoğraflıyoruz ve sokaklarından geçerek sultanın çalışma sarayı olan Al Alam Kraliyet Sarayı’na ulaşıyoruz. Saray, yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip. Sultanlığın tüm resmi işlerinin yürütüldüğü bir yer olmasına rağmen burası da yine aşırıya kaçmayan çizgileriyle ön plana çıkıyor. Şehrin her bir köşesine sinmiş bu sadelik bir hayli hoşumuza gidiyor doğrusu. Bu arada sarayı gezmek isteyenler için bunun mümkün olmadığını belirtmeliyim. Ancak belli bir noktaya kadar gelip dışarıdan fotoğraflamanıza izin veriliyor. 

Muskat-10
Eski Şehir

Şehir turumuzu tamamladıktan sonra Umman’ın bir başka kenti Sur’a doğru yola koyuluyoruz. Yolda harika yerler göreceğiz ve geceyi devasa kaplumbağaların yumurtalarını bıraktığı bir sahilde geçireceğiz! Devamı bir sonraki yazıda…

Muskat-11

Muskat şehrini rahat ve hızlı gezmenin yolu yerel turlara ve turistik noktalarda önceden yerinizi ayırtmak. Bu şehir için önerdiğimiz deneyimler şöyle; Abu Dhabi ve Muscat: Klasik Hop-On Hop-Off (108.77 €), Muscat: Sunset'te 2 Saatlik Dhow Cruise (53 €), Muscat: Nehir Yüzme Wadi & Oasis Turu (340.98 €), Muscat Nizwa ve Jabreen Tam Gün Turu (157.11 €). Bu şehirdeki tüm turları görmek için tıklayın.
Etiketler: 
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar